Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ders Çalışma Teknikleri - II  (Okunma Sayısı 4996 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Cengiz Teper
VIP Üye
******

Performans: 179
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 565



« : 02 Şubat 2009, 09:23:32 »


Daha önce I.sini paylaştığım seminer notlarının ikincisi..

DERS ÇALIŞMA TAKTİKLERİ II
 (EĞİTİM SEMİNERİ)


“Hiç kimse başarı merdivenlerine elleri cebinde tırmanmamıştır.”
   ( S.Keth Moerhad )

Verimli çalışmanın yapılabilmesi lüzumsuz vakit kaybının önlenebilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir:

A)   Çalışma yerimiz nasıl olmalı?
B)   Çalışmayı engelleyen şeyler ortadan kaldırıp başlayabilmeli ve çalışmayı  sürdürebilmeli.
C)   Öğrenmede ders dinlemenin önemi
D)   Okuyarak öğrenmenin metotları
E)   Hızlı okuma ne kazandırır?
F)   Unutkanlığı nasıl yeneriz?
G)   Tekrar etme ne kazandırır?
H)   Hafızayı nasıl kuvvetlendirebiliriz?

Şimdi bu hususları sırasıyla tek tek inceleyelim.

A)   ÇALIŞMA YERİMİZ NASIL OLMALI :

Çalışmaya kolay başlanabilmesi fikrin dağılmaması zaman kaybının önlenmesi
çalışmanın sağlıklı sürdürülebilmesi için çalışma odası düzenlenmelidir. Çalışma odanızdaki eşyalar sizin ilginizi dağıtacak şekilde olmamalıdır. Odanız sabit  olmalı , sade döşenmiş olmalıdır. Çalışma yaptığınız masanız cama çok yakın olmamalı dışarıdaki şeylerin ilginizi dağıtması önlenmelidir. Masanız ışık karşınızdan gelecek şekilde konulmalıdır. Odanız sık sık havalandırılmalı , oturacağınız sandalye ve masanız sizi uykuya sürükleyecek kadar çok rahat olmamalıdır. Çalışma yeriniz yatmaya müsait olan divan ve çek yat gibi bir yer olmamalıdır.
Masanız dağınık olmamalı odanızda aradığınızı hemen bulabilmelisiniz. Odanıza fazla sıcak ve karanlık olmamalı. Gürültüden uzak olmalı. Sadece sizin kullandığınız bir yer olmalı (Mümkünse)
Odanızda çağrışımlarla hayal kurmanızı sağlayacak eşya bulunmamalı, eviniz bir odanın sizin için ayrılmasına müsait değilse, bir köşeyi çalışma köşesi olarak hazırlamalısınız.
Çalışma masanız oturduğunuzda sizi ders çalışmaya sürüklemelidir. Mümkünse çalışma masanızda çalışmanın dışında işler yapmamalısınız. Çalışma anında kullanılacak malzemeler masanızda hazır bulunmalıdır. Yatılı okullarda çalışma alanları kütüphaneler, etüt salonları ve okuma salonlarıdır. Evinde çalışma için ortam bulamayanlar kütüphane ve okuma salonlarında çalışmayı denemelidirler.
Bütün yukarıda anlatılanlara dikkat ettiyseniz şartların sizi çalışmaya zorlaması için bazı tavsiyelerimiz oldu. Bilhassa ders çalışmaya oturamıyorum diyenler için çalışma ortamı nasıl olmalı anlatmaya çalıştık. Ancak bu tür şeylere bazıları için hiç gerek olmayabilir. Onlar her ortamda ders çalışabilirler. Bu durumda olanlar Ali Fuat Başgil’in şu sözünü uygun hareket edenlerdir.
“Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bilki her yer köşe çalışmanın en müsait yeridir.”

B)   ÇALIŞMAYA BAŞLAMAK VE DEVAM ETTİRMEK

1)   Çalışmaya Başlamak:

“İnsanlık alemi başarılarını akıl ve zekadan çok iradesine ve cesaretine borçludur.”

Çalışmaya başlanabilmesi için insanın çalışmaya ruhen hazırlanması gerekir. Çalışma yasak savma kabilinden olmamalıdır. İnsan hayatının en büyük düşmanı umutsuzluk ve bezginliktir. Öğrencileri çalışmaktan alıkoyan genellikle bu duygulardır.
Başarılı bir insan olmayı istiyorsanız kendinize güvenmeli, iradenize hakim olmalı, ümitsizlikten uzaklaşmalı, azimle gayretle düzenli bir çalışmaya başlamalısınız.
Çalışmaya başlamak için hayal kurmadan , endişeye kapılmadan , dikkat dağıtacak şeylerden uzaklaşarak , çalışma ortamınızı iyi düzenleyerek iradenizi zorlamalısınız. Hedeflerinizi sık sık hatırlatmalı kendinizi motive etmelisiniz.

2)   Çalışmayı Devam Ettirmek:

Çalışmanın devam ettirilmesi için insan fikrinin dağılmasına sebep olan faktörlerin ortadan kaldırılması gerekir. Ders çalışmaya tam başlamışken masanızdaki bir cihaz , karşınızdaki bir resim , pencereden gözlediğiniz bir olay sizi hayal aleminize götürüp çeşitli çağrışımlar yaptırabilir. Bunu önleyebilmek için daha önceki bölümde temas ettiğiniz fikrinizin dağılmasını sağlayacak faktörleri ortadan kaldırmanıza gerekir. Yine de kendinize ..... dakika ders çalışayım 15 dakika  hayal kurmak için mükafat vereceğim diyebilirsiniz. Keza hayallerinizin bitmesini bekleyip sonra çalışmaya başlamayı deneyebilirsiniz. Hayallerinizden kurtulamıyorsanız yerinizi , oturuşunuzu  değiştirerek uzaklaşmaya çalışabilirsiniz. Ayrıca çalışmanın devam ettirilmesinde en önemli engellerden birisi de öğrencinin taşıdığı endişelerdir. Bu kadar dersi nasıl halledeceğim. Yeteri kadar vaktim yok. Bu konular zor gibi endişeler çalışmaya devamı engeller.
Kendi Kendinize düşündüğüm endişelerim benim işimi kolaylaştırıyor mu? Başarılı olmama yardımcı oluyor mu? Yoksa kendi kendimi daha zor duruma mı sokuyorum ? şeklinde sormalı ve hedefe varmanıza engel olan bu endişelerden sıyrılmalısınız. Bu engelde uzanarak çalışmaya kalkışmaktır. Uzanma hali gevşemeyi arkasından da uykuyu getireceğinden çalışmayı devam ettirmenizi güçleştirir.
Televizyon seyrederek veya müzik dinleyerek de ders çalışma yapılmamalıdır. Çünkü ders çalışma dikkat gerektirir. İnsan dikkat gerektiren bir şeyi dikkat dağıtacak şeyle birlikte yapması mümkün değildir ya müzik dinlenir ya da ders çalışılır. Hele televizyon görüntülü olduğu için onda dikkatin dağılması diğerine göre daha kolaydır. Çalışmanızı devam ettirmenizi engelleyecek bütün faktörleri ortadan kaldırıp planınızı uygulamalısınız. Bazı öğrencileri de alışkanlıkları çalışmaktan alı koyar.  Ahmet Haşim “İnsanların en zalim efendisi alışkanlıklarıdır” demiştir. Alışkanlıklarınızı planınıza uydurmaya çalışmalısınız. Diğer planı aksatan faktörleri hatırlayınız.

C)   DİNLEYEREK ÖĞRENME

Bazı öğrenciler dersi dinleyerek daha kolay öğrendiklerini söylerler. İyi bir dinleyici olma başarıda önemli rol oynar. Dinleyerek dersin iyi anlaşılabilmesi için; öğrencinin o günkü konuya önceden hazırlık yapması şarttır.  Hiç olmazsa konu ile ilgili temel kavramlara yabancılık çekmemesi gerekir. Ayrıca ön hazırlık yaparken konunun ana hatları neler? Konu ile ilgili hangi terimleri öğrenmeliyim? Konunun ana fikri nedir? Konudan hangi fikri çıkabilir. Bunları kendi kendinize sormalısınız. Derste öğretmeninize sorulmak üzere soru çıkartmalısınız. Öğretmeninizi ders dinlerken dikkatle onu takip etmeye ilginizin başka yerlere kaymasını önlemeye çalışmalısınız.
Bir konuda anlatılanları not alma  size yardımcı olacak ilginizin dağılmasını önleyecektir. Not tutarken konunun ana fikrini yarı fikirlerini sizin düşündüklerinizle karşılaştırarak bulmaya çalışın. Öğretmeninizin vurgu yaparak , tekrar ederek , önemli diyerek anlattığı şeylerin altını çizerek diğer notlarınızdan ayırmaya çalışın. Öğretmeninize konu anlatırken önceden çıkardığınız o bölümle alakalı soruları sorun. Bu hem sizin hem de arkadaşlarınızın dersi anlamalarını kolaylaştıracaktır. Öğretmeniniz daha canlı ders anlatacaktır.

Not tutmanız dinlediğiniz şeyleri aklınızda kalmasını sağlar.

D)   OKUYARAK ÖĞRENME

Dinleyerek öğrenmenin yanında okuyarak öğrenme de önemli bir hazırlanma metodudur. Bir dersi veya kitabı okumaya başlamadan önce önsözünü konu ise özetini okuyarak işe başlayın. Önsözde veya özette konunun tamamının ana fikri genellikle belirtilmiş olacağından bölümleri ana fikre göre değerlendirme fırsatı bulursunuz. Okuyacağınız konunun ana başlıklarını gözden geçirin böylece konunun bölümleri hakkında genel bilgi sahibi olabilirsiniz. Daha sonra bölümleri sırayla okumaya başlayın. Okuduğunuz bölümde ana fikirler olabilecek olan kısımların altını çizin veya not alın. O bölümün vermek istediği tema nedir ? Kendi kendinize sorun ve bulmaya çalışın. Bazı bölümlerin altını çizme kitabı bir daha okumak istediğinizde tamamını okuyarak vakit kaybetmenizi engelliyeceği için faydalıdır. Not tutma hem okuyarak hem de dinleyerek öğrenmede oldukça önemlidir. Bu okurken veya dinlerken dikkatinizin dağılmasını önleyecektir. Konuya konsantre olmanızı sağlayacaktır. Öğrenilen konunun aklınızda kalması kolaylaşır. Vurgulanan kısımları defterinize farklı renkli kalemlerle yazarak , yıldız koyarak altını çizerek belirtiniz.
Tuttuğunuz notlarınızdan çok çok önemli bulduğunuz size devamlı lazım olacak şeyleri cebinize girecek küçük kartlara yazarak yanınızda taşıyarak. Herhangi bir yerde beklerken cebinizden çıkarıp bakmak suretiyle tekrarı mümkün hale getirebilirsin. Okuduğunuz kısmı kendi kendinize anlatarak çalışmalarınızı pekiştirebilirsiniz. Kendi kendinize yüksek sesle soru sorup cevaplayarak da tekrar işlemi yapılabilir.

E)   HIZLI OKUMA

Toplumumuzda hızlı okunan şeyin anlaşılmayacağı ; Bir konunun anlaşılabilmesi için yavaş yavaş okunması gerektiği , hızlı okunan bir şeyin çabuk unutulacağı fikri yaygındır. Halbuki okuma anında ; dikkat toplanırsa anlama yavaş okunandan daha iyi olmaktadır. Hızlı okumanın kazandırdığı avantajlardan biri dikkati toplamayı kolaylaştırmasıdır. Bu arada okunan süre kısalır yalnızca önemli görünen konulara dönülerek randımanlı bir sonuç alınabilir. Bazıları vasat hızlı okumayı insan tabiatına daha uygun bulduklarından bunu ölçü kabul eder ve hızlı okumada randımanın düşeceğini söylerler. Halbuki vasat hız normal değil, eğitim noksanlığından gelen yanlış bir alışkanlıktır. Sesli okuyarak okuma hızı yavaşlatacağı için ; hızlı okumak isteyenler sesli okumaktan vazgeçmelidir. Çünkü okuma hızı konuşma hızından yüksek olduğundan hız yavaşlar. Ayrıca birde telâffuz etme hızı yavaşlatacaktır.
Okuma ananda göz düz bir çizgide gidip geldiği zannedilir. Halbuki göz sıçramaları hareket etmektedir. Çünkü göz sabitken okuma işlemini gerçekleştirir. Bir kelime okurken durur. ( Sabitleşme) sonra sıçrayarak diğer kelimeye geçer. Hatta bazen geri döner bazen üst satıra atlama yapabilir. Okuma anında geri dönmeler anlamadım zannıyla yapılır. Sıçrama hareketleri anında göz bir süre sabit kalır. Sonra diğer kelimeye geçer Bu sabitleşme süresi okuma hızını düşürür. Hızlı okuma alışkanlığı kazanan birinde bu sabitleşme süresi kısaltılmıştır. Ayrıca normalde her kelimede bir sıçrama alışkanlığı kazanılmışken : Her üç dört kelimede bir sıçrama yaparak  bir satırdaki sıçrama ve sabitleşme sayısı azaltılabilir. Geri dönmeler engellenerek okuma hızı arttırılır. Bütün bu işlemler sonucu göz daha az sıçrar daha kısa süre sabit kalır. Böylece okuma hızı artar. Normal bir insan dakikada 200-300 kelime okurken hızlı okuma alışkanlığı kazana biri dakikada 600-800 hatta 1000 kelime bile okuyabilir.
Hızlı okumada sesli okuma hızı yavaşlatır ancak parmakla takip etme hızı azaltmaz. Hatta gözün eğitiminde göz hareketlerine yardımcı olacağı için hızlı okuma alışkanlığı kazanmada yardımcı bile olabilir.

F)   UNUTKANLIĞI YENME

“Unutmada zaman değil zaman içinde gerekli çabanın gösterilmemesi rol oynamaktadır”

Öğrenmenin unutmak gibi olumsuz bir yönü vardır. Çeşitli konuları hatırda tutabilme oranı aynı değildir. Öğrendiklerinizin yarıya yakın kısmı 24 saat içinde unutulmaktadır. Dörtte üçe yakın kısmı ise 48 saatte hafızamızdan çıkmaktadır. Hafızanın bu durumunu bilen birinin ümidi yıkılabilir. Hatırlama olayı konuya gösterilen ilgiye ve tekrara bağlı olarak değişmektedir. Yine okunan bir parçanın başlangıcında ve sonundaki kısımlarının daha iyi hatırlandığı tespit edilmiştir.
Hatırlamayı kolaylaştırmak için hafızanıza dinleme fırsatı vermelisiniz çalışma süreniz 30 dakikadan az ve 2 saatten fazla olmamalıdır. 1. Konuya adaptasyon sağlanamadan biteceği için 2. De ise zamanla ilgi azalacağı için zararlıdır.
Unutkanlığı yenmede dinlemenin sağlanması kadar , tekrar etmenin de önemi vardır.

G)   TEKRAR ETME

Tekrar edilmeyen bilgi ile öğrenilmemiş bilgi arasında pek fark yoktur. Tekrarlar mümkün mertebe fazla aralık verilmeden yapılmalıdır. Konu dilimlere ayrılmalı ( 30 dk) o dilim bittiğinde 10-15 dk lık bir tekrar hemen vakit geçirmeden yapılmalıdır. Konunun yerleşmesi isteniyorsa bir gün sonra yeniden tekrar edilmelidir. Bu tekrar birkaç dakikalık bir sürede bitecek şekilde olabilir. 3. Tekrar etme işlemi bir hafta on gün içinde işlemleri sizin an fazla yarım saatinizi alır. Ancak birkaç saatte hazırladığınız çalışmalarınızın boşa gitmesinin önlenmesi tekrar etmek için ayıracağınız bu yarım saate bağlıdır.
Tekrarlar zamanında yapılırsa bilgiler her defasında yeni öğreniliyormuşçasına vakit alıcı olmaz. Zamanında yapılmaması halinde hem vakit kaybınız olur hem de sıkıcı olacağından çalışma azminiz kırılır , ilginiz azalır. Bugün çalıştığınız bölümlerin yatmadan önce tekrarı yapmayı ihmal etmeyin. Unutma en çok uyku anında olmaktadır.
Tekrar yapılmazsa temel bilgiler unutulacağından arkadan gelen bilgileri anlamak zorlaşır.

H)   HAFIZAYI  KUVVETLENDİRME

Unutma ya konuya dikkatli eğilmeden, ya da tekrar etmeden kaynaklanmaktadır. O halde hafızayı kuvvetlendirmek için çalışılan konunun üzerine iyi eğilinmesi, dikkatin yoğunlaştırılması ve zamanında düzenli tekrarların yapılması gerekmektedir. Okuyarak hazırlananlarda not tutarak çalışma , notları temize geçme ana fikirleri küçük kartlara yazıp ara ara bakma hem öğrenmeyi hem de hafızada tutmayı kolaylaştırır. Hafızanın güçlenmesi çok tekrarla mümkün olur. Konu adeta ezberlenmiş gibi belleğinize yerleşir. Bu yolla öğrenme ise bilgilerin unutulmasını önler. Hafızayı güçlendirir. Bazı şeyleri ezberlemede zorlanıyorsanız kısaltmaları kullanabilirsiniz. Okullarda kimya derslerinde (H2SO4) için söylenen cinsten çağrışım yaptıracak şeyleri kullanabilirsiniz. Öğrenilen şeylerin günlük yaşamınızda kullanılması da hafızanın kuvvetlenmesine yol açar.
Siz kendinize göre kolaylaştırıcı yollara bularak öğrenilen bilgilerin hafızanızda yerleşmesini sağlayabilirsiniz.

SONUÇ

“Başarı etkili çalışmadan geçer” le konumuza başlamıştık. Etkili çalışma yapabilmek için ;
-   Önce hedeflerin tespit edilmesi
-   Sonra hedefe uygun plan yapılması
-   Sonra da plan uygun olarak etkili ve verimli ders çalışma yapılması konularını inceledik.

Bundan sonra  da bir öğrenci nasıl ders çalışmalı konusunu inceleyeceğiz.

DERS ÇALIŞMA TAKTİKLERİ


C) Sosyal Bilgiler Dersine Nasıl Çalışmalıyız ?

Öğrencilerin en az zorlanacakları derslerden biri Sosyal Bilgiler dersidir. Bu ders içinde yorum gerektiren sorular mutlaka vardır. Ancak Türkçe dersi gibi tüm soruları yoruma dayalı olmadığı ; çoğu bilgi sorusu olduğundan , bilen öğrenci için zor olmayacaktır. Bu dersten çıkan sorular ve çıktıkları yerler genellikle konuyla ilgilenen dershane öğretmenleri için tahmin edilebilir yerlerdir. Bu sebeple dersleri takip edenlerin kaçıracakları soru adedi az olacaktır.
Sosyal Bilgilerden konular dergi çalışarak kitaplar okuyarak , dershaneye devam edenler hocalardan dinleyerek öğrenilmeli sonra ; o konu ile ilgili olarak çıkacak sorular üzerinde durulmalı. Bellenmesi gereken coğrafya formülleri bilinmeli. Tarihlerden ezber gerekenler ezberlenmelidir.
Önceki seneler çıkmış sorular gözden geçirilerek her konudan çıkabilecek soru tiplerine bakılmalıdır. Yine konu ile ilgili bol test çözülmeli. Deneme sınavlarına girilerek yapılmayan sorular tespit edilip noksanlıklarınız tamamlanmalıdır.

Not : Daha önceki senelerde her dersin ilgili öğretmenlerine sorulacak yapılan bu çalışmayı sizler kendi dershanenizdeki branş öğretmenlerine sorarak genişletebilirsiniz. Konu konu , ünite inceleme yaptırabilirsiniz.
Daha önceki seminer  notları da olduğu gibi bu bilgiler sizlere yardımcı olmak için  hazırlanmıştır. Dilediğiniz gibi konuları genişletebilirsiniz.






Kayıtlı
::.Kartograf.::
Deneyimli Üye
****

Performans: 112
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 290



« Yanıtla #1 : 11 Nisan 2009, 13:09:55 »

sınava hazırlandığımız bu dönemde işimize yarayabilecek ipuçları vermişsiniz. teşekkürler...
Kayıtlı

Nargilenin dumanına benzer hayallerim
Sadece beni zehirler ve uçup gider...
consinus
VIP Üye
******

Performans: 120
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 919



« Yanıtla #2 : 11 Nisan 2009, 18:02:40 »

sınava hazırlandığımız bu dönemde işimize yarayabilecek ipuçları vermişsiniz. teşekkürler...
Kayıtlı

Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kaşaneler gördüm.                             
Dolaştım mülk-i İslam-ı bütün viraneler gördüm.                           
 
Ziya PAŞA


Coğrafyayı anlamak; hayatı anlamaktır!..
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic