Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bu mudur bilim adamlığı?  (Okunma Sayısı 9683 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
demirtas45
Sürekli Üye
***

Performans: 17
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 142


Coğ.Öğrt.


« : 17 Haziran 2011, 08:58:10 »


Celal Şengör'ün basında yer alan sözde fikirlerini, bir eğitimci olarak kınıyorum.Bu mudur eğitime gençlere hizmet!

http://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&cd=1&ved=0CBcQhgIwAA&url=http%3A%2F%2Fwww.ilkhaberler.com%2Fgundem%2Fdarbeci-proftan-pornoya-ovgu.htm&ei=6RX7TZWvH8fQsgaDnoW-Dw&usg=AFQjCNH-pVX1XezsuC0evdXgweiR5xreXQ
Kayıtlı

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi 1996
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #1 : 17 Haziran 2011, 09:41:58 »

Cheesy BİR BAKIN VE OKUMADAN KARAR VERMEYİN ARKADAŞLAR:  

Şengör, Collège de France dışında İngiltere’de Oxford (Royal Society Araştırıcı bursuyla), ABD’de California Institute of Technology (Moore Distinguished Scholar olarak) ve Avusturya’da Salzburg Lodron-Paris Üniversitesi’nde misafir profesörlük yapmıştır.
Şengör, jeolojide bilhassa yapısal yerbilim ve tektonik dallarındaki çalışmaları ile ün yapmıştır. Bu konuda 6 kitap, 175 bilimsel makale, 137 tebliğ özeti, pek çok popüler bilim makalesi, tarih ve felsefe ile ilgili de iki kitap ve 300’e yakın deneme yazısı yayınlamıştır. Bunların 1997-1998 yılları arasında Cumhuriyet Bilim Teknik dergisindeki “Zümrütten Akisler” köşesinde çıkmış olanları Yapı Kredi Yayınları tarafından 1999’da Zümrütnâme başlığı altında kitaplaştırılmıştır. Şengör ayrıca pek çok uluslararası dergide editör, yardımcı editör ve yayın kurulu üyeliği yapmıştır ve yapmaktadır.

Çalıştığı üniversiteler

State University of New York At Albany, A.B.D - Yüksek Lisans, Doktora
Collège de France, Fransa - Misafir Profesör
Oxford Üniversitesi, İngiltere - Misafir Profesör
Caltech, A.B.D - Misafir Profesör
Salzburg Lodron-Paris, Avusturya - Misafir Profesör
İstanbul Teknik Üniversitesi - Öğretim Üyesi (halen)


Kitapları

Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması, TÜBİTAK Yayınları, 2001
Yaşamın Evrimi, İstanbul Teknik Üniversitesi Yayınları, 2004
99 Sayfada İstanbul Depremi, İş Bankası Kültür Yayınları, 2006
Deprem Kuşağı Deprem Nedir? Ne Değildir Çeviri: Celal Şengör, Doğan Kitapçılık, 2000
Zümrüt Ayna: Bilimsel Düşünce Üzerine Denemeler, Yapı Kredi Yayınları
Zümrütname, Yapı Kredi Yayınları

WİKİPEDİA
-----------------------------------------------

M. Celâl Şengör 24 Mart 1955’te İstanbul’da doğdu. 1973 yılında Robert Academy’yi bitirdi, 1978’de State University of New York at Albany’den jeolog olarak mezun oldu. 1979’da master, 1982’de de aynı üniversiteden doktora aldı. 1981’de İTÜ Maden Fakültesi, Genel Jeoloji kürsüsüne asistan oldu.

1984 yılında Londra Jeoloji Cemiyeti’nin “Başkanlık Ödülü”nü, 1986’da TÜBİTAK’ın Bilim Ödülü’nü aldı. Aynı yıl İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim Dalında doçent oldu. 1988’de Neuchâtel Üniversitesi Fen Fakültesi’nden şeref bilim doktoru (Docteur ès sciences honoris causa) pâyesi aldı. 1992 yılında İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim Dalı’nda profesörlüğe yükseltildi. 1993 yılında Türkiye Bilimler Akademisi kurucu üyesi oldu, Akademi konseyine seçildi, aynı yıl TÜBİTAK Bilim Kurulu üyeliğine seçildi.

1990 yılında Academia Europaea’ya ilk Türk üye olarak seçilen Celal Şengör, 86 ülkenin bilimler akademisi'ne üye. Şengör’ün yayınlanmış 1826 makalesi var. Bu makalelere 12658  atıf yapılmış. Yurtdışında birçok üniversitede bulunmuş olan Prof. Şengör birçok uluslararası ödülün de sahibi. Şengör ayrıca pek çok uluslararası dergide editör, yardımcı editör ve yayın kurulu üyeliği yapmıştır ve yapmaktadır.

Bunlar Celal Şengör’ün “bilimsel” özgeçmişinden kesitler…

Ahmet Mehmet Celal Şengör’ün bir de sivil ve siyasi özgeçmişi var. Bir de o özgeçmişe göz atmak lazım geliyor. Çünkü YÖK üyeliği hakkındaki kanaatimizi bu özgeçmişi şekillendirecek.

Öğrencilerinin gözünden Şengör:

Bu özgeçmiş, öğrencileri tarafından yazılmış bilgilerden derlendi daha çok…

Bilimsel camiada bu kadar tanınan Şengör, Türkiye’de ancak 1999 depremi sonrası ünlendi. Hepimiz onu ‘felaket tellallığı’ yaptığı deprem yorumlarıyla tanıdık. Fakat söylediklerinden çok dikkatimizi çeken papyonundan olacak, “Sevimli tonton profesör” dedik ona.

Gel gör ki papyonlu, sevimli jeoloji uzmanı, Güney Asya depremindeki sismik hareketi, bilimsel açıdan ‘enfes bir deprem’ olarak niteleyince, alnımızdan vurulmuşa döndük. Somut olarak binlerce insanın hayatının kaybettiği deprem, bilimsel olarak enfes… Bilim ile toplum arasındaki uçurumu görmek için “enfes” bir yorum gibi…

Deprem profesörünün ‘enfes’ depremleri değerlendirdiği, “Şengör Gayrimenkul Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” adlı bir şirketi de var.

Şengör ayrıca, “tarih bulunduğu yerde değil anlaşıldığı yerde güzeldir” anlayışından hareketle, Bergama Zeus sunağı gibi eserlerin yurtdışına ‘çıkarılmasına’ varan görüşlere de sahip… Nitekim tarihi eserlerin Avrupa’da daha iyi anlaşıldığını da belirtiyor…

Prof. Şengör, hayatı boyunca hiçbir askerle telefonda oturarak konuşmadığını, mutlaka ayağa kalktığını övünerek anlatıyor. Harp Akademisi’nin 2006-2007 senesi ilk dersini verirken konuşmasına "bana gönderilen emirde konunun şu şu şu olacağı" şeklinde başlayarak, “arz ederim” diyerek asker selamıyla bitirebiliyor.

Biraz da dedikodu: Pepsi’nin Türkiye’deki dağıtım hakkına sahip olduğu rivayet edilen Celal Şengör, araştırma görevlisi iken okula şoförlü özel otomobili ile geldiği de söyleniyor.

Şengör, Harp Akademileri Komutanlığı’nın önceki gün yapılan açılış töreni sonrasında öğrenci subaylara “Atatürk ve Eğitim” konulu ilk dersi verirken bakın, neler diyor:

* “Halk da üniversiteler de sivil toplum kuruluşları da siyasi partiler de ortada. Türkiye’de bilimsel tek bir kuruluş varsa o da Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Hükümet demokrasiyi engellerse demokrasi kendi önünü açar.

* Ne yazık ki halkın kendilerine güvenerek iktidara getirdiği kişiler halka hizmet etmektense kendilerine çalışmayı yeğledi. Halkın temiz duyguları sömürüldü ve din siyasete alet edildi. Cumhurbaşkanımızın, Genelkurmay Başkanımızın, rektörlerimizin belirttikleri gibi Türkiye’de gerçekten irtica yani gericilik hortlatıldı ve bugün ulusal güvenliğimizi tehdit eden boyutlara ulaştı. Üzülerek görüyorum ki iktidar bu tehdidin katlanarak artmasında birinci rolü oynamaktadır.

* Ordu eleştiriliyor ancak herkes şunu unutuyor ki bu ülkeye demokrasi orgeneral emeklisi bir cumhurbaşkanı tarafından getirilmiştir, Atatürk’ün vasiyeti ordumuz içerisine demokrasi anlayışını yerleştirmiştir. 3 tane askeri darbe Cumhuriyet tarihimizde varsa bunun sorumlusu demokrasiye ihanet eden politikacılardır.

* Demokrasi seçilmişlerin diktası değil, seçilmişlerin yasalar çerçevesinde halkın menfaatini kollamaları demektir. Halk demokrasiyi kurumlar eliyle yönetir. Bu kurumlar Meclis, hükümet, mahkemeler ve cumhurbaşkanıdır. Ancak yürütmeyi hükümet yapar. Eğer hükümet yasalara uymazsa ve Meclis, hükümeti uyarmazsa halk kendini koruyacak başka yollar arar. Ülkemizde halkın en güçlü sesi bağrından çıkardığı Türk Silahlı Kuvvetleri’dir.

Tabi Harp Akademisi’nin açılışında geç subay adaylarına ‘Atatürk’ün eğitim felsefesini’ anlatmak için binlerce insanın öldüğü depremler hakkında "Ben depremi çok severim. Sarsıntı anında orgazm olurum" diyen bir profesörün seçilmesi de ilgi uyandırıyor. Ülke üniversitelerinde Atatürk'ün eğitim felsefesini anlatacak başka uzman yok muydu acaba?

Son olarak Prof Şengör’ün bir de kendi ağzından çıkanlara göz atalım:

* “Bana göre bu durum (deprem ihtimali ve önlem planının uygulanması) Türkiye’nin bağımsızlığını tehdit edecek büyüklükte bir krizdir. Bu durumda kriz yönetiminin hükümetin elinden alınıp Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilmesi lazım...”

* “Bunun iki temel yararı var. Birincisi şu: Kriz yönetimi süratli karar almayı gerektirir. Demokrasilerde süratli karar alınmaz. İkinci yararı şu: Türkiye’de iyi okumuş tek bir sınıf vardır ve o da Türk Silahlı Kuvvetleri’dir...”

* “Siz bana deseniz ki, kurumsal açıdan üniversite hocalarını bir sınıf olarak, Silahlı Kuvvetleri ayrı bir sınıf olarak ele aldığımızda, mesela entelektüel kapasite açısından hangisi daha yüksektir, Tereddütsüz. TSK derim...”

* “Halk cahil, halkı yönetenler de nihayetinde halkın içinden gelen kimseler...”

* “Ben bir yabancı gibiyim Türkiye’de. Çünkü ben Türkiye’nin yetiştirdiği adam değilim. Türkiye bilim camiasının içinde olan bir adam değilim. Böyle bir camia da yok zaten. Türkiye’ye gelip akıl veren bilim adamlarından bir tek farkım İstanbul’da oturuyor olmamdır...”

İşte tam sivilleşiyor, demokratlaşıyor dediğimiz YÖK için bir adayın portresi...
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=51827

------------------------------
OBJEKTİF OLMAK ADINA EVRİMCİ OLDUĞU İÇİN BİLİMSEL ANLAMDA KENDİSİYLE TERS DÜŞTÜĞÜM ÇOK OLMUŞTUR. JEOLOJİ AÇISINDAN İYİ BİR BİLİM ADAMI YALNIZ ONUN SÖYLEMLERİ TÜRKİYE'NİN KALDIRABİLECEĞİ SEVİYEDE DEĞİL. YANİ ÇOK FAZLA MAGAZİNE OLUYOR VE BU DA ONUN AHLAKİ AÇIDAN SORGULANMASINA NEDEN OLUYOR. BU YÖNLERİYLE DAHA ÇOK CEMAATE YAKIN BASIN KURULUŞLARININ HEDEFİ HALİNE GELMİŞTİR. DİĞER TARAFTAN TOPLUM VİCDANINA DA TERS DÜŞEN BİR PROFESÖR...

ŞİMDİ DE HÜRRİYET GAZETESİNDE KÖŞE YAZARLIĞI YAPAN TUFAN TÜRENÇ'İN YÖK ÜYELİĞİNE ADAYLIK DÖNEMİNDE ŞENGÖR'LE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİ İÇEREN 2 OCAK 2009 TARİHLİ KÖŞE YAZISINI OKUYALIM ARKADAŞLAR:  


Prof. Celal Şengör ve YÖK’ün utandıran tutumu


PROF. Dr. Celal Şengör, dünyanın saygın bilim adamlarından biri. Deprem konusunda uzmanlıkları: Yapısal jeoloji, tektonik ve stratigrafi.

Şengör, dünyanın pek çok ünlü üniversitesinde bilimsel çalışmalar yapıyor, oralarda dersler veriyor.

Böyle değerli ve ülkenin gurur kaynağı olan bir bilim adamını YÖK ödüllendireceğine, onu üniversiteden atmak istiyor.

Nedeni de şu: Şengör varlıklı, holding sahibi bir ailenin çocuğu. Ailenin büyüklerinin artık yaşlanması, gençlerin de ticaretle uğraşmak istememeleri nedeniyle holdingin tasfiyesine karar veriliyor.

Bunun için holdingin mal varlıklarının aile bireylerine geçmesi gerekiyor.

Maliye mevzuatına göre aile bireylerinin bu malları devralıp satabilmeleri için birer şirket kurmaları zorunlu.

2007 yılında şirketler kuruluyor. Celal Şengör de zorunlu olarak bu şirketlerden birinin yönetim kuruluna giriyor.

Şengör, devlet memuru olduğu için bunun sakıncalı olabileceği konusunda profesyonelleri uyarıyor.

2008’de yönetim kurulu üyeliğinden istifa ederek yerini eşine bırakıyor.

Bu süreçte hiçbir toplantıya katılmıyor, hiçbir belgeye imza atmıyor.

* * *

Celal Şengör, Üniversitelerarası Kurul tarafından YÖK üyeliği için aday gösterilince dinci gazeteler bu yönetim kurulu üyeliğini haber yapıyorlar.

YÖK bunu ihbar kabul ederek soruşturma açıyor.

Soruşturmayı yürüten iki YÖK temsilcisi, ticaret yapma suçunun oluşmadığı sonucuna varıyor, Celal Şengör’e yönetim kuruluna girdiği için sadece bir kınama cezası verilmesini öneriyor.

Ancak YÖK Başkanı, Celal Şengör’ün üniversiteden uzaklaştırılması gerektiğini YÖK’e tavsiye ediyor.

Başkanın bu öfkesinin esas nedeni Şengör’ün iktidar karşıtı tutumu.

Yaşamının hiçbir döneminde ticaret yapmayan, sadece bilimle uğraşan Prof. Celal Şengör’ü YÖK, üniversiteden atmaya kararlı.

Bu ilkel, bilim karşıtı tutum ve davranış, dünya bilim çevrelerinde duyulunca kıyamet kopuyor.

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi ve birçok bilimsel kurumdan Gül’e, Erdoğan’a, Hüseyin Çelik’e ve İTÜ Rektörü’ne olayı protesto eden mektuplar yağıyor.

Dünyanın en iyi üniversiteleri, Prof. Şengör’e reva görülen bu bilim dışı tutum ve davranış karşısında Türk bilim adamına kapılarını sonuna kadar açıyor ve kendisini davet ediyor.

Bir yanda dünyanın en büyük bilim kurumları ve üniversitelerinin sahip çıktığı Prof. Celal Şengör...

Öbür yanda üniversiteleri iktidarın güdümüne sokmakla görevlendirilen YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan...

Şimdi hem iktidara, hem de görevlendirdikleri YÖK Başkanı’na şu soruyu soruyorum ve onları bir akıl ve vicdan muhasebesi yapmaya çağırıyorum.

"Celal Şengör gibi dünyada bilim adamı olarak büyük saygınlığı olan bir profesörü üniversiteden atmak kime zarar verir?"

Ne Cumhurbaşkanı’nın, ne Başbakan’ın, ne Milli Eğitim Bakanı’nın, ne de YÖK Başkanı’nın bu soruya vicdani ve akli bir yanıtları olabileceğini sanmıyorum."
---------------------------------------------------

MİLLİYET (15:17 | 03 Haziran 2009)

Yeni 'yokoluş' teorisi

Prof. Celâl Şengör ve öğrencisi Saniye Atayman tarafından gündeme getirilen yeni “yokoluş” teorisi, dünya bilim çevrelerinde heyecan yarattı.


Amerikan Jeoloji Cemiyeti'nin “Bir Global Jeoloji Çalışması” adıyla yayımladığı kitabın tezi şu: 250 milyon yıl önceki yokoluş bir meteor düşmesi veya volkanik patlama sonucunda değil, o zamanki büyük okyanusun Karadeniz gibi oksijensiz kalmasından kaynaklandı.
BİLİM insanları, yaklaşık 250 milyon yıl önce dünyadaki canlıların yüzde 95’inin yok olduğunu çok önceden ortaya koydu. Arkasından da bu büyük yokoluş üzerine teoriler geliştirmeye başladı. En yaygın ilk teori, bu büyük yokoluşun dünyaya çarpan bir meteordan kaynaklanmış olabileceğine ilişkindi. Daha sonra bu görüş revize edildi ve Sibirya’daki Tungusko volkanik alanındaki büyük patlamanın asıl sebep olduğu tezi gündeme geldi. İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi jeolog Prof. Celâl Şengör ve öğrencisi Saniye Atayman’ın Amerikan Jeoloji Cemiyeti tarafından yayımlanan tezi ise bu iki görüşün de doğru olmadığını gösteriyor. “Bir Global Jeoloji Çalışması” adıyla yayımlanan kitaba göre, yokoluşun temel sebebi, 250 milyon yıl önce, dünyadaki kıtaların ayrışmadığı dönemde süper kıtanın ortasında yer alan okyanusun bizim Karadeniz’e dönüşmesi yani içinde teneffüs edilecek oksijen kalmaması. Bir süre sonra sıkışan gazlar da bir gazoz gibi köpürerek çevreye yayılıyor ve okyanusun çevresini hayat alanı olarak seçen ve bu zehirli havayı soluyan bütün canlıları öldürüyor.

Fosil desteği


Prof. Şengör ve Atayman, bu teorilerini kitap haline getirmeden önce muhtelif uluslararası toplantılarda tebliğ olarak takdim etti. Bu tebliğ bilim çevrelerinde büyük bir tartışma başlattı. Bulunan fosil örnekleri teoriyi doğrularken, Amerikan Jeoloji Cemiyeti de tarihinde ilk kez iki Türk bilim insanı tarafından yazılan kitabı büyük bir hızla bastı ve bilim dünyasına sundu. Prof. Şengör, halen Güney Afrika’daki Bernard Price Paleontoloji Enstitüsü’nde görev yapan ‘magister’ öğrencisi Saniye Atayman’ın biyoloji kökenli olmasının teoriyi destekleyen mantar fosillerin bulunmasında etkili olduğunu belirterek, Atayman’ın daha ilk tebliği ile dünya bilim çevreleri tarafından kabul gördüğünü söyledi.

Prof. Şengör’e, dünyada büyük yankı uyandıran tezlerinin Türkiye’deki bilim çevrelerinde de benzer bir heyecan uyandırıp uyandırmadığını soruyoruz. Cevabı, hüzün verici:

“Türkiye’de bir bilim camiası olmadığı için Türkiye’nin ne yaptığı beni ilgilendirmiyor. Ama şunu söylemem lazım: Saniye Atayman olmasaydı bu kitap ve bu teori olmazdı. Saniye bilim çevresine kendi kendini soktu, hem de büyük bir başarıyla. Büyük bir sabır ve inatla benim başta ortaya attığım bir fikri bir yıl boyunca çeşitli verilerle kontrol etti. Bir yıl boyunca sabahlara kadar birlikte çalıştık. Bu arada Saniye bana sık sık karşı çıkarak benim fikirlerimin değişmesine, gelişmesine ve daha doğru hale gelmesine hayati bir katkı yaptı.”
-------------------------------------------------------------------------------
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
brezenski
Uzman Üye
*****

Performans: 11
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 412



« Yanıtla #2 : 17 Haziran 2011, 10:03:16 »

Bir jeoloji profösörüne ne kadar yakın bir ilgi alanı doğrusu tartışılır.Kim olursan ol kardeşim istersen dünyanın en iyi profösörü ol bilim adamı olduğun konuda istediğin kadar konuş başka konularıda bırakta vatandaş istediği gibi yapsın her konuda insanlara akıl vermeyi bırakın sayın profösörler işinize bakın.Türkiyenin bugün ileri bir düzeye gelememesinin temel nedeni ideolojik profösörlerdir.Bilimi ideolojiye kurban edenleri kınıyorum vatanını küçümseyen profosörlere lanet olsun.
Kayıtlı
fuzuli
Genel Moderator
*****

Performans: 1266
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2055


« Yanıtla #3 : 17 Haziran 2011, 12:31:11 »

Bence de bilim adamları uzmanı olduğu konuda konuşmalı
Kayıtlı

Bazıları dünya sadece kendi etrafında dönüyor zanneder...
rolyef
Yeni üye
*

Performans: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 27


« Yanıtla #4 : 17 Haziran 2011, 12:46:47 »

Bu tip düşüncelere sahip olan kişiler!?dünyanın en iyi Hocası da olsa ilmi benim için değersizdir.Bu tip insanların ne ilmine ne cismine saygı duyarım..
Kayıtlı
Badem303
VIP Üye
******

Performans: 18
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 567



« Yanıtla #5 : 17 Haziran 2011, 17:38:24 »

yorum yaparsam şimdi site kapanır veya buralar yıkılır ya da ıp araştırıp iyi bir tazminat cezası öderim... en iyisi cıx cıx deyim yeter... 
Kayıtlı
dondurmacı
VIP Üye
******

Performans: 396
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2548


.~.Murat BAKIT.~.


« Yanıtla #6 : 18 Haziran 2011, 06:51:59 »

Celal Hoca yı sadece jeoloji için takip ediyorum. Diğer söyledikleri için Mustafa Yıldızdoğan diyor ki : DEDE


.
.
.
Aydın aydın olaydı
İş o zaman kolaydı
Halktan kopuk bu aydınlar
Dede hiç olmasaydı

Birisi bir söz atıyor
Tamam bomba patlıyor
Kırkı da farklı kırk telden
Halk gülmekten çatlıyor

Gelen vurdu, giden vurdu
Öküz çift çift doğurdu
Yüzsüzde yüz kızarır mı
Hep Silifke yoğurdu
.
.
.


http://www.dailymotion.com/video/xds0i_m-yildizdoyan-dede_news
Kayıtlı

C O Ğ R A F Y A    V A T A N    S E V G İ S İ D İ R ...


marzuba
VIP Üye
******

Performans: 385
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 992



« Yanıtla #7 : 18 Haziran 2011, 10:24:38 »

    Burada adamın bilimi hakkında yorum yapılsa (ki yapamazsınız zaten bilimsel geçmişi ortada) gam yemem.Size ne adamın hangi konuda ne düşündüğünden.bilimini tartışın kapasiteniz yetiyorsa gerisine de saygı duymak zorundasınız aslında ama değilsiniz diyelim(ki kafa yapınız saygı duymamak üzerine)tartışma yeri burası değildir.
    Hem de bir bilim adamını küçük çapınızla aşağılayıcı bir başlıkla.Herkes kendi ahlak anlayışında sorumludur ve kendi ahlak anlayışını değerlendirmelidir.Belden aşağıya vurmaya gerek yoktur.
Kayıtlı

Eyyy devlet çık artık,şişemizin kadehimizin içinden!!!!
Yesevi
VIP Üye
******

Performans: 32
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 591


Eski kullanıcı adı "melihakar"


« Yanıtla #8 : 18 Haziran 2011, 13:00:58 »

   Burada adamın bilimi hakkında yorum yapılsa (ki yapamazsınız zaten bilimsel geçmişi ortada) gam yemem.Size ne adamın hangi konuda ne düşündüğünden.bilimini tartışın kapasiteniz yetiyorsa gerisine de saygı duymak zorundasınız aslında ama değilsiniz diyelim(ki kafa yapınız saygı duymamak üzerine)tartışma yeri burası değildir.
    Hem de bir bilim adamını küçük çapınızla aşağılayıcı bir başlıkla.Herkes kendi ahlak anlayışında sorumludur ve kendi ahlak anlayışını değerlendirmelidir.Belden aşağıya vurmaya gerek yoktur.

Yanlışı yanlışla düzeltiyorsunuz...Asıl sizin milleti burada ne kadar küçümsediğiniz malum...
Herkes bilim adamı olabilir ama adam  olamaz...
Kayıtlı

Tarihi yağmaladı üç-beş düzine talihsiz...
Değerler alt-üst oldu, mukaddesat sahipsiz!...
bub.
Yeni üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 35



« Yanıtla #9 : 19 Haziran 2011, 13:48:12 »

herkesin bildiği ama kimsenin dile getiremediği bi konuyu dile getirmiş. celal şengör hocamı cesaretinden ve açık sözlülüğünden dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. aydın dediğin tam da böyle olmalı. jeoloji profesörü olması sosyal konular hakkında yorum yapmasını engellemez. bu ülkede sinemalarda 3 film birden seansları hala devam ederken. köy kahvelerinde akşamları bütün köy ahalisi hep birlikte video izlerken celal hocayı eleştirmek çok saçma. -köy kahveleri de artık teknolojiye yenik düştü çanak antenler yüzünden ama olsun- mesela köylerde çift çanak anteni olan evlere dikkat edin çanaklardan birisi türk kanallarını yayınlar diğer çanak ise malum kanallar içindir. bu da ülkemizin bi gerçeğidir. bu gerçeği saklayamazsınız, görmezden gelemezsiniz, es geçemezsiniz. önemli olan işi sapıklık dercecesinde devam ettiren yayınlara engel olmak. 

Kayıtlı
brezenski
Uzman Üye
*****

Performans: 11
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 412



« Yanıtla #10 : 19 Haziran 2011, 15:17:19 »

    Burada adamın bilimi hakkında yorum yapılsa (ki yapamazsınız zaten bilimsel geçmişi ortada) gam yemem.Size ne adamın hangi konuda ne düşündüğünden.bilimini tartışın kapasiteniz yetiyorsa gerisine de saygı duymak zorundasınız aslında ama değilsiniz diyelim(ki kafa yapınız saygı duymamak üzerine)tartışma yeri burası değildir.
    Hem de bir bilim adamını küçük çapınızla aşağılayıcı bir başlıkla.Herkes kendi ahlak anlayışında sorumludur ve kendi ahlak anlayışını değerlendirmelidir.Belden aşağıya vurmaya gerek yoktur.
ÖNEMLİ OLAN BİLİM ADAMI OLMAK DEĞİLDİR.Hiç bir zaman önemli olan adam olmaktır.
Bazı insanlar kendileri çapsız olduğu için herkesi kendileri gibi görmekte haklı olabilirler.
COĞRAFYA BİZ'in çok değerli öğretmenlerini kastederek hepsini birden çapsızlıkla suçladığınız için sizi kınıyorum.Kendi insanına güvenmeyen onu küçümseyen ve ona tepeden bakan tüm güruha sesleniyorum hepinize yazıklar olsun.
Kayıtlı
stream1
Sürekli Üye
***

Performans: 32
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 146



« Yanıtla #11 : 20 Haziran 2011, 20:20:17 »

Celal Şengör ÇAPLI  bir bilim insanımıdır ? EVET
Celal Şengör ÇAPıSIZ  veya AHLAKSIZ bir insanmıdır ? BANANE ya da KİMENE

Okuma arkadaşım Cumhuriyet falan ..
Kayıtlı

Gökalp Erhan Güzel
 "HAYATIN BİLGİSİ YA DA SADECE COĞRAFYA
cenkurer
Üye
**

Performans: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 70


« Yanıtla #12 : 21 Haziran 2011, 12:18:51 »

adam kendi fikrini söylemiş, nedir bu sindirilemeyen? hamasi nutuklarla demokrasi ahkamı kesenler neden sindiremez herhangi birinin pür öznel fikriyatını. Kimden, neden izin alacak fikrini söylerken? "Bu benim düşüncem" diyor. "sen de benim gibi düşün" demiyor ama bu platformda da görüyorum ki çok fazla "herkes benim gibi düşünecek!" diyen zat-ı muhterem var. sana ne güzel kardeşim sen farklı düşünmeye devam et, nedir bu faşizan, "benim gibi olmayan kötüdür" zihniyeti, "Boyalı kuş" sendromu"
Kayıtlı
patagonya
Uzman Üye
*****

Performans: 6
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 227



« Yanıtla #13 : 28 Haziran 2011, 20:14:47 »

olumlu ve olumsuz eleştirilerimizi daha seviyeli dile getirebiliriz diye düşünüyorum.sıkıntı var bu başlıkta ve içerikte...
Kayıtlı

İyi olmak kolaydır,zor olan adil olmak.
                                                 Victor HUGO
kurgan_1917
Sürekli Üye
***

Performans: 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #14 : 28 Haziran 2011, 23:24:14 »

Halkı aşağılayan, "Darwinism dininin" etkisinde kalmış, yobazlar olabilir;herkesin düşüncesine saygı duyuyorum!
Saygı duyduğun için mi ''YOBAZLAR'' diyorsun. Üstelik ne demekse o ''DARVİNİZM DİNİ'' sen mi icat ettin o dini? Peygamberi ya da tanrısı sen olmalısın sanırım.
Anlayamıyorum ülkem insanını gerçekten: Bir bilim adamından neden sadece kendi uzmanı olduğu alanda konuşmasını isteriz ki? Unutulmaması gereken bir şey var arkadaşlar: Bir bilim adamı herşeyden önce öğretmendir. Ve bir öğretmen topluma herşey hakkınjda iki üç kelam laf edebilmelidir. Var mı Celal Hoca kadar entellektüel birikimin ki adamı yerden yere vuruyorsunuz? Siz kimsiniz ya?!!!
Kayıtlı

Barış BAYRAKTAR
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic