Coğrafya Biz Forum
24 Mayıs 2012, 16:55:22 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Image and video hosting by TinyPic

Duyurular: Bozuk linkleri forum yetkilisine bildirmek için 'Moderatöre Bildir' linkini tıklayarak konuyla ilgili sorunu rapor edebilirsiniz.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Son Konular Giriş Yap Kayıt  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tarihsel Veriler Işığında Marmara Denizi'nde Depreşim Dalgaları (Tsunamiler)  (Okunma Sayısı 543 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kontinental

VIP Üye
******

Performans: 160
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 642



« : 25 Eylül 2011, 18:10:57 »

Çalışmayı yapan akademisyenlerin hoşgörüsüne sığınarak paylaşıyorum. Ayrıca haritalar ve belgenin tamamı için eki indirmeniz gerekmektedir.
TARİHSEL VERİLER IŞIĞINDA MARMARA DENİZİNDE DEPREŞİM DALGALARI (TSUNAMİLER)
Yıldız ALTINOK1, Ahmet Cevdet YALÇINER2, Bedri ALPAR3, Şükrü ERSOY4
^.Ü, Mühendislik Fakültesi, Jeofizik Müh. Bl., 34850, İstanbul 2 ODTÜ, İnşaat Müh. Bl., Deniz Müh. Araş. Merk., 06531, Ankara 3 Î.Ü, Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enst., 34470, İstanbul 4İ.Ü, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Müh. Bl., 34850, İstanbul
ÖZET
Kocaeli 1999 depremi ile ortaya çıkan depreşim dalgası hareketleri Marmara Denizi kıyı alanları üzerindeki potansiyel bir tehlikeyi bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kataloglar, basılı eserler ve bunlann dışında yaptığımız arşiv taramaları, çoğunluğu İzmit ve Gemlik körfezleri, Kapıdağ Yarımadası, İstanbul ve Gelibolu kıyılarında yoğunlaşmak üzere Marmara Denizinde tarih boyunca 30'un üzerinde depreşim dalgasının oluştuğunu göstermiştir. Bu bilgiler, Marmara Denizi depreşim dalgalan modelleme çalışmalarında denizin morfolojik, jeolojik ve jeofizik özellikleri ile birlikte göz önüne alınıp, değerlendirilmesi gereken verilerdir.
1. GİRİŞ
17 Ağustos 1999 Kocaeli Depreminin yaşattığı felaket Marmara Denizi'nin depremselliğini bir kez daha güncel hale getirmiştir. Marmara Denizi, Kuzey Anadolu fay (KAF) zonunun batı uzantısında, bünyesinde çeşitli kırıkları bulunduran tektonik çatısı tam olarak henüz belirlenememiş karmaşık bir havzadır. Erzincan'ın doğusundan başlayarak, Kuzey Anadolu boyunca ilerleyen ve tüm orojenik bölgelerini rasgele kesen sağ-yanal doğrultu atım özellikli KAF zonu 31° Dxoğu boylamının batısında 3 kola ayrılır. Karada Yenişehir ile Edremit arasında yer alan güney kola karşılık, orta kol Geyve'den Bandırma'ya kadar Marmara kıyı çizgisini izler ve Bayramiç'ten Ege Denizine girer. Kuzey kol ise İzmit Körfezi, derin Marmara çukurlarını ve Saros Körfezini geçerek, Kuzey Ege çukuruna yönlenir (Mercier et al., 1989). Anadolu levhasının batıya kaçışı ile Avrasya ve Anadolu levhaları arasında oluşan KAF kuzey kolunun, küresel konumlama sistemi (GPS) verilerine göre yılda yaklaşık 25 mm mertebesinde (Stein ve diğ., 1996; Straub ve Kahle, 1997) olan tektonik hareketinin bu alan boyunca oluşturduğu seküler gerilme alanı Marmara Denizi ve çevresindeki büyük depremlerin asıl nedenidir.
KAF kuzey kolu üzerinde oluşan 17 Ağustos 1999 Kocaeli ve 12 Kasım 1999 Düzce Depremleri ardından merkezi Marmara Denizinde olacak deprem veya depremlerin beklentisi bir anda artmıştır. Bu nedenle Marmara tektonik çatısı hakkındaki görüşler önem kazanmıştır. Marmara Denizinin hipsografık ve morfolojik yapısı bölgenin tektonik özelikleri hakkındaki ilk verileri ortaya koymaktadır. Marmara Denizinde kıtasal şelf alanları hakimdir (% 57). Güney şelfi kuzeydekine göre 3 katı daha geniş (32 km) olduğundan, şelfler arasında kalan ve şelf alanlarından dik yamaçlarla inilen üç büyük Marmara çukuru kuzey kıyıya daha yakındır. Derinlikleri 1100 metreden daha fazla olan ve bünyesinde KAF kuzey kolunu ve bunlara bağlı tali fayları banndıran bu çukurlar birbirlerinden çevrelerine göre birkaç yüz metre daha yüksek olan fay kontrollü eşikler ile ayrılmaktadır.
Depremin Marmara Denizi içindeki hangi fay yada zayıflık zonu üzerinde ve ne büyüklükte olacağı sorusu beraberinde çeşitli görüşleri getirmiştir. Bunlardan en önemlisi, Marmara Denizinin altında hiçbir haritada görülmeyen hafifçe konveks doğu-batı uzanan büyük bir fayın olduğu ve İstanbul'u vuracak 8'e yakın büyüklükte bir deprem yaratacağı görüşüdür (Le Pichon ve diğ., 1999). İstanbul'un %62±15 olasılıkla 30 yıl içinde oluşacak ve büyüklükleri yaklaşık Kocaeli Depremininki kadar olacak bir veya iki depremi beklediğini iddia eden model görüşler de vardır (Hubbert-Ferrari ve diğ., 1999; Parsons ve diğ., 2000). Bu görüşlere karşılık Okay ve diğ., (1999), olası bir depremde, Doğu Marmara'da öne sürdükleri aktif kuzey ve güney sınır fayları ile Armutlu fayından hangisinin kırılacağının önceden bilinemeyeceğini ileri sürmüşlerdir.
Bu görüşler her ne kadar olasılıkları belli oranda olan modeller çerçevesinde de kalsalar, Marmara ve çevresinin deprem etkinliğinin gerek tarihsel, gerekse aletsel dönemde yüksek olduğu açıktır. Tarihsel dönemde M.Ö 2100-M.S 1900 yılları arasında Marmara ve çevresinde yaklaşık 300 deprem olmuştur (Soysal ve diğ., 1981). Bunların arasında en büyükleri 10.09.1509 İstanbul, 22.05.1766 İstanbul, 10.07.1894 İstanbul, 04.01.1935 Erdek ve Marmara Adaları (Ms=6.4), 18.03.1953 Yenice-Gönen (Ms=7.2), 18..09.1963 Doğu Marmara (Ms=6.3), 06.10.1964 Manyas (Ms=6.9), 22.07.1967 Adapazarı-Mudurnusuyu (Ms=6.Cool depremleridir. Bir bölgede gelecekte büyüklüğü en az geçmişte olmuş en büyük depremin büyüklüğü kadar olacak bir deprem oluşma çekincesi olduğuna göre, kaçınılması olanaksız gelecek Marmara depremleri bölgenin önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Belli kriterlere sahip, olası büyük bir depremle Marmara'da depreşim dalgası (tsunami) oluşma olasılığı da ayrı bir konu olarak güncelliğini korumaktadır. Türkiye kıyılarında 3000 yılı aşkın bir sürede 90 nm üzerinde depreşim dalgasının oluştuğu ve bu dalgaların üçte birinin Marmara Denizinde yer aldığı belirlenmiştir (Altınok ve Ersoy, 2000b; Altınok, 2000c). İzmit Körfezi, İstanbul kıyıları, Gemlik Körfezi, Kapıdağ Yarımadası ve Gelibolu kıyıları depreşim dalgalarının yoğunlaştığı yerler olarak gösterilmektedir. Bunlardan M.S. 120-1999 yılları arasında oluşmuş depreşim dalgaları tarihsel sıra ile numaralandırılarak Çizim 1 de gösterilmiştir.
 
dalgaları Sıra numaraları zamana göredir (Altınok ve Ersoy, 2000)

17 Ağustos 1999 Kocaeli Depreminin İzmit Körfezinde yaratmış olduğu dalga hareketleri Marmara'da oluşan depreşim dalgalarına son bir örnektir. Bilimsel bakımdan en ayrıntılı çalışılmış olan bu son depreşim dalgasını da dikkate alarak, Marmara kıyılarını etkilemiş geçmişteki depreşim dalgalarının tek tek ayrıntılı olarak çalışılması konuya önemli katkılar sağlayacaktır.
Bu çalışmada Marmara Denizinde geliştiği ve kıyı alanlarında etkili olabildiği bilinen küçük çaplı depreşim dalgası hareketleri yetersiz veriler nedeniyle dikkate alınmamıştır. Bunların genel özellikleri beraberlerinde hiçbir tektonik etkinliğin olmamasıdır. Çoğunluğu da Doğu Marmara ve İzmit Körfezi içinde oluşmakta ve kıyılarda dalgalan gözleyen kişiler tarafından genellikle denizaltı geçişi etkisi ile ortaya çıktığı biçiminde yorumlanmaktadır. Eğer bu tür olağan dışı dalgaların peryodu (iki dalga arasındaki zaman dilimi) 12 saniye'den daha uzun ise, bu dalgalann nedeni kıta yamaçlarında oluşan sualtı heyelanlandır. Marmara Denizinde tortul birimlerin çökelme hızının bölgesel değişiklikler gösterdiği iyi bilinmektedir. Bu değer Doğu Marmara'da 1000 yılda 100 cm (Evans ve diğ., 1989), İzmit Körfezindeki ise 1000 yılda 70 emdir (Ergin ve Yörük, 1990). Çağatay ve diğ. (2000) ise, Marmara Denizinde 1000 yılda oluşan ortalama çökelme hızını şelf bölgelerinde 40, yükselimlerde 10 ve çanaklarda 100-200 cm olarak hesaplanmıştır. Bölgelere göre bu farklılığın nedeni dik kıta yamaçlarında oluşan sualtı heyelanlarının çukurlardaki yumuşak çamurlu çökellerin depolanma hızını artırmasıdır (Alpar ve Yaltırak, 2000a). Özellikle depremler sırasında geometrik olarak Kuzey Anadolu fayzonunun kuzey
koluna bağlı ve kıta yamaçlarının morfolojileri ile bütünleşik olan dekolmanlar harekete geçmekte ve kıta yamaçları üzerinde önemli denizaltı heyelanlan oluşturmaktadır. Bu sualtı heyelanlarının yarattığı dalga hareketleri kıyı alanlarında etkili olmaktadır (Alpar ve Yaltırak, 2000a).
Logged
Coğrafya Biz Forum
« : 25 Eylül 2011, 18:10:57 »

 Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Coğrafya Biz 2003-2012 © | Sadece Coğrafya | Sitemap | Forum Haritası

Sitemizde bulunan tüm içerikler tamamen tanıtım amaçlı olup, Hak sahipleri tarafından site yönetimine bildirilen dosyalar, paylaşımdan kaldırılacaktır.
Uzmanweb Net coğrafya
Bu Sayfa 0.79 Saniyede 26 Sorgu ile Oluşturuldu