Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Antroposen (İnsan çağı) başladı mı?  (Okunma Sayısı 2911 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
alfred
Uzman Üye
*****

Performans: 26
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 275


Herkes için coğrafya


« : 30 Haziran 2011, 14:47:04 »


Bilim Adamlarına Göre Dünyayı Öylesine Hor Kullandık Ki "insan Çağı" Denen Yeni Bir Jeolojik Zamanın Başlamasına Sebep Olduk! Sonrası Mı? Kıyamet…

"Dünyanın Kabuğu Soyulacak!"

Burcu Arman

Homo sapiens'in (yani bildiğimiz insan) ortaya çıkışından binyıllar sonra dünyada, insanları sıcak yataklarından fırlatacak bir gelişme yaşandı: Küresel ısınma. Biz "Dünya yarattı" dedik ama bilim adamları ısrarla altını çiziyor: "Bu olanlar insanın gezegenin kumandasına geçmesinin sonucu." Bununla da bitmiyor, eğer dünyayı böyle kullanmaya devam edersek Dünya gezegeni öcünü alacak. Şimdi sıkı durun, zira dediklerine göre: "Küresel ısınma yalnızca bir test!"

Bundan yaklaşık 136 milyon yıl önceydiÇiçekli bitkiler çıkalı birkaç milyon yıl geçmiş, dinozorlar dev cüsseleriyle ortalıkta salınıyorlardı. Derken hiç beklenmeyen bir şey oldu. Gökyüzünden kopup gelen bir meteor dünyayı vurdu! Uzmanlara göre bu meteor ve oluşturduğu toz bulutu Dünya'daki birçok iri sürüngenin ve de tabii ki dinozorların sonunu getirdi. Gerçi teoriler muhtelif ama sonuç itibariyle yaklaşık altı milyar yaşında olan Dünya gezegeni günümüze gelene kadar bu ve bunun gibi birçok doğal afetle birlikte yaşadığı bir evrim sürecinden geçti
Meteorun sonlandırdığı, Mesozoyik Zaman'ın son çağı olan Kretase idiŞimdiyse Dünya, dördüncü zamanı olan Kuvarterner'in Holosen Çağı'nı yaşıyor. Yani en azından şimdiye kadar öyle biliyorduk. Zira bilim adamları artık başka bir çağa geçtiğimizden dem vuruyor: Antroposen (Anthropocene) Çağı. Türkçesi'yle "İnsan Çağı". Ama insanlık için küçük, evren içinse büyük olan bir farkla: Bu çağ, 'doğal sebepler'den değil bizzat insanoğlunun tahribatları sonucunda başladı!

"Dünya'nın yüzde 83'ünde insanın ayak izi var"
1995 yılında ozon tabakasıyla ilgili araştırmasıyla Nobel'e layık görülen Paul Crutzen, Antroposen denen bu yeni çağın isim babası. Eugene F. Stoermer ise Crutzen ile birlikte Antroposen üzerine ilk makaleyi yayımlayan bilim adamı. Antroposen ile ilgili sorularımızı yanıtlayan Stoermer, Paul Crutzen ona makale teklifini yaptığı sırada Kuzey Amerika'nın büyük gölleri üzerinde insan etkileriyle ilgili bir çalışma yürütüyormuş. "Araştırmamda ortaya çıkan sonuç şuydu: Göller ne kadar büyük olursa olsun, kalabalık bölge nüfusu göllerin ekolojisini değiştiriyor" diyen Stoermer söylediğine göre dünyanın insan taşıma kapasitesi şu an var olan nüfustan çok daha az! Üstelik insanlık 200 yıl öncesine kadar yolcu koltuğuna oturduğu "Dünya gemisi"nin şimdi pilotluğunu üstlenmiş durumda. Hatta öyle ki bindiği gemiye zarar verecek kadar da umursamaz! İnsanların gezegenlerinin coğrafyasını eskisinden çok daha verimsiz kullandığının altını çizen Stoermer, insan eliyle yaşanan bu değişimlerin tüm Dünya'yı etkilediğini söylüyor. Bu konuyla ilgili araştırmalar yapan Teksas Üniversitesi Oşinografi Profesörü Robert Stewart da aynı görüşte. Stewart Yeni Aktüel'e bu durumu şöyle anlatıyor: "Analizlerimiz gösteriyor ki Dünya'nın yüzde 83'ü insan etkisiyle karşı karşıya. Üstünde hiç insan olmayan; otobanlar, barajlar ya da tren yolları inşa edilmemiş alanlarda da bu etki geçerli." Stewart insanların Dünya gezegenine yaptıklarını "insanın ayak izi" olarak tanımlıyor.

Sorumlusu metal işçiliği mi, Endüstri Devrimi mi?
En başa dönüp asıl soruyu soralım: İnsan Çağı (Antroposen) ne zaman başladı? İşte bunun cevabı çok net değil. Zira bir kısım bilim adamı beş bin yıl önce metal işçiliğinin ilk başladığı zamanları işaret ediyor. Eugene Stoermer ise Endüstri Devrimi'ni milat olarak almaktan yana. Yani yaklaşık 200 yıl öncesinden"Birçok bölgede uygarlığın erken geliştiği bir gerçek" diyen Stoermer'e göre öyle ya da böyle insanların ekolojiyi değiştirebilme gücünün tüm gezegene yayılması Avrupa'nın endüstrileşmesiyle başlıyor. Stewart'a göreyse milat, 1900'lerde dünya üzerindeki ekosistemlerin değiştirilmeye başlaması
Peki ama bu sürede ne değişti? İnsanoğlu ne yaptı ki doğanın görevini elinden alarak yeni bir çağa adını yazdırdı? Doğanın sebep olduğundan çok daha fazla nitrojen açığa çıkardığımızı söyleyen Robert Stewart insan etkilerini şöyle sıralıyor: "Neredeyse bütün nehirler ve akarsular üzerine baraj yapıyoruz ve akışı olan bütün suyu kullanıyoruz. Olanca yer altı su rezervlerini kurutuyoruz. En önemlisi de atmosferdeki karbondioksit oranını yüzde 40'a çıkartmamız." Leicester Üniversitesi'nden jeolog Jan Zalasiewicz de değişimin Endüstri Devrimi'yle başladığını düşünenlerden. Ona göre tarım, endüstri ve yapılaşma yüzünden kaya yapılarının bozulması insanlığın gelecek nesillere bıraktığı en kötü mirasZalasiewicz'in son araştırmalarına göre de toprak kaybetme oranı gittikçe artıyor; bu biyolojik ortamların değişmesine ve nihayetinde türlerin yok olmasına neden olacak. "Şu an Antroposen'in başında sayılırız daha sonra neler olacağını söylemek çok zor" diyen Zalasiewicz şöyle devam ediyor: "Olaya, karbondioksit artışı gibi sadece tek bir problematikten baksak bile, jeolojik kayıtlar; küresel ısınmanın, deniz seviyelerindeki değişimin ya da toprak kayıplarının normal seviyeye dönmesi için binlerce yıl gerekiyor."

Çamur ve kum okyanuslara çöküyor
Aldığımız nefesin bizi yaşatması için gereken oksijen atmosferdeki yerini tam 300 yılda aldı. Bu arada gezegendeki canlı çeşitliliği de en ilkelinden bakterilerden ilk fotosentez yapan alglere kadar genişlemişti. Bugünden yaklaşık 570 milyon yıl önce başlayan "eski hayvanlar zamanı" anlamına gelen Palezoyik Zaman'da, geniş hayvan toplulukları yeryüzünde dolaşıyordu. Üçüncü zamana (yani Senozoyik) gelindiğinde memeliler Dünya'ya egemendi. Kuvaterner Zaman'ın ikinci çağı Holosen'de, günümüzden 10 bin yıl önce insan yerleşik hayata geçti. Bu da antropolojideki kullanımıyla 'Cilalı Taş Devri'ne (Neolitik) denk geliyor. Peki ya şimdilerde insan nüfusunun artışı ve etkileri yüzünden adı değişen çağımız geleceğe nasıl izler bırakıyor? Eugene Stoermer'e göre insanların dünya üzerinde bıraktığı işaretler gelecek nesiller için şimdiden yerini aldı bile.
Dünya yüzeyindeki insan faaliyetleri nedeniyle stratosferdeki karbon denizin dibine çöküyor. "Bu çöküşü deniz dibindeki mikroskobik alglerden kolaylıkla takip edebiliyoruz" diyor Stoermer. Hayvan türlerinin yok oluşu, toprak kaybı gibi sonuçlar ise kaya kütlelerinin geniş katmanları arasında gelecek neslin araştırmasını bekleyecek. Tıpkı bizim Palezoyik Dönem'le ilgili bilgilere ulaştığımız gibiStoermer'e göre nüfus konusunda önemler alınmazsa; çamur ve kumun okyanusa çökmesi yer yüzünün adeta soyulmuş bir görünüme bürünmesine neden olacak!

http://www.yeniaktuel.com.tr/dun104,137@2100.html
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic