Coğrafya Biz

Coğrafya Eğitimi => Coğrafya Öğretimi => Konuyu başlatan: DeDe üzerinde 25 Kasım 2007, 15:49:22



Konu Başlığı: Şubat Ayı
Gönderen: DeDe üzerinde 25 Kasım 2007, 15:49:22
 9.Sınıf Coğrafya kitabının 43. sayfasında: Şubat ayının kısa olması ile ilgili söylenecek şey, insanlar kullandıkları takvimi düzenlerken öyle kararlaştırmışlar demek doğru olur çünkü bunun astronomik bir açıklaması yok.


Konu Başlığı: Ynt: Şubat Ayı
Gönderen: ahmetselim üzerinde 25 Kasım 2007, 16:11:04
şubat ayının kısa sürmesinin sebebi dünyamızın yörüngesinin elips biçiminde olmasıdır acaba başka bir bilgimi var yoksa benmi yanlış anladım


Konu Başlığı: Ynt: Şubat Ayı
Gönderen: sabahgüneşi üzerinde 25 Kasım 2007, 16:30:39
http://www.cografya.biz/forum/index.php?topic=5166.msg46044#msg46044

ögretmenim bu topikte yazılan bilgimidir bahsettiginiz?


Konu Başlığı: Ynt: Şubat Ayı
Gönderen: turgut_reis üzerinde 25 Kasım 2007, 16:33:50
şubat ayı elips şeklindeki yörüngenin dönüş hızına etkisinden dolayı kısadır. Peki 4 yıl da bir 1 gün artıyor bu nasıl ekleniyor. Yani dünya gün olarak bir gün fazla yaşıyor veya şöyle diyelim 29 şubat ile bir sdonraki 28 şubatta dünya aynı noktada mı ? Fikri olan var mı?


Konu Başlığı: Ynt: Şubat Ayı
Gönderen: acar54 üzerinde 25 Kasım 2007, 18:18:16

[/quot
şubat ayı elips şeklindeki yörüngenin dönüş hızına etkisinden dolayı kısadır. Peki 4 yıl da bir 1 gün artıyor bu nasıl ekleniyor. Yani dünya gün olarak bir gün fazla yaşıyor veya şöyle diyelim 29 şubat ile bir sdonraki 28 şubatta dünya aynı noktada mı ? Fikri olan var mı?
sayın hocam dünya 365 gün 6 saat sonra yörünge üzerindeki bir yıl önce bulunduğu noktaya gelir, ama burası evrendeki geçen yıl olduğu nokta değildir, çünkü güneş sistemi ile de samanyolu içinde yol alır, "dünya uzayda bir noktadan iki defa geçmez" de denir


Konu Başlığı: Ynt: Şubat Ayı
Gönderen: DeDe üzerinde 26 Kasım 2007, 18:21:58
   Takvimlere ait iki yazı.Birisi Türk Hukuk Sitesi'nden diğeri de Bilim ve Teknik Dergisinden:




Buna göre sene 365 gün olarak tesbit ediliyordu ve üç seneden sonra bir artık gün eklenerek sene 366 gün oluyordu.

Artık gün olarak 24 şubat alınıyordu ve 24 şubat bu suretle iki gün sürüyordu.

Senenin başlangıcı 1 marttan 1 ocağa alınıyordu. Senenin başlangıcının öne alınması ile çıkan karışıklıkları önlemek için milattan önce 46 senesi 455 gün olarak hesaplanmıştır.

Ayların uzunluğu yeniden belirleniyordu.

Ayların isimleride bize romalılardan kalma. Martius(mitoloji tanrısı Mars ın adından), Aprilis, Maius, Junius, Quintilis(beşinci ay), Sextilis(altıncı ay), September(yedinci ay), Oktober(sekizinci ay), November(dokuzuncu ay), Dezember(onuncu ay) ve yeni iki ay Januarius(tanrı Yanus), Februarius(februa dan: temizlik ve günah çıkarmadan gelme).

Takvimin gelişmesi, senelerin, ayların hesaplanması, rahiplerin tekelindeki bir uğraşı idi ve bu tekeli ellerinden bırakma niyetleri yoktu, çünkü edindikleri bilgiler sayesinde devlet idaresinde büyük bir etki ve yetkiye sahiptiler. Jülıyen takviminin oluşmasında Sezar İmparator veya Diktator olarak değil Pontifex Maximus (baş rahip) olarak rol oynamıştır. Takvimdeki bu reformundan dolayı, öldürülmesinden sonra taraflarının baskıları sonucunda Roma Senatosu beşinci ay a (Quintilius, ocak ve şubat aylarının başa konulmasından sonra bu sıralama zaten gerçeğe uymuyordu) onun isminin (Julius) verilmesini kararlaştırdı. Sezardan sonra gelen imparator Augustus da kendi isminin bir aya verilmesini sağladı. Bu suretle altıncı aya da(sextilis) onun ismi verildi(feriae Augusti=Ağustos) Sonradan gelen imparatorların isteklerine rağmen başka imparatorun ismi ile anılan ay olmadı.

Dipnot: Jüliyen takvimine kadar romalılar seneyi (iki ayın eklenmesinden sonra) 354 gün olarak hesaplıyordu. Çift sayılar uğursuzluk getirdiğinden buna bir gün eklediler ve sene 355 gün oldu. Bu günler, aylar arasında, sıra ile 29 ve 30 gün olarak paylaştırılıyordu. Buna rağmen güneş senesinden 10 gün artıyordu. Jüliyen takvimi ile artan bu 10 gün aylara bölüştürüldü. Böylece aylar 30 veya 31 gün oldu. O zamanlar son ay olan şubata 29 ve artık yıllarda 30 gün kaldı. Sıralamaya göre sonradan Gajus Julius Sezarın ayı olarak adlandırılan Juli(Temmuz) 31 gün oluyordu. Ağustos 30 gündü.

İmparator Augustus kendi ayının Sezarın ayından kısa olmaması için ve 30 çift bir sayı olduğundan ve çift sayılar uğursuzluk getirdiğinden şubattan bir gün aldı. Böylece şubat 28 ve artık yıllarda 29 gün olmuş oldu.
   Türk Hukuk Sitesinden



Bugün kullandığımız takvimin kökeni, Roma İmparatoru Julius Caesar’ın, Mısırlı astronomi bilgini Sosigenes’e yaptırdığı “Julyen” takvimi. Bu takvime göre bir yıl 365 gün sürer ve her yıldan 6 saat artar. Artan bu saatler her 4 yılda, bir gün eder ve yıla eklenir. Böylece bir yıl, 4 yılda bir 366 güne çıkar. Ne var ki 366 sayısı 12’ye tam olarak bölünmediğinden bazı ayların 30 bazı ayların da 31 çekmesi uygun görülür. Julyen takviminde yılbaşı, mart ayındadır ve buna göre şubat, yılın en son ayıdır. “July” olarak bilinen temmuz ayı, Julius Caesar’ın adını taşır ve 31 gün sürer. Caesar’dan sonra yaşayan bir başka Roma İmparatoru Augustus da kendi adını bir aya verir. Ne var ki ağustos (Augustus’un adından) ayının 30, Caesar’ın adını taşıyan temmuz ayının 31 çekmesini haşmetine yakıştıramayan İmparator Augustus, kendi adıyla anılan ayın da 31 gün sürmesini emreder. Bunun üzerine astronomlar, yılın son ayı olan şubattan bir günü alıp, ağustos ayına ekler. Böylece 30-29 gün döngüsü yaşayan şubat ayı 29-28 gün olarak belirlenir.

Gökhan Tok


Konu Başlığı: Ynt: Şubat Ayı
Gönderen: gunban üzerinde 26 Kasım 2007, 18:58:01
Çok ilginç.Dede öğretmenim; 9.sınıf Dünyanın hareketleri konusunun sonundaki etkinlikte yer alan mevsimlerin uzayıp kısalmasıyla ilgili bilgiler de yanlış o zaman


Konu Başlığı: Ynt: Şubat Ayı
Gönderen: DeDe üzerinde 27 Kasım 2007, 17:13:37
 Sayın gunban, dünyanın hareketleriyle ilgili olarak yıllık-yörünge hareketi 365 gün 6 saatte tamamlanır bu süre sabittir ve değişmez.Mevsim sürelerinden Sonbahar 89 gün,Kış 90 gün,İlkbahar 92 gün,Yaz 94 gün bu süreler de sabittir.
  Takvimde yılın 12 aya bölünüşü ve yeni yılın başlangıçları farklı kültürlerde farklı kabul görmüştür.Örnek,Hicri takvimde 354 gün 12 aya bölünür bazı aylar 30 ve bazı aylar 29 gün olarak dezenlenir ve bunu düzenleyen insanoğludur.Miladi takvimde(düzenlendiği zamanki adı Julien Takvimi-MÖ46) Mart ayı ile başladığı kabul edilen 365 günlük yıl süresini 12 aya bölündüğünde aylar 31-30 şeklinde sıralanmış son ay olan Şubata 29 gün kalmış,4 yılda bir de 30 gün olmuş.Bunu yaptıran da Jül Sezar'dır adına da Jülyen takvimi deniyor. Buna MÖ 30 yılında müdahele eden de İmparator Avgustos olmuştur.
  Sonuç olarak ayların süresi insan ürünüdür.
  Sorun 365 günü 12 aya paylaştırmaktır,Romalılar bunu böyle düzenlemiş.
  Ayların süresi,dünyanın yıllık hareketi ile doğrudan ilişkilendirilseydi Şubattan bir önceki ay olan Ocak'ta dünya yavaşlıyor;Şubatta hızlanıyor;Mart 31 gün olduğu için yeniden yavaşlıyor gibi bir sonuca varılır ki bu doğru değil.