Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ekosfre Bozuluyor Coğrafya 11  (Okunma Sayısı 2234 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AbuzerKadayıf
Deneyimli Üye
****

Performans: 223
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 170



« : 10 Ekim 2008, 17:00:31 »


ALTI milyar nüfuslu küçük bir gezegen.. Güneş sisteminde bir nokta bu planet. Evrende yaşanılabilir; havası, suyu, toprağı, bitkisi, canlıları olan tek gezegen..Kınlgan bir yapıya sahip..Dengeleri hassas; kolayca bozulabilir özel-likte..

Endüstri devrimine dek, bazı bozulmalar olsa da, nüfus fazla olmadığından ekosferde olumsuz değişmeler halk topluluklannı etkilememiş. Fakat, bugün "Bu terazi bu sıkleti çekmemektedir". Doymak için doğaya saldıran insan bir ikilemi yaşamaktadır. Nüfus arttıkça beslenme düzeni bozulmaktadır. Çünkü, her dakika yararsızlaşan, ekin ekilemeyen topraklann alanı genişlemektedir. Çölleşme {devastation, desertification) insanın ekmeğini elinden almaktadır. Verimli topraklar bozkırlaşmakta, tuzlulaşmaktadır.

Homo sapiens, dünyanın canlılan arasına son katılan üyedir. Fakat, aklıyla, yeteneğini kullanarak ekosferi egemenliğine almıştır. Fakat, florayı, faunayı o denli süratle yok etmektedir ki, insanoğlu, sonuçta, kendi sonunu da hazırlamış olmaktadır. İnsanı hayvanlar dünyasının sıradan bir üyesi sayarsak, yok oluşu hiç de önemli sayılmayacak; dünya dönmesini sürdürecektir. Nükleer patlamalar, konvansiyonel savaşlar yanında nükleer silah denemeleri, savaşlar insanlığın sonunu daha erken de getirebilir..

Evrensel düşünüp yerel uygulamak.. Ortam bozulması sorunlan sınır tanımıyor.. Devletlerarası işbirliği düğümlerin çözümü için gerekiyor. Anlaş-malann uygulanması, hayata geçirilmesi önem taşıyor. Her yıl Avustralya kıtası büyüklüğünde orman yok ediliyor. Geniş otlaklar kazınıyor; rüzgara mal-zeme veren çöle, bozkır alanlanna dönüşmesine ortam hazırlanıyor.. Dünya soluk almakta zorlanıyor artık.. Fosil yakıtlann aşın ölçüde tüketilmesi havayı zehirlemiş durumda..

Dünyanın ateşi yükseliyor.. Antarktika buzullan son yıllarda eriyor. Büyük buzdağlan oluşuyor.. Buzullar eridikçe okyanus düzeyi yükseliyor.. Deniz kıyısı ovaları, deltalar aşın nüfuslanmış durumda.. Milyonlarca insan nerelere sığınacak, ne yapacak? Fütüroloji bu sorulara yanıt veremiyor..

Ozon katmanındaki deliğin büyümesi sürecek mi? XXI. yüzyılda insanlar en çok hangi hastalıklara yakalanacaklar? Atmosfer içinde soluk alamaz duruma gelmiş bulunuyoruz. Motorlu araçların egzos gazları havanın doğal bileşimini değiştirmiştir. Teneke uygarlığının tutsağıyız. Ulaşımı kolaylaştırmak i-çin bizi doyuran, giydiren toprağı, kolayca gözden çıkarabiliyoruz.

Sular zehirlenmektedir. Dünyanın tatlı, su kaynakları, artık, içilecek su ve-rememektedir. Denizler, göller, ırmaklar atıklarla kirletilmiştir. Örneğin, Tuna, Avrupa'nın kanalizasyonu gibi akarak Karadeniz'i kirletmeyi sürdürmektedir. Hidrosfer nükleer atık deposu olarak düşünülmektedir.

Şehirleşme.. Megakentler.. Çıldırmışcasına çoğalan nüfus.. 13 milyar nü-fusuyla Çin, 1 milyar insan kalabalığıyla karıncalar gibi Hindistan.. Suç oranında büyük artış.. Şiddet.. Silahlanmaya ayrılan milyarlarca dolar ve önlenemeyen salgın hastalıklar için gelişmiş endüstri ülkelerinin ilgi göstermemesi.. Bir yandan barış görüşmeleri sürerken aynı ülkelerin büyük bir hızla silah üretip yoksul ulusları birbirine düşürmesi (agitation, provocation) ve silahlanma için bütçelerinin önemli bir bölümünü ayırmaya zorlaması.. Çelişkiler.. Eğitime, sağlığa, beslenmeye, ulaşıma, çevre korumaya ayrılması gereken paraların silaha yatırılması.. Büyük kentlerin çevresinde ortaya çıkan, her türlü yasadışılığın, şehir gerillalarının odaklandığı, beslendiği gettolar.. Sağlıksız şehirleşmenin göstergesi gecekondular. Artan yoksulluk.. Eğitilemeyen ve üretime, demokratik gelişmeye, doğayı ve kültürel varlıkları korumaya; bilinç-lendirilemeyen halk kütleleri..
insanlar artık, aklını başına toplasa.. Doğal varlıklan, kültürel değerleri korumaya özen gösterse.Dünyanın tek olduğunu, herkesin bu gezegende bir " hemşehri " gibi yaşaması gerektiğini anlasa.. Doğayı, kültürü korumanın kendi geleceğini korumak demek olduğunun ayırdına varsa.. Ve, insanın bu gezegen için olmazsa olmaz bir varlık olmadığını, insan soyu kesilse de dünyanın dönmesini sürdüreceğini bilse..

Kayıtlı

Öküzün dünyası gördüğü otlar kadardır...
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #1 : 10 Ekim 2008, 22:01:41 »

bu güzel yazınız için teşekürler sayın hocam
Kayıtlı
erme
Yeni üye
*

Performans: 65
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 36


« Yanıtla #2 : 16 Ekim 2008, 17:41:22 »

teşekkürler arkadaşım çalışmalarının devamını dilerim
Kayıtlı
mayaflora
Sürekli Üye
***

Performans: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 133



« Yanıtla #3 : 12 Kasım 2008, 19:03:37 »

hocam elinize emeğinize sağlık çok güzel özetlemişsiniz . yazınızı çok beğendm
Kayıtlı

\\'\\'YAŞAMAK\\'\\'
Kimi eskidiği için yaşar/Kimi yaşadıkça eskir,/Ne tohumda keramet ,/ Ne toprakta /Ne başakta /Marifet YAŞAMAKTA..........
B.RAHMİ EYYÜPOĞLU
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic