Coğrafya Biz Forum
04 Şubat 2012, 23:47:45 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Image and video hosting by TinyPic

Duyurular: "Bu konuya teşekkür et" butonunu tıklayarak döküman gönderen veya siteya katkı sağlayan üyelere teşekkür ederebilirsiniz.Bir teşekkür mesaj sayınıza +1 olarak yansıyacaktır
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Son Konular Giriş Yap Kayıt  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ülkemiz Üniversiteleri Üzerine Bir Eleştiri -Prof. Dr. Mikdat KADIOĞLU-  (Okunma Sayısı 8733 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ugur19

Moderator
*****

Performans: 985
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3365

Bu Üyenin Avatarı Yok

« : 27 Ekim 2008, 22:39:30 »

Prof.Dr. Mikdat KADIOĞLU   

Üniversitelerimiz bir futbol takımı kadar bile



Bunlar normalde burada bulaşmak istemediğim "önemsiz" konulardı. Fakat farkında olmasak da bunlar, havadan-sudan gibi önemli konulara, çevre politikalarımıza, akıl ve bilincimize de zarar veriyor. Yine maalesef, bizi Dünya onuncusu yapan futbolumuzdaki bazı doğru anlayış ve uygulamalar bile üniversitelerimize giremiyor!

Bütün bunları, saygın bir kurumun hakemli bir dergisindeki "küresel ısınma" başlıklı makaleyi okuyup şoke olduktan sonra yazmaya karar verdim. Öyle ki, İstanbul'daki yazarın makamı ve unvanı yerinde ama makalede doğru bilgiyi ara ki bulasın! Zatı muhteremin "makale"sini okuyunca neler öğrendim neler: "Ozon tabakası deliniyor" muş, "şimşek çakmaları ile birlikte ozon oluşuyor"muş ve bir de "Ozon Tabakasını Yok Eden Canavarlar" varmış! "Montreal Protokolü'yle alınan kararların ne ölçüde uygulandığı da bilinmiyor"muş! "Türkiye Kyoto Protokolü'ne 2004 yılında taraf olmuş"muş!..

Dünyadan ve literatürden bihaber olan muhtereme kim bir şey söyleyebilir ki! Bölüm ya da anabilim dalı onlardan sorulur; oradakilerin çoğu zaten onun öğrencisi (yani onları o yetiştirmişmiş!) ve onları işe alan da o. Nankörlük ve saygısızlık olmaz ki, otokontrol ya da etik olsun! Sonuçta işte böyle gençlerimizi yetiştirip bizi de aydınlatıyorlar!

EĞİTİMİN KANSERİ AKADEMİK KENDİLEŞME

Öğretim üyesinin öğrencisini işe alması olarak tanımlanan bilimsel-akademik kendileşme (academic inbreeding), üniversitelerimizin bilimsel gelişmesinin önündeki en önemli problemdir. Çünkü akademik kendileşme, bilimsel çalışmalara ve başarılara zarar verir. Hem kuruma, hem de adaya zarar verdiği için eğitimde bir kanser olarak kabul edilir. Akademik kendileşme, bilimsel zayıflıkları örten "akademik diktatörler" yaratır. Bu nedenle, dünyanın en iyi üniversitelerinde hiç kimse doktorasını aldığı bölümde öğretim yardımcılığı, yardımcı doçent ve öğretim görevlisi kadrosuna atanamaz. Bizde ise rektör bile aynı üniversitedeki hocalar arasından oyla seçilmek zorundadır.

Dikkat; artık futbolda bile olamayan şeyler bunlar! Düşünün; sizin tuttuğunuz takımı oluşturan futbolcular, kendi aralarından birini oylama yaparak teknik direktör seçiyor. Ayrıca sizin takım, sadece alt yapısından yetişen futbolcular tarafından oluşturulsaydı ve emekli olana kadar da aynı takımda oynasalardı, takımınızın ve Türk futbolunun dünyadaki yeri ne olurdu? İşte üniversitelerimiz demokrasi, iyi çocuk, bizim çocuk gibi popülist uygulamalar ile böyle bir duruma düşürülmüş. Sonra da soruyoruz, "Türk üniversiteleri neden en iyi değil?" Türkiye'de kaç kişi, üniversitelerimizdeki bu popülist uygulamaların çok tehlikeli boyutlara ulaştığının farkında ki!

İleri Dünya'da bilimsel gelişmenin temel taşı, fikir ve uzmanlığın değişiminde yatıyor. Türkiye'de ise, örneğin İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nden doktorasını almış biri, "Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde iklim dersleri veremez" diye gülünç raporlar düzenleniyor! Sonra da "kimse taşraya gelmiyor", "yeni açılan üniversiteler kağıt üzerinde kaldı", "30 bin öğretim üyesi eksikliği var" gibi gelsin timsahın gözyaşları.

BİLİMDE PARMAK USULÜ SEÇİM OLMAZ

Bildiğim tek doğru bir şey varsa, o da, bilimde parmak usulü seçime yer olmadığıdır. Ne olur; kriterler yani liyakat. Bilimde, zürriyetini devam ettirmek, vb. için kimse kendisini kopyalamaz, yani öğrencisini işe almaz. Ne olur; dünyanın her yerinden konunun en iyisi aranır, bulunur. Eğer bunları yapamazsanız bilim ve teknolojide ilerlemeyi unutun gitsin.

Askerdeyken öğrenmiştim, "Görevi ihmale sürükleyen merhamet vatana ihanettir!" Yani, acıma veya anaçlık duygusu ile öğrencisini işe alanlar ve demokrasi, vb. gibi sözde seçimler ile üniversiteleri oyalayanlar yanlış yapıyor. Dünyanın terk ettiği bu yanlışları kabul etmek istemeyenler ilim-irfan sahibi olamaz. Çünkü "Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz".

YÖK, Başbakanlık gibi kurumlar, sadece bu konuları düzeltip, ülkemizde doğal sirkülásyonu sağlayabilse, yeni üniversitelerimiz bile uçar! "Hooop fincancı dükkanına fil gibi dalmayalım arkadaş!" diyorsanız, o zaman gelin en azından bundan sonra Güney Kore'yi örnek alalım. "Yeni akademik kadroların yarısından fazlasına kendi mezununuzu alamazsınız" şeklindeki kuralı üniversitelerimizde bir geçiş önlemi olarak yürürlüğe koyalım. Özetle ve unutmadan askerde bağırdığımız gibi "Her şey vatan için" olsun. Ya da artık yalancı çoban gibi kimse ağlamasın!


Logged

BİLİMLERİN KRALİÇESİ COĞRAFYA...
Coğrafya Biz Forum
« : 27 Ekim 2008, 22:39:30 »

 Logged
Köksal AYDIN

VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5105



« Yanıtla #1 : 27 Ekim 2008, 22:59:03 »

Bilim adamı olup da üniversiteleri eleştirmek daha doğrusu doğruları dile getirmek her babayiğidin harcı değil.Miktad hocaya saygılar, Uğur hocama da teşekkürlerimi sunuyorum...
Logged

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
beylerbeyi68

Uzman Üye
*****

Performans: 36
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 378

Bu Üyenin Avatarı Yok

« Yanıtla #2 : 27 Ekim 2008, 23:50:35 »

Mikdat hocaya sonuna kadar katılıyor ve kutluyorum.Osmanlı'nın yıkılış nedenlerinden olan beşik ulemalığı sisteminin devam ettiğini içerden birinin söylemesi anlamlı.Akıl için yol birken,üniversitelerin akıl dışı yolları seçmesi kanımıza dokunuyor.
Logged
hamitan

Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1



« Yanıtla #3 : 29 Haziran 2009, 09:51:30 »

üniversteleri şimdiye kadar kimler yönetti şimdi kimler yönetiyor. yönetenler kimin fikriyle besleniyorlarsa o fikrin üniverstesi oluyor. dün solculardı şimdi hocacılar metod aynı cemate bağlılık ve emirlere uyma.  hocama sormak istiyorum siz yanlışı için düzeltmek için çalışma yaptınız mı?. 
Logged
bankizim

Yeni üye
*

Performans: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 14



« Yanıtla #4 : 30 Haziran 2009, 09:49:59 »

mükemmel  ellerine diline sağlık durum ve çözüm ancak bukadar güzel anlatılabilir


Logged
Coğrafya Biz Forum
« Yanıtla #4 : 30 Haziran 2009, 09:49:59 »

 Logged
ahmetselim

VIP Üye
******

Performans: 141
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1082


Özcan KULAKSIZ Beşiktaş-BİLSEM


« Yanıtla #5 : 30 Haziran 2009, 10:36:40 »

maalesef hocamızın tespitleri doğru bizde gelişmiş toplumlardaki gibi bir üniversite ancak hayallerde gerçekleşir burda söyleyemeyeceğimiz çok şey var daha bence
Logged

"Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!"
Coğrafya Biz Forum
« Yanıtla #5 : 30 Haziran 2009, 10:36:40 »

 Logged
geo75

Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1

Bu Üyenin Avatarı Yok

« Yanıtla #6 : 22 Temmuz 2009, 16:56:44 »

bahsedilen makale ali selçuk biricik'in.
Logged
cihansteyr

Üye
**

Performans: 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 95



« Yanıtla #7 : 05 Mart 2010, 08:25:09 »

Söz konusu makale sahibi hocamızın öğrencisi değilim hiç bir makalesini ya da kitabını da okumuş değilim ama şöyle  bir meslek yaşamıyla ilgili bir inceleme yaptım da hiç de öyle boş birinine benzemiyor Prof.Dr.Mikdat KADIOĞLU hocamız biraz haksızlık etmiş olmasın ...
Logged
Badem303

VIP Üye
******

Performans: 16
Online Online

Mesaj Sayısı: 517



« Yanıtla #8 : 05 Mart 2010, 14:08:17 »

Zatı muhteremin "makale"sini okuyunca neler öğrendim neler: "Ozon tabakası deliniyor" muş, "şimşek çakmaları ile birlikte ozon oluşuyor"muş ve bir de "Ozon Tabakasını Yok Eden Canavarlar" varmış! "Montreal Protokolü'yle alınan kararların ne ölçüde uygulandığı da bilinmiyor"muş! "Türkiye Kyoto Protokolü'ne 2004 yılında taraf olmuş"muş.
  Bu yanlışları bende öğrendim. Boyle degilse lütfen dogrusunu paylaşırmısınız..
Logged
zere

Uzman Üye
*****

Performans: 43
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 491


Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar


« Yanıtla #9 : 06 Mart 2010, 01:57:13 »

Daha öncede yazmıstım Üniversitelerde rektör seçimi yapıpta 10 oy alan adamı rektör yaparsan daha çok konusrusunuz bu memlekette universite meselelerini.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Coğrafya Biz 2003-2012 © | Sadece Coğrafya | Sitemap | Forum Haritası

Sitemizde bulunan tüm içerikler tamamen tanıtım amaçlı olup, Hak sahipleri tarafından site yönetimine bildirilen dosyalar, paylaşımdan kaldırılacaktır.
Uzmanweb Net
Bu Sayfa 0.351 Saniyede 29 Sorgu ile Oluşturuldu