Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cografi Bölgeler  (Okunma Sayısı 3542 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AbuzerKadayıf
Deneyimli Üye
****

Performans: 223
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 170



« : 12 Eylül 2007, 17:45:20 »


1941 yilinda Türkiye 7 Cografi Bölgeye ayrildiktan hemen sonra bölgeler arasinda sürtüsmeler baslamistir. Özellikle bu sürtüsmelerin dozu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde giderek artmis ve "Sark (Dogu) Sorunu" ortaya çikmistir. Meclisteki bu tartismalar, halka yansimis ve Türkiye genelinde "Bölgecilik yapmak" âdet haline gelmistir.
Türkiye'de cografi bölgelerinin siyasi bölgeler olarak algilanmasi sonucunda, önce Dogu ve Güneydogu Sorunu" dillendirilmis, daha sonra bu sorun siyasi kavramlarla yer degistirmistir. Nitekim 1970'li yillardan sonra, Dogu Anadolu'da "Ermeni Sorunu", Güneydogu Anadolu'da ise "Kürt Sorunu" ortaya çikarilmistir.
Son yillarda, Türk ve dünya kamuoyuna, tartisilmasi istenen bir fikir ortaya atilmistir. O da, Istanbul ve Çanakkale bogazlarinin özerk hale gelmesidir. Peki, Istanbul ve Çanakkale bogazlari özerk olunca ne olacak? Bogazlarin tüm denetimi, özerk oldugundan Türk devletinden alinip, uluslararasi bir konsorsiyuma devredilecektir. Konsorsiyum, bogazlarin denetimini elinde bulunduracak ve tüm gemi geçislerini kontrol edecektir. Istedigine izin verecek, istemedigine izin vermeyecektir. Konsorsiyum denetim esnasinda, Türkiye devletinden bagimsiz çalisacak ve Türkiye'nin aleyhine bile bogazlari kullanabilecektir. Bogazlarin özerk olmasiyla birlikte, Marmara Bölgesi'nin Türkiye'den koparilmasi planlanmaktadir.
Cumhuriyet döneminde, adalardan mahrum kalan Türkiye, 12 mil meselesi yüzünden günümüzde Adalar Denizi üzerinde olan hakkini da yitirmek üzeredir. Eger Yunanistan'in istedigi 12 mil hakki kabul edilirse, iste o zaman ismen Yunanlilara kaptirdigimiz "Adalar Denizi", gerçekten bir Yunan denizi haline gelecektir. Ardindan adini bile kendi istegimizle verdigimiz Ege Bölgesi (Bati Anadolu Bölgesi), Türkiye'den koparilarak Yunanistan'a verilmesi planlanmaktadir. Bugün turistlerin ellerinde dolastirdiklari haritalar gözden geçirildiginde, haritalarda Türkçe yer adlarinin yerine Eski Yunan Medeniyetinin kalintilarinin adlari yazili oldugu görülecektir.
Osmanli Devleti'nin yikilisi ile birlikte Karadeniz Bölgesi'nde kurulmasi planlanan bagimsiz Rum Devleti, Kurtulus Savasi'nin ardindan bir süre rafa kaldirilmistir. Ancak son yillarda bu plan yeniden gündeme getirilmis ve bölgede etnik kiskirtma baslamistir. Bölgede yasayan çok az sayida Laz ve Gürcüler bahane edilerek, bölgenin özerkligi dile getirilmektedir. Özellikle Avrupa Birligi'ne girme askiyla yanip tutusan Türkiye'nin önüne, Türkiye'de yasayan azinliklarin özerklige kavusturulmasi istegi konulmaktadir.
Anadolu'yu, bin yil öncesindeki uygarliklarin mirasçisi olarak gören Bati Dünyasi, Türkiye topraklari üzerinde, Osmanli döneminin gerileme döneminden beri, sürekli olarak isgal planlari hazirlamaktadirlar. Osmanli Devleti'nin yikilisi ile birlikte, dedelerimizin "Yedi Düvel" dedigi, Bati Dünyasi ülkeleri, Anadolu'ya çullanmislar ve dört bir taraftan isgal hareketine girismisler. Ancak Türk Milleti'nin bagimsizlik ruhu sahlanmis ve Mustafa Kemal Pasa liderliginde, Istiklal Savasi gerçeklesmis. Savasin zafere dönüsmesiyle, Anadolu'da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliginde Türkiye Cumhuriyeti kurulmus. Atatürk'ün büyük gayretleri ve Anadolu Türk insaninin büyük sabri ve çaliskanligi ile genç Türkiye Cumhuriyeti, kisa sürede büyük ilerleme göstermis. Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni yeniden imar etmesi, Hatay'in Türkiye'ye katilmasi, Bati Trakya, Musul ve Kerkük meselelerinde büyük ilerlemeler kaydedilmesi, Bati Dünyasi'ni derinden üzüntüye garketmis. Atatürk'ün 1938 yilinda ölümüyle birlikte, Bati Dünyasi, Türkiye'yi isgal etmeyi düsünmüs ve yeni planlar hazirlamistir. Türkiye'yi isgal etme planlarindan biri "borçlandirma" ve digeri ise "toprak alimi"dir.
Bugün için Türkiye'nin 7 Cografi Bölgesi'nin her biri, digerlerinden ayrilarak Sevr Anlasmasinda çizilen haritanin uygulamaya konulmasi çalismalari devam etmektedir. Bu çalismalar, özellikle Türkiye'yi parçalayip tamamen yikmak isteyen güçlü ülkeler tarafindan desteklenmektedir. Basta A.B.D ve A.B ülkelerinin yüksek sesle dillendirmeye çalistiklari istekler tamamen kabul edildiginde, Türkiye Cografi Bölgeler haritasinin siyasi haritaya dönüsmüs olacagi ve bu bölgeler üzerinde farkli ülkelerin yer alacagi açikça görülmektedir.
Türkiye, bir bütündür, parçalanmasi hayal bile edilemez. Ancak Türkiye, gücünü kaybederse, hayal bile edilemeyen Türkiye'yi parçalama istekleri gerçek olabilir. Bu nedenle, Türkiye'de yasayan her bir Türk gencinin birinci görevi, ülkesinin bütünlügünü ve bagimsizligini korumasidir.
Bugün dünya ülkelerinin cografya ders kitaplarina bakildiginda, "cografi bölge" kavrami yoktur. ABD, Kanada, Almanya gibi ülkelerde, cografya kitaplarinda ülke cografyasi, eyalet ve vilayet bazinda ele alinmaktadir. Fransa'nin cografya ders kitaplarinda, "cografi bölgeler" yerine, "hizmet bölgeleri" yer almaktadir. Eski Demirperde ülkelerinden olan Bulgaristan'in cografya ders kitaplarinda, 1990 öncesinde ülke cografi bölgelere ayrilarak okutulurken, bagimsizliktan sonra "cografi bölge" kavrami kaldirilmistir. Bulgaristan'in 2005 yili cografya ders kitaplarinda, ülke cografyasi il bazinda ele alinmistir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlügü ve bagimsizliginin korunmasi için, yanlis algilamalarin önüne geçilmelidir. Bunun için bazi düzenlemelerin yapilmasi gerekmektedir.
Türkiye Cografi Bölgeleri haritasi, tüm atlaslardan kaldirilmalidir. Türkiye Fiziki Haritasi ve il sInirlarini gösteren Türkiye Siyasi Haritasi kullanilmalidir.
Ders kitaplarinda, Türkiye Cografi Bölgeleri bölümleri çikarilmalidir. Türkiye Cografyasi dersleri, ayrintili ve bir bütün olarak, Türkiye Fiziki Cografyasi, Türkiye Beseri Cografyasi ve Türkiye Iktisadi Cografyasi adlariyla okutulmalidir.
Türkiye il idari sInIrlarInda da, çok sayida sorunlar bulunmaktadir. Il sInirlari zamanin sartlarina göre yeniden düzenlenmelidir.
Kamu kurum ve kuruluslarinin çalismalarinda, "Cografi Bölgeler" kavrami yerine çalismalarin amaçlarina uygun olarak "Hizmet Bölgeleri" kavrami kullanilmalidir.
NOT: Bu okuma parçasi, Prof. Dr. Ramazan ÖZEY'in Ankara Üniversitesi Türkiye Cografyasi Arastirma ve Uygulama Merkezi 25-26 Mayis 2006'da "AB Sürecindeki Türkiye'de Bölgesel Farkliliklar" konulu IV. Ulusal Cografya Sempozyumu'nda bildiri olarak sunmus oldugu "Cografi Bölgelerin Siyasi Bölgeler Olarak algilanmasi ve Sonuçlari" adli makaleden alinmistir .
Kayıtlı

Öküzün dünyası gördüğü otlar kadardır...
şeyda37
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #1 : 25 Eylül 2007, 18:07:18 »

sağolun
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic