Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Eksen Eğikliği... Her Coğrafyacının Okuması Gereken Bir Makale Doğu ATEŞ  (Okunma Sayısı 18320 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« : 20 Eylül 2007, 20:27:04 »


Değerli meslektaşlar
Sitemiz üye sayısının 15.000 aştığı şu günlerde geçen sene yapmış olduğum çalışmanın yeni üyelerimiz tarafından da bilinmesi amacıyla makaleyi tekrar yolluyorum. Gerçekten okunması gereken kapsamlı ve özgün bir çalışma.
Eksen eğikliği neden var?

Bağlantı Adresi:
http://www.doguates.com/index.php?option=com_remository&Itemid=0&func=fileinfo&id=2

Alternatif Bağlantı Adresi :
http://www.4shared.com/file/57298269/75d39246/Eksen_Egikligi_Dogu_ates.html?dirPwdVerified=d8aebdd9

Saygılarımla...

Doğu ATEŞ

pdf formatındadır.
Kayıtlı

cumhurabay
cumhurabay
VIP Üye
******

Performans: 225
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1043


yaşadığımız her şeyde izi olan bilimciyiz.


Site
« Yanıtla #1 : 20 Eylül 2007, 20:43:15 »

bu güzel paylaşım için çok teşekkür ediyorum doğu hocama. buradan bir daha söylüyorum doğu hocam akademik kariyer sana yakışır.
Kayıtlı

fuzuli
Genel Moderator
******

Performans: 1266
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2055


« Yanıtla #2 : 20 Eylül 2007, 22:31:50 »

doğuateş hocam gerçekten güzel bir makale olmuş ancak burada bir noktada size katılmıyorum çünkü yeni ortaya çıkan verilerle Ay her geçen gün bizden uzaklaşmakta Demirsoy dediğinin aksine dünyamızın kendi ekseni etrafındaki hızı daha da artacaktır. Yaklaşık 400 milyon yıl önce Ay’ın dünyaya daha yakın olduğu zamanlarda, dünyanın şimdikinden 4 kat daha yavaş döndüğü yapılan araştırmalarda görülmüştür. Bu şu demek oluyor: Eğer Ay bir gün bizi bırakırsa yada yok olursa Dünya divane olacak ve serseri bir top gibi çok hızlı dönmeye başlayacaktır.
Kayıtlı

Bazıları dünya sadece kendi etrafında dönüyor zanneder...
canarp
VIP Üye
******

Performans: 56
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 850



« Yanıtla #3 : 21 Eylül 2007, 08:34:30 »

Paylaşım için çok teşekkürler emeğinize sağlık
Kayıtlı

Ahmet Şişman Kız Anadolu İmam-Hatip Lisesi Coğrafya Öğretmeni
ekeser
Yeni üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 28


« Yanıtla #4 : 21 Eylül 2007, 11:45:12 »

teşekkürler
Kayıtlı

erhan keser
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #5 : 21 Eylül 2007, 12:18:13 »

Değerli kardeşim Cumhur ABAY
Bu güzel sözlerin için çok teşekkürler inşallah kaldığımız yerden devam ederiz bir gün. Zaten fareden bişey yok burada da akademik çalışmalar olmuyor mu... Çoğu konuda akademisyenlerden öndeyiz. Sıfatlardan çok yapılanların deüerine bakmak gerektiğine inanıyorum.

Değerli Fuzuli hocam
ilk defa böyle ciddi bir karşı duruşun olması beni çok sevindirdi. Gerçekten teşekkür ederim. Bahsettiğiniz de bir yaklaşımdır ve kendine göre haklılık payları bulunmaktadır. Ancak eldeki veriler dünyanın giderek yavaşladığını kanıtlamaktadır. Bu durumu şu örnekle açıklayayım bu arada da meslektaşlarımızı bir başka teori ve tartışmalardan haberdar edelim. 

Biz derslerimizde levha tektoniği kuramını anlatmaktayız. Ancak bu kuram daha düne kadar (1968) deli saçması olarak görülmekteydi. Hatta fransız bilim adamı Le Pichon doktorasını kıtalarının kaymadığını kanıtlamak üzere yapmış sözde doktorasında levha hareketlerinin olamayacağını kanıtlamıştır. Ancak aynı Le Pichon orta Atlas sırtı üzerinde yaptığı çalışmadan sonra evine dönmüş ve karısına şöyle demiş " Bana bir kadeh viski ver ve doktoramı çöpe at." Olaydan da anlaşılacağı üzere bilimsel teorileri kabullenmek veya etmemek onların analitik olarak kanıtlanabilirliği ile yakından ilişkilidir. Bugün bizlerin derste anlattığı levha tektoniği kuramı da bazı bilim insanlarınca ciddi biçimde eleştirilmektedir. Şu anda adı aklıma gelmeyen ünlü bir bilim adamı ölene kadar bu teoriyi kabul etmemişti.
Aşağıdaki link bu teoriye karşı savunulan ve oldukça büyük bir taraftar kitlesi bulunan " Dünyanın Genişlemesi Teorisi" ile ilgilidir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Geni%C5%9Fleyen_D%C3%BCnya_teorisi

burada da göreceksiniz ki bazı şeyler üzerinde daha çok yol alınması lazım. O nedenle bilimsel kuşkuculuk mutlaka olmalı ve devam ettirilmelidir. Fakat Eksen Eğikliği noktasında bahsettiğimiz yaklaşım yüzlerce farklı metotla kanıtlanmış artık üzerinde fazla tartışılmayan bir meseledir. Bunun için tüm meslektaşlarımıza şu yayını öneririm.

Şengör, C. 2000 Jeolojik Takvim, Cogito (Ek sayı) Sayı 22, Bahar 2000

Saygılarımla...

Doğu ATEŞ
 
Kayıtlı

şehriye2
Üye
**

Performans: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 69


« Yanıtla #6 : 21 Eylül 2007, 18:53:11 »

paylaşım için teşekkürler hocam emeğinize sağlık
Kayıtlı
aligulersoy
VIP Üye
******

Performans: 46
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 904


« Yanıtla #7 : 21 Eylül 2007, 21:36:22 »

Sevgili Doğu çalışma için teşekkürler! Çalışma azmin ve zamanının büyük bölümünü coğrafyaya, araştırmaya ayırman takdire şayan!  Atalay Hocanın Genel Fizikî Coğrafya kitabı, içerik olarak Strahler'in eserinden (büyük ölçüde) esinlenerek yazılmıştır. Bununla birlikte Strahler'in eserinin Türkçeye kazandırılması isteğine yürekten katılıyorum. Çalışmalarında başarılar!
Kayıtlı
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #8 : 01 Ekim 2007, 18:17:18 »

Teşekkürler Ali hocam...
Kayıtlı

MUHARREM BUZ
Muharrem BUZ
Site Yöneticisi
*******

Performans: 1771
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2527


Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi


« Yanıtla #9 : 01 Ekim 2007, 18:45:43 »

kafamı karıstıran bir iki konu var Topaç örneğini vermişsiniz topacın kinetik enerjisini kaybetmesinde sürtünmenin önemli bir payı vardır oysa dünyamız sürtünmesiz bir ortamda döndüğünden sadece ayın dünyamızdan uzaklaşması kinetik enerjisini yitirmesi için yeterlimidir. Eksen eğikliğinin değişebileceğini kabul ederim. Ama dünyanın kinetik enerjisini yitirip (topaç örneğindeki gibi) durabileceği fikri pek inandırıcı gelmiyor
     Yani eksen eğikliğinin nedeni, Dünyanın dönüş hızının Ay ve Güneşin çekim etkisiyle giderek azalmasıdır. Bu azalmanın ilerleyen evrelerinde Dünyada yaşam tümüyle yok olacak, mavi gezegenimizin bugün uzayda tepetaklak hareket eden Uranüs’ten hiçbir farkı kalmayacaktır. Bu cümle özellikle ilginç geldi.
Kayıtlı


Yaş kırk dört yolun yarısı +9
Dante gibi ortasını geçtik ömrün.
cografya83
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #10 : 15 Ekim 2007, 00:10:09 »

Hocam çok güzel bir materyal elinize sağlık...
Kayıtlı
aymelek
Üye
**

Performans: 13
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 70


« Yanıtla #11 : 11 Aralık 2007, 09:02:56 »

Bu makaleyi biraz geç okumuş olmama şaşıyorum.Çok ilgimi çekti. Bizim alanımızın matematik, fizik ve astronomi ile oldukça ilişkili olduğuna bir örnek daha. Sözel bir bölüm olarak görülen coğrafyanın sayısal temelleri çok güçlü.Bu da sözel bölüm öğrencilerine coğrafyayı sevdirememizin nedenini açıklıyor aslında.Buna rağmen biz coğrafyacılar böyle geniş bir alanımız olduğu için çok şanslıyız.Hayatın her alanında biz varız. Konuya gelince, Doğu Hocamı kutlamak lazım. Açıklamaları oldukça anlaşılır ve gerçekçi.Örnekler çok yerinde. Bilimsel dayanaklarının da olduğunu düşünüyorum üstelik. Ben de olaya farklı bir bakış açısı getirmeyi deneyeceğim. Eksenin giderek daha fazla eğikleştiğini düşünürsek tam tersini de düşünebiliriz. Yani eksen eğikliğinin jeolojik devirlerin ilk evresinde(kambrien öncesi,ortalama 545 milyon yıl önce) daha az olduğunu.Proterozoik boyunca birkaç kez yeryüzünün gördüğü en büyük buzul çağlarının yaşandığını biliyoruz. "Kartopu dünya" olarak adlandırılan bu buzul çağlarında yeryüzünün tamamı birkaç kilometre kalınlığında bir buz tabakasıyla kaplandı. Buna karşılık Kambrienden sonra Paleozoik boyunca iklim genel olarak nemli ve ılımandı.Mezozoik boyunca dünya sıcak bir dönem yaşıyor. Kutuplar da buzullaşma olmuyor. Gerçi Senozoik boyunca da pek çok buzul çağı yaşanıyor ve kurak ve soğuk iklim koşulları hakim.Ama genel olarak soğuktan sıcağa bir gidiş var.
 Şimdi bu  iklimsel değişiklikler eksen eğikliğinin milyonlarca yıl süren bir süreçte azaldığı teoremine kanıt olabilir mi?Eğer öyleyse küresel ısınmanın artacağını tahmin etmek zor değil. Acaba insanlar doğal bir sürecin hızlanımına katkıda mı bulunuyor?Ne dersiniz coğrafyacı arkadaşlarım. Yoksa bu konular bizi aşar mı? O zaman atın beni mağmaya:)Hepinize iyi çalışmalar
Kayıtlı

saygılarımla
ayla önal
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #12 : 11 Aralık 2007, 09:50:28 »

Değerli hocam
Bahsettiğiniz buzul çağları gerçekten yaşanmış olmakla beraber bu buzul çağlarının yaşanmasının temelinde eksen eğikliği (milankoviç döngüsü) etkiliyse de asıl neden atmosferde o dönemdeki karbon oranının bugünküne göre çok çok daha fazla olmasıdır. BU konuda daha bu hafta tanıtımını yaptığım "İklimleri Efendisi" kitabını okumanızı öneririm.
Sözlerinizden dolayı teşekkür eder saygılar sunarım...

Doğu ATEŞ
Kayıtlı

M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #13 : 11 Aralık 2007, 10:28:01 »

Meslektaşarımız makeleyi sitemizde de bulabilirler.

http://www.cografya.biz/index.php?ind=reviews&op=entry_view&iden=267

Kayıtlı

Göksel DOĞANAY
VIP Üye
******

Performans: 1027
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 891


« Yanıtla #14 : 11 Aralık 2007, 10:53:19 »

hocam makalenizi dikkatle okudum. konuya olan ilginiz yaklaşım tarzınız bence çok güzel. başarılarınızın devamını dilerim...
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic