Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuraklık  (Okunma Sayısı 1776 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*****

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« : 03 Eylül 2008, 21:45:03 »


Ağustos ayında Stockholmíde yapılan Dünya Su Haftası Forum’una Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan bir rapor sunuldu: “Climate Change and Water” (İklim Değişikliği ve Su). Rapor dünyadaki iklim değişikliğinin su konusunda nelere sebep olacağını belirtiyor. Yazılanlar son beş yıldır yayınlanan araştırmaları temel olarak alıyor. Rapora göre 2050 yılında iki milyar ve 2050 yılında üç milyar kişi sudan yoksun kalacak.

Dünya nüfusunun % 20’ini oluşturan 30 ülke daha şimdiden su sıkıntısı ile karşılaşmış durumda. 2025 yılında bu sıkıntı 50 ülkeyi kapsayacak ve dünya nüfusunun % 25’i su sıkıntısı çekecek.

Bugün dünyada su rezervleri 1950 yılına göre % 15-30 oranında azalmış durumda. Buna karşılık 2050 yılında su gereksinimi bugüne göre % 50 daha fazla olacak. Bugün dahi hastalıkların % 88’i sağlıksız içme suyu ve yetersiz hijyenik koşullardan kaynaklanıyor.

Günümüzde 2.5 milyar insan tuvalet ihtiyacını uygun koşullarda gideremiyor. Bu sebepten yılda 1.4 milyon, günde beş bin çocuk ishalden ölüyor.


Raporda genel olarak dünyanın iklim değişikliğinden kaynaklanan kuraklık ve susuzluk dolayısıyla karşılaşacağı güçlükler, bu güçlüklere karşı alınabilecek önlemler ele alınmakta, bölge bölge tüm dünyanın durumu incelenmekte. Burada bizi en fazla ilgilendiren bölüm olarak Avrupa kıtasına kısaca değineceğiz.

Avrupa kıtasının üçte biri ekilebilir arazi olarak tanımlanmış ve bu arazide de çoğunlukla tahıl ekimi yapıldığı belirtilmiş. Avrupa kıtasında iklim değişikliği karşısında göze çarpan bir kuzey/güney ayrışması var. Çalışmaların hemen hemen hepsi güney Avrupa’nın iklim değişikliğinden daha fazla etkileneceğini belirtiyor. Bugün dahi yarı kuru ve sıcak iklime sahip güney Avrupaínın daha sıcak ve daha kurak olacağı öngörülüyor. Bu durum da nehir taşımacılığını, sudan sağlanan enerjiyi ve tarımsal üretimi olumsuz etkileyecek. Orta ve Doğu Avrupa’da yaz yağışlarının azalarak su sıkıntısı doğuracağı düşünülüyor. Yapılan ölçümlere göre, doğu Akdeniz bölgesinde 1950-2000 yılları arasında yağışın azaldığı belirlenmiş durumda.

Bütün senaryolara göre kuzey Avrupa’da yağışın artacağı, güney Avrupa’da ise azalacağı öngörülmekte. Raesinen ve arkadaşlarının yaptıkları araştırmaya göre güney ve orta Avrupaída yaz yağışları % 70 oranında azalma gösterecek. Kuzey Atlantik’de oluşan antisiklonik akımlar hava akımını kuzeye yönlendirerek Akdeniz havzasındaki yağışın % 30-45 oranında azalmasına sebep olmakta. Yapılan çalışmalar, 2020 yılında Orta ve Doğu Avrupa ile Akdeniz bölgesinde su kaynaklarının % 23 ve 2070 yılına kadar da % 36 oranında azalacağını göstermekte. Yaz yağışının azalması sonucunda, nehirlerin suyu orta Avrupa’da % 50, güney Avrupa’da % 80 azalacak.

Kuraklığın artmasına en yatkın bölge olarak Akdeniz havzası ve kısmen de orta ve doğu Avrupaínın bazı bölgeleri gösterilmekte. Bu bölgeler sulama ihtiyacının en fazla artacağı ve toprak kullanımının devamlı planlanması gereken alanlar olarak görülmekte. Büyük bir olasılıkla, iklim değişikliği ve suyun % 40’lara erişecek oranda azalması, bu bölgelerdeki su kaynaklarına erişmek için gerginliklere sebep olacak. Yüksek ısı ve azalan ortalama yaz yağışının birleşen etkisi sıcak dalgalanmasını ve kuraklığı artıracaktır. 21.yüzyıl içerisinde özellikle Akdeniz havzası ve orta Avrupa kuru dönemlerle daha fazla karşılaşacaktır. Yıllık kuru zaman bölümü % 50 uzayacaktır. Azalan yaz yağışları ve yükselen sıcaklıklar güney Avrupa’da buharlaşmayı artıracak, dolayısıyla toprağın neminin azalması ile daha sık ve yoğun kuraklık dönemleri ile karşılaşılacaktır.

İklim değişikliğinden kaynaklanan kuraklık özellikle Akdeniz bölgesinde sudan sağlanan elektriğin azalmasına sebep olacaktır. Akdeniz bölgesinde % 20-50 oranında bir azalmanın öngörüldüğü bu bölgede gerekli önlemlerin alınması gerekir.

İklim değişikliğinin su kalitesi ve miktarı üzerindeki etkisi dışında seller ve kuraklık suyun kirlenmesine sebep olacağından ortaya çıkacak salgınlara karşı hazırlıklı olunması ve su kalitesinin devamlı kontrol edilmesi gerekir.

Yüksek ısı ve kuraklık tarım ürünlerinin verimini azaltacak, elde edilen ürün miktar düşecektir. Özellikle Akdeniz havzasında, çiçeklenme döneminde ısının artışı, ekim döneminde sele sebep olan yağış gibi, sert iklim değişikliklerinin sayıca artması yaz hasadını olumsuz yönde etkileyecektir.

Bütün bu olumsuz koşulları göğüsleyebilmek için kısa sürede yapılacak planlama ve çalışmalarla, bugünlerde hissetmeye başladığımız su sıkıntısına karşı önlemler almak, önümüzdeki yıllarda daha az sıkıntı çekmemizi sağlayacaktır.



Kaynak: Akşam

Kayıtlı

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic