Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mavi Elma  (Okunma Sayısı 1725 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bülent AVCIOĞLU
Genel Moderator
******

Performans: 1057
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 952



« : 06 Nisan 2007, 13:47:26 »


“Ben” ya da “biz” diye tanımladığımız varlığın en yakınında iç organlarımız, sonra kaslarımız daha sonra derimiz ve giysilerimiz bulunmaktadır. Bu sınırın ötesi, artık kesin olarak bizim için dış çevredir. Dış çevredeki başka varlıkların farkına varmak ya da varmamak bize aittir. Dostlarımız, kullandığımız eşyalar, binalar, ağaçlar ve hayvanlar, kısaca ayağımızın altında dönen dünyanın içindeki herşey, dış çevremizdeki biz olmayan başka varlıklardır. Ve yaşamımız boyunca bu başka varlıklarla ilişki içinde bulunuruz. Onlar bizi, biz de onları değiştiririz.

Bu başka varlıkların, bizi güneşin etrafında seyahat ettiren kocaman küre ile sınırlı olduğunu varsayarız. Çünkü daha ilerisi ile bir ilişkimiz olduğunu düşünmeyiz. Dünyaya en yakın olan ayı, sonra diğer gezegenleri, daha ilerideki güneşi hiçbir şekilde etkileyemeyiz. Belki bazılarımızın oralarda, insan elinin birgün etkiler bırakacağına dair ümitleri vardır ama; diğer yıldızlar, gökadalarla hiçbir etkileşimimiz olmayacağı zannı ile yaşarız. Dünyanın kirlenmesi bizi ilgilendirir ama binlerce ışık yılı uzaktaki güneşten daha büyük bir yıldızın ölmesini önemsiz buluruz. Bizi etkilemediğini düşünür, bunda bir sorumluluğumuzun olmadığını biliriz. Gözlemlenen en uzak yıldız ile aramızda aklımıza sığmayan büyüklükte uzay boşluğu, başka yıldızlar ve pekçok gök cismi mevcuttur. Ve herşey şu küçücük küreyi etkilemektedir. En uzaktaki varlığın dahi dünya üzerinde bir çekim etkisi vardır. Gezegenimiz yakındaki ve uzaktaki herşeyin büyük ya da küçük etkisi altında kozmik seyahatine devam eder. Gece göğe baktığımızda gözümüzde bir etki bırakıp beynimizde küçük bir yıldız görüntüsü oluşturan ince ışık demetlerinin pekçoğu daha biz doğmadan hatta dedelerimiz bile doğmadan önce yola çıkmışlardır. Milyonlarca ışık yılı uzaktan çıkıp adeta zamanda yolculuk ederek gözümüzde sükunete eren ışıklar bize ait değerlere ve lezzetlere dönüşür. Örneğin şiirler yazarız, sevdiklerimizi düşünürüz, kendimizi az ya da çok iyi hissederiz. Bu çok küçük etkiler davranışlarımızda değişikliklere yol açar. Belki bir şair meşhur bir eserini bir yıldızı seyrettikten sonra yazdı ve pekçok insan bunu okuyup hayatlarını değiştirdi. Astrofizikçiler tarihin derinliklerinden ta evrenin başlangıcından gelen elektromagnetik dalgaları ölçerek evrenin yapısı hakkında bilgiler edinip insanlığa sundular. Fikirlerimiz gelişip değişti. Suya atılan bir taşın oluşturduğu dalgaların kıyılara kadar ulaşması gibi evrenin zaman ve mekan örgüsündeki herşey bizim kıyılarımıza ulaşıyor. Evreni bir elma ağacı, küremizi de bir elma olarak düşünebiliriz. Yararlı olan herşey o küçük elmada toplanmıştır. Yaşamın özü su ve diğer herşey ondadır. O koca ağacın ne kabuğu ne dalları ne yaprakları ne de kökleri meyvesi kadar değerler içermez. Ama meyve için ağaç ne kadar önemli ise bu mavi elmanın etrafındaki evren de o kadar önemlidir. Ince dallardan, yapraklardan ve köklerden gelen maddeler bir elmayı oluşturuyor. Dünyamıza gelen ışık, ısı ve yerküreyi olması gereken yörünge ve istikametlerde tutan çekim alanları ile elekromagnetik etkiler, mavi elmadaki hayatın devamlılığını sağlar. Bu koca evrenin biricik meyvesi dünya ve onun bu durumunu kavrayıp bilecek olan insan da bu meyvenin çekirde-ğidir. Bir çekirdeğin bir ağacı içinde saklaması gibi evreni içinde barındıran insan bugünlerde mavi elmayı hasta etti, maviliğine canlılığına gölge düşürdü. Şehirlerimizdeki ışıklar yüzünden yıldızları göremiyoruz. Ruhlarımız kozmik senfoniyi iyi duyamıyor, müzikten mahrum ruhlar da değişiyor, dış çevrelerini güzelleştirmiyorlar artık. Dünyanın damarlarındaki hayat suyu eskisi kadar temiz değil. Çevremizdeki mevcut koşullar bizim davranış tercihlerimizin bir sonucudur. Ve insan çevresinden etkilenerek davranışlarını gerçekleştirir. Dış çevremizin güzelliği azaldıkça ve gizlendikçe seçimlerimizin etkilenmesinin iyi yönde olması da zorlaşacaktır.
Arş. Gör. Berkay CAMGÖZ   
Kayıtlı

Dedem koynunda yattıkça benimsin ey güzel toprak
Neler yapmış bu millet, en yakın tarihe bir sor bak.
selahattin
VIP Üye
******

Performans: 99
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 553


dj.selo


« Yanıtla #1 : 06 Nisan 2007, 14:14:02 »

 paylasım çok güzel Tesekürler . . .
Kayıtlı
engins
VIP Üye
******

Performans: 115
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 953


« Yanıtla #2 : 06 Nisan 2007, 14:55:31 »

Teşekkürler
Kayıtlı

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.
izmirbuca
Uzman Üye
*****

Performans: 160
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 407



« Yanıtla #3 : 06 Nisan 2007, 15:42:37 »

teşekkürlerrr
Kayıtlı

AVŞAR BEYİ
Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi
Fatma Saygın Anadolu Lisesi
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic