Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Oyuk dünya teorisi!  (Okunma Sayısı 9150 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Köksal AYDIN
Moderator
*****

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« : 12 Ağustos 2008, 06:01:10 »


OYUK DÜNYA TEORİSİ

Hitler ve yakın çevresi, Horbiger'in "Oyuk Dünya Teorisi"ne de tam olarak inanmış ve bu teoriyi kanıtlayabilmek için bazı uygulamalara bilegirişmişlerdi (K163):

Nisan 1942'de, Hitler, Georing ve Himmler'in onayları ile, kızılötesi ışınlar çalışmaları ile ünlü Dr. Heinz Fisher yönetimindeki bir araştırma ekibi, Baltık Denizi'ndeki Rügen Adası'na, en gelişmiş radar aygıtları ile
donanımlı olarak çıkarlar. Bu aygıtlar, o yıllarda daha henüz pek seyrek olup, sadece Alman savunmasının can alıcı noktalarına yerleştirilmişlerdi. Ancak, Rügen Adası Deneyi, Hitler'in bütün cephelerde yapmayı planladığı
genel saldırı açısından son derece önemli görülmekteydi. Dr. Fisher, adaya varır varmaz, radarları 45 derece göğe çevirtir ve böylece bir kaç gün beklenir. Ekip mensupları bile çok şaşırdıkları bu araştırmanın nedenini
daha sonra anlarlar. Hitler, Dünya'nın dışbükey değil, "içbükey" olduğuna inanmaktadır. Bu deneyle, düz ışınlar halinde yayılan radar dalgalarının yansıması ile, içbükey kürenin içinde yer alan çok uzaktaki cisimlerin
varlığı saptanacaktır. Araştırmanın asıl amacı, İngiltere'de, Scapa Flow'da demirlemiş bulunan İngiliz donanmasının yerinin saptanmasıdır..

Rügen Adası Deneyi, Martin Gardner'in, 1957 yılında yayınlanan, "Fads and Fallacies in The Name of Science" (Bilim Adına Yapılan Yanlışlıklar) adlı kitabında (K62) ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Palomor Dağı Gözlemevi'nden Dr. Kupier, 1946 yılında, Oyuk Dünya Teorisi'ne ilişkin şöyle bir yazı yayınlamıştır: "Alman donanması ve hava kuvvetlerinin yüksek düzey yetkilileri Oyuk Dünya Teorisi'ne inanmışlardı. Bunun,
özellikle İngiliz donanmasının yerinin saptanmasında yararlı olacağı kanısındaydılar. Çünkü, Dünya'nın içeriye doğru olan eğimi, gözle görülen ışınlardan daha az eğik olan kızılötesi ışınlarla çok uzaktaki noktaların
gözlemlenmesine imkan verecekti."

Bu çılgın deneyler inanılmaz gibi geliyor; ancak Nazi ileri gelenleri ve askeri uzmanlar bu teoriye içtenlikle inanmışlardı. Hitler Almanyası'nda gizemcilik ve önsezi, bilimsel araştırma ile eşit düzeye getirilmiş ve bu
akıl almaz durum, başta Alman Genelkurmayı ve üst düzey yönetimi olmak üzere, politika liderlerini ve hatta bazı bilginleri bile etkilemiştir.

Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
Merih Kayra Zencir
VIP Üye
******

Performans: 1124
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1111



« Yanıtla #1 : 12 Ağustos 2008, 07:14:20 »

güzel ve değişik bir bilgi.paylaşım için teşekkür ederim hocam.+
Kayıtlı

Kayracan
gamarcoba
VIP Üye
******

Performans: 179
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1166



« Yanıtla #2 : 12 Ağustos 2008, 17:47:22 »

bu teoriyi ilk defa duydum...paylaşım için teşekkürler
Kayıtlı

Insanlar yasadikca ihtiyarladiklarini sanirlar, halbuki yasamadikca ihtiyarlarlar....
Cahit ERAYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2063
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4836


Cahit Eraydın coğ.öğrt.


« Yanıtla #3 : 12 Ağustos 2008, 21:59:47 »

bu teoriyi ilk defa duydum...paylaşım için teşekkürler

Bende.Ama böyle giderse bu teori gerçekleşecek ,çünkü el birliğiyle dünyanın dibini oyuyor insanoğlu.
Kayıtlı



Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak; eğer uğrunda ölen varsa vatandır
beylerbeyi68
Uzman Üye
*****

Performans: 36
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 378


« Yanıtla #4 : 12 Ağustos 2008, 23:43:54 »

 Biz, İngiliz Kraliyet coğrafyacısı Halford Mackinder'in Kara Hakimiyet Teorisi'nden etkilendiğini,Dünya kalesi olarak ifade edilen sibirya'yı ele geçirmek için önce Rusya'ya savaş açtığını,sırası ile yakın adaları (japonya, ingiltere) daha sonra uzak adaları (Amerika ve Avustralya)' yı ele geçirerek,Dünya'nın anahtarını Allah'a teslim edeceğim dediğini biliyorduk.
Kayıtlı
ali_2641
VIP Üye
******

Performans: 716
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1348



« Yanıtla #5 : 13 Ağustos 2008, 09:06:56 »

çok değişik bir paylaşım bilgilendirme için teşekkürler...
Kayıtlı

« Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.»M.Kemal ATATÜRK
ergunkarakaya
VIP Üye
******

Performans: 222
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1816



« Yanıtla #6 : 14 Ağustos 2008, 09:53:59 »

bilgilendirme içi teşekkürler bende ilk defa duydum.
Kayıtlı

Ergün KARAKAYA
Erünal Sosyal Bilimler Lisesi
Döşemealtı / Antalya
godfather28
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


« Yanıtla #7 : 15 Kasım 2009, 09:52:32 »

güzel bilgiler paylaşmışsın eline sağlık.
ama bu teorinin başlangıcı ve gelişimi hakkında tam bir bilgi vermek, eklemekte bulunmak istiyorum izin verirseniz.

Oyuk Dünya Kuramı"nın babası Rudolf Hess dir. Hitler'in kötü yoldaşı! Antisemitik düşünceleriyle ünlü, Aryan ırkının varlığına ve üstünlüğüne inanan, ezoterik ve inisiyatik tarikatlarla bağlantılı bir bilim adamıdır. Thule tarikatının kurucularından olan Rudolf Hess, dünya soğurken merkez kaç kuvvetiyle içeride bir güneş kaldığı ve toprağın onu örttüğü görüşünü savunmuştur.
Bu inanış ayrıca agarta adı verilen yeraltı uygarlığının inançlarında da yer alır.
Thule örgütünün gizli öğretileri ve deneyleri Nazi Almanyasının üstün ırk yaratma ve dış zekalarla temas sağlama gibi deney ve sosyopolitik çalışmaları Hitler ve Nazi iktidarının birincil amacı olmuştur.
Oyuk dünya teorisinede içtenlikle bağlı olan Nazi iktidarı, bu teoriyi kanıtlamak ve kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilmek için bir çok girişimlerde bulunmuşlardır.
Sizinde yazınızda belirttiğiniz gibi, ingiliz donanmasının yerini saptayabilmek bunun sadece en küçük sebeplerinden birisidir.
Bu teorinin çıkarları doğrultusunda kullanılmasının en önemli amaçları Gizli yeraltı kaynaklarına sahip olmak (buna uranyum ve titanyum dahil), thule örgütünün ezoterik bilgilerinde geçen kayıp uygartlıklara ve yeraltı uygarlıklarına erişebilmektir.
Teşekkürler.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic