Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Beyşehir Gölü'nün Damarları Kurudu  (Okunma Sayısı 3896 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
cheri
VIP Üye
******

Performans: 323
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1165



« : 09 Haziran 2008, 19:58:54 »


Beyşehir Gölü'nün damarları kurudu

Türkiye'nin en büyük tatlı su kaynağı olan ve ülkemizin tahıl ambarı niteliğindeki Konya Ovası sulaması için büyük önem taşıyan Beyşehir Gölü'nü besleyen çay ve dere gibi akarsuların büyük bölümü bu yıl erken baş gösteren kuraklıkla birlikte kurudu.
       

Anamas ve Sultan dağlarından inen çaylar ve dereler ile güney ve batı bölümündeki kalkarlerin çatlaklarından gelen pınarlar, göl dibindeki kaynaklar ve doğrudan göl yüzeyine düşen yağışlarla beslenimini sağlayan Beyşehir Gölü yaz mevsiminin gelmesi ile artan tarımsal sulamaya paralel olarak yeniden sıkıntılı günler yaşamaya başladı.

Yetersiz yağışlar, sıcaklarla birlikte artan buharlaşma kayıpları, beslenimini sağlayan akarsuların kurumaya başlaması Beyşehir Gölü'nün su seviyesini olumsuz yönde etkiliyor. Yaz döneminde Konya ve Isparta illerindeki tarımsal alanlarda artan sulama faaliyetlerinin de hız kazanması Beyşehir Gölü'nde alarm zillerinin çalmaya başlamasına neden oldu. Beyşehir Gölü'nü besleyen toplam 27 adet çay ve dereden en önemlileri olan kuzeyde Çarıksaray Deresi, batıda Ozan Çayı, güneyde Eflatunpınarı (Sarıöz Çayı), Termiye Çayı, Karadiken ve Soğuksu ile İli ırmaktır gibi akarsuların büyük bölümü kurudu, bazılarından ise su akışı bulunmadığı için yaz döneminde göl için hayat olamıyor.

Beyşehir Ziraat Odası Başkanı Dursun Ersözlü, başta Konya Ovası olmak üzere Beyşehir Gölü Havzası ile Isparta ilindeki tarımsal alanları sulayan Beyşehir Gölü'nü besleyen su kaynaklarının daha da artırılması gerektiğine dikkat çekerken, “Gembos Havzası'ndan geçtiğimiz yıl başlayan takviye sular Beyşehir Gölü'ne olumlu katkılar yapsa da beklenen ölçüde gerçekleşmedi.

 Gölü besleyen akarsu ve derelerde su akışı olmaması nedeniyle beslenim azaldı. Gölü besleyen akarsu ve derelerin artık büyük bölümü Beyşehir Gölü Havzası'nda son yıllarda sayısı giderek artan gölet ve barajların istifadesine sunulduğu için Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü bundan olumsuz yönde etkileniyor. Beyşehir Gölü'nü besleyen su kaynaklarını artırıcı projelerin geliştirilmesinin yanı sıra, tarımda modern çağa uygun sulama tekniklerinin bir an önce yaygınlaştırılması gerekiyor” diye konuştu.

   
Kayıtlı
uğur01
Uzman Üye
*****

Performans: 168
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 400


« Yanıtla #1 : 09 Haziran 2008, 20:09:00 »

doğanın intikamı acıdır bu olaya başka birşey denilmez sanırım
herşeyi biz yaptık sonuçlarınada biz katlanıcaz
paylaşım için teşekkürler
Kayıtlı

İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
                      M.K.ATATÜRK
karayel
VIP Üye
******

Performans: 507
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1246



« Yanıtla #2 : 09 Haziran 2008, 21:16:19 »

Allah sonumuzu hayır etsin. bakalım ne olacak.
Kayıtlı
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #3 : 10 Haziran 2008, 04:50:49 »

Paylaşım için teşekkürler.
Gerçekten de artık kuraklık lafını duymak istemiyoruz.
GAP dendi yine GD Anadolu'dan kuraklık feryatları yükseliyor.
Demekki proje pek işe yaramıyor.
Atatürk baraj gölü Türkiye'nin 3. büyük gölü durumunda ama yine tarlalarda kuraklık başgösteriyor.
O kadar sulama tüneleeri, kanalları yapıldı yine kuraklık var.
İç Anadolu'da durum pek farklı değil orası daha az ayğış alıyor.
Yalnız anlamadığım bir şey var.
İspanya, Fransa, ABD gibi ülkelerde de kurak bölgeler var.
Ben hiç ABD de veya diğerlerinde "kuraklık üretimi etkiledi" gibi şeyler duymuyorum. Ya siz?
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
Melik
VIP Üye
******

Performans: 123
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 567


« Yanıtla #4 : 10 Haziran 2008, 06:38:50 »

Sadece beyşehir gölü değil, İç Anadolu'nun tamamında su problemi had safhada. Acilen birşeylerin yapılması gerekiyor. İç Anadolu'yla ilgili pekçok proje düşünüldü ama hiçbiri gerçekleşmedi. Cheri arkadaşıma duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum.
Kayıtlı
karakaya291
Sürekli Üye
***

Performans: 53
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 143


« Yanıtla #5 : 10 Haziran 2008, 07:32:31 »

Beyşehir havzasıdaki son on yıl içerisindeki ortalamalar düşünülürse bu sene daha çok yağış aldı.Sorun yağış azlığından kayanaklanmıyor.Bilinçsiz sulamadan kaynaklandığını düşünüyorum.Ayrıca yukarda sayılan derelerin yatakları  taşkınları önlemek için sık sık  kepçelerle  kazılıyor.Dolayısıyla ekolojik denge hızla bozuluyor.Ilısu ve soğuksu ırmakları çevresinde bataklıklar tamamen kurutulup tarla haline getirildi ,göle yeni balık türleri atılarak birçok balık türünün yok olmasına sebep olundu.Özetle ekolojik dengeyi bozarak suçu küresel ısınmaya atıyoruz.
Kayıtlı
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« Yanıtla #6 : 10 Haziran 2008, 11:55:57 »

Beyşehir Gölü ve iç anadolu böl.gölleri aynı sıkıntıyı çekiyor.arkadaşa teşekkür ederim.
Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic