Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye'yi kurtaracak tedbirler!  (Okunma Sayısı 8551 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Köksal AYDIN
Moderator
*****

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« : 17 Temmuz 2008, 07:54:08 »


M. Şevket Eygi'den Türkiye'nin geleceği ile ilgili çeşitli saptamalar ve öneriler.
Uygulanabilir mi uygulanamaz mı siz karar verin.

http://www.dosya.cc/T_RK_YEY_KURTARACAKTEDB_RLER..doc.html
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
ahmetselim
VIP Üye
******

Performans: 143
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1114


Özcan KULAKSIZ Üsküdar Mithatpaşa M.T.A.L


« Yanıtla #1 : 17 Temmuz 2008, 08:00:00 »

 ben de imzayı attım bu tedbirlerin altına
Kayıtlı

"Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!"
bilgin_mutlu84
VIP Üye
******

Performans: 443
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 738

İnegöl Özel Altın Nesil Koleji


« Yanıtla #2 : 17 Temmuz 2008, 08:03:18 »

Ülkemizde eğitim sistemi değişmeli, dünyanın en güçlü, vasıflı, üstün okulları açılmalı, bunlarda, ileride Türkiye'yi iyi ve güzel şekilde yönetecek, devlete ve halka hayırlı hizmetler edecek yeterli sayıda güçlü, vasıflı ve vatansever elemanlar yetiştirilmelidir.

sadece bu teklifin düzeltilmesi demek diğerlerinin de kendiliğinden gerçekleşmesi demek...
Kayıtlı

Emeğe Saygı
GÜNER
VIP Üye
******

Performans: 163
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1202


« Yanıtla #3 : 17 Temmuz 2008, 08:28:40 »

Kendimizi tanımak,bilmek ve buna göre davranmak  ülkeyi kurtarışa götürür.
Kayıtlı
beylerbeyi68
Uzman Üye
*****

Performans: 36
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 378


« Yanıtla #4 : 17 Temmuz 2008, 08:53:04 »

 Akıl için yol birdir.Türkiye de birdir.Bilinçli olanları varsa da ,insan cehalet ve ahmaklığından dolayı da ülkesine zarar verebilir.Bu ülke için kafa yoran herkesin düşüncesi bizim için değerlidir, gerisi teferruattır.
Kayıtlı
sabahgüneşi
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 17 Temmuz 2008, 08:59:02 »

Ülkemizde eğitim sistemi değişmeli, dünyanın en güçlü, vasıflı, üstün okulları açılmalı, bunlarda, ileride Türkiye'yi iyi ve güzel şekilde yönetecek, devlete ve halka hayırlı hizmetler edecek yeterli sayıda güçlü, vasıflı ve vatansever elemanlar yetiştirilmelidir.

sadece bu teklifin düzeltilmesi demek diğerlerinin de kendiliğinden gerçekleşmesi demek...

kesinlikle öğretmenim hani deriz ya herşeyin başı sağlık diye burda da dememiz gereken toplum düzeninde herşeyin başı eğitim...
Kayıtlı
Cahit ERAYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2063
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4836


Cahit Eraydın coğ.öğrt.


« Yanıtla #6 : 17 Temmuz 2008, 10:57:27 »

Ne zamanki ülke menfaatleri   siyasi parti menfaatlerinden  , belli bir zümre veya kişisel çıkarlardan önce gelirse  yani insanlarımız böyle bir bilince ulaşırsa ,işte o zaman ülkemiz kurtuldu demektir.
Kayıtlı



Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak; eğer uğrunda ölen varsa vatandır
alperenler8
VIP Üye
******

Performans: 117
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 661


« Yanıtla #7 : 17 Temmuz 2008, 13:15:17 »

Herşeyin iyi yönde değişmesi ve gelişmesi için köklü bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç olduğu kesin....
Kayıtlı

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR,
TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.
filiz7
Deneyimli Üye
****

Performans: 19
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 159


« Yanıtla #8 : 24 Temmuz 2008, 13:50:24 »

Türkiye'nin kurtulması için dış güçlerin(AB, ABD GİBİ) içişlerimize karışmasını önlemek, ekonomik bağımsızlığımızı sağlamak, millli siyaset izlemek yapılacak ilk işler olmalıdır. Tam bağımsızlık sağlanmadan ülkemizin içinde bulunduğu durumdan kurtulmak mümkün değildir.
Daha sonra eğitimin tam anlamıyla milli olması sağlanmalı, ezberci eğitimden uzak durulmalı, eğitim kurumlarında laik eğitim ve bilimsel çalışmalar yapılması sağlanmalıdır. Düşünen sorgulayan,eleştiren öğrenciler yetiştirmenin ülkeye daha yararlı olacağı kanısındayım.
Ekonomide serbest piyasa ekonomisi değil Atatürk'ün devletçilik ilkesi uygulanmalıdır. Özelleştirmeler son verilmeli, devletimizin önemli kurumları tekrar devletleştirilmelidir. İşsizlere iş imkanı sağlanmalı, istihdam arttırılmalı, gençler gelecek kaygısı içinde olmamalıdır. Eğitimde fırşat eşitliği sağlanmalı, sağlıkta güvencesi olmayanlara da hizmet edilmelidir.
....
Kısaca tek kurtuluş yolu:Atatürkçülüktür.
Bütün bunlar olunca eminim ki ülkemiz şuan da bulunduğu konumdan çok daha iyi bir konuma yükselecektir
Saygılarımla...
Kayıtlı

Kayıtsız kalmak geleceğini yok etmektir. Küresel ısınmaya kayıtsız kalmayın!
adanas
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 24 Temmuz 2008, 15:25:40 »

Türkiye'nin sorunlarını herkes biliyor ama kimse bişey yapmıyor..

Herkes konuşunca doğru konuşuyor ama meclise girdiklerinde kendi çıkarlarını ülke çıkarlarından önde tutuyor gönderdiğimiz vekiller..!

İşte sonuç ortada değişen gelişen bişey yok..!

Şuan bizim konuştuklarımızı anne-babalarımız konuşmuşlar, ne yazık ki bizim çocuklarımızda konuşacaklar aynı şeyleri, hatta onların çocukları da..!
Kayıtlı
filiz7
Deneyimli Üye
****

Performans: 19
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 159


« Yanıtla #10 : 24 Temmuz 2008, 16:26:43 »

Sadece meclise vekil göndermekle iş bitmiyor malesef. Onları denetlemek, doğru şekilde yönlendirmek gerekmektedir. Bunu da sivil toplum kuruluşları ile gerçekleştirmek mümkündür. Bilinçsiz ve örgütsüz halk ülkeyi işte bu duruma getirir. Eğer biz de ülke yönetiminde söz sahibi olmak istiyorsak bu sadece oy kullanmayla sınırlı kalmamalı, örgütlenerek siyasileri denetlemeli, yanlış yaptıklarında çeşitli şekillerde hukuku kuralları içinde uyarmalıyız. Yoksa tabiki buralarda sadece konuşarak, hiçbirşey yapmayarak, somut bir adım atmayarak bir yere varamayız. Ve şuanda da geleceğimiz için birşeyler yapmalıyız. Ben bu konuda kendi üstüme düşen görevi yerine getirmeye çalışıyorum.
Saygılarımla...
Kayıtlı

Kayıtsız kalmak geleceğini yok etmektir. Küresel ısınmaya kayıtsız kalmayın!
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #11 : 24 Temmuz 2008, 16:27:04 »

"Dosya bulunamadı." d i y o r ...
Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
isfahan
Sürekli Üye
***

Performans: 13
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 135



« Yanıtla #12 : 24 Temmuz 2008, 16:37:31 »

özgürlüktür özgürlük.özgürlük olmadan hiçbirşey olmaz.özgür düşüncenin olduğu yerde üretim vardır,istihdam vardır,eğitim vardır,sağlık vardır her güzel şey vardır.dünyada özgürlükten daha güzel bir duygu olamaz.Atatürk'ün şu sözü kadar anlamlı çok az söz vardır dünyada
"öğretmenler!cumhuriyet sizlerden fikri hür,irfanı hür vicdanı hür nesiller ister"
Kayıtlı
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #13 : 24 Temmuz 2008, 17:48:13 »

Tekrar ediyorum : "Dosya bulunamadı." d i y o r ...
Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
filiz7
Deneyimli Üye
****

Performans: 19
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 159


« Yanıtla #14 : 24 Temmuz 2008, 18:54:46 »

Türkiye"yi Kurtaracak ve Yüceltecek Teklifler
Birinci teklif:

Ülkemizde eğitim sistemi değişmeli, dünyanın en güçlü, vasıflı, üstün okulları açılmalı, bunlarda, ileride Türkiye"yi iyi ve güzel şekilde yönetecek, devlete ve halka hayırlı hizmetler edecek yeterli sayıda güçlü, vasıflı ve vatansever elemanlar yetiştirilmelidir. Bu yapılamazsa, anayasayla manayasayla, demokrasiyle memokrasiyle işlerimiz asla düzelmez, geleceğimiz parlak olmaz. Eğitimi düzeltmek ve ıslah etmek için ilk yapılacak iş Tevhid-i Tedrisat denilen ideolojik/devletçi, baskıcı, tabucu, demode sistemi değiştirmektir. Türkiye"nin yeterli sayıda Eton kolejlerine ihtiyacı vardır.

İkinci Teklif:

Türkiye mutlaka temiz ve şeffaf bir ülke haline getirilmelidir. Uluslararası temizlik/şeffaflık anketi listesinde 140"ıncı sırada yer alan, bu konudaki notu, 10 üzerine 3 küsur olan bir ülkede dünyanın en iyi anayasasını yapsanız yine bir düzelme olmaz. Korkunç ve yaygın bir kokuşma, pislik, kirlilik, rüşvet, bütçe(ler) hortumlaması, nepotizm olan bir ülke sadece iyi anayasa ile düze çıkamaz. İyi bir anayasa elbette lazımdır, sivil idare/sistem elbette şarttır ama yanında başka iyileştirmeler de olmalıdır. Temizlik/şeffaflık konusunda ülkemizin notu en az 10 üzerine 7 olmadıkça krizlerin sonu gelmez.

Üçüncü tedbir:

Hangi çare ve çözümler bulunacaksa en kısa zamanda bulunmalı ve ülke çapında bir toplumsal barış, sosyal mutabakat ortamı meydana getirilmelidir. Dış düşmanlarımız ve içteki beşinci kolları halkımızı etnik köken asabiyetlerine, Sünnî Alevî kesimlerine, sağcı solcu cephelerine, dinci laik kesimlerine ayırmışlardır ve bunları birbirlerine düşman etmişlerdir. Dehşet verici kopukluklar, kamplaşmalar oluşmuştur. Bu halledilmedikçe, sosyal ve millî bir mutabakat ve barış oluşturulmadıkça anayasa metnini değiştirmekle krizler önlenemez.

Dördüncü tedbir:

Türkiye"nin bir tek devlete ihtiyacı vardır. Devletin yanında ve üstünde derin devlet (veya devletler) en büyük felâketimiz ve baş belâmızdır. Ne yapılıp yapılmalı ve derin devlet(ler) ortadan kaldırılmalıdır. Ülkemizin, halkın efendisi olan devlete değil, halkına hizmet eden, halkın emrinde olan devlete ihtiyacı vardır.

Beşinci tedbir:

Büyük medya ıslah edilmeden Türkiye"nin işleri düzelmez. Büyük medyanın bir kısmındaki çarpık yapı, çeteleşme, mafyalaşma, tekelleşme, kartelleşme kesinlikle ortadan kaldırılmalıdır. Yüzlerce holdingi, bankası, büyük şirketi, kuruluşu olan medya babaları/patronları mevcut oldukça ülkemiz rahat ve huzura kavuşamaz. Demokrasi ve hukuk ilkeleri zedelenmeden medya temiz ve şeffaf bir hale getirilmelidir.

Altıncı tedbir:

Türkiye Müslümanlarına din, inanç, vicdan, düşünce hürriyeti konusunda İngiltere"de olduğu gibi tam ve geniş bir hürriyet getirilmelidir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Müslümanların ikinci sınıf vatandaş, sömürge yerlisi, parya, zenci muamelesi görmesi, egemen azınlıkların onlara potansiyel tehdit ve tehlike nazarıyla bakması, bir nevi düşman olarak görmesi kabul edilemez bir rezalettir.

Yedinci tedbir:

Vesâyet demokrasisinden, tam ve gerçek demokratik bir sisteme geçilmelidir. Bunun için yapılacak ilk iyileştirme resmî ideolojiyi kaldırmak, özelleştirmektir. Sonu ...izm"le biten ideolojilere bağlı olanlar, tepeden inme metotlarla, devleti kullanarak değil, siyasî parti kurarak, seçimlere girerek şanslarını denemelidir.

Sekizinci tedbir:

Devlet, hükümet, siyaset, rejim din işlerine, ibadetlere, dinî hizmet ve faaliyetlere müdahale etmemeli, bunları din temsilcilerine, bağımsız veya özerk din teşkilâtına bırakmalıdır. Dıştaki ve içteki dinsizlerin istekleri doğrultusunda ehlî/evcil, light/ılımlı, reforme edilmiş münzel bir din olmaktan çıkartılıp uydurulmuş bir din haline getirilmiş, şeriatsız/fıkıhsız bir hümanizma haline dönüştürülmüş bir İslâm türetmek gibi anti-demokratik sapık projelerden kesinlikle vaz geçilmelidir. Ülkemizdeki derin güçler, İslâm"ı olduğu gibi kabul etmelidir, yeni bir İslâm üretme ve türetme faaliyetlerine son vermelidir.

Dokuzuncu tedbir:

Türkiye"ye hakim olan kırsal kesim, varoş, gecekondu kültürü yerine medenî/şehirli bir kültür ve zihniyet getirmek için nelerin yapılması gerekiyorsa bunlar mutlaka araştırılmalı ve yapılmalıdır. Bugünkü zihniyetle ve kültürle Türkiye ayakta duramaz, ilerleyemez, yükselemez.

Onuncu tedbir:

Ülkemizde bir buçuk milyon Gizli/Kripto Y... ve yine bir buçuk milyon Gizli/Kripto E... olduğu iddia ediliyor. Tarih Kurumu Başkanı zaman zaman bu hassas ve netameli konuda cesaretli beyanlarda bulunuyor. Bu mesele, bilgeliğin, hukukun, demokrasinin ışığında çözülmelidir. İnşaallah çözüm çareleri bulunur.

Onbirinci tedbir:

Türkiye halkının büyük kısmı kötü eğitim, kötü büyük medya, egemen azınlıkların entrikaları, apartheid siyaseti, içten sömürge yapısı yüzünden cahil bırakılmış, yabancılaştırılmış, sersemletilmiş, nüfusun bir kısmı yararına ve zararına olan şeyleri bilemez ve seçemez hale getirilmiştir. Hakka ve hayra yönelik yoğun bir eğitim ve propaganda ile halk eğitilmelidir.

Onikinci tedbir:

Türkiye"nin gerçekte başörtüsü problemi diye bir problemi yoktur. Bu konudaki kriz tamamen yapaydır, düzmecedir. Başörtüsü problemi, Avrupa Birliği ülkelerindeki tatbikat/uygulama nasılsa o şekilde halledilmelidir. Resmî okullarında başörtüsünü yasaklamış olan Fransa kesinlikle, örnek ve model olarak alınmamalı, ilkokuldan itibaren başörtüsüne izin veren demokrat İngiltere örnek ve model olarak kabul edilmelidir.

Onüçüncü tedbir:

Türkiye"nin siyasette, idarede, toplumsal hizmet ve faaliyetlerde, kültür işlerinde bilgeliğe/hikmete büyük ihtiyacı vardır. Muhtaç olduğumuz bilgelik aranmalı ve bulunmalıdır. Türkiye"yi ayakta tutacak, yükseltecek, güçlü kılacak, birliğini koruyacak bilgelik olmadan hiçbir ıslah hareketi işe yaramayacaktır.

Ondördüncü tedbir:

Siyasete kalite, ahlâk, fazilet, temizlik, şeffaflık getirilmelidir. Popülizm, demagoji, her tür şarlatanlık ve soytarılık, hırsızlık ve soygun saf harici edilmelidir. Bugünkü sistemde, halkın vekilleri mi seçiliyor, yoksa parti genel başkanının vekilleri mi?.. En kısa zamanda, kaliteli milletvekilleri çıkartacak tek adaylı dar bölge sistemine geçilmelidir.

Onbeşinci tedbir:

Türkiye"nin millî kimliği, millî kültürü, millî kişiliği (şahsiyeti) titizlikle korunmalıdır. Yakın tarihimizde halkı değiştirmek, resmî ideolojiye uygun robot ve zombi Türkiyeliler türetmek istenilmişti. Bu tecrübeler başarılı olmamış ve bugünkü dehşetli bozukluğa, fitne fesada, dejenereliğe yol açmıştı. Hiçbir siyasî güç, açık ve gizli hiçbir diktatörlük bir halkın karakterini, derin yapısını, kültürünü değiştiremez. Bu gerçek kabul edilmeli, halkımızın kültürel ve sosyal genleri, kromozomları ile oynanmaktan vazgeçilmelidir.

Onaltıncı tedbir:

Türkiye"yi Ortadoğu"nun Japonya"sı yapacak bir plan ve program hazırlanmalı ve bundan hiç tâviz/ödün verilmeden hayata geçirilip uygulanmalıdır.

Onyedinci tedbir:

Üniversitelerin bugünkü çarpık yapısı değiştirilmelidir.

Onsekizinci tedbir:

Yapay, düzmece, uyduruk gündem terk edilmeli, bir Bilgeler Meclisi tarafından Türkiye"nin gerçek gündemi yazılmalıdır. Dikkatler bu gerçek gündem üzerine çekilmelidir.

Ondokuzuncu tedbir:

Kutsal dinin istismar edilmesi, sömürülmesi kesinlikle önlenmelidir. Bir takım ahlâksızların, karaktersizlerin ve beyinsizlerin din istismarı yaparak zenginleşmesinin, şahsî veya siyasî nüfuz elde etmesinin mutlaka önüne geçilmelidir. İyi niyetli saf halkın paralarının din sömürücüleri tarafından devşirilmesi, cerrarlığın her türlüsü önlenmeli, Müslümanlardan toplanacak hayır paraları mutlaka faydalı ve gerekli sahalarda harcanmalıdır.

Yirminci tedbir:

Devlet veya sistem/rejim ile din arasındaki kavgaya son verilmelidir. Dünyanın hiçbir medenî, ileri, demokrat, hukuklu, dengeli ülkesinde böyle müzmin bir kavga yoktur, Türkiye"yi güçsüz bırakan ve bin türlü krize ve zaafa yol açan bu kopukluk tamir edilmelidir.

Yirmibirinci tedbir:

İslâm tasavvufu üzerindeki anti-demokratik yasaklar ve tabular kaldırılmalıdır. 1935"te yasaklanmış olan Mason locaları 1947"de nasıl serbest bırakıldı ise İslâm tarikatları da, Meclis-i Meşayih"in kontrolü altında olmak şartıyla serbest hale getirilmelidir.

Yirmiikinci tedbir:

Türk lisanı, yazılı dil ve edebiyat üzerindeki bütün müdahalelere ve manipülasyonlara son verilmeli; yeni nesilleri atalarının mezar taşlarını okuyamayacak kadar kara câhil hale getirmiş anti-demokratik yasaklar kaldırılmalı, tedricen 1920"lerin zengin Türkçesine dönülmelidir

 M.Şevki eygi/ milli gazete

ben de açamadım ama sanıyorum tam metin bu.
Yazılanların çoğuna katılmamakla birlikte Atatürk Cumhuriyeti'ne olan kinini kustuğunu da görmüş bulunuyorum. Yorum sizin...
Kayıtlı

Kayıtsız kalmak geleceğini yok etmektir. Küresel ısınmaya kayıtsız kalmayın!
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic