Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Büyük Ortadoğu Projesi  (Okunma Sayısı 1459 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sting
Uzman Üye
*****

Performans: 131
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 467



Site
« : 18 Mart 2007, 12:52:17 »


İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Manisalı'dan bir alıntı.

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ

Büyük Ortadoğu Projesi tamamen ''Türkiye modeli''  üzerine oturuyor. Şöyle bir düşünelim;
Demokrasi adı altında şu üç unsur öne çıkarılacak;
1) Amerikan (ve Batı) şirketlerinin ve sermayesinin önü bu 25 ülkede açılacak. ''Piyasa ekonomisi ve demokrasi adına'' Batı kapitalizminin şirketleri iç ticareti, tarımı, sanayii, iletişimi, turizmi yavaş yavaş ellerine geçirecekler ve köşebaşlarını tutacaklar.
2) Yerli gazete ve televizyonlar yavaş yavaş çokuluslu şirketlerin ve Batı sermayesinin tekeline girecek. Bunu, eğitim ve sağlık izleyecek.
3) Etnik ve dini farklılıklar kullanılarak kontrollü (veya kontrolsüz) istikrarsızlıklar yaratılacak.
4) İçerde, ABD'ye (ve Batı kapitalizmine) bağlı bir ''sermaye ve şirketler grubu'' oluşturulacak. Aynen Türkiye'de olduğu gibi. Bu gayri milli sermaye grubu ABD'nin (ve Batı kapitalizminin) bir uzantısı gibi faaliyet gösterecek. Yani içerdeki Danimarka oluşturulacak.
5) Ve bu ülkeler, içerdeki azınlıklar (Danimarka) aracılığı ile ABD (ve Batı) tarafından yönetilecek. Aynen bizde olduğu gibi.
Bu proje de demokrasi için ''Büyük Ortadoğu Projesi'' olarak sunulacak.

Türkiye örneği; dün ve bugün
Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk Türkiyesi 1920'li ve 1930'lu yıllarda dünyaya örnek olmuştu. Emperyalistler tarafından ezilen milletler, Atatürk Türkiyesi'ni örnek alıyorlardı. Özgürlüğün ve bağımsızlığın simgesi olmuştuk. Bugün ise ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi ile esaretin ve örtülü işgalin örneği olma yolunda ilerliyoruz. Bir bakalım, bu işler nasıl oluşmuş, nasıl ''örnek hale gelmişiz'' ?

1961 Anayasası ile toplumsal (ve toplumcu) demokrasinin, bağımsızlığın yolu açılmış iken 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri yaptırılarak ''yerli sermayenin bir bölümü gayri milli hale getirilmiş'' ve içerdeki Danimarka kurulmuştur. Bunun paralelinde sağ-sol, laik-anti laik, Türk-Kürt çatışmaları planlı bir biçimde desteklenmiş ve ulusal politikalar önlenmiştir. Ekonomi, büyük şirketler ve gayri milli sermaye ile dışa bağlanırken biçimsel demokrasi bunların yolunu açtı.

Gerçek demokrasi olsaydı...
Gerçek demokrasiler hiçbir zaman ithal edilemez, içerde üretilir. Dışardan dayatılan ise ''emperyalizmin işgalinin altyapısını hazırlayan'' biçimsel demokrasidir. Türkiye'de ''açık piyasa ekonomisinin önderliğinde'' geliştirilmek istenen demokrasi, yıllardır bu köşede yazdığım gibi;

1) İçerde, ''gayri milli sermaye çevreleri'' aracılığı ile Türkiye'yi Batı kapitalizmine bağlamıştır. İçerde, iplerini ABD ve AB'nin tuttuğu oligarşik bir düzen kurulmuştur.
2) İşçilerin ve köylünün örgütlenmelerinin önü ''özellikle kesilmiştir'' . Oysa gerçek demokrasi ancak bunların siyasal örgütlenmelerinin sonucu ortaya çıkabilir... Onlar sadece, Batı'ya bağlanacak büyük sermayeyi örgütlediler.
3) Ulusal iktisadi, siyasi ve kültürel politikaların önü, ''içimizdeki Danimarka'' ile birlikte kesilmiştir.
Bu model ABD için ideal bir modeldir. ABD ve İngiltere ''Irak'ta bu işin sadece güç kullanarak yürümeyeceğini görüyorlar'' . Sermayeyi ve şirketleri kullanarak içerde ticareti, tarımı, sanayii, medyayı denetim altına alarak ''yerli ortakları, yani işbirlikçileri oluşturmak'' en akılcısı. İçerdeki Danimarka'yı inşa ettikten sonra iş artık kolaydır.

- Siyaseti, siyasal partileri denetim altına alabilirsiniz.
- Bürokrasiyi büyük ölçüde kendinize bağlarsınız.
- Gümrük Birliği gibi, ''kurumsallaştırılmış tek yanlı bağlarla'' sıkıştırılarak istediğiniz ödünleri alabilirsiniz.

Bu model ABD (ve Batı kapitalizmi) için ''askeri işgal'' modeline göre çok daha akılcıdır. Yeter ki önce ''şirketleri, sermayeyi ve zihniyeti sokacak kapılar aralansın''. ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi işte bu kapıları aralama projesidir.

Düşünün bir defa, Türkiye'de 12 Mart 1971'den bu yana uyguladıkları politika Arap ülkelerinde, İran'da ve Pakistan'da tutmuş olsa askere gerek mi kalırdı. Ne acı değil mi; mazlum milletlerin örnek aldığı Atatürk Türkiyesi'nden ABD'nin işgal için örnek aldığı bir ülkeye nasıl geldik acaba?
Erol MANİSALI
Kayıtlı

Bizi yanlış yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, sâf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz... Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harabeden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. 1923 (Atatürk\'ün S.D. II, S. 127)
K.A.L.
engins
VIP Üye
******

Performans: 115
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 953


« Yanıtla #1 : 18 Mart 2007, 13:06:15 »

  Ülkemiz üzerinde yürütülen ne politikalar var.Bu onlardan sadece biri.Biz birlik olmadıktan sonra daha çok oyunlar olur üzerimizden.
Kayıtlı

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.
ergül
VIP Üye
******

Performans: 37
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1037


« Yanıtla #2 : 18 Mart 2007, 13:38:36 »

Ne yazık ki biz bir Ulus olma bilincine varamadık.1980 öncesi sağ-sol kardeş kavgaları bizi simgelerden ibaret içi boş bir topluluk haline getirdi.Hep birbirimizi suçladık.sloganlar atarak birşey yapacagımızı sandık.Birbirimize bazı kitapları yasakladık,yaktık.Bilim ve düşün insanlarımızı hapislere attık,işkenceler yaptık.Birbirimizle inatlaştık,bilebile emperyalistlerin hizmetcisi olduk.Çanakkale'de,Kurtuluş savaşı'nda binlerce şehidin bize emanet ettiği bu ülkeyi masa başında kendi egomuzu tatmin için peşkeş çektik.Kişisel kavgaların bizi bir yere götürmeyeceğini hala anlayamadık.Bir ulusun; Özgürlük,hürriyet, demokrasi, eşitlik,çok seslilik ve tek yürek olduğunu anlayamadık.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic