Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Otoyoldan sonra, “Karadeniz Turizm Hareketi” gelmeli  (Okunma Sayısı 1338 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ante78
Uzman Üye
*****

Performans: 52
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 338



« : 28 Eylül 2009, 08:41:17 »


      Kış turizmi sadece kayaktan ibaret değil. Ama bizde ne yazık ki kış turizmi deyince akla sadece kayak ve kayak merkezleri geliyor. Avrupa’da insanlar dört mevsim boyunca hem yaz tatiline, hem de kış tatiline gidebiliyor. Gitmeyi düşünüyor, programını yapıyor ve gidebiliyor. Kanarya adalarına, Akdeniz kıyılarına yaz tatiline gidenler olduğu gibi, çadırını, yağmurluğunu, uyku tulumunu, balık oltalarını alıp, Danimarka’ya, Norveç’e, İsveç’e tatile gidenleri de görmek mümkün. Oradaki tatilciler kamp malzemeleri satan mağazalara gittiklerinde, yazın sadece yazlık, kışın da sadece kışlık malzeme değil, dört mevsim boyunca hem yazlık hem de kışlık spor, tatil, kamp malzemelerini birarada bulabiliyorlar. Hem de kendi ülkelerinde böylesine tatil yerleri olmasa bile.

 

KAR OLMAZSA, KIŞ TURİZMİ OLMAYACAK MI?

 

Şimdi de gelelim bize, Türkiye’ye…

Yaz tatili deyince çok yerimiz var da, kış tatili deyince ancak Uludağ, Kartalkaya, Kartepe, Ilgaz, Erciyas ve Palandöken geliyor aklımıza. Oralarda da ancak kayak yapılabiliyor ve eğer yeterince kar olmazsa tesisler yanar yakınır… Halbuki koca bir Karadeniz sahili var ki, yazın ayrı güzel, kışın ayrı güzel.

 

Tabii Karadeniz dediğimizde hemen herkesin aklına ilk gelen şey, yaz mevsiminin çok kısa olması. Doğrudur, olabilir…

Eee, o zaman ne olacak, Karadeniz’in bu doğal güzellikleri böyle atıl mı kalacak, pazarlanmayacak mı? Biz, tatil deyince sadece yaz tatilini düşünmekten kurtulmadıkça Karadenizin yaz turizmini de kış turizmini de bir türlü pazarlayamayız. Çünkü herkesin aklı fikri Ege ve Akdeniz sahillerinde. Halbuki, elin oğlu sadece kışın buzlardan yapabildiği bir buz oteli her yıl yeniden inşa edip, sezonu dolu geçiriyor. Bizse,  sahip olduğumuz doğal zenginliklerimizi bir türlü değerlendiremiyoruz.

 

“KARADENİZ TURİZM HAREKETİ” BAŞLATILMALI

 

Ne mi yapmalıyız?

Bence, Karadeniz bölgesindeki vilayetlerin belediye başkanları biraraya gelip bir Karadeniz Turizm Hareketi başlatmalıdır.

Çok mu zor?

Olabilir…

Bilmeyen için, yapmayan için zordur ama ne yapacağını bilen, çaba harcayan, çalışan ve yapan için kolaydır.

Karadeniz’de kamp turizmi, rafting, nehir balıkçılığı, trekking, yamaç paraşütü ve fotoğraf turizmi geliştirilmelidir. Bütün bunlar için gerekli doğal ortam mevcut. Yapılacak şey, insanların güvenli şekilde gelip konaklayacağı pansiyon ve motellere kavuşmak için müteşebbisleri bulup çekmek, özendirmek ve teşvik etmektir. Tabii bunlara sahip olmak yetmez. Bu tesisleri, oturup bekleyerek dolduramazsınız. Yurt içinde ve dışında, bölgenin kış turizmi ile ilgili kampanyalar düzenleyerek, tanıtım yapmak gerekir.

 

İNSANLAR, SİLAHTAN BAŞKA ŞEYLER DÜŞÜNMEYE BAŞLAMALI

 

Bunların hepsini yapmak mümkün de, bir sorunumuz var ne yazık ki! O da bölge insanının hal ve gidişi… Karadeniz Bölgesi’ne yaptığım bu son gezide gittiğim birçok yer, ne yazık ki ne kadar belalı olduğu ile anılıyordu. Neredeyse çoluk çocuk bile silahla dolaşıyor.

 

Böyle şey olmaz. Birçok yerleşim bölgesinde insanlar olur olmaz birbirlerini vuruyorlarsa, oraya insanlar gelmez. Çoluk çocuğunu alıp ailesiyle birlikte bölgeye gelenler, başı sıkışınca bölge insanından yardım görmeli. Beli silahlı insanlarla bunu sağlayamazsınız. Ama o kadar da umutsuz değil. Dedik ya zaten, yapılacak çalışmanın adı “Turizm Hareketi” olmalı diye, o hareketin adımlarından biri de bölge insanını turizme ve turiste karşı eğitmek olmalı. Turiste iyi gözle bakmalı, yardımcı olmalı, ne kadar memnun ederse o kadar çok kazanacağını öğrenmeli, bilmeli. Yani bölgesinin menfaatlerine sahip çıkmalı, korumalı. Bölgede medeniyetin artmasını, gelirin artmasını, sosyal yaşamın zenginleşmesini kim istemez? Karadeniz bölgesinin çehresinin değişmesini kim istemez? Belki, turist artarsa başlarına dert alacaklarını düşünenler olabilir. Böyle düşünen varsa, bölgeyi değil kendi menfaatlerini düşünüyor demektir. Hem o bölgeye hem de Türkiye’ye katkısı olacak böyle bir “Karadeniz Turizm Hareketi”ni, gecikmeden başlatmakta büyük yarar görüyorum. Belediyeler böyle bir hareketi başlatamasa da, Turizm Bakanlığı Karadeniz’in kış turizmini kalkındıracak yatırım ve tanıtım projeleri yaratmalıdır. Karadeniz Otoyolu gibi bir proje gerçekleştirilmişse, arkasından bölgenin kalkınmasını sağlayacak bu projeler gelmelidir. Akdeniz ve Ege bölgelerinde yoğun turizm hareketinden söz edebiliyorsak, bir o kadar da Karadeniz Bölgesinde potansiyel yaratmanın yolunu açabilmeliyiz.

 

Ben, Karadeniz bölgesinin geleceğini çok parlak görüyorum.

Sanıyorum yakın gelecekte biz de büyük mağazalarımızda yazlık ve kışlık tatil malzemelerinin birarada satıldığını görebileceğiz.

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic