Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Prof. Dr. Cemalettin Şahin, yeni coğrafya programları hakkındaki makalesi  (Okunma Sayısı 8131 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
elgiz
Elgiz HENDEN
Uzman Üye
*****

Performans: 38
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 401


« : 12 Mart 2007, 21:57:56 »


 coğrafya öğretmenler grubuna yeliz arslan tarfından gönderilen Prof Dr. Cemalettin Şahin in yenı  müfredat programı hakkındaki çalışması


İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığına verdiği  Ortaöğretim Coğrafya 9 kitabı hakkında internet ortamından alınan eleştirileri, Coğrafya Öğretmeni yetiştiren ve  Coğrafya Eğitimi konusunda çalışmalar yapan  Anabilim Dalımız uzman öğretim elemanlarınca değerlendirilerek konunun meslektaşlarımıza iletilmesi Türk Milli eğitimi, Coğrafya Eğitimi ve Coğrafya mesleği açısından gerekli görülmüştür. Çünkü internet ortamında konuyu öğrenen çok sayıdaki coğrafya öğretmeni arasında bazı konularda zihin bulanıklığı meydana gelmiş durumdadır.

Sayın Kadıoğlu’nun kitap hakkındaki görüşleri, kendi yazısındaki sıraya göre değerlendirilmiş ve anabilim dalımız görüşleri aşağıda aynı sırayla açıklanmıştır.


1.   Sayın Kadıoğlu kitaptaki yanlış ve eksik bilgilerin “Faydalanılan kaynakların eksikliğinden olabileceği” görüşünü ileri sürmektedir. Halbuki kendisinin referans olarak gösterdiği kaynakların “Bad meteoroloji” ve “Bad Science” hariç tamamı, 16 ila 40 yıl öncesine dayanmaktadır. Hatta 204 yıl önce yazılan kitap dahi kaynak gösterilmiştir.

2.   Sayfa 5:

-“Atmosfer (Hava Küre) coğrafya kitabında belirtildiği gibi, tartışmasız doğal bir ortamdır. Çünkü atmosfer dünyamızın oluşmasıyla ilgilidir ve dünyamızı oluşturan 4 doğal küreden birisidir. Eğer atmosfer “doğal” değilse Dünya’da doğal olan hiçbir şey yoktur.

-“Yoğunlaşma” kavramının yerine “Yoğuşma” kavramının  kullanılması, Sayın Kadıoğlu’nun dediği gibi, daha uygundur ve daha bilimseldir. Çünkü bu iki kavram birbirinden farklıdır.

-Kitapta “Bulutlardaki nemin bir kısmı yoğunlaşır ve yağış olarak yere düşer.” şeklindeki ifadeye karşı Sayın Kadıoğlu’nun ne demek istediği tam olarak anlaşılamamakla beraber, bu cümlenin yerine “ Bulutu oluşturan katı ve sıvı tanecikler büyüyüp ağırlaşarak yağış olarak yere düşer” demek daha uygun olacaktır.

3.   Sayfa 6:

-   Kitaptaki “ Kavram Haritası” Coğrafya Biliminin ve Coğrafyanın diğer bilim dallarıyla olan ilişkisinin anlaşılması ve anlatılması bakımından faydalıdır. Sayın Kadıoğlu’nun, kendi alanı olmayan Coğrafya Bilimiyle ilgili böyle bir kavram haritasının olup olmadığını bilmesi gerekmez, bilmemesi de böyle bir kavram haritasının yokluğuna kanıt sayılmaz. Ancak kavram haritasında “Faydalanılan doğal bilimler” yerine “Faydalanılan Bilimler” yazılması daha uygun olur. Çünkü bilimlerin sınıflandırılması konusunda tam bir mutabakat sağlanmış değildir. 

-   “Meteoroloji” ve “Klimatoloji’nin” her zaman birlikte ele alınması gerektiği doğrudur. Ama bir atmosfer fiziği olan Meteoroloji’nin de “Fizik” le birlikte ele alınması gerekir. Meteoroloji nasıl ayrı bir bilim olan Fizikten faydalanıyorsa, Coğrafya da Klimatoloji’den ve Meteoroloji’den o şekilde faydalanmak durumundadır. Bu durum bütün bilimler için gerekli olduğu gibi, kimsenin iznine de tabi değildir. Bilimler arasındaki karşılıklı faydalanma, bütün olarak “Bilim”deki gelişmenin bir gereğidir. Dolayısıyla Coğrafya da kavram haritasında gösterildiği gibi, birçok bilimden faydalanmaktadır.

4.   Sayfa 39:

-   “Dünya’nın Güneş etrafındaki yıllık hareketini gösteren şekil” ve üzerindeki yazılar yeniden düzenlenmelidir. Doğrudan Astronomi konuları olan kısımların ayıklanmasında yarar vardır.

5.    Sayfa 40:

- 39. sayfada Dünya’nın ekseni yanlış çizilmiştir. Sayın Kadıoğlu’nun dediği gibi düzeltilmelidir.

6.   Sayfa 42:

-Sayın Kadıoğlu “Matematik iklim kuşakları”nın şu an Dünya’da kullanılmayan çok eski ve basit bir sınıflandırma olduğunu belirtmektedir. Dünya ikliminin ve iklime etki eden faktörlerin anlaşılması için lise düzeyinde önce bu kuşaklar ve bunların ortaya çıkmasının nedenlerini anlatmak yararlıdır. Bu kuşaklar sadece güneş ışınları ile Dünya’nın şekli arasındaki ilişkiye göre çizilmiş teorik kuşaklardır.

7.    Sayfa 47:

-Atmosferin katları ve bunlarla ilgili bilgilerin yeniden düzenlenmesi gerekir. Bu bilgilerde çok sayıda hatalar vardır. Ayrıca şekil ve üzerindeki yazılarda yanlışlıklar bulunmaktadır. Sayın Kadıoğlu eleştirilerinde haklıdır.

8.    Sayfa 48

-“Ozon deliği” ifadesi (Ozon hole) yabancı literatürde de geçmektedir. Ancak bunun yerine Kadıoğlu’nun dediği gibi, “ozon seyrelmesi” ifadesini kullanmak daha doğrudur. Ayrıca       “0 °C’ nin altında su buharı bulunmaz.” cümlesi de, yanlıştır.

9.    Sayfa 49:

-“Hava olayları” başlığı altındaki ifadelerde uygun olmayan kısımlar vardır. Konuyu bilen kimselerce bu paragrafın yeniden düzenlenmesi gerekir.

10.    Sayfa 50:

- Aşırı sıcak havalarda denize girilmemesi gereken saatlerin 10.00-15.00 arası olarak belirtilmesi yararlı olur.



11.    Sayfa 59:

- Etkinlikte kullanılan şekil üzerinde gösterilen rüzgârlar, Sayın Kadıoğlu’nun açıkladığı gibi, yanlıştır. Rüzgârların sapma yönleri mutlaka gösterilmelidir.

12.    Sayfa 60:

- Sayın Kadıoğlu’nun “İndirgenmiş izoterm haritası yoktur” ifadesi uluslararası Meteoroloji ve Klimatoloji literatürüne uygun değildir. Çünkü geniş alanların sıcaklık dağılımını gösteren haritaların hemen hepsi, “Deniz seviyesine indirgenmiş ortalama sıcaklık haritaları” dır. Bu haritalar en yeni meteoroloji kitaplarında da kullanılmaktadır. Örneğin; “World Mean sea-leval temperute in july in degrees celsius” (Lutgens-Tarbuck,2007,sayfa: 78),(Ek 2).


13.    Sayfa 64:

- “Atmosfer basıncının vücuda uyguladığı ağırlık” için bir kaynağa gerek yoktur. Deniz seviyesinde 1cm² ye 1033 gr ağırlık etki ederse, yetişkin bir insanın ortalama vücut yüz ölçümü de 1,5 m² kabul edildiğinde, 15 ton gibi bir değer ortaya çıkar. Bu  konuda mutlaka bir yabancı kaynağa ihtiyaç olmasa gerektir.

- Sayın Kadıoğlu’nun, AB ve YB alanları hakkındaki eleştirileri bilimsel doğrulara uymamaktadır. Kitaptaki alçak ve yüksek basınç alanları tanımı doğrudur. Bu durum bütün bilimsel kaynaklarda böyle belirtilmiştir (Oliverş E.J., 2002, sayfa 86), (Ek 3). Ayrıca sinoptik haritalardaki oluklar alçak basınç, sırtlar da yüksek basınç alanları olarak gösterilmektedir (Oliver, E.J., 2002, sayfa 95, Ahrens, A., 2007, sayfa 200 ve 202, Lutgens-Tarbuck, 2007, sayfa 183), (Ek 4). Dolayısıyla kitapta bir yanlışlık yoktur. Burada Sayın Kadıoğlu’nun “merkez” ve “alan” kavramlarını birbirine karıştırdığı anlaşılmaktadır. Ayrıca AB ve YB  merkezlerinde Sayın Kadıoğlu’nun belirttiği gibi sadece rüzgar yönü değil, bulutluluk ve yağış durumundan da söz edilebilir. Ancak bunlar AB ve YB alanlarının tanımı için gerekli olmayan özelliklerdir. Dolayısıyla kitapta bu konuda bir eksiklik veya yanlışlık bulunmamaktadır.

14.   Sayfa 65:

- “Hava kütlesi” ve “Hava parseli” kavramları Sayın Kadıoğlu’nun ifade ettiği gibi, kitapta  birbirine karıştırılmış ve yanlış kullanılmıştır. Ancak Sayın Kadıoğlu bu konuda kendisi ile çelişmektedir. Bir önceki paragrafta kendisi “hava kütlesi” kavramını kullanıp “Hava kütlesinin onbinlerce metre karelik bir alandaki nispeten homojen bir hava olduğu unutulmamalıdır.” diyerek bir sonraki paragrafta “ ayrıca hava kütlesi kavramı da 1940’larda hava tahminlerinde terk edilmiştir.” şeklindeki kendi yargısına cevap vermektir. Dolayısıyla; hava kütlesi kavramı güncel bilimsel kaynaklarda kullanılmaktadır. Hava kütleleri, meteorolojik olaylar ve iklim tiplerinin belirlenmesinde kullanılmak zorundadır. Hatta bazı bilimsel kaynaklarda hava kütlelerine göre iklim sınıflandırması yapılmaktadır(Oliver, E.J., 2002, sayfa 137 ve 200, Lutgens-Tarbuck, 2007, sayfa 243 ve 245),(Ek 5 ve Ek 6).

-“Tip adlı kasırga” cümlesi yerine Sayın Kadıoğlu’nun dediği gibi, ”Tip tayfunu” demek daha doğru olur. Çünkü bu tropikal fırtınalara Kuzey Pasifik de tayfun denilmektedir. Tip, bu tayfuna verilen bir addır.

- Sayın Kadıoğlu “Tropikal rüzgar fırtınalarına Tayfun demeliyiz.”  demektedir. Ancak bu, uluslararası literatüre aykırıdır. Tropikal fırtınalara etkili olduğu yerlerde farklı isimler verilmiştir Cyclon, Hurricane, Typhoon, Bagio, Willy Willy  Kamukaze vb. (Şahin, Sipahioğlu 2003).


15.    Sayfa 69:

-“……. Rüzgarlar da Dünya’nın günlük hareketinden dolayı  …….. hız kaybına uğrar.”  İfadesi yanlıştır. Kadıoğlu’nun bu konudaki açıklamaları doğrudur.

- Aynı sayfada 1. etkinliğin 3. maddesinde “Hava kütlesinin pencereden içeriye girmesi” gibi bir ifade kullanılarak büyük bilimsel yanlışlık yapılmıştır.

16.    Sayfa 70:

- İlk cümlede “ısı” ve “sıcaklık” kavramları birbirine karıştırılmıştır. Bu, önemli bir yanlışlıktır.

- “Rüzgar frekans gülü” yerine “rüzgar gülü” daha uygundur.

- Sayın Kadıoğlu’nun dediği gibi, “Rüzgar çeşitleri şeması” yanlıştır. Düzeltilmesi gerekir.


17.    Sayfa 73:

- Dağ meltemi” yanlış yazılmıştır. Sayın Kadıoğlu’nun dediği gibi, yeniden  yazılması gerekir.

- Fön oluşumunda önemli yanlışlar bulunmaktadır. Bu metnin yeniden yazılması ve şeklin değiştirilmesi gerekir.

-“…………….. ve belirli yükseltide bünyesindeki nemi taşıyamaz hale gelir.” cümlesi kötü bilime örnek gösterilmiştir. Aslında burada o parselin bulundurabileceği su buharı kastedilmektedir. Burada bir şeyin başka bir şeyi taşıdığı, onu bir yerden başka bir yere götüreceği söz konusu değildir. Ancak cümlenin “ yükselen parsel adyabatik olarak  soğur , parselin nem tutabilme yeteneği azalır…….” şeklinde olması daha doğru olacaktır.

- Doyma (saturation) kavramı klimatoloji ve meteorolojiyle ilgili hemen her yayında geçmektedir. Yoğuşma (condensation) dan önceki aşamadır. Dolayısıyla Sayın Kadıoğlu’nun ifade ettiği gibi artık kullanılmayan bir kavram değildir.

- Ayrıca Kadıoğlu kendi yazısının 7. sayfası 2. paragrafında “ Hava gerçekte su buharı miktarını taşımak veya tutmakta hiç zorlanmaz.” demekle bu kavramları kendisi de kullanarak bunun kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Yani kendisiyle çelişmektedir.

- Ancak ‘‘……her 100 m’de 1°C ısınır.’’ cümlesi Kadıoğlu’nun dediği gibi hatalıdır. Burada ısınma adyabatiktir.


18.    Sayfa 74:

- Daha önce de belirtildiği gibi, ülkemizde Tropikal fırtınalara “ tayfun” gibi tek isim vermek uygun değildir. Çünkü “tayfun” Kuzey Pasifikteki tropikal fırtınalara verilen uluslar arası isimdir. Bu nedenle Sayın Kadıoğlu’nun teklifi yerinde değildir.

- Kitaptaki tropikal fırtınalar konusu yanlış yazılmıştır. Yeniden yazılması gerekir.

- Sayın Kadıoğlu’nun Tornado( hortum) tanımı ve açıklamaları doğru değildir. Çünkü; tornado, “dönen rüzgâra” değil, “yere temas eden dönen hava kolonu” na verilen isimdir.

19.    Sayfa 75:

- Kitaptaki nemle ilgili tanımlar genellikle yanlıştır. Bunların yeniden yazılması gerekir.

20.    Sayfa 76:

- Bu sayfa ile ilgili Sayın Kadıoğlu’nun açıklamaları genellikle yerindedir. Ancak kitapta sirrus bulutlarının ince tüy gibi görünmesi sadece su buharı azlığına bağlanmaktadır. Sayın Kadıoğlu ise bunu jet rüzgârlarına bağlamaktadır. Her ikisi de eksiktir. Doğrusu, “su buharının azlığı” ve o seviyede esen “hızlı rüzgârlar” dır.

21.    Sayfa 77:

- Kitaptaki sis tanımı yanlıştır. Bunun yeniden yazılması gerekir. Bu konuda da Sayın Kadıoğlu haklıdır.

- Kırağı, Sayın Kadıoğlu’nun söylediği gibi, bir yağış çeşidi değildir. Ancak aynı sayfada yer alan kırç ve çiğ de yağış değildir. Bunların üçü de yerde yoğuşma ürünüdür, sayın Kadıoğlu’nun burada yaptığı açıklamaların bir kısmı bilimsel doğrularla uyuşmamaktadır. Örneğin “Tropikler hariç………. dünya da oluşan bütün yağışlar buluttan kar olarak başlar.” şeklindeki cümlesi kendisinin örnek gösterdiği kötü bilime (bad science) bir örnektir. Çünkü dünyada oluşan yağışlar ifadesi meteorolojide hoş bir ifade değildir. Ayrıca, sıcak bulutlardan oluşan yağışlar sıvı bulut damlacıklarının büyüyüp ağırlaşmasıyla başlar.

Kadıoğlu’nun kitabın 77. sayfasındaki bilgilerle ilgili açıklamalar yaparken yazmış olduğu      “Yere düşen kar kristalleri içinden geçtikleri havanın sıcaklığına göre yağmura, tekrar donarsa sepken “sleet” veya “freezing rain” donan yağmura dönüşerek yere ulaşır.” cümlesinde  herhalde “yere düşen kar kristalleri” yerine buluttan düşen buz kristalleri belirtilmek istenmiştir.

- Sayfa 78 de “kar” ve “dolu” oluşumunun yeniden yazılması gerekir.

22.   Sayfa 170:

-   Sayın Kadıoğlu “Basra Alçak Basınç Merkezi” diye bir merkezin evrensel meteoroloji literatüründe geçmediğini belirtmektedir. Ancak 50 yılı aşkın bir süreden beri Türk Klimatolojistleri ve Meteorolojistleri Türkiye’nin hava olayları ve dolayısıyla iklimi üzerinde çok etkili olan bu merkeze bir isim vermişlerdir. Bu merkez, Türkçe kitapların pek çoğunda belirtildiği gibi, muson sistemiyle ilişkilidir. Bu sistemin Türkiye iklimini yakından ilgilendiren kısmı, Basra Körfezi ve çevresinde bulunduğu için, bu şekilde isimlendirilmiştir. Bu durum üniversite seviyesindeki öğrencilere açıklandığı gibi, liselerde de açıklanmaktadır. Nasıl ki Dünya literatüründe “lodos”, “karayel”, “kıble” yoksa ve bunlar sadece Türkiye’de kullanılıyorsa, “Basra Alçak Basınç Merkezi” isminin Türkiye’de kullanılması da yadırganacak bir şey değildir. Önemli olan bu merkezin Türkiye iklimi üzerine olan etkisini güzel bir biçimde ortaya koymaktır. Zaten kendisi de evrensel litaratürde farklı isimlerle anılan tropikal fırtınalara “Tayfun” denmesini öneriyor. Demek ki her ülke kendine uygun ismi koyabilmektedir. Eğer bu konuda bir eksiklik varsa, bu akademik seviyede bazı çalışmaların yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Kitap yazarlarının hatası bulunmamaktadır.

23.    Sayfa 178:

- “ Türkiye’de ABD ve Japonya’da görülen kasırga ve tayfunlar neden görülmez” sorusu Sayın Kadıoğlu’nun iddia ettiği gibi yanlış değildir, sorulabilir.

24.    Sayfa 207:

- Sayın Kadıoğlu’nun dediği gibi, kaynakça son derece eski ve fakirdir. Güncel kaynaklarla desteklenmesi gerekir. Bunun için de önce güncel kaynakların okunması ve onlardan yararlanılması gerekir.

25.    Sayfa 208- 209:

-   Sözlükteki tanımların pek çoğu tartışmalıdan da öte yanlıştır. Böyle sözlüğü olan bir kitabın doğru ve inandırıcı olması mümkün değildir. Sayın Kadıoğlu bu konuda haklıdır.




Sayın Prof Dr Miktat Kadıoğlu’nun Coğrafya 9 kitabındaki bilimsel hataların azaltılması konusunda yapmış olduğu olumlu katkılar, Anabilim Dalımız tarafından şükranla ve taktirle karşılanmıştır.
   Bu tür katkıların; bilimlerin ve bilimsel bilgilerin ifadesi olan kitapların gelişmesinde önemli rolü bulunmaktadır. Çocuklarımızın daha doğru bilgi öğrenmeleri için çaba gösteren sayın Prof Dr Kadıoğlu gibi cesur ve alanında uzman bilim insanlarının çoğalması dilekleriyle saygılarımı sunarım. 01.03.2007.
                                                                                                      Gazi Üniversitesi
                                                                                                       Gazi Eğitim Fakültesi
                                                                                                      Coğrafya Eğitimi
                                                                                                       Anabilim Dalı Başkanı
                                                                                                     cemsahin@gazi.edu.tr
                                                                                                                                                                       
      Prof Dr Cemalettin ŞAHİN
Kaynakça:

Ahrens, C. D., Meteorology Today an Introduction to Weather, Climate, and the Environment, Eight Edition, Canada, 2007.

Lutgens, F. K., Tarbuck, E. J., The Atmosphere an Introduction to Meteorology, Tenth Edition, ABD, 2007.

Olıver, J.E., Hıdore, J.J., Climatology an Atmospheric Sciences, Second Edition, New Jearsey, 2002.

Şahin, C., Sipahioğlu, Ş., Doğal Afetler ve Türkiye, Gündüz Eğitim Yayıncılık, Ankara 2003.

Kayıtlı
geography
Genel Moderator
******

Performans: 24
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 425



« Yanıtla #1 : 12 Mart 2007, 22:04:59 »

teşekkürler hocam
makaleyi tam bitirmedim ama anladığım
cemalettin hocamızın programı hazırlayan kendi öğrencilerine eleştirisi.
Kayıtlı
elgiz
Elgiz HENDEN
Uzman Üye
*****

Performans: 38
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 401


« Yanıtla #2 : 12 Mart 2007, 22:09:11 »

 yukarıdaki yazı  yıne yeliz arslan tarından coğrafya  öğretmenler grubuna göndrilmiş  Sayın Prof Dr.Miktad Kadıoğlu'nun yeni müfredat proğramına eleştirlerine yanıt olarak  sayın Prof Dr. Cemalttın Şahin tarafından yazılmıştır 
Kayıtlı
elgiz
Elgiz HENDEN
Uzman Üye
*****

Performans: 38
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 401


« Yanıtla #3 : 12 Mart 2007, 22:33:28 »

sayın doğu  bey  size kızmıyorum nasıl ki miktad  hocanın yazısını  okuduk bunuda okuyalım. bu  yazıyı buraya başka bir arkadaşta koyabılırdı. kaldıkı  bu  yazıyı sizde okumussunuz ben bugun okudum ve paylaştım.

elbette bır yerlerde bırılerının menfaatı ön plana cıkacaktır. bu  menfaatler zaten bırılerını  bulundukları  yerlerde olmasını  sağlamıyormu?   yapılan yanlışlıkları  fark  etmek  ve bunların düzeltilmesı  için çalışmak dururken menfaat için bir yerlerde bulunmak ve orda kalmak bunu  yapanların sorumluluğundadır.
Kayıtlı
ali_2641
VIP Üye
******

Performans: 716
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1348



« Yanıtla #4 : 26 Ağustos 2008, 15:44:24 »

dosya silinmiş eğer elinde bu dosya mevcut olan hocalarımız varsa yükleyebilirler mi Huh?.teşekkürler.
Kayıtlı

« Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.»M.Kemal ATATÜRK
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*****

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #5 : 26 Ağustos 2008, 16:57:12 »

dosya silinmiş eğer elinde bu dosya mevcut olan hocalarımız varsa yükleyebilirler mi Huh?.teşekkürler.

Ali hocam linkteki konu da şu ilk mesajda yaptığım değişiklikle aynı.


Kayıtlı

cheri
VIP Üye
******

Performans: 323
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1165



« Yanıtla #6 : 26 Ağustos 2008, 20:30:39 »

Sayın hocam ;burada Cemalettin hoca coğrafya müfredatını eleştirmiyor!Coğrafya kitabındaki yapılan yanlışarı ve Mikdat Kadıoğlunun kitap hakkındaki görüşlerini yorumlamış!
Ayrıca müfredatı hazırlayan komisyonun hocalarından olan;sayın Salih Şahin DTCF mezunudur.Yani Cemalattin hocanın öğrencisi değildir...
Kayıtlı
maksimus
Deneyimli Üye
****

Performans: 26
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 178



« Yanıtla #7 : 26 Ağustos 2008, 21:26:14 »

Sayın hocam ;burada Cemalettin hoca coğrafya müfredatını eleştirmiyor!Coğrafya kitabındaki yapılan yanlışarı ve Mikdat Kadıoğlunun kitap hakkındaki görüşlerini yorumlamış!
Ayrıca müfredatı hazırlayan komisyonun hocalarından olan;sayın Salih Şahin DTCF mezunudur.Yani Cemalattin hocanın öğrencisi değildir...

Cemalettin Şahin hoca da DTCF'den Gazi Üniversitesi'ne geçmiştir.
Kayıtlı
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #8 : 26 Ağustos 2008, 21:48:18 »

Bilgilendirme için teşekkürler.Dikkate almamız gereken bir yazı
Kayıtlı
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« Yanıtla #9 : 27 Ağustos 2008, 07:15:55 »

nacizane şu şekilde bir açıklık getirmeye çalışayım:cheri hocamın dediği gibi müfredata yönelik olmayan kitaba yönelik eleştirilere verilmiş cevaplandırma söz konusudur.müfredatın mimarlarından yrd.doç.dr:salih şahin hoca DTCF den lisans ve y.lisans-sonra gazi üniversitesi-(cheri hoca vebizim devre arkadaşımız,ilişkilerimiz hiç kesilmemiştir.)prof.dr.cemalettin şahin hocam bizim dönemimizin başında gazi ye geçmiş DTCF li hocamızdır.lisans seviyesinde salih hoca cemalettin hocadan ders almamıştır.cheri bunu biliyor.ama gazi de akademisyen olarak cemalettin hocanın öğrencisidir.evet her iki hocamızda DTCF kökenlidir.cheri tabii ki arkadaşımıza daha yakındır.taşekkürler...
Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
cheri
VIP Üye
******

Performans: 323
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1165



« Yanıtla #10 : 27 Ağustos 2008, 12:29:57 »



Cemalettin Şahin hoca da DTCF'den Gazi Üniversitesi'ne geçmiştir.
[/quote]
Salih hoca benim sınıf arkadaşımdır!Bizler 85 yılı DTCF girişli coğrafya severleriz..Bizim ilk yılımızda(85) Cemalettin hoca yanlış hatırlamıyorsam Gazi'de bölüm başkanıydı....Bizim fakülteye taşlar bilgisi dersini vermeye gelirdi!Sonuç olarak :Uğurunda dediği gibi Salih hoca,lisans ve yüksek lisans eğitimi süresince ;Cemalettin hoca'dan hiç bir şekilde ders almamıştır!!!
Kayıtlı
bazalt10
Sürekli Üye
***

Performans: 11
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 109


Bir dağ olsam uzansam sonsuzluğa pervasız sorumsu


« Yanıtla #11 : 27 Ağustos 2008, 12:50:00 »

Arkadaşlar bende Gazi Mezunuyum Gazi de cemalettin hoca ile diğer coğrafya hocaları arasındaki hatta sosyal bilgiler öğretmenliği bölümü arasındaki sıkıntıyı her Gazili biliyor bir tarafta cemalettin hoca diğer tarafta diğer hocalar artık sorun kimde anlaşılmıştır heralde Türkiye de kitapta hiçbir emeği olmadığı halde önünde koca koca ünvanı bulunan insanlar en başa kendi isimlerini yazdırıyor yazdırmaya çalışıyor
Kayıtlı

Bir dağ olsam uzansam sonsuzluğa  pervasız sorumsuz ufalsam yağmurlarla rüzgarlarla ve kaybolsam bir okyanus kıyısında
maksimus
Deneyimli Üye
****

Performans: 26
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 178



« Yanıtla #12 : 27 Ağustos 2008, 13:11:19 »

Yeni coğrafya müfredatının uygulanmaya başlanması ile birlikte kimler ne şekilde nasıl bir zarara uğramıştır. Bu soruların cevabını verebilirsek kafamızdaki soru işareti de ortadan kalkar.
Kayıtlı
Merih Kayra Zencir
VIP Üye
******

Performans: 1124
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1111



« Yanıtla #13 : 27 Ağustos 2008, 13:22:53 »

hocamı makalesinden dolayı tebrik ediyorum.değindiği yanlışların düzeltilmesini bekliyor selam ve saygılar sunyorum.
Kayıtlı

Kayracan
cheri
VIP Üye
******

Performans: 323
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1165



« Yanıtla #14 : 27 Ağustos 2008, 13:41:34 »

Yeni coğrafya müfredatının uygulanmaya başlanması ile birlikte kimler ne şekilde nasıl bir zarara uğramıştır. Bu soruların cevabını verebilirsek kafamızdaki soru işareti de ortadan kalkar.
Kimlerin ne şekilde zarara uğradığı bellidir!!!!!!!!!(C.Ş, İ.A.)
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic