Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anadoluda İlk Yerleşmeler  (Okunma Sayısı 13165 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DeDe
Ahmet Aydoğmuş
Genel Moderator
******

Performans: 1411
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1505


« : 02 Aralık 2006, 16:23:49 »


  Üzerinde yaşadığımız Anadoluda,onbinlerce yıldan beri yerleşilmiş, tarım yapılmış,hayvan evcilleştirilmiş neolitik yerleşimleri görmekteyiz.Bunlara höyük veye tepe gibi adlar verilir.Kazılarak aydınlığa çıkarılan bu yerleşimlerden birkaç tanesi şöyle sıralanabilir.
       Konya Çatalhöyük
       Karaman Canhasan höyüğü
       Diyarbakır Çayönü
       Malatya Caferhöyük
       Batman Hallan Çemi
       Şanlıurfa Nevali Çori
       Şanlıurfa Göbeklitepe
Kayıtlı

Emekli Coğrafya Öğretmeni Batıkent / ANKARA
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



« Yanıtla #1 : 02 Aralık 2006, 19:04:24 »

Paleolitik/Epipaleolitik Çağ (Eski Taş/Yontma Taş Çağı):

Tarihöncesi uygarlığının gelişme sürecinde, kültürel evrelerin en uzunu ve buzul çağlarının kültürel karşılığı olan; insanlığın ilk ortaya çıkışından, MÖ yaklaşık 10.000 yıl öncesine kadar süren arkeolojik çağ. Bu çağda çaytaşı, çakmaktaşı, hayvan kemikleri ve ağaç gibi doğal maddelerden yapılan ilk aletlerin kullanılmaya başlandığı ve insanların mağara, kaya sığınağı gibi yerlerde "büyük gruplar"/"kalabalık aileler" biçiminde yaşadıkları bilinmektedir. Paleolitik insan, besinini avcılık ve toplayıcılık yoluyla tüketime hazır olarak sağlamakta; kendisi besin üretmemekteydi. Ateş, bu çağda bulunmuş ve çiğ yenemeyen besinleri pişirmeye, ısınmaya, yırtıcı hayvanlardan korunmaya yaramıştır. Mağara ve kaya sığınaklarının duvarlarına çizilen resimler yine bu çağın belirgin özelliklerindendir. Paleolitik Alt, Orta ve Üst olmak üzere üç alt döneme ayrılmaktadır. Epipaleolitik Çağ ise, doğayı denetimi altına almaya başlayan insanın, besi üretimine geçişinin hemen öncesinde yer alan çağdır. Anadolu ve Trakya için ise, bugüne kadar bilinen 212 Paleolitik/Epipaleolitik yerleşme arasında Yarımburgaz (İstanbul) ve Karain (Antalya) mağaraları, bu çağı en iyi yansıtan yerleşmelerdir.

Kayıtlı
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



« Yanıtla #2 : 02 Aralık 2006, 19:05:01 »

Neolitik Çağ (Yeni Taş/Cilalı Taş Çağı):

İnsanın yoğun avcılık-toplayıcılıktan üretime, göçebelikten yerleşik yaşama geçtiği, MÖ yaklaşık 10.000 yıl öncesinden başlayan ve "İlk Üretimciliğe Geçiş Evresi" olarak da adlandırılan Neolitik Çağ'ın en önemli özelliği, besin sorunlarının çözümüyle gerçekleştirilen büyük bir "devrim" olmasıdır. Neolitik Çağ insanı, bazı bitkileri tarıma almış, birçok hayvanın da evcilleştirilmesini gerçekleştirmiş; avcılığın yerine hayvancılık, toplayıcılığın yerine ise tarım ya da rençberlik geçmiştir. İnsanoğlu ilk kez bu dönemde, doğa ile ilişkisini kendi lehine çevirmeyi başarmıştır. Üretimle birlikte gelen yerleşik yaşam, köylerin ve giderek kentlerin kurulmasına yol açmıştır. Arkeologlar tarafından, ilk kez bu çağda ortaya çıkan, besinlerin depolandığı, taşındığı, pişirildiği çanak çömlek yapımı kıstas alınarak, Çanak Çömleksiz ve Çanak Çömlekli diye iki alt döneme ayrılan Neolitik Çağ, Anadolu ve Trakya'da, bugüne kadar bilinen, 257 yerleşme ile temsil edilmektedir. Bu yerleşmeler arasında yer alan Çayönü (Diyarbakır), Cafer Höyük (Malatya), Aşıklı Höyük (Aksaray), Kuruçay (Burdur), Çatalhöyük (Konya) ve Hacılar (Burdur) gibi yerleşmeler, gerek küçük buluntuları, gerek mimari kalıntıları, gerekse o dönem insanının sanatsal, dinsel yaratımı açısından bu çağın en ilginç yerleşmelerinden bazılarıdır.
Kayıtlı
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



« Yanıtla #3 : 02 Aralık 2006, 19:05:44 »

Kalkolitik Çağ (Bakır Taş Çağı):

Adını taşın yanısıra bakır kullanımından da alan Kalkolitik Çağ, kültür tarihinde ilk ön kent kültürlerinin başladığı dönem olarak bilinir. Yeni veriler, madenin ilk işlenmesinin Neolitik Çağ'ın Çanak Çömleksiz evresinde başladığını ortaya koymuşsa da, kullanımının çeşitlenmesi ve yaygınlaşması bu dönemde gerçekleşmiştir. MÖ yaklaşık 5.000-3.000 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik Çağ, İlk, Orta ve Son olmak üzere üç aşamada incelenir. Gelişkin tarım ve hayvancılık, insanın sosyal yapısındaki değişimleri giderek çabuklaştırmıştır. Yöneticiler, din adamları, çeşitli zanaatçılar gibi farklı grupların yanısıra anıtsal mimari, savunma ve sulama sistemleri, uzak mesafe ticareti ile lüks/prestij maddelerinin ticareti gelişmiştir. Bu gelişim sonucu, Anadolu'da, söz konusu çağ yerleşme yerlerinin sayısının 852'ye ulaştığı görülür. Önemli merkezler arasında, batıdan doğuya, Bakla Tepe (İzmir), Liman Tepe (İzmir), Hacılar (Burdur), Beycesultan (Denizli), İkiztepe (Samsun), Alişar (Yozgat), Domuztepe (Adana), Yumuktepe (İçel) Arslantepe (Malatya), Değirmentepe (Malatya), Girikihaciyan (Diyarbakır) sayılabilir
Kayıtlı
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



« Yanıtla #4 : 02 Aralık 2006, 19:06:22 »

İlk Tunç Çağı:

Anadolu ve Trakya'da yaklaşık MÖ 3.000-2.000 yılları arasına tarihlendirilen İlkTunç Çağı, genel karakteri ile üzerinde tapınak ve idari binaların da bulunduğu organize, tahkimli, bağımsız şehir devletlerinden oluşan bir dönemi kapsar. Bu dönem yeni sosyal, dinsel ve teknolojik değişime tanıklık eder. Bakırın kalay ile karıştırılarak tuncun elde edilmesi dönemin madenciliği açısından önemli bir gelişmedir. Bu dönemde altın ve gümüş gibi değerli madenlerden yapılmış gömü hediyeleri içeren mezarlıklar toplumsal değişikliğin kanıtıdır. Bu dönemde ayrıca ticaret gelişmiş, Ege, Orta Doğu ve Balkanlar'ı kapsayan geniş bir ticaret ağı kurulmuştur. İlk Tunç Çağı Anadolu ve Trakya'da İTÇ I-II-III diye 3 evreye ayrılmakta ve binin üzerinde yerleşmeyle temsil edilmektedir. Bu yerleşmelerden bazıları şunlardır: Aslantepe (Malatya), Alacahöyük (Çorum), Acemhöyük (Aksaray), Troya (Çanakkale), Karaoğlan (Ankara), Alişar (Yozgat), Karahöyük (Konya), Kültepe (Kayseri), Demircihöyük (Eskişehir), Mahmatlar (Amasya), Horoztepe (Tokat), İkiztepe (Samsun), Gözlükule (Tarsus), Beycesultan (Denizli), Şemsiyetepe (Elazığ), Kuruçay (Burdur).
Kayıtlı
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



« Yanıtla #5 : 02 Aralık 2006, 19:07:46 »

14C (Radyokarbon):

Arkeolojik kazılarda içinde karbon elementi bulunan çeşitli buluntular elde edilir. Karbon içeren buluntularda eser olarak bulunan radyoaktif 14C (radyokarbon) izotopunun yoğunluğu ya da radyoaktivitesi ölçülerek buluntular tarihlenebilir. Radyokarbon tarihleme yöntemi, bulunduğu 1950 yılından günümüze, yaklaşık son 50 bin yılda yeryüzünde meydana gelen arkeolojik, paleobotanik ve jeolojik olayların mutlak tarihlenmesi için kullanılan ana yöntem durumuna gelmiştir. Arkeolojik kazılarda ele geçen ve karbon içeren her buluntu radyokarbon yöntemiyle tarihlenebilir. Tarihlenmek üzere toplanan buluntulara "örnek" adı verilir. Tarihlenecek örnekler olarak ağaç parçaları, odun kömürü, kurumuş bitkiler, tahıl taneleri, dokuma parçaları, deri, hayvan kabukları, kemik, yemek artıkları sayılabilir (M.Özbakan).
Kayıtlı
mgsod
Uzman Üye
*****

Performans: 17
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 221


« Yanıtla #6 : 02 Aralık 2006, 20:43:44 »

 

  Aysel hocam teşekkürler. Konu yu yeni işlemiştik.Zaman zaman yazılarından faydalanacağım.
Kayıtlı
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



« Yanıtla #7 : 02 Aralık 2006, 21:16:04 »

kaynak

http://tayproject.org/veritab.html

Kayıtlı
DeDe
Ahmet Aydoğmuş
Genel Moderator
******

Performans: 1411
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1505


« Yanıtla #8 : 03 Aralık 2006, 08:45:12 »

 

 Sayın Aysel,verdiğiniz tamamlayıcı bilgiler için teşekkürler.Önemli bir eksikliği giderdiniz.
Kayıtlı

Emekli Coğrafya Öğretmeni Batıkent / ANKARA
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



« Yanıtla #9 : 03 Aralık 2006, 18:25:21 »

güzel sanatlar lisesinde görev yaptığım için bu konuları detaylı inceliyorum .
öğrencilerim sanat tarihi dersinde bunları görüyorlar.
paylaşmak istedim.
kolay gelsin.
Kayıtlı
melezprens06
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6


« Yanıtla #10 : 23 Aralık 2006, 12:04:41 »

HOCAM ÇOK İŞİME YARADI TEŞEKKURLER
Kayıtlı
karakurum
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 28 Aralık 2006, 00:12:12 »

dede ve aysel hocam her ikinizede verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkürler çok sağolun
Kayıtlı
uran
VIP Üye
******

Performans: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1091


« Yanıtla #12 : 28 Aralık 2006, 15:57:24 »

teşekkürler sayın hocalarım bilgilerinizi paylaştığınız için
Kayıtlı
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #13 : 28 Aralık 2006, 17:48:47 »

yeni bir şeyler var mı?

Kayıtlı
gürsel
VIP Üye
******

Performans: 17
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 560



« Yanıtla #14 : 05 Ocak 2007, 21:13:50 »

Derslerimiz için harika bir kaynak
Kayıtlı

EĞİTİMDİR Kİ BİR ULUSU YA ÖZGÜR,BAĞIMSIZ ONURLU YÜKSEK BİR TOPLULUK BİÇİMİNDE YAŞATIR YA DA BİR ULUSU TUTSAKLIK VE YOKSULLUĞA GÖTÜRÜR.
ÇÜNKÜ ; "KAYNAŞMIŞ BİR MİLLETHALİNE GELMENİN ,ÇAĞDAŞLAŞMANIN,KALKINMANIN ,HÜR VE DEMOKRATİK BİR TOPLUM OLABİLMENİN EN ETKİLİ ARACI EĞİTİMDİR " 16 TEMMUZ 1921 ANKARA
M.KEMAL ATATÜRK


BURSA NİLÜFER ALİ KARASU ANADOLU LİSESİ COĞRAFYA ÖĞRETMENİ
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic