Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yağmurun Genleri  (Okunma Sayısı 3712 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Serkan ALTUNER
VIP Üye
******

Performans: 141
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 632



« : 09 Mayıs 2008, 19:39:32 »


Gökyüzündeki bakteriler yağmur ve kar yağmasına mı neden oluyor? Louisiana Eyalet Üniveristesi'nden Brent Christner ve meslektaşlarının Şubat 2008 Science dergisinde yayımlanan araştırmasına  göre yağışa neden olan bakteriler atmosferde çok yaygın. Bilim insanları, kar ve çoğu yağmur için önce bulutlarda buz oluşması gerektiğin belirtiyor. Ama gökyüzünde saf su yaklaşık -40 derecede donmaya başlıyor. Öyleyse bulutlar daha sıcakken buz (ve dolayısıyla yağış) nasıl oluşuyor? Buz havadaki toz ve is gibi parçacıkların çevresinde -40 derecenin üstünde de oluşabiliyor. Ancak Christner ve ekibinin araştırmasına göre toz ve is -10 dereceye kadar etkili. Oysa bakterilerin çevresinde -2 derecede bile buz kristalleri oluşuyor. Bakterilerin hücre duvarındaki proteinler, su moleküllerini buz kristalinin kafes yapısını teklit edecek şekilde bağlıyor. Böylece, daha yüksek sıcaklıklarda da buz oluşabiliyor.
Profoser Christner'in ekibi dünyanın çeşitli bölgelerinde yeni yağmış karları inceledi. Profosör" incelediğimiz her kar ve buz örneğinde biyolojik buz çekirdekleri bulduk" diyor. Araşatırmada tespit edilen biyololjik çekirdeklerin çoğu bitkilerde bulunan bakteriler. Rüzgarlarla çok uzaklara taşınabilen bu minik çanlıların yağışlarda önemli rolleri olabileceği iklim ve tarımsal verimliliği etkileyebileceklerini belirtiyor. Ayrıca bazı deniz mikroorganizmaları DMS adı verilen Dimetilsülfit gazı üretiyor. Bu gaz yansıtıcı etkisi çok olun bulutların oluşmasını sağlıyor. İngiltere'deki Genel Mikrobiyoloji Derneği Nisan 2008'deki toplantısında denizlerdeki mikroorganizmaların yılda 200 milyon tondan fazla dimetilsülfit ürettiği açıkladı. East Anglia Üniversitesinden Dr. Andrew Vurson, şunları söyledi: " Bu gazın bir çok etkisi var. Okyasunların üstünde bulut oluşumunu tetikliyor. Bulutlar da iklimin soğumasına yol açan faktörler arasında"....

ATLAS DERGİSİNDEN ALINTIDIR....
Kayıtlı
:::.AHMET.:::
Moderator
*****

Performans: 2326
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2655



« Yanıtla #1 : 09 Mayıs 2008, 20:03:13 »

bilgilendirme ve paylaşım için teşekkürler hocam.
Kayıtlı

İnsanları niçin öldürüyorsunuz ki? Biraz bekleyin zaten ölecekler.

[Konfüçyüs]
yusufili
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 10 Haziran 2008, 11:48:37 »

Serkan hocam yazının devamını ekliyorum. Wink

Yağmurun yağması,bulutların oluşması, oksijenin üretilmesinde gizli bir aktör rol alıyor: Gen. Mikroorganizmalar dünya için sandığımızdan çok daha önemli; aralarındaki en basit ilişki bile diğer tüm canlıları etkileyebilir.


Oksijenin büyük bir bölümünü üretenler de fotosentez yapan minik deniz canlıları. Warwick Üniversitesi'nden Profesör Nicholas Mann, okyanusların önemli bir kısmında oksijen sağlayan canlıların, 'siyanobakteri' adı verilen tekhücreli bakteriler olduğunu belirtiyor. Nicholas Mann, Mikrobiyoloji Derneği'nin son toplantısında, soluduğumuz oksijenin bir kısmının üretilmesine, bakterilere hastalık bulaştıran virüslerin sebep olduğunu açıkladı. Araştırmacılar virüslerin, fotosentez 'makinasının' parçaları için gereken genetik malzemeyi sağladığını düşünüyor. Biraz daha açalım: Okyanus virüsleri, kendi genleri dışında genler taşıyor. Yeni yapılan çalışmalar, virüslerin bu genleri bakterilere aktardıklarına işaret ediyor. Profesör Mann, 'Görünüşe göre virüsler gezegenin işleyişinde çok önemli bir role sahip' diyor.
Nature dergisinde 2006'da yayımlanan bir araştırma, bir organizmanın genlerinin binlerce organizmayı etkileyebileceğini göstermişti. Northern Arizona Üniversitesi'nden Profesör Tom Whitham yönetiminde yapılan deneylere Amerika ve Avustralya'dan çok sayıda bilim insanı katıldı. Araştırmacılar, kavak ağaçlarındaki tanen miktarını belirleyen genleri mercek altına aldı. Tanen, bitkileri koruyan bir madde. Bilim insanlarının vardığı sonuçlara göre, tanen miktarı kavak ağacı yapraklarının çürüme hızını etkiliyor. Dolayısıyla, toprakların verimliliğini etkiliyor. Projede görev alan Wisconsin Üniversitesi'nden Richard Lindroth, bu çalışmanın mesajları olduğunu söylüyor ve genleriyle oynanan organizmalara dikkat çekiyor: 'Bir gen yerleştirirseniz, (bakteri genini bitkiye yerleştirmek gibi), bu genin karmaşık bir ekosistemdeki milyonlarca genden bir tanesi olduğu gerçeği, geniş kapsamlı etkileri olmayacağı anlamına gelmez.'
'Dünya sistem bilimi', yerkürenin işleyişini inceleyen, nispeten yeni bir bilim dalı. NASA'nın 1983'de Dünya Sistem Bilimleri Komitesi'ni kurmasıyla ortaya çıktı. Bugün NASA bilim misyonunu açıklarken 'Dünya'nın atmosferini, karalarını, okyanuslarını, buzlarını ve canlıları birbirine bağlı, tek sistemin parçaları olarak algılamalıyız' diyor. Dünya sistemi, birbirleriyle karmaşık ilişkileri olan çok çeşitli unsurları içeriyor. Hem hayatla çevre o kadar bağlantılı ki, mikroorganizmalar arasındaki etkileşim gibi basit görünen bir şey bile tüm çevremizi etkiliyebilir. Miami Üniversitesi'nden Profesör Eugene Rankey ve USRA'dan (Universities Space Research Association) Martin Ruzek, Journal of Geoscience Education'da yayımlanan makalelerinde şunları söylüyor: 'Gezegenimizin şartlarını belirleyen ahenkli fiziksel, biyolojik, kimyasal süreçleri anlatmak için senfoni benzetmesi kullanılabilinir. Bir senfonide her aletin diğerleriyle uyum içinde çok sesli müzik yapması gibi hava, su, karanın unsurları ve hayat ahenkle işleyen Dünya sistemini meydana getiriyor.

Bunlarda yazıda bulunan küçük notlar.

Atmosfer, toprak, okyanuslar, buzlar, canlılar... Bunların tümü birbirine hassas dengelerle bağlı; hepsi de tek bir sistemin parçası olarak çalışıyor. Yeni bir dal olan 'Dünya sistem bilimi' bu büyük 'senfoniyi' inceliyor. 

ESA (AVRUPA UZAY AJANSI)


Tekhücreliler bulut oluşumu gibi yağışları da etkiliyor. Atmosferdeki bakterilerin hücre duvarındaki proteinler, su moleküllerini 'buz kristalinin' yapısını taklit ederek bağlıyor. Böylece, daha yüksek sıcaklıklarda da yağış görülüyor. 

Turgut Tarhan / Şereflikoçhisar



Kayıtlı
Serkan ALTUNER
VIP Üye
******

Performans: 141
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 632



« Yanıtla #3 : 10 Haziran 2008, 13:59:32 »

Teşekkür ederim Yusufili hocam o yazıyı gönderdiğimde vaktim sınırlı olduğu için önemli olan kısımlarını yazabilmiştim. Siz tamamlamışsınız çok daha güzel olmuş Smiley
Kayıtlı
eray30
Yeni üye
*

Performans: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25



« Yanıtla #4 : 10 Haziran 2008, 15:52:52 »

ooo ılgınc hocam  basarılarınızın dewamını dılıyorum..
Kayıtlı
gülper
Uzman Üye
*****

Performans: 45
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 225



« Yanıtla #5 : 02 Kasım 2008, 16:58:56 »

süper bi bilgi çok teşekkürler
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic