Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bildiklerimiz Her Zaman Doğru Mudur? Tartışma...  (Okunma Sayısı 5500 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« : 27 Eylül 2008, 22:52:37 »


Yaklaşık on yıl önce tanıştığım türkiye'nin alanında en büyük bilim adamı bana bu soruyu sormuştu. Bildiğimizi düşündüğümüz her şey doğru mudur?

Genç ve ateşli bir coğrafyacı ve de jeomorfolog olarak bu soruya tabi ki hayır demiştim. Bildiklerimin önemli bir bölümü yanlış olabilir. Cevabımın ne kadar samimi olduğu tartışılır. Gençliğin verdiği komplekslerle bildiklerimin doğru olduğu gibi peşin bir önsezi zamanla aslında TÜRKİYEDE COĞRAFYAYA DAİR BİLİNENLERİN ÖNEMLİ ÖLÇÜDE YANLIŞ olduğu sonucuna doğru evrilmemi sağladı. Bir süre sonra hiç bir şeye güvenmemeye başladım. Gerçekten de güvendiğimi düşündüğüm her konuda (MTA nın sağladığı olağanüstü teknolojik ve bilimsel altyapı sayesinde) yanlış bilgilerim olduğunu farkettim. Gerçektende o kadar çok hata vardı ki...

Hataların kaynağına inmeyeceğim. Bu beni aşacaktır. Bunları söylediğimde pek çok meslektaşımın ve hocamın bana kırılacağını bildiğim için son bir kaç yıldır artık susma yolunu seçtim. Ama bir yerde insan kendini tutamıyor.

BİLİMSEL KAVRAMLARDA ÖĞRENDİKLERİMİZ TARTIŞILMAZ MIDIR?

Tabi ki değildir. Bitki örtüsünün heyelanla ne ilgisi vardır. Yaklaşık bir milyon tonluk toprak-kaya-su-gaz ve organik madde kütlesini hareketinde yüz ton su tutan bitkilerin ne etkisi olabilir? Olamaz dediğinizi duyar gibiyim. Ama üniversitede hocalarımız bitki kökleri su tuttuğu için heyelanı arttır demişti diyoruz. Dememeliyiz o halde.

Hocam Sakarya nehrinin deltası var mı? Diyor bir arkadaşım. Bizim hocamız yok demişti. Bizim hoca da yok demişti ama en az yirmi tane makale var Sakarya deltasının jeomorfolojisi ile ilgili. Şimdi ne desek olmaz. Ya da benim tez danışmanımın da olduğu bir grup araştırmacı Uzungöl için alüvyon set gölü demiş. Benim hiç tanımımadığım bir başka grupta  heyelan set gölü demiş. Şimdi Dünyanın en tipik heyelan set gölüne alüvyon set gölü mü demeliyim?  Yok yok en doğrusu MEB kitabı ne derse öğrencilerime onu vermeliyim. Bilimsel olarak zırvalık da olsa MEB böyle demiş nasıl olsa sınavda o çıkar. Ama ÖSYM bu tip şaibeli konuları zaten sormuyor.

Uzatmak pek ala mümkün. Koppen haritası atmış yıl önce çizildi. Ama bana hala meslektaşlarım senin makroklima alanların yanlış hocam " Hindistanda, Vietnamda savan mı olur" diye kızabiliyorlar. o halde ben kendimi değiştirmeliyim. Çağa ayak uydurmalıyım demiyorum. Yaptığım doğru ama fikrinizi değiştirmek için ne yapabilirm diyorum.

Geçenlerde Türkiyenin en önemli coğrafya platformu olan cografya.biz de de mail grubunda da coğrafya müfredatının değerlendirilmesi ile ilgili sonuç raporu yayınlandı. Çok üzülerek okudum. Çünkü raporun tek açılımı
"Aman bu yaştan sonra biyoloji mi öğreneceğim" sonucuydu. Acaba sürekli eleştirdiğimiz müfredat komisyonu mu, kitap yazım komisyonu mu yoksa torpilci bakanlığımız mı hatalıydı?. Bu cevap bana bunların hepsinin tepeden inme yaklaşımının doğru olduğunu gösteriyor. Bizler öğretmen olarak amaaaaaaaaaaan banane yaklaşımı ile nereye varabiliriz ki. Ya da ben bunu böyle biliyorum banane MEB komisyonun kitabından deme hakkımız var mı?
Bu rapor kimse kırılmasın ama bir utanç belgesidir. Biz okumak, gelişmek ve öğrenmek istemiyoruzun teorize edilmiş şeklidir.  Bu yüzden başkalarına kızarken bizler öğretmenler olarak biraz kendimize bakmalı kendimizi geliştimek için bişeyler yapmalıyız diye düşünüyorum.

Bunun dışında da kendi bilgilerimizin 1950 li yıllarda üretilmiş bilgi ve kavramlara dayandığı gerçeğini kabul edersek sanırım hazırlanan bazı şeyleri daha yerli yerinde değerlendirebiliriz. Eğer skolastik dogmatizmde ısrarcı olursak ne bu programın ne de bundan sonra gelecek program ve materyallerin başarıya ulaşması imkansızdır.


DOĞU ATEŞ
Coğrafya ÖĞretmeni
Kayıtlı

M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #1 : 27 Eylül 2008, 23:08:23 »

"Bilmeden Öğreten Yarım Bilen Bilmeyen Öğretmenlerle Her Sene Evrimden Geçtim

Bir De Cehaleti Dünyasından Silmeyen Devrimcileri Gördüm de Devrimden Geçtim"

Kayıtlı

DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #2 : 27 Eylül 2008, 23:11:08 »

Sami hocam çok hoş bir söz ama şimdi sen böyle yazınca sanki bana yazmışsın gibi olmuş:)SmileySmileySmiley
Kayıtlı

M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #3 : 27 Eylül 2008, 23:14:17 »

Yok valla sevgili Doğu çok hoşuma giden ve uzun zamandır kullanmadığım biz sözdü.

Yanlışların çok olduğu bir alanı görünce paylaşmak istedim.

Kayıtlı

Eyüp VURANEL
VIP Üye
******

Performans: 1115
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1072


Ali Güral Lisesi-Kütahya


Site
« Yanıtla #4 : 27 Eylül 2008, 23:19:28 »

Aklıma ilk göreve başladığım okuldaki dünya haritası geldi. 1961 yılında yapılmış bir harita haliyle her şey değişmiş. Çizim hatalarla dolu önce Grönland Adası neden Afrikadan büyük onu anlatıp düzeltirdim. o zamandan beri sabit bilgi yoktur, herşey değişebilir diye düşünürüm.
Kayıtlı

Ali Güral Lisesi-Kütahya
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #5 : 27 Eylül 2008, 23:22:10 »

Sevgili Doğu;

Sonuna kadar sana katılıyorum. ZAman zaman aynı konulardan muzdarip olduğumuzu paylaşıyoruz. Bizler o kadar basit işlerle uğraşmaktan asıl işimiz olana zaman bulamıyoruz. İleriki bir zamanda ne kadar basit işlerle uğraştığımızı ve hayata nasıl at gözlüğü ile baktığımızı göteren bir olayı meslektaşlarımla paylaşınca bu kadar da olur mu detirtecek bir durum ortaya çıkacağı aşikardır. Malesef tepeden tırnağa bizler olayları kişisel menfaatlerimize göre değerlendiriyor, bazen o kadar bas,t olaylara saplanıp kalıyoruz ki gözümüzün önündekileri malesef göremiyoruz.

Zaman herşeyin ilacıdır. Bekleyelim ve görelim.

Kayıtlı

ferhatca80
Uzman Üye
*****

Performans: 187
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 238


Balıkesir


Site
« Yanıtla #6 : 28 Eylül 2008, 03:01:44 »

bence bu sorunun temelinde coğrafyanın hala sınırlarını belirleyememiş olması, bunun sonucunda da tam anlamıyla bilimselleşmemesi yatıyor. türkiyenin en büyük üniversitesinde bile coğrafyanın dört ana bilim dalı var, aslında dört ana bilim dalındakiler de genelde aynı çalışmaları yapıyorlar ama buna rağmen bu tür bir bölünmeye gidilmiş (bence fiziki ve beşeri coğrafya olarak ayrım yeterlidir). üniversitelerle içli dışlı olan birisi olarak üniversitelerdeki coğrafya bölümlerinde hocalar arasında bile hem fikir hem de görüş ayrılıkları olduğunu hatta bu ayrılıkların bazen kavgaya bile dönüştüğünü gördüm. böyle bir durumda hekes benim dediğim doğru dedikçe nasıl olcak da asıl doğru ortaya çıkartılabilir ki? böyle bir ortamda elbette öğretmenlere büyük görevler düşüyor ama arkanızda tam anlamıyla akademik destek olmadan (yine bu olayları bire bir yaşamış biri olarak) tabiri caizse sizi kimse tınlamıyor. bence ortada bir sorun var ve bu sorunun çözümü tek başına öğretmenlere atmak ya da öğretmenlerin çok araştırma yapmadığını söylemek doğru değil. evet araştırma yapmayan yıllarca aynı şekilde ders anlatan öğretmenlerimiz var ama bence bunlar artık istisna haline geldi. öğretmenlerdeki değişimin en büyük delili de bu sitedir. binlerce üyesi olan bu sitede öğretmen arkadaşlarımız büyük bir gayretle çalışıyor, etkinlikler, sunular hazırlıyor, içinden çıkılamayan soruları anlamak için soru soruyor, bilmedikleri kavramları anlamak için tartışmalar başlatıyorlar. ben gelecek adına çok umutluyum
Kayıtlı
albedo
Genel Moderator
******

Performans: 1558
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1793


Kemal Akalın


« Yanıtla #7 : 28 Eylül 2008, 06:44:44 »

Doğu hocam, hatırlarsanız geçen yıl bir öğrencinin sınav kağıdı ile ilgili bir tartışma olmuştu. Sizin yazdıklarınızı okuyunca o geldi aklıma..
Kayıtlı

Tekirdağ KNG MTAL Coğrafya Öğretmeni                             Lodos, herşeyi titretiyor...
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« Yanıtla #8 : 28 Eylül 2008, 09:10:32 »

Bilimsel dogmalar ve tabuların aşılmasına engel,kaynağın başındaki üniversitelerdir.bırakınız örnekteki gibi idealist gelişimci yenilikçi bir öğretmeni,üniversitede bölüm başkanı yada prof.ünvanlı hocasının doğrularına farklılık getirebilecek asistan yada yrd.doç ünvanlı bilim insanı bulabilirseniz sevinin.fırsat vermezler öne geçmek olarak değerlendirirler farklılıkları…camiada yükselmek hocanın tezlerini doğrulamakla olur.bu üniversiteden mezun olan müfredata ve kitaba fazlaca farklılık sağlayamaz.hatta mümkündür başlasın akademisyenliğe yapacağı bir şey fazlaca yoktur.
 Bildiklerimizi deşifre etsek isimlerle konu daha iyi anlatılırdı ama o da bizde kalsın
Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
karayel
VIP Üye
******

Performans: 507
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1246



« Yanıtla #9 : 28 Eylül 2008, 11:39:29 »

Sayın arkadaşlarım Sakarya üniversitesinde Coğrafya Bölümü'nde yenilikçi hocalar coğrafya bilgi sistemlerindeki gelişmeleri takip etmek ve öğrencilerin mezun olduklarında daha rahat iş bulmalarını sağlamak için bölümün CBS şeklinde bir bölüme dönüşmesi için teklif verdiler. Ancak kabul edilmedi. Daha üniversiteler çağın gereksinimlerini yakalayamazken onların bir alt kolu olan liselerde çağın gereksinimlerinin yakalanamaması beni çokta şaşırtmıyor.
Kayıtlı
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #10 : 28 Eylül 2008, 16:17:01 »

Başlıktaki gibi çağdaş akademik eğitim konuları ve coğrafya dair entellektüel tartışmaların sitemizde de çok düşük rating alması ve hızla ana sayfadan düşmesi de aslında meselenin öğretmenler cephesindeki durumunu gösteriyor. Keşke şöyle üçüncü sınıf bir soru bankasından bir soru tarasam sonra da hatamda israr etsem diyesim geliyor:)SmileySmiley
Kayıtlı

Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #11 : 28 Eylül 2008, 16:55:30 »

Maalisef bazı öğretmen arkadaşların görevlerini

-İkinci bir işmiş gibi yaptıklarını gördüm.

-Zamanlarının çoğunu kendilerini geliştirmek için değil de öğretmenevlerinde (burayı herkes biliyor sanırım) geçirdiklerini gördüm.

-Öğretmenlik mesleğinin temelini , öğrencilerin hayata hazırlanmalarını sağlamak değil de kendi hayatlarıyla ilgili maddi öncelik sağlamak olduğunu sanan öğretmenler gördüm.

-Öğrencilerin kendilerine ders dışında bir sorunla geldiklerinde ilgilenemeyeceklerini söyleyip idareye postalayanları da gördüm.

Ve ben 20-25 yıllık öğretmen de değilim ama bunlar bana bayağı bir mesaj verdi.
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #12 : 28 Eylül 2008, 18:53:50 »

Zaman ve mekan bilgiyi sabit tutmaz bunlar değiştği gibi bilgide değişir.
Kayıtlı
ugur19
Site Yöneticisi
*******

Performans: 991
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3596


« Yanıtla #13 : 28 Eylül 2008, 19:13:39 »

Sevgili Doğu Hocam söylediklerinde sonuna kadar haklısın.Sorunlardan biri de bence şu.Öğretmen olduktan sonra maalesef kendimzi sadece ders konuları sınırlandırıyoruz.Akademik çevreleri takip etmiyoruz.Kendi adıma şunu söyleyebilirim ki daha öğrenecek çok şeyim var.
Kayıtlı

BİLİMLERİN KRALİÇESİ COĞRAFYA...
Mustafa NAZ
Genel Moderator
*****

Performans: 1921
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2958



« Yanıtla #14 : 28 Eylül 2008, 19:27:06 »

Bilim olarak Coğrafya ya taşra üniversitelerinin katkısını okuduk bizzat gördük.Görselliğin en önemli olduğu coğrafya da bir rasat aletini bile tasvirle defterlerimize işledik.Bünyelerinden karşılamayı düşündükleri yeni Coğrafyacı ihtiyacını akademik kariyerle değil siyasi tercihleriyle belirlendiğini yaşadık.Bu coğrafya anlayışı içinde bu bilimin ülkemizde hakettiği yere gelmesi elbette çok zor.Bu sistemin üerettiği coğrafyacıların bir kısmıda hala projelere ne gerek var,etkinlikler angarya gibilerinden eski düzenini hala yürütüyorlar.Okul idareleri Coğrafya sınıfı oluşturmayı maddi külfetsiniyor.Kimya ve Fizik dersine laboratuvarı geleneksi kabullenen eğitim sistemimize Coğrafya  laboratuvarını kabullendiremiyoruz.Yinede bazen eleştirdiğimiz medyanın özellikle küresel ısınmaya duyarlılığı sayesinde zihinlerimizi coğrafya açısından canlı tutmaya çalışıyoruz.Böyle alt yapı yetersizliğinin olduğu yerlerde üretkenlikte maalesef törpüleniyor.
Kayıtlı

Tarsus Cengiz Topel Anadolu Lisesi
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic