Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: "Türkiye neden yedi bölge?" Coğrafyacılar...!  (Okunma Sayısı 3117 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« : 30 Kasım 2012, 14:06:25 »




Yılmaz Özdil:

"Türkiye neden yedi bölge?"

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22007892.asp

(Bu yazıya bir cevap verilmeli.)

-----------------------------------


Türkiye neden 7 coğrafî bölgeye ayrıldı?

Zaman (2011)

Göller yöresiyle Çukurova aynı bölgede fakat ne kadar benzer? Eskişehir ile Kütahya'nın farkı ne ki ayrı bölgelerdeler? Bu soruların cevabı uzun tartışmalara neden olduğu için 2005'te lise müfredatından 7 bölgeli harita kaldırıldı. Peki ilkokul sıralarından beri bize öğretilen coğrafi bölgeler nasıl ortaya çıktı?
Geçtiğimiz haftalarda Milli Eğitim Bakanlığı lise müfredatından 7 coğrafi bölge kavramını çıkardığını açıkladı. Ancak sonrasında Talim ve Terbiye Kurulu bir açıklama daha yaparak Türkiye'nin 7 bölgeye ayrılmasıyla ilgili herhangi bir değişikliğin olmadığını söyledi. Peki her gün hava durumlarında gördüğümüz bu haritanın nasıl ve neden ortaya çıktığı hakkında bir fikriniz var mı?

Coğrafi bölgeler işlevsel değil

7 bölgeli haritanın geçmişi İkinci Dünya Savaşı yıllarına dayanıyor. 1941'de Ankara'da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi tarafından çizilmiş. Türkiye'nin önde gelen coğrafyacılarının yanı sıra yurtdışından önemli isimlerin katıldığı bu toplantıda 6 başlık ele alınmış. Bunlardan 5'i daha çok müfredat, ders kitapları, kaynaklar, eğitimsel konular vs. ile ilgili. Diğer başlıkta ise coğrafyanın gelişmesine nasıl katkı sağlanabileceği konusu araştırılmış. Bu amaçla eğitimi kolaylaştırmak bakımından bölgeler oluşturulmuş.

O dönemde kurulan Türk Coğrafya Kurumu'nun şu an 9. başkanı olan Yard. Doç. Dr. T. Ahmet Ertek, bölgelerin sınırlarının coğrafi parametrelere dayandığını söylüyor. Yani Ertek'e göre iklim, bitki örtüsü, yeryüzü şekilleri, nüfus gibi birçok coğrafi kıstas açısından benzerlik gösteren alanlar dikkate alınarak bölgeler oluşturulmuş. Ancak bazı coğrafyacılara göre durum farklı. Çünkü gerçekte coğrafi kriterlerin tümünü esas alarak bölge oluşturmak neredeyse imkansız. Başka bir ifadeyle, çok geniş alanlarda iklim, yer şekilleri, bitki örtüsü, yerleşme, nüfus gibi fiziki ve beşeri coğrafya unsurların tamamının benzerlik gösterdiği alanlar söz konusu değil.

Doç. Dr. Servet Karabağ'a göre ise bölge, amaca göre belirlenen kriterler açısından mekânı sınırlamak, sınıflandırmak demek. Bu bağlamda bölge coğrafyanın hem en önemli terimi hem analiz birimi. Ancak Türkiye'de ülkenin yalnızca 7 coğrafi bölgeye ayrılması esas alınmış ve bölge analiz mantığı verilmemiş. Halbuki Karabağ, "İstanbul'dan Ankara'ya gelene kadar coğrafi parametreler açısından birçok farklı bölge görmek mümkün." diyor. Ertek ise şu anki bölgeler haritasında herhangi bir sorun olmadığı kanaatinde. "Şu anki haritaya göre dağların coğrafi ve morfolojik parametreleri bölgelere uyuyor. Dağ ve ovaların şekillenmesi, platolar da uyuyor. Bölgedeki tüm illerin ikliminin ve bitki örtüsünün aynı olmasını bekleyemeyiz. Bunun için bölümler oluşturulmuş. Bölümlerde bu farklılık anlatılıyor zaten." diyor. Aslında temel sorun buradan kaynaklanıyor. Bölge tanımında verilen benzerliğin olmadığı, bölüm ve yöre kavramıyla ortaya çıkıyor. Çünkü bölüm, bölge içinde farklılık gösteren, bölgeden küçük birim olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla bölge içinde benzerlik olmadığının bir kanıtı bu.

Gazi Üniversitesi coğrafya bölümü mezunu Sürat Yayın Yönetmeni Hakan Öcal da 7 bölgeli haritanın tamamen kaldırılması gerektiğini düşünenlerden. "Bölge, barındırdığı coğrafi özelliklerle çevresinden ayrılan buna karşılık kendi sınırları içinde benzerlik gösteren en büyük coğrafi birimdir. Ama Ege Bölgesi'ne bakalım, iç kesimlerinde karasal, kıyı kesimlerinde Akdeniz iklimi etkili. Hiçbir bölge bu tanıma uymuyor ne yazık ki. Hepsi kendi içinde farklılaşıyor." diyor.

Coğrafi bölgelerin oluşturduğu sıkıntılar bunlarla sınırlı değil. Örneğin, yedi coğrafi bölgeye göre hava durumu vermek oldukça zor. Çünkü Türkiye'de 3 ana iklim tipi söz konusu. Aynı bölgede yer alan birçok yerleşim biriminin iklimi farklılık gösteriyor. Bu yüzden hava durumunu dinlerken Batı Karadeniz, Orta Karadeniz, Kıyı Ege, İç Ege gibi kavramlar duyuyoruz. Sorun, bölgeleri bu şekilde tasnif ettiğimizde de çözülmüyor. Bunun en önemli nedeni bazı illerin birden fazla bölgede toprağının bulunması. Bu konuda en bariz örnek Bilecik. Marmara, Karadeniz, Ege, İç Anadolu olmak üzere 4 bölgede toprağı var.

Lise müfredatında 7 coğrafi bölgeyi gösteren harita yok

2005'te Türkiye'nin 7 Coğrafi Bölgeleri konusu müfredattan kaldırıldı. Şu anda lise coğrafya kitaplarında 7 coğrafi bölgeyi gösteren harita yok. Fakat iklim, yer şekilleri, nüfus, bitki örtüsü gibi kriterler açısından benzerlik gösteren gerçekçi bölge haritaları var. Bu değişikliğin öğrencilerin gerçek hayatta gördükleri ile örtüştüğünü söyleyen Doç. Dr. Servet Karabağ, bu durumun kalıcı öğrenmeyi sağladığını ifade ediyor. Karabağ, "Çocuklara neyi öğretmek istiyorsak onun bölge haritasını göstererek anlatmak gerekir. Aksi takdirde örneğin Türkiye de görülen 3 ana iklim bölgesini, dağlarını ya da 3 doğal bitki bölgesini 7 coğrafi bölgeye göre anlatmak mümkün değildir." diyor.
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
acar54
VIP Üye
******

Performans: 47
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 810



« Yanıtla #1 : 30 Kasım 2012, 18:01:22 »

Yılmaz Özdil'in tüm yazısını üzerine kurguladığı teori:bir zaman sonra ayrılacak bölgeyi hazır hale getirmek.teorinin çöküşü: bahsettiğin etnik topluluk zadece orada yaşamıyor, olayların etkin olduğu bölge dışında da iller var.her olaya siyasi bakarsan sık sık çuvallarsın......
Kayıtlı

adniral
Üye
**

Performans: 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 92


« Yanıtla #2 : 30 Kasım 2012, 19:18:23 »

Gerek yılmaz özdil gerekse de zaman gazetesinin bu yazısı ve servet hocanın görüşleri siyasi bir karardır. bunların hiçbirine katılmıyorum. Yabancı akademisyenmiş sizin yabancı akademisyen dediğiniz kişi nazi zulmünden kaçarak Türkiye'ye yerleşen Prof. Dr. Herbert LOUİS'dir peki herbert hoca yabancıydı da yanındaki hocalarımız Türk değil miydi her fırsatta rahmetle andığımız bu hocaların arkasından konuşmak kolay siz gidin de yüzlerine karşı bölücü olduklarını söyleyin bakalım ölen insanların arkasından yazıp çimek kolay geliyor galiba. 70 yıldır aklınız neredeydi bugün mü kötü oldu coğrafi bölgeler. sayın servet hoca acaba bunca yıllık akademisyenlik hayatında geçmişte ne zaman karşı çıkmıştı coğrafi bölgelere. mekanın siyasallaşması kitabını yazan bir akademisyenin Türkiye'nin coğrafi bölgelerine nasıl baktığını zaten kestirebiliyoruz. yine hocalarımızdan biri sırf coğrafi bölgeler kullanılmasın diye beşeri ve doğal bölgeler diye kitap yazmış maşallah dünyayı öyle bölgelere ayırmış ki artık sayısını hatırlamıyorum acaba merak ediyorum daha önce siz meslektaşlarım hiç YILDIRIM DÜŞME BÖLGESİ diye bir bölge duydunuz mu ben bunu bir meteorolji akademisyenine sorduğumda adam gülmekten cevap veremedi peki siz daha önce hiç BARAJ SETİ YIKILMA BÖLGESİ diye bir bölge duydunuz mu ben duymamıştım işin açıkcası umrumda bile olmadı öğrencilerime de söylemedim. yukarıdaki bölge sınıflaması da bana çok sakıncalı geldi
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic