Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yerleşik yaşam göçerleri de cezbetti  (Okunma Sayısı 2193 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« : 14 Ağustos 2008, 08:50:10 »



Yılın 6 ayında yaylalarda yol, elektrik, telefon, televizyon, sıcak ev gibi yerleşik yaşamın nimetlerinden mahrum geçiren göçerlerin sayısı her geçen yıl azalıyor.


ERZURUM (A.A)
Kışı ovalarda, yazıyaylalarda hayvancılık yaparak geçiren ve ağır yaşam koşullarıyla mücadele eden göçerler, çağın sunduğu imkanları kullanamamaktan yakınıyor. Yerleşik hayatta insanlara rahat bir yaşam sürmeleri için sunulan imkanlar her geçen gün artarken, yaylalarda bu gelişimin görülememesi göçerleri yerleşik düzene geçmeye zorluyor. Yılın 6 ayını günlük yaşamda önemli yeri olan yol, elektrik, telefon, televizyon ve sıcak bir ev gibi birçok şeyden yoksun geçiren göçerler, şehir ve köylerde sunulan olanaklar karşısında ise göçebe ve yerleşik hayatı tercih etme konusunda ikilem arasında kalıyor.

Her yıl Elazığ, Tunceli, Diyarbakır ve Erzincan'dan Erzurum'daki Dumlu yaylasına gelen ve yıllar itibariyle sayıları azalan göçerler de yaşam koşullarının zorluğu nedeniyle yerleşik düzene geçmeyi düşünenler arasında. Gün batımının ardından karanlığa bürünen ve geceleri hava sıcaklığının sıfır dereceye kadar düştüğü Dumlu yaylasında, göçerler güne erken başlarken, elektriğin olmaması nedeniyle havanın kararmasının hemen ardından hayat adeta duruyor. Gece gaz lambası ışığı kullanan göçerler, soğuktan da kalın giysilergiyinerek kaldıkları çadırlarda kalın yün yorganlarla korunmaya çalışıyor. Yaylalarda, yaşam koşullarından en çok yakınanlar ise genç göçerler ve çocuklar. Genç göçerler, farklı bir sektörde iş kolu seçip yerleşik düzene geçmeyi, çocuklar ise eğitimlerini tamamlayarak sahip olacakları meslek sayesinde yaylalardan kurtulmanın hayalini kuruyor.


Dumlu yaylasına Erzincan'dan gelen göçerlerden Bilal Beydilli,şehirlerde ve köylerde verilen birçok hizmetin yaylalara ulaşmadığını,bu nedenle çok geri kalmış bir yaşam sürdüklerini söyledi. İnsan hayatında önemli bir yeri olan sağlık ve eğitim hizmetlerinden tamamen mahrum kaldıklarını ifade eden Beydilli, şöyle konuştu:"Geçimimizi sağlamak için hayvancılık yapıyoruz. Hayvancılık biraz dahafazla verim aldığımız için yaz dönemlerinde yaylaları tercih ediyoruz. Ancak yaylalarda yaşam çok geri kalmış durumda. Ev yok, yol yok,elektrik yok, telefon yok. Yaşam burada çok zor. Eskiden bunu farkedemiyorduk."Şehirlerde sunulan hizmetlerin birçok köyde de erişilebilir durumageldiğini belirten Beydili, "Kış döneminde rahat yaşam sürerken yaz döneminde hayat koşuları bir anda değişiyor. Emeğimizin karşılığını da alamıyoruz. Artık yaylacılık yapmaya hevesimiz kalmadı. Bıktık bu yaşamdan. Yeni bir düzen kurup ilk fırsatta yerleşik hayata geçmeyidüşünüyoruz" dedi.


Beydili, 25 yıldır yaylacılık yaptığını belirterek, gençlerin de artıkbu işe ilgi göstermediğini söyledi .Kendi çocuklarından birinin bankacılık sektörüne girdiğini, bir diğerinin de yeni bir iş aradığını ifade eden Beydili, "Çocuklarımı ikna edemiyorum. Şehir ve köylerdeki rahat yaşama karşı onları yaylada tutmakta zorlanıyorum. 2 yıla kadar ben de bu mesleği bırakmak zorunda kalacağım" dedi. Genç göçerlerden Orhan Koç da, günde 4 saat uyuyabildiğini, gece gündüz koyun güttüğünü, ağır yaşam koşullarıyla mücadelenin ve verdiklerinemeğin karşılığını alamadıklarını söyledi. Emeğin karşılığını bulamamanın yanı sıra yaylaların cazip bir yönünün dekalmadığını dile getiren Koç, "Şehirde en düşük ücretle çalışaninsanlar bile bizden daha iyi yaşam sürüyorlar. Bizim çektiğimiz çileyanımıza kar kalıyor" diye konuştu.


Yaylalarda büyüklerin yakındıkları ağır yaşam koşullarından en fazla etkilenenler arasında ise çocuklar bulunuyor. Güne anne ve babalarıyla birlikte uyanarak başlayan, koyun güderek zamanlarını geçiren çocuklar, yayla sezonunun bir an önce bitmesini istiyorlar. Oyun oynamaya zaman bulamadıklarını ifade eden göçer çocukları, hava karardıktan hemen sonra da elektriğin olmaması ve soğuk hava nedeniyle uyumak zorunda kalıyor. Yayladaki yaşam koşullarına dirençsiz olan çocukların güneşe gün boyumaruz kalmalarının etkisiyle yüz ve el ciltlerinde yaygın olarak yanıklar dikkati çekiyor


Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
ugur19
Site Yöneticisi
*******

Performans: 991
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3596


« Yanıtla #1 : 14 Ağustos 2008, 09:03:20 »

   5 yıl boyunca görev yaptığım Ardahan'da benzer duruma sürekli şahit oldum.Özellikle Iğdır tarafından göçerler gelerek arazi kiralarlar ve hayvanları ile belli bir süre kalırlardı.Ama gerçekten çok zahmetli ve herşeyden mahrum bir hayattı.Hak vermeden edemiyor insan.

  Yanılmıyorsam şu anda Toroslarda da yörükler artık yerleşik hayatı tercih etmekteler.Bilgilendirme için teşekkür ederim hocam.
Kayıtlı

BİLİMLERİN KRALİÇESİ COĞRAFYA...
ergunkarakaya
VIP Üye
******

Performans: 222
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1816



« Yanıtla #2 : 14 Ağustos 2008, 09:27:06 »

bilgilendirme için teşekkürler tabiki insanlar rahat yaşamı tercih ediyorlar.
Kayıtlı

Ergün KARAKAYA
Erünal Sosyal Bilimler Lisesi
Döşemealtı / Antalya
Merih Kayra Zencir
VIP Üye
******

Performans: 1124
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1111



« Yanıtla #3 : 14 Ağustos 2008, 10:41:56 »

bilgilendirme ve paylaşım için teşekkür ederim.
Kayıtlı

Kayracan
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic