Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İNSANIN DOĞAYA ETKİSİ HANGİSİNDE DAHA FAZLADIR??  (Okunma Sayısı 2561 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
çele
Yeni üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 42


« : 09 Mart 2012, 22:48:37 »


Sayın hocalarım bugün bir soru aklıma takıldı, akarsulara baraj kurarken mi, yoksa gayzerlerden jeotermal enerji üretirken mi doğaya daha fazla zarar verilmiş olunur, ya da hangisi daha az zararlıdır? değerli katkılarınız için şimdiden teşekkürler..
Kayıtlı
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #1 : 10 Mart 2012, 08:27:55 »

Alansal olarak değerlendirdiğimizde baraj inşaatı yapılırken etki alanı olarak çok daha geniş bir saha proje dahilinde olur ve çoğu kez sadece doğa değil civar köyler bile bu durumdan etkilenir.

                               Hidroelektrik Santral                               Jeotermal Santral
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Alan:                             Daha geniş                                           Daha dar
Etkilenen Canlı:               Daha fazla                                           Daha az
Doğaya Müdahale:           Daha fazla                                           Daha az
Maliyet:                          Daha fazla                                          Daha az
Üretim:                          Genellikle daha fazla                            Genellikle daha az

Açıklama: Baraj inşaatı genel olarak akarsu vadisinde bir dizi değişime neden olur ve bu değişim, barajın büyüklüğü nispetinde canlıların etkileşim oranını negatif yönde etkiler. Örneğin bitkiler açısından hayati bir öneme sahip olan polen transferi yavaşlar. Bazı hayvanlar için (vadinin geçişe izin veren zayıf yerlerinden) göç yolları değişmiş ya da tamamen ortadan kalkmış olur. Ayrıca barajın kurulduğu yerlerde nem oranlarının nispeten arttığını görürüz ki bu olumlu bir sonuçtur. Baraj inşaatı doğaya büyük bir müdahale gerektirir ve bu faaliyet birçok canlıyı yurdundan eder. Aşağıdaki açıklamalar ilgini çekebilir:

"EN TEHLİKELİ 5 BARAJ

Doğa Derneği’nin yaptığı çalışmaya göre, doğal değeri yüksek alanlarda en büyük alan kaybına neden olacak beş baraj projesi aşağıda verilmiştir. Bu beş projenin, telafisi mümkün olmayan sorunlar oluşturmaması için, yeniden planlanması ve olumsuz etkileri giderilemediği takdirde iptal edilmesi gerekmektedir.

1- Ilısu Barajı: Dicle Nehri üzerindeki Ilısu projesi, toplamda yaklaşık 27 bin hektarlık bir alanı su altında bırakacak. Proje tamamlanırsa beş doğal değeri yüksek alanı birden etkileyecek (Bismil Ovası, Dicle Vadisi, Küpeli Dağları, Cizre – Silopi Taşkınları ve Eruh Dağları) ve dünyada sadece Eruh Dağları’nda yaşayan Verbascum globiferum isimli canlı türünün yok olmasına neden olacak.
2- Kayraktepe Barajı: Göksu Nehri üzerine yapılmak istenen baraj, Göksu Vadisi’nin 12 bin hektarlık alanını ve Ermenek Vadisi’nin ise 1300 hektarlık alanını su altında bırakacak. Kayraktepe projesi gerçekleştirildiği takdirde, 16 endemik bitki türü ve bir endemik sürüngen türünün de içinde bulunduğu toplam 33 canlı türü tehlike altına girecek. Tüm dünyada sadece bu bölgede bulunan Onobrychis mutensis adlı bitkinin nesli Kayraktepe projesinin gerçekleştirilmesi ile muhtemelen yeryüzünden silinmiş olacak.
3- Ermenek Barajı: Göksu üzerindeki Ermenek Vadisi’nin 6500 hektarı bu proje ile sular altında kalacak. Tüm dünyada sadece burada yaşayan Verbascum leuconeurum isimli bitki türü barajın su tutmasıyla yok olacak. Barajla birlikte Ermenek bölgesinde yaşayan 123 bitki ve hayvan türü daha nesli tükenme tehlikesiyle karşılaşacak.
4- Yusufeli ve Güllübağ Barajları: Çoruh Nehri üzerine yapılacak olan baraj, toplam 133 canlı türü için uluslararası öneme sahip olan Çoruh Vadisi’nin 5535 hektarlık bir alanını su altında bırakacak. Çoruh Vadisi’nin içinde bulunan diğer bir proje olan Güllübağ projesi, Çoruh Vadisi’nin yaklaşık 2200 hektarlık bir alanını su altında bırakırken, nesli tehlike altında olan iki endemik bitkinin de (Campanula choruhensis ve Erysimum leptocarpum) yok olmasına neden olacak.
5- Dipni Barajı: Güneydoğu Toros eşiğinin 4900 hektarı bu proje sonucunda su altında kalacak. Güneydoğu Toros eşiği 32 bitki ve hayvan türü nedeniyle doğal değeri yüksek bir alan. "

Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken konu hakkında yaptığı açıklamada şunları dedi: “Barajların etkileri Türkiye’de ve tüm dünyada göz ardı ediliyor. İnsan vücudundaki damarlara bir tıkaç takılması kan dolaşımını nasıl durdurursa, barajlar da doğanın can damarları olan akarsuları durduruyor. Önü baraj seddeleri ile kesilen akarsular taşıdıkları su azaldığı için vadileri boyunca uzanan alanları besleyemez oluyor. Tıpkı kol damarlarınızdan biri tıkandığında veya koptuğunda kolumuzun çalışamaması ve zamanla erimesi gibi. Barajlar elektrik üretimi ve sulama açısından son derece önemli olmalarına rağmen, çevresel etkileri göz ardı edildiği takdirde insan ve çevre için hayati sorunlar oluşturabiliyor. Başka bir deyişle barajlar, bir toplumsal soruna çözüm getirirken yepyeni ve telafisi mümkün olmayan sorunlar yaratıyor. Nuh efsanesi canlı türlerinin tufandan nasıl kurtarıldığını anlatır. Peki bugünün canlılarını modern tufan barajlardan kurtarmanın sorumluluğu kime ait?”



Çine Barajı (Aydın)
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic