Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: susuzluk  (Okunma Sayısı 2052 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
iskender
Deneyimli Üye
****

Performans: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 152



« : 01 Mart 2008, 19:12:14 »


önümüzdeki büyük tehlike susuzluk ile ilgili ilginç bir sunu. umarım daha önce yayınlanmamıştır.

http://www.cografyaogretmeni.org/959394
Kayıtlı
demirsoy
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1



« Yanıtla #1 : 02 Mart 2008, 02:00:38 »

Sosyal Ekoloji 
   
 
 

"Ekoloji"ye , Ekolojistce bakabilmek ( kavrayabilmek)





"Ekoloji" 'ye şu gözle, bu gözle bakmaktan ziyade yan gözle bakılmamalıdır. -Doğa(l) bilimleri ve Sosyal bilimler kastediliyor-

Son dönemlerde; Birde,
"Sosyal Ekoloji" olarak isimlendirilen ,ortak(3.) bir alanda da bazı bilimsel kuramlar geliştiriliyor.
“Sosyal ekoloji”; bir bilme biçimidir.Bilimcilerin ekolojiyi anlaması gerekir,ama bunu felsefi bir şekilde algılamalı,yüzeyselliğinden arındırarak kavramalı ve yöntembilimsel temellerini oluşturmalıdır.Eşyanın ontolojisi ile muhabbet etmeli ve ortak bir alanda farklı bir epistomoloji geliştirilmelidir. "Çevreci-sosyal bilim" yaklaşımları ile “Sosyal Ekoloji” Bilimi arasındaki temel fark da budur.Zordur ama işi kapınca kolay olduğu görülecektir..

”Sosyal Bilimler ve (+) Ekoloji” alt başlığı ile “SOSYAL EKOLOJİ” bilim paradigması arasında ; muhteva , biçim (epistomoloji ve ontoloji) açısından farklılıklar mevcuttur.

“ Sosyal Ekoloji ”; Bilimin adıdır.

“Toplumsal Ekoloji”; İdeolojinin ve felsefenin ve de bir siyasanın-hareketin- adıdır.

( Her ikisinin de , şimdilik birbiriyle ilişkili olduklarını söylemekle yetinelim.)
 

Çevrecilik; Pozitivist büronun özel kalem müdürlüğü odasıdır.

Ekolojizm; Ekolojist bilimin Genel Kurmay Başkanlığıdır.
Geleneksel Sosyal Bilimlerin, ekoloji anlayışının da "çevrecilik" olduğu ve dar bir kulvardan olaya yaklaştığı zaten bilinmektedir..Kapitalist uzantılı bir "resmi çevrecilik" anlayışını enine boyuna tartışmak ;"olayı" anlamsız, totolojik kısır döngülere götürür.
Öncelikle, "Ekolojist olabilmek" maddesi iyi hazmedilmelidir.

Ekosistemlere "ekolojist" bir düşünce ile mi yaklaşılıyor ? yoksa ,"çevreci" bir zihniyetle mi yaklaşılıyor.İşin bu püf noktası önemlidir.Her iki bilim alanında da ; birbirinin dilinden anlayacak ve ortak yöntemde buluşacak bilimci ekipleri alan bazında çalışmalar yapabilirler.
Bütünleşme eklektik değil..Yapısal olmalıdır.Sözde! değil , özde olmalıdır.

Benim bildiğim kadarı ile Türkiye' de hiçbir sosyoloji bölümünde Ekoloji kürsüsü yoktur .
Dolayısıyla, sorun kapsamlıdır.
Bu bağlamda;
Özetlersek , gelişmişlik(bilimsellik derecesi) sıralamasına göre, dört (4) farklı evrimsel "mevzi" vardır.

a) "Sosyal bilgiler çevreciliği" ( Ruşen Keleş türevi vb kürsü yaklaşımları)

b) Sosyal Bilimler ve Çevre Bilgisi

c) Ekoloji -Kısmen çevre  ve Doğal Bilimler

d) "Sosyal Ekoloji" ve Ekoloji -(Bağımsız Bilim Dalı- 3.Bilim de denir.)


Hangi düşünsel aşamada ve kulvarda bilgi üretiliyorsa ona göre bilimi yapılır.Çıktıları ve girdileri de doğal olarak farklılaşacaktır.

Bazı akademisyenlerin, düşündüğü tartışma cephelerini iki (2) den , "yatayda" dörde çıkardık.

Ancak ısınma turları için yararlı bir çerceve ve "yol haritası" olduğunu düşünmekteyim.Merkezcilik!( o da neyse) yaklaşımlarına göre de, herbir cepheden iki tane (insan ve doğa mrkz. olmak üzere) dikeyde eksen ayrışması olduğunu varsayarsak; 4! / (4-2)! = 12 faktoriyel cephe eder. Dolayısıyla, böylesine mayınlı bir bilim coğrafyasında; indirgemeli bilim yaklaşımlarından, "bütüncül" epistomolojik (ontolojiyi de içeren) yaklaşımlara giden yeni bir "Ekoloji" tanımlamasının gerekliliği ortaya çıkacaktır.İşte bu noktada, "yeni ekoloji", artık geleneksel anlamda pozitivist "çevrecilik" değildir . Ekolojinin dilsel (Türkçe) karşılığı ise, "Çevrebilim"!! olarak da algılanamaz artık.

Sonuç;

Türkçe sözlüğün 2008 yılı yeni baskılarında bir kelimeyi! çıkarttık yerine 3 tane gıcır gıcır Türkçe kelime eklendi. Yeni kazandırılan bu kelimeler sırasıyla , “Ekolojizm” “Ekolog” ve “Ekolojist” tir.Tanımları da ayrıca yapılmıştır.

* Ekoloji;insanı da içeren kavranabilir bir bütünün evrendeki (doğal , mekansal,kurumsal ve kültürel ) merkezci olmayan bir alt kümesi olarak algılanmaktadır.

“Çevrecilik, Bir “Ekoloji” kelimesi ile onurlandırılamaz” M.Boockhin

Tahir Çalgüner
 
 
Kayıtlı
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #2 : 02 Mart 2008, 20:55:18 »

    Sunuyu birkaç yıl önce izlemiştim bir seminerde. Şimdi de bilgisayarımda...
 Teşekkürler...
Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
uğur01
Uzman Üye
*****

Performans: 168
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 400


« Yanıtla #3 : 16 Mart 2008, 17:59:08 »

bende sunuyu izlemiştim okuldaki coğrafyacımız izletmişti bilgisayarımda olmasını çok istemiştim ama bir türlü olmamıştı şimdi bilgisayarımda paylaşım için çok teşekkürler
Kayıtlı

İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
                      M.K.ATATÜRK
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic