Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sakarya nehri neden delta oluşturmamıştır?  (Okunma Sayısı 7459 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vulcanus
Yeni üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 12


« : 02 Mart 2007, 00:18:58 »


Sakarya nehri büyük ve güçlü bir akarsu olmasına rağmen neden kendi büyesinde bir delta oluşturamamıştır?
doğu hocam özellikle senin görüşünü bekliyorum...
Kayıtlı
abisal
Uzman Üye
*****

Performans: 102
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 427


Hayat Beynimizdeki Bulmacayı Doldurma Çabasıdır...


« Yanıtla #1 : 02 Mart 2007, 08:15:39 »

Sakarya'nın döküldüğü yerdeki, dar kıta sahanlığı ( deniz altında derinliğin hızlı artması, eğimin fazla olması )... Ve burada karadeniz kıyı akıntısının güçlü olması...

Kayıtlı
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #2 : 02 Mart 2007, 11:11:22 »

abisal hocama aynen katılıyorum.zaten karadeniz kıyılarında akarsuların delta oluşturması çok zordur.karadenizde yaşayan biri olarak bunu söylüyorum.Bu bölgede dağlar adeta denizle birleşmiştir.kıta sahanlığı çok dardır. Ayrıca kıyı akıntısı da etkilidir. Bafra ve Çarşamba deltaları hariç delta oluşmamıştır.
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
abisal
Uzman Üye
*****

Performans: 102
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 427


Hayat Beynimizdeki Bulmacayı Doldurma Çabasıdır...


« Yanıtla #3 : 02 Mart 2007, 11:31:09 »

kıyı akıntısı demekle, kıyı da deniz akıntısının güçlü olması demek istedim...
yanlış anlaşılmasın...
Kayıtlı
sarsugh
Yeni üye
*

Performans: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 39


« Yanıtla #4 : 02 Mart 2007, 13:23:35 »

denilenler doğru ancak bir de getirilen alüvyonların iç kısım daki tektonik çöküntü alanlarında bırakmasıdır
Kayıtlı
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #5 : 02 Mart 2007, 14:11:53 »

abisal hocam.mesaj alınmıştır. Lips Sealed
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
engins
VIP Üye
******

Performans: 115
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 953


« Yanıtla #6 : 02 Mart 2007, 15:58:48 »

Karadenizdeki kıta sahanlığının dar olması ve Karadenizdeki güçlü akıntıların olması doğrudur.Acaba ben bir Sakaryalı olarak biliyorum Sakarya nehrinin sularının tarımda aşırı derecede kullanılmasının ve su miktarında son yy.içindeki azalmanın etkisi olabilirmi?
Kayıtlı

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #7 : 02 Mart 2007, 17:21:02 »

 
Karadenizdeki kıta sahanlığının dar olması ve Karadenizdeki güçlü akıntıların olması doğrudur.Acaba ben bir Sakaryalı olarak biliyorum Sakarya nehrinin sularının tarımda aşırı derecede kullanılmasının ve su miktarında son yy.içindeki azalmanın etkisi olabilirmi?

size bu konuda katılıyorum.

bakın bu konuda İ. Atalay ne diyor;
"... Sakarya deltası 1922-1952 yılları arasında 30 yıllık devrede 50 m kadar ilerlemiştir. 1952 den 1956 yılına kadar olan devrede bu kez plaj 10 m gerilemiş. 1956-62 yılları arasında ise gerileme hızı artarak devam etmiştir. pajdaki bu zayıflama Sarıyar barajının yapılması ile de ilgilidir. Diğer yandan batıya doğru olan deniz akıntıları, süspanse malzemeyi devamlı olarak taşıdığından Sakarya deltası gelişmenektedir"
ATALAY, İ.(1987):Türkiye Jeomorfolojisine Giriş. Ege Üniversitesi Basımevi, İzmir, s.240.


Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #8 : 02 Mart 2007, 19:10:45 »

batı karedeniz kıyıları boyunca istanbul boğazına doğru gerçekleşen deniz akıntısı ,bu kıyılarda delta oluşumunu engelleyen en önemli faktördür. denizderinliğinin aniden artmasıda bunda etkili bir diğer faktördür
Kayıtlı
ergül
VIP Üye
******

Performans: 37
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1037


« Yanıtla #9 : 02 Mart 2007, 19:31:52 »

şunuda unutmamak lazım Sakarya nehri, Karadenize ulaşmadan önce geçtiği yerlerdeki çöküntü alanlarını doldurmuştur (Osmaneli,Adapazarı ovaları).
Kayıtlı
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #10 : 02 Mart 2007, 19:45:48 »

Doğu hocam elinize sağlık. Aydınlatıcı bir mesaj olmuş.
Kayıtlı

geography
Genel Moderator
******

Performans: 24
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 425



« Yanıtla #11 : 02 Mart 2007, 19:54:14 »

gayet acıklayıcı bir bilgi tesekkürler
Kayıtlı
devran
Üye
**

Performans: 27
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 73


« Yanıtla #12 : 02 Mart 2007, 23:50:03 »

Sakarya Nehri üzerine detaylı bilgileri 1999-2000 yılında İstanbul Üniversitesinde Doktora derslerini aldığım sırada bana verilen 2-3 aylık bir araştırma ödevini (sunumunu) hazırlarken öğrenmiştim. Bu nehrimiz üzerinde, İznik Gölünün KB sına düşen PAmukovanın Morfotektonik gelişimi ve genç tektoniğin kanıtları üzerine yaptığım çalışmada gördüm ki Doğu Hocamın belirttiği gibi gerek Sakarya Nehri gerek oluşturduğu ovalar hakkında bir çok değerli çalışma yapılmış ve gerçekten oldukça zıt görüşler ortaya çıkmış. Hala da Sakarya Paleocoğrafyası hakkında bir çok soru işareti olduğu gibi hemfikir olunan bir açıklama tam olarak yoktur.

Bir kısım araştırıcılar Sakarya Nehrinin çok uzun  bir zamandan beri, Karadeniz bu günkü anlamda teşekkül etmeden önce K-G yönünde aktığını belirtir. Bunun delilleri olarak karadeniz tabanında 1500 m. ye ulaşan denizaltı vadileri, Adapazarı ovası Pamukova depresyonlarında 250 m lere ulaşan alüvyon kalınlığı vb sayılır.

Bir kısım araştırıcılar ise Sakarya Nehrinin Pliosen öncesi dönemlerde bu günkü İznik Gölü üzerinden Marmara'ya aktığı , daha sonra Karadenize dökülen kuvvetli bir akarsu tarafından kapılarak tektonik hareketlerin de  etkisiyle  kuzeye yöneldiği şeklindedir.

Her iki görüşte de en önemli ortak nokta Depresyonların Neojende gölsel ortam halinde olduğu ve tektonik hareketlerin buralarda uzun zamandan beri aktif olarak en önemli rolü oynamasıdır.

Adapazarı Ovasının güneyinde sayılabilecek Pamukova deprseyonunda en eski kayaç Paleozoik şest ve mermerler yamaçlarda görülüyor. Ayrıca özellikle güney yamaçlarda Ofiolitler var. Ofiolitler denizlatı volkanizması sonucu oluşan ve yeşil kayaçlar dediğimiz kayaçlar. En tanınmışı da serpantinler. Bu tip jeolojik özelliklerine göre Pamukova depresyonu Mesozoikte gölsel veya denizel bir ortam halinde bulunuyor.(radioloritler var, jura kireçtaşları var) Tüm bunlar üzerine Pliosen tortullar yerleşiyor.

Ben yaptığım sunumda gerekli haritaları da çizmiş, bir jeomorfolojik gelişim diagramı oluşturmaya çalışmış ve şunları belirtmiştim.

Sakarya Nehri Pliosende Kuzeye yönelmiş ve bu depresyonlara girmiştir. Kuaternerdeki Neotektonik hareketlerle gömülmüştür. Neotektoniğin kanıtları oldukça fazladır.

Kısaca yazmaya çalıştığım bu duruma göre Sakarya'nın Karadeniz kıyılarına ulaşması çok yenidir. tektonizmadan fazlasıyla etkilenmiştir. Ağzında akıntılar güçlüdür. Kıyı derin ve hareketlidir.(kıyıda  1500 m derinliklere  kadar görülen vadilerin de neotektoniğin kanıtı olduğunu Oğuz Erol ısrarla belirtmektedir)




 
Kayıtlı
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #13 : 03 Mart 2007, 09:46:09 »

Devran hocam çok teşekkürler....
Açıklamalarınız için çok teşekkürler.  Oğuz Hocamın açıklamalarına girmedim iyice kafa karılştırmamak için... Söylediklerinizin tümüne katılıyorum...
İyice enteresan bir şey ekleyeyim. Biliyorsunuz Sırrı Erinç hocamızın üzerinde en çok tartışma çıkan makalelerinden biri Garsak Boğazi ve İznik gölü üzerinedir. Bu yazıda geçmişte Sakarya ırmağının İznik Gölü üzerinden Marmara Denizine ulaştığı söylenmekteydi. Fakat daha sonra bu açıklama kabul görmedi.... Gerçektende bende Sakaryanın en azından Pliyosenden bu yana bugünkü mecrasında aktığını düşünmekteyim. Ama şimdi çok ilginç bir noktayı söyleyeyim.

Normalde akarsuyun üzerine kurulan köprülerde köprü ayağı suyun geliş yönüde sivridir. Yani suyu yarması için ayak genellikle bombeli veya sivri yapılır.
Garsak deresi üzerindeki Romalılardan kalma bir derenin ayağının sivri tarafı akış yönünün tersine duruyor. Buna belki inanamayacaksınız ama elimde fotoğrafı yok. İnanılmaz bir olay olduğunu düşünüyorum. Ve açıklaması imkansız gibi birşey....
Bunu niye söylüyorum burada yani Adapazarı-Sakarya-İznik çevresindeki durum baya karışık...

Hoşçakalın...
Doğu ATEŞ
Ankara Lisesi
Coğrafya Öğretmeni.
Kayıtlı

salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #14 : 03 Mart 2007, 21:33:20 »

devran arkadaşımizniklisesinde çalıştığım dönemde bu söylediklerinizi bende gözlemledim.pamukova -kaynarca-iznik-gemlik hatı bunu hatırlatıyor.sakaryanın bu fay boyunca iznik gölü üzerinden gemlik körfezine akabileceği kaynarca köyü çevresindeki taraçaların varlığı ile açıklanabilir.
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic