Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye'deki okaliptüs'lerin kökü kazınmalıdır-(prof.dr:M.Sıkı)  (Okunma Sayısı 3408 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« : 24 Eylül 2008, 07:51:07 »


Türkiye'de küresel ısınmanın olumsuz etkisini en aza indirmek için ülkemizdeki Okaliptüs ağaçlarının kökünün kazınması gerektiğini açıklayan Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Mehmet Sıkı, "Anavatanı Avustralya olan Okaliptüs ağacının büyük boylu olanları günde ortalama 400 litre suyu topraktan kendi bünyesine alarak özelikle bataklıkların kurutulmasında yararlanılmıştır. 10 yaşındaki Okaliptüs ağacı ise yılda 250 ton su tüketmektedir" dedi.

Türkiye'nin kendi bitkisi olmayan Okaliptüs ağacının 1885 yılında Adana-Mersin demiryolunun kenarına Fransız şirketi tarafından süs bitkisi olarak dikildiğini açıklayan Prof.Dr.Sıkı, "Ekonomik amaçlı ilk Okaliptüs ağaçlandırması ise 1939 yılında Tarsus-Karabucak yöresinde 885 hektarlık alanda gerçekleştirilmiş olup 1960'lı yıllardan sonra da bataklıkların kurutulması amacıyla hemen hemen her yere denetimsiz bir şekilde dikilmiştir. Okaliptüs ağacı ağırlıklı olarak Doğu Akdeniz'de yaygın olup Akdeniz ve Ege Bölgesinde de denize yakın yerlerde plantasyonları bulunmaktadır" diye konuştu.

Kağıt hamuru eldilmesinin dışında ekonomik değeri olmayan; yakacak ve kereste olarak pek kullanılmayan okaliptüs ağacının yerel yöneticilerin ağaçlandırma çalışmalarında tercih ettikleri önemli bir ağaç türü olduğunu kaydeden Prof.Dr.Sıkı, "Yerel yöneticiler yer altı taban suyunu alarak çok kısa zamanda büyüyüp 4-5 senede ekildiği alanda kendisini gösterdiği için bu ağacı siyasi rant olarak kullanmaktadırlar. Mahalle aralarındaki sokak ve caddelere dikilerek kök sistemleriyle yollara, kaldırımlara ve binaların temellerine bile zarar vermektedirler. Dallarının çok kırılgan olması nedeniyle fırtınalı havalarda kırılan dallarının elektrik tellerini koparması ve direkleri devirmesiyle de can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Bu ağacın Türkiye'de dikiminin yaygınlaştırılması çevrenin korunması adına yapılan en büyük kötülüktür" dedi. Okaliptüs ağacının yeni alanlara dikiminin en kısa zamanda yasaklanmasını isteyen Prof.Dr.Sıkı, " Bunun için Çevre ve Orman Bakanı Prof.Dr.Veysel Eroğlu ile TBMM Çevre Komisyonu Başkanını Meclise kanun teklifi önergesi vermeye davet ediyorum. Yerel yöneticiler tarafından da dikiminin yasaklanması için ilgili Bakanlıklar tarafından belediye başkanları uyarılmalıdır" diye konuştu.


Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
Cahit ERAYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2063
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4836


Cahit Eraydın coğ.öğrt.


« Yanıtla #1 : 24 Eylül 2008, 08:30:48 »

Ağaçların canlı yaşamında çok önemli bir unsur olduğunu söyleyip dururken,cinsi ne olursa olsun ağaç katletmek ne derece doğrudur bu tartışılır,okaliptüs sırf çok su tutması nedeniyle katledilmesi bence doğru değildir,okaliptüs tuttuğu su miktarını terleme yoluyla atmosfere geri vermekte,yaprakları sağlık alanında kullanılmakta,bataklıkları kurutarak sıtma hastalığının yayılmasını önlemekte,bitkiler ve insanlara zararlı olan tozları tutmakta,kuvvetli rüzgar,dolu vb gibi  doğal olayların verdiği zararı önlemekte,çevreyi güzelleştirmekte vs..vs..vs... Keselimmi şimdi tüm okalüptüsleri ?
Kayıtlı



Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak; eğer uğrunda ölen varsa vatandır
albedo
Genel Moderator
******

Performans: 1558
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1793


Kemal Akalın


« Yanıtla #2 : 24 Eylül 2008, 09:31:44 »

Ağaçların canlı yaşamında çok önemli bir unsur olduğunu söyleyip dururken,cinsi ne olursa olsun ağaç katletmek ne derece doğrudur bu tartışılır,okaliptüs sırf çok su tutması nedeniyle katledilmesi bence doğru değildir,okaliptüs tuttuğu su miktarını terleme yoluyla atmosfere geri vermekte,yaprakları sağlık alanında kullanılmakta,bataklıkları kurutarak sıtma hastalığının yayılmasını önlemekte,bitkiler ve insanlara zararlı olan tozları tutmakta,kuvvetli rüzgar,dolu vb gibi  doğal olayların verdiği zararı önlemekte,çevreyi güzelleştirmekte vs..vs..vs... Keselimmi şimdi tüm okalüptüsleri ?
Hocam, Mehmet Sıkı hocamızın keselim dediği okaliptuslar, İzmir kuş cennetine dikilmiş okaliptuslar. kendisiyle doğa eğitimi sırasında tanıştım ve bir gün boyunca ders aldık. İzmir Kuş Cennetine okaliptus ağaçları dikilmiş.. Kuş cennetini oluşturan suyu alan bir ağaç..
Kayıtlı

Tekirdağ KNG MTAL Coğrafya Öğretmeni                             Lodos, herşeyi titretiyor...
Mustafa NAZ
Genel Moderator
******

Performans: 1921
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2958



« Yanıtla #3 : 24 Eylül 2008, 14:07:41 »

Tarsusta her taraf okaliptus ağacı yazıda bahsedilen Karabucak ormanlarınında artık içine girilmez oldu.Başka türlerde devreye girince orman sıklaştı.Okaliptus'un kökleriyle binalara,kaldırımlara vs. zarar vermesini Çınar gibi diğer bazı ağaçlarda yapıyor ama bataklık alanların kaynaklık ettiği sivrisinekle mücadelede bu ağaç bizim bölgede vazgeçilmez dolaylı bir unsur.Şu ana kadar bu bölgede bir sıkıntı oluşturmayan okaliptus'un kesilmesi son yıllardaki artan kuraklıkla mücadeleye bir önlem olurmu onu bilemem.


Kayıtlı

Tarsus Cengiz Topel Anadolu Lisesi
ahmetselim
VIP Üye
******

Performans: 143
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1114


Özcan KULAKSIZ Üsküdar Mithatpaşa M.T.A.L


« Yanıtla #4 : 24 Eylül 2008, 16:59:32 »

her beitkinin her bölgeye uyumlu olmadığı malum toplamda zarar veriyorsa bu okaliptuslar mutlaka daha reel bir çözüm bulunmalı
Kayıtlı

"Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!"
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #5 : 24 Eylül 2008, 18:09:51 »

     Aslında her şey belirtilmiş arkadaşlar tarafından...

  Dikilecek yer var, dikilmeyecek yer var...   
Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
tunctunc
Uzman Üye
*****

Performans: 115
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 401



« Yanıtla #6 : 24 Eylül 2008, 18:22:12 »


  Dikilecek yer var, dikilmeyecek yer var...  

Bu son zamanlarda zaman zaman gündeme gelen bir konu. Malesef her ağaca sadece ağaç gözüyle bakılıyor ve hiç planlaması yapılmadan gelişi güzel her yere dikiliyor. Tıpkı Ankara'nın bir çok semtini her bahar polenlere boğup nefes alınmaz hale getiren kavaklar gibi..
Kayıtlı

Ben Mevlana değilim, adam ol öyle gel....
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #7 : 24 Eylül 2008, 18:34:01 »

Bir ülkede sakıncalı olabilecek bitki türleri de var.Bunların uygun olmayan yerlere dikilmesi pek çok sorunu da beraberinde getiriyor.Popülist anlayıştan uzak bir tavır sergilemek lazım...
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #8 : 24 Eylül 2008, 20:46:15 »

Bilinçli dikim yapılmalı .rastgele her tarafa dikilmemeli
Kayıtlı
Prof.Dr. İhsan BULUT
VIP Üye
*****

Performans: 15
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 15



« Yanıtla #9 : 25 Eylül 2008, 10:37:40 »

      Arkadaşlar bir şeyi atlamıyor muyuz sizce? Bu bir uzman görüşü, mutlaka çok önemli bilimsel çabaların ve düşüncenin sonucu. Planlama ve sürdürülebilirlik açısından düşündüğümüzde hocamızın çok ciddi endişeler taşıdığını görüyoruz. Kendi alanı itibariyle Sayın Prof. Dr. Sıkı haklı gerekçeler ileri sürmüş, kuşkusuz gelen eleştirlerde de önemli koruma endişesi sezilmekte. Bunun için çeşitli bilim dallarından bir komisyon oluşturularak konunun tüm artı ve eksileriyle irdelenmesinde yarar olduğu kanaatimi bilgilerinize arz ederim. Örneğin Ekonomik, ekolojik, felsefi ve stetik açılardan genel bir değerlendirmenin ardından daha ayrıntılı fizibilite çalışmaları yapılabilir. İlk akla gelen ilgili bilim dalları, botanik, ziraat, orman, coğrafya, çevre, peyzaj, şehirciliktir. Bu listenin uzaması da mümkündür. Saygılarımla. Prof. Dr. İhsan BULUT
Kayıtlı

Prof. Dr. İhsan BULUT
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic