Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İklim Değişmeleri DERS NOTU  (Okunma Sayısı 1657 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AbuzerKadayıf
Deneyimli Üye
****

Performans: 223
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 170



« : 10 Ekim 2008, 16:52:16 »


YANARDAĞ patlamalannın iklim değişikliklere neden olabileceği XVI-II yüzyıldan beri bilinmektedir. Piroklastik maddeler (Tefra), kükürt gazlan 25 km yükseklikteki stratosferden dağılarak geniş bir kuşak halinde yeryüzünü saracak ve yıllarca oralarda kalacaktır. Böyle bir durumda dünyanın global sıcaklığında 2000 yılı öncesinde 0.5°C gibi bir sıcaklık azalması olacağı gö¬rülmüştür.

1783 yılında İzlanda Adasında Laki volkanı patladı. Kraterden yeryüzü¬ne çok fazla miktarda lav aktı. İzlanda halkı o yıl güneşi göremedi; yaz mev¬simi gelmedi. Alışılmadık şekilde soğuk bir yaz yaşandı. Güneş ışınları sürekli, kalın bir sis tabakasından zorlukla sızmaktaydı.

1818 yılında Avrupa'nın birçok yerinde, geçimini bağcılıktan sağlayan¬lar ve tahıl yetiştirenler perişan oldular. Ekinler ve üzüm bağları donmuştu. Kışın değil sadece, yazın da don olayları sürdü. İki yıl ardarda yaz mevsimi yaşamayan halk aç kalınca Amerika'ya göç etmek zorunda kaldı. Yazın bile güneşin görünmemesi, hava sıcaklığının artmaması, Endonezya'daki Sum-bawa adasında bulunan Tambora volkanının patlamasına bağlandı. Bu, tari¬hin en büyük volkan patlamasıydı ve binlerce kilometre uzaktaki Avrupa' Af¬rika, Amerika gibi kıtalar etkilenmişti. 1815-16 yılında Amerika'nın KD'sunda ilkbahar ve yaz mevsiminde büyük felaketler yaşandı. Haziran ayında sıcaklık bazen 32°C'ye kadar çıkıyor, sonra sıfır dereceye iniyordu. Bir ay geçtikten sonra, yeni filizlenen ekinlerin üzerini kar örtüyordu. "Temmuzda yılbaşı" binlerce insana açlık, ölüm armağanı oldu. Afrika'lılar, Hind'liler, Çin'liler Tambora'nın yol açtığı iklim değişmelerinden etkilendiler. Ekinler başak ver¬medi: hasat mümkün olmadı. ABD'ne doğru büyük göç dalgalan yola çıktı.

1883 yılında Endonezya'da Krakatoa volkanı faaliyete geçti. Yaz mev-siminde soğuk dalgası bütün Avrasya'yı etkiledi. Sıcaklık 0.8°C düştü. Tozlu
havanın çok belirgin işaretleri, bütün dünyada ilgi çeken güneş batışları, gü¬neş ve ay çevresinde renkli halkalardı. Krakatoa'dan 12 bin km uzaktaki Fransa'da güneş battıktan sonra 90 dakika süreyle gökyüzü parlak kalıyor ve aydınlığı koruyordu.

1913 Alaska volkan püskürmelerinden sonra Amerika ve Avrupa'nın birçok bölgelerinde güneş radyasyonu keskin azalmıştır.

1963 yılında Bali adasında güçlü volkan püskürmesinden sonra yapılan gözlemler gösterdi ki, püskürme anından başlayarak ilk dönemlerde Ekvator üzerinde Stratosferin sıcaklığı normalden 6-7°C, sonraki yıllarda ise 2-3°C aşağı olmuş; düşmüştür.
Avrupa, Asya ve Amerika'daki antinometrik istasyonlann verilerine göre XIX. ve XX. Yüzyıllarda birim alana düşen radyasyonun miktannda azalma gözlenmiştir. Bunun nedeni Krakatoa, Katmai, Mont Pelee gibi güçlü volkan püskürmeleri ile bağlantılıdır. Birim alandaki güneşlenmenin 40'lı yılların başlangıcında maksimal değer kazanması ve sonradan yine tedricen azalması gözlenmiştir. Bazı araştıncılar, 40'lı yıllardan sonra birim alandaki güneşlen-menin azalmasının nedenini, insanın atmosfere büyük miktarlarda aerosol maddeleri yaymasına bağlamaktadır.

1982'de Meksika'da el Chichon patlamasında gökyüzüne sadece 500 metre küp toz ve kül püskürtülmüştür. Fakat, uzun süreli soğumalarda toz ve külden çok kükürt gazlan etkiliydi. Kükürtdioksit ve subuharı volkandan çık-tıktan sonra atmosferde kükürt asitlerine dönüşüyordu (damlacık). Bunlar da yıllarca dünya çevresinde kokulu bulutlar şeklinde dolaşıyordu. Tozlar ise bir-leşiyor ve birkaç ay içinde yeryüzüne düşüyordu. Kükürtasitleri ise güneş ışın-larını geri yansıtıyordu. El Chicho'nun patlamasından sonra Kuzey Yarımkü¬re 0.2 °C soğumuştu.

Pinatubo yanardağından atmosfere 18 bin ton kükürtdioksit karışmıştır. Sıcak ülkelerde sıcaklığın bu nedenle 2°C düşebileceği iler sürülmüştür. An¬cak,, uzmanlar bu volkanın etkisinin geçici olduğunu ve yılda bu tür 10 vol¬kanın patlaması durumunda uzun süreli bir iklim soğumasının gerçekleşebile¬ceğini bir sav olarak ileri sürmüşlerdir.
Fakat, yine de Pinatubo Filipinler'de ve Pasifik'te oldukça geniş bir alanı etkilemektedir. Stratosfere milyonlarca ton toz, subuharı ve gaz dağılmıştır.
Kükürtdioksit subuharı ile birleşerek H2S04 (Asitsülfühk) haline geçiyor. Bu da güneş ışınlarının bir bölümünün dünyaya ulaşmasını engelliyor. Böylece, ana enerji kaynağından az da olsa yoksun kalan bölgenin ikliminde soğuma¬lar görülüyor.

el Nino, düzensiz olarak, yılbaşı ya da Noel dönemlerinde ortaya çıkan Güney Amerika sahillerinde bir sıcak deniz akıntısıdır. Fakat, insan yaşayışını olumsuz yönde etkileyen bu akıntılar sonucunda dünya çapında kuraklıklar, orman yangınları ve aşın yağışlar olşmakta ; bütün bunlar felaketlere, mut-suzluklara yol açmaktadır, el Nino ile volkan püskürmeleri arasında da ilişki¬ler kurulmaktadır. Volkandan çıkan asitler güneş ışınlan/rüzgarlar arasındaki karmaşık sistemi bozmakta ve tipik el Nino'lar olmaktadır.

Atmosferdeki Si02 yalnızca yanardağ patlamalan ile ilgili değil; fabrika-lardan, yanan petrol kuyularından da havaya kanşmaktadır. Fakat, bunlar havada uzun süre kalamıyor; asit yağmurlan şeklinde yeryüzüne dönüyor.

Yanardağlardan çıkan maddelerin ozon tabakasının incelmesinde de etkili olduğu ileri sürülmüştür.

Filipinlerdeki Pinatubo yanardağının 1991 yılında büyük miktarda kükürt püskürmesi nedeniyle Antarktika üzerinde ozon tabakasının aşırı incelmesi sürat kazanmıştır. Yanardağdan atmosfere salınan sülfürik asit-su damlacıkla-nmn klor ile tepkimeye girmesiyle oluşan klordioksidin, Antarktika üzerinde ozon tabakasında meydana gelen deliği daha da büyütmüş olabileceği kay¬dedilmiştir.

Pinatubo 1991 hazirandan sonra 1992 nisan ve mayıs aylannda da An-tarktika'nın sonbahar mevsimi için sıcaklığın yüksek olmasına karşın, ozon perdesini incelten klordioksit yoğunlaşması saptandı. Anormal klordioksit kütlesi doğal kimyasal eğilimi gereği stratosfer bulutlannın buz zerrelerinden oluşan yüzeyinde tepkimeye girerek tabakanın aşın tahribine yol açtı.

Stratosferin çok düşük sıcaklıklardaki bulut oluşumu için de mevsim sıcak¬lığı yüksek derecede ölçülmüştür. Antarktika üzerinde mart-mayıs 1993 dö¬neminde klordioksit birikimi saptanmıştır.
Kayıtlı

Öküzün dünyası gördüğü otlar kadardır...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic