Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Paralar Nereye Gidiyor ??? (F-35 KABUSU)  (Okunma Sayısı 4032 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« : 23 Mart 2011, 23:27:19 »


İŞTE SON HABERLER VE ÇEŞİTLİ YORUMLAR:
http://video.haberturk.com/ekonomi/video/f-35-karari-neden-ertelendi/49154


Türkiye, ABD'den 100 adet F-35 savaş uçağı almak istiyor. Ancak Pentagon, uçakların uçuş kodları ve yazılımlarını vermeyi reddediyor. Türkiye bu redde restle karşılık verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Savunma Sanayi İcra Komitesi (SSİK) toplantısından, F-35 savaş uçağı projesiyle ilgili ABD'ye önemli bir mesaj çıktı.


Pentagon uçuş kodlarını ve yazılıma ait kritik bilgileri vermeyi reddedince, Türkiye de siparişleri erteledi. Ankara'nın proje kapsamında 100 uçak alması öngörülüyordu. Toplantının ardından açıklama yapan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, "Uçak siparişlerinin verilebilmesi için proje kapsamındaki beklentilerimize yönelik müzakereler tatmin edici bir sonuca ulaşmadı. Söz konusu müzakerelerin geldiği aşamaya bağlı olarak uçak siparişleri bir sonraki toplantıda tekrar değerlendirilecek." dedi. Özellikle yazılıma 'bir şekilde' erişme arzusunda olduklarının altını çizen Gönül, "Pek çok mesafe de alındı. İş payında, teknoloji paylaşımında mesafe alındı. Daha fazlasını arzu ediyoruz." ifadelerini kullandı. Projede maliyetlerin de yükseldiğine dikkat çeken Savunma Bakanı, fiyat konusunun daha sonra etraflıca değerlendirileceğini kaydetti. 16 milyar dolarlık projede Türk tarafı, defalarca Amerika'nın kapısını çalarak bu kadar büyük para yatırdığı uçağın uçuş kodlarını istemişti. Fakat ABD Savunma Bakanlığı Pentagon bu talebi geri çevirdi.

Amerika'nın savaş jetlerine ait kodları vermemesi ve yazılıma dair teknolojiyi paylaşmaması Türkiye'yi tedirgin ediyor. Yaklaşık 100 uçak almayı planlayan Ankara, kodlara sahip olmadığı takdirde uçaklara gerçek anlamda hâkim olunamayacağına dikkat çekiyor. Jetlerin dışarıdan yönlendirilebileceği, elektronik harp karşısında savunmasız kalabileceği ve yazılıma herhangi bir müdahalede bulunulamayacağına işaret ediliyor. SSİK toplantısı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün katılımıyla Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda gerçekleştirildi. Bakan Gönül, TSK'nın da ihtiyaçları dahil 109 genel maksat helikopterinin alımı ihalesinde sonuca varılamadığını açıkladı. Hedef fiyata yaklaşıldığını fakat komitenin istediği rakama henüz ulaşılamadığını dile getiren Gönül, 1 ay içinde nihai sonuca varılacağını dile getirdi. Söz konusu projede Amerikan Sikorsky ve İtalyan AgustaWestland firmaları çekişiyor. Taraflar masaya yaklaşık 5 milyar dolarlık bir fatura koyarken, Türkiye 3,5 milyar doların üzerine çıkmaya yanaşmıyor. Öte yandan Gönül, Türkiye'nin de üretiminde rol aldığı askerî nakliye uçağı A400M projesinde, satın alınacak 10 uçak için toplam 111 Euro'luk ek maliyetin ödeneceğini bildirdi.
---------------------------------
Amerika, F-35'in uçuş kodlarını vermiyor
 
Türkiye'nin de üretimine dahil olduğu F-35 savaş uçağı projesinde Türkiye'ye 4 milyar dolar ek fatura çıkarılmasının ardından şimdi de 'kod' krizi yaşanıyor. Amerika, uçağın uçuş kodlarını vermeye yanaşmıyor.
 
Türkiye, ABD'nin ortak üretilecek F-35 uçaklarının uçuş kodlarını vermemesi halinde uçağa gerçek anlamda sahip olunamayacağını belirtiyor.
 
16 milyar dolarlık projede Türk tarafı, defalarca Amerika'nın kapısını çalarak bu kadar büyük para yatırdığı uçağın uçuş kodlarını istedi. Fakat ABD Savunma Bakanlığı Pentagon bu talebi geri çevirdi. Amerika'nın savaş jetlerine ait kodları vermemesi ve yazılıma dair teknolojiyi paylaşmaması Türkiye'yi tedirgin ediyor. Yaklaşık 100 uçak almayı planlayan Ankara, kodlara sahip olmadığı takdirde uçaklara gerçek anlamda hakim olunamayacağına dikkat çekiyor. Jetlerin dışarıdan yönlendirilebileceği, elektronik harp karşısında savunmasız kalabileceği ve yazılıma herhangi bir müdahalede bulunulamayacağına işaret ediliyor. Aynı gerekçeyle İngiltere'nin de konsorsiyumdan çekileceği kulislerde konuşuluyor. Şimdi Türk bürokratlar ve hükümet, takınacağı tavrı belirlemeye çalışıyor. F-35'in akıbeti ise 13 Nisan'da Amerika'da yapılacak toplantıda netleşecek. Bu kritik toplantıda Türkiye'yi Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar temsil edecek.
 
Türkiye, geleceğin avcı uçağı olarak tasarlanan F-35 projesinde İngiltere, İtalya, Danimarka, Norveç, Avustralya, ABD ve Kanada ile birlikte üretici ülkeler arasında yer alıyor. İlk teslimatı 2015'te gerçekleşmesi gereken proje için Hazine 10 milyar dolar bütçe ayırmıştı. Ancak uçaklar teslim edilmeden maliyetler gerekçe gösterilerek Türkiye'ye 4 milyar dolar ek fatura çıkarıldı. Lojistiğe dair diğer masraflarla birlikte bu rakamın 16 milyar dolara ulaşacağı belirtiliyor. Savunma Sanayii Müsteşarlığı, ilave maliyetin finansmanı için Genelkurmay'ın isteği doğrultusunda Hazine'nin kapısını çalmıştı. Bu finansmanın nasıl karşılanacağı hâlâ belirsizliğini koruyor. Bir F-35'in maliyeti proje başlarken 60 milyon dolar olarak hesaplanırken, şu anda en iyimser tahminle Türkiye'ye bir uçağın maliyeti 160 milyon doları bulacak. Pentagon'un toplam 2 bin 400 adet satın alacağı uçak, dikey kalkış ve iniş haricinde, hızını saatte 135 km'ye kadar düşürerek çok kısa mesafede de iniş ve kalkış yapabiliyor. Türkiye'nin satın alacağı uçaklarda ise dikey kalkış-iniş özelliği bulunmuyor. Görünmez olma ve gelişmiş savaş yetenekleri sebebiyle beşinci jenerasyon olarak ilan edilen F-35'ten, Türkiye 100 adet almayı planlıyor. Türk Hava Kuvvetleri'nin bel kemiğini oluşturan F-16'ların yerini F-35'lerin alması bekleniyor.

 
                                                                                                MİLLİYET
--------------------
YORUMLAR:
"Aslında, F-35`in söylendiği kadar kötü bir uçak olmadığını düşünüyorum. Teknik özelliklerinin hava kuvvetlerine katacağı ek güç ve performanssa ülkeden ülkeye değişir. Diyelim F-35A, ABD için görünmezlik dışında fazla bir özelliği yok. AESA radarlı uçağı zaten var, data link desen var, GPS desen var, şebeke bazlı (network-centric) savaş özelliği bulunan uçağı desen var. Ama Türkiye için bu uçağın önemi büyük zira Türkiye savaş uçağı varyasyonu düşük bir ülke. F-16 ve F-4 dışında çeşit yok. F-35`in bu konuda büyük katkısı olacaktır.

F-35 uçağı bir F-16 blok 50`nın yapamayacağı neleri yapabilir dersek orada durup düşünmek lazım. Görünmezlik dışında fazla bir farkı yok. En büyük artısı iç yakıt hacminin F-16`nın yaklaşık iki katı olması. F-16`nın harekat yarıçapı 500 km iken, F-35 1000 km`nin üzerinde savaş yarıçapına sahiptir. En önemli fark bu. F-16`nın aynı savaş yarıçapına ulaşması için ek yakıt tankları alıp silah yükünden feragat etmesi gerekiyor.

Bunların yanında güç/ağırlık oranı F-16`dan daha düşük. Uçağın tırmanma hızı henüz açıklanmadı. Yani manevra, hızlanma kabiliyeti F-16`nın altında kalabilir. F-35 bir multi-role uçak olarak lanse ediliyor ama bu uçağın özelliklerine bakınca bana görev profili F-4`e benzeyecek (fighter-bomber) gibi geliyor."
---------------------------------------------------------------
"Bir uçağın manevra kabiliyeti sadece it dalaşında işe yaramaz. Savaş uçakları yakın ve orta mesafe angajman ortamında da manevra yaparlar. Eğer F-35`in birgün Eurofighter`la savaş ortamında karşılaşacağını düşünüyorsanız tabii, elektronik savaş sonucu belirleyecektir belki ama F-35`in potansiyel rakipleri Rusya ve Çin yapımı uçaklar olacaktır. Peki, Rusya yakın hava savaşı konseptinden vazgeçtimi?

1960`lı yıllarda Pentagon savaş uzmanları gelecek 20 yıl içerisinde hava savaşında yakın temasın sona ereceğini ve uçakların uzun menzilli AA füzeleriyle savaşacağı üzerine konsept geliştiriyorlardı. Konsepte en uygun adaylar F-4 ve F-111 uçaklarıydı. Uçaklar bu şartlar altında geliştirilirken manevra performansı ikinci plana itildi. Konsept Vyetnam savaşında iflas etti. Pratikte yanlış uygulanan angajman kuralları, kötü iletişim, füzelerin kötü performansı sonucu hemen hemen her temasda Amerikan ve Sovyet uçakları karşı karşıya geldi. Süpersonik Mig-21`ler Amerikan uçaklarını perişan etti.

Amerikan Jhon Boyd`un Enerji Manevra teorisi bir uçağın performansını ölçmek için teorik model öneriyordu. Enerji Manevra teorisini Pentagon`a kabul ettiren "Fighter Mafia" denen savaş uzmanları ve subaylardan oluşan bir grup. Değişken geometrik kanatlar (F-111 ve F-14) bu teorinin kabul edilmesinden sonra terkedilmiştir. Uçakların ebatları küçülmüş, maksimum hız 2.5M`den 2.3M`e indirilmiş. Sonuç: F-15, F-16 ve F-18 gibi en başarılı amerikan uçakları ortaya çıkmıştır.

F-35 projesine dönersek Amerikan savaş konseptinde F-35, mutlak hava hakimiyeti şemsiyesi altında (F-22), düşman mevzilerini "precision strike" mühimmatlarıyla bombalamak için geliştirilmiştir. Bu savaş konsepti bize uymamakta zira bizim F-22`miz yok.

"O zaman sen olsan ne yapardın?" diye soruyorsanız, 100 adet taahhüt ettiğim F-35`i alır. 16 adet opsiyonun yerine 20 adet F-16 alır, bu F-16`ları POIV`ten gelecek uçaklarla birlikte tamamen avcı uçağı olarak donatırdım. Toplam 50 adet avcı F-16 blok 50+, 100 adet bombacı F-35 ve 210 adet multirole F-16`la yola devam ederdim."
-------------------------------------------
F-22 , evet bir hava üstünlük uçağı ama 180 küsür F-22 ile (muhtemel ABD rakiplerine karşı) hangi ülkeye nasıl hava üstünlüğünü kuracaksınız ki muhtemel bir savaş ortamında bu uçakların hepsini birden düşman topraklarına taşıyamaz bir kısmını ana kara koruması olarak bırakmak zorunda olacaksınız. F-22 ve F-35 ikilisine dair yapılan yorumlara katılmak la beraber 180 F-22'ye karşı 3000 (ABD planladığı deniz+hava... tüm varyasyonlar) F-35 (yani bir bodyguard ile 20 mekana sahip çıkmak gibi) bir sayı denklemini ABD nasıl kabul eder veya güvenir. Ne deniyor F-35 , F-15+F-16+F-18 yerine geçecek , 3 adet birbirinden farklı konsept. Zamanının F-16 efsanesinden de iddialı yeni bir proje , F-16 gibi efsane olacağı da belli değil. Biz ne yapalım; kendi uçağımız yok , ef-2000 bizim hava gücümüzü 2020 ve ötesine taşımaya yeterli değil, ruslar-muslar daha ne olduğu belli değil sadece yakışıklı bir uçak yerden teker kesti, uçuşunu yaptı ve indi,

ABD ; F-22 bitirdi , üretti , filolarına dağıttı , proje taslaklarını ileride kullanırım diye buzdolabına koydu , reklamını yaptı , F-35 üretti , prototipleri uçurdu , tüm dünyayı bir stealth çılgınlığına sürükledi (sanki soğuk savaş yıldız savaşları projesi gibi) , adam bir kuyuya taş attı belki de doğru kuyuya doğru taşı attı bütün millet taşın peşinde. Bize de önümüze gelen tek pastayı izlemek kaldı ...

Fransa da La Fayette fırkateynini üretince "wow" dedik yok gemi balıkçı teknesi kadar gözüküyormuş , yok tespit edilmiyormuş, 10 yıllar geçti biz bir milgem yaptık , İngiltere tip-45 yaptı v.b... eee , şimdi tip-45, 3 metrelik sandal kadar mı gözüküyor radar ekosu  . La Fayette kullanılmadan eskidi bile. Suratına bile bakan yok .Gözümüz başka gemilerde ...

Bence ABD kafasındaki esas uçak F-22 veya benzeri bir şey ama onun bile bu maliyete gücü yetmedi ama hep zihninde . Şimdi aman altı yanmasın üstü az pişse de olur , biraz kabarsa yeter tarzı bir pasta oldu F-35 (F-16 kakaolu kek ise ). Fakat bütün milletin gözü F-22'de ."
---------------------------------------------


----------------------
ABD Hava Kuvvetleri USAF, geçtiğimiz hafta yeni nesil F-22 Raptor’lardan birini test uçuşu sırasında kaybetti. Düşen uçak üçüncü kaybedilen F-22 olarak kayıtlara geçerken, F-22‘nin ilk ölümcül kazası oldu.
25 Mart 2009 tarihinde, saat 10 sularında, A.B.D.’nin Kaliforniya Eyaleti’ndeki Edwards Hava Üssü’nün yaklaşık 35 km kuzeydoğusunda, Mojave Çölü’ne düşen F-22’nin Lockheed Martin test pilotu David Cooley hayatını kaybetti.

Lockheed Martin yetkilileri, kazayla ilgili detaylı bir açiklama yapmaktan kaçındı.
Bu, bugüne dek bir prototip dahil olmak üzere düşen üçüncü F-22 uçağı.

İlk uçak, YF-22 prototipi 1992’nin Nisan ayında yine Edward Hava Üssü’ne iniş sırasında, bir yazılım hatası sonucu düşmüştü. İkinci uçak, o zamanki kodlamasıyla F/A-22 ise, 2004 yılının Aralık ayında, Nevada Eyaleti’ndeki Nellis Hava Üssü’nden kalkışının hemen sonra düşmüştü.

Bu iki kazada da uçakların pilotları kurtulmayı başarırken, 25 Mart tarihli bu son olay, aynı zamanda pilotun durumu da hesaba katıldığında F-22 Raptor’un ilk ölümcül kazası olmuş oldu.

Soğuk savaş döneminin projelerinden olan gelişmiş taktik savaş uçağı, kısaca ATF (Advanced-Tactical-Fighter) projesinin bir sonucu olan F-22 uçağından, ABD Hava Kuvvetleri (USAF) 800 adet temin etmeyi planlamıştı.

Soğuk savaş sonrası, A.B.D. Savunma Bakanlığı Pentagon, 1997 yılında hedeflenen F-22 rakamını 442’ye düşürmüştü. Fakat sürekli maliyeti yükselen proje yüzünden rakamlar giderek daha da düştü. Yeni rakam 1998 yılında 438 olurken, bu sayının giderek düşürüleceğini anlayan USAF, 2002 yılında asagari ihtiyacını 381 olarak belirledi.
Fakat A.B.D. kongresi sadece 276 adet F-22 üretimine onay verdi.

Dönemin Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ise son noktayı koyarak 178 adet F-22 temin edileceğini açıkladı. 2008 yılının ortasında bu rakam biraz yükselerek önce 183, 2008 yılı sonnlarına doğru, Kasım ayında ise 187 olarak revize edildi. A.B.D. hükümeti şimdiye dek 187 adet F-22 Raptor siparişini onayladı.

Bugün itibariyle hedeflenen 187 F-22 uçağından 140 adedinin seri üretimi gerçekleştirildi.

A.B.D. Başkanı Barrack H. Obama’nın F-22 projesiyle ilgili düşünceleri ve konuyla ilgili vereceği olumlu ya da olumsuz kararlar merakla bekleniyor.(2004)
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic