Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Akarsu çılgınlığı-Osman Sevaioğlu: MAKALE  (Okunma Sayısı 1943 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mustafa NAZ
Genel Moderator
******

Performans: 1921
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2958



« : 25 Ağustos 2008, 06:31:24 »


Giderek artması beklenen elektrik fiyatlarına karşı herkes; "Ne olur ne olmaz, elimde bulunsun" anlayışı ile bir akarsu santralına sahip olmak istiyor.

DSİ'nin akarsu santral ihaleleri tüm çılgınlığı ile devam ediyor. Giderek artması beklenen elektrik fiyatlarına karşı herkes; "Ne olur ne olmaz, elimde bulunsun" anlayışı ile bir akarsu santraline sahip olmak istiyor.

Bunlardan Grup 2 (DSİ'ye göre Tablo 2) olarak tanımlananlar, projesi ve ön fizibilitesi DSİ veya EİE tarafından hazırlanarak ihaleye açılan santralleri; Grup 3, projesi ve ön fizibilitesi özel sektör girişimcileri tarafından hazırlanarak ihaleye açılan santralleri; Grup 4, inşaatı halen devam etmekte olan devredilecek santralleri; Grup 5, ikili anlaşmalar kapsamından çıkarılarak ihaleye açılan santralleri; Grup 6, YİD kapsamından çıkarılarak ihaleye açılan santralleri; Grup 7 ise, ihaleye açılan grup hidroelektrik santralleri göstermektedir.

Projelerin toplam kurulu gücünün 14.199 MW, yıllık üretiminin ise 38,9 milyar kilovat saat (kWh) (Türkiye'nin halen ürettiği toplam enerjinin yüzde 22'si) olduğu dikkate alınırsa önemi hemen anlaşılacaktır. Projeler doğru ve hızlı bir şekilde yürütülebildiği ve de en önemlisi yargı engeline takılmadığı takdirde, Türkiye'nin 2008 sonunda karşı karşıya gelmesinden korkulan arztalep açığı sorununa çözüm olabilir.

DSİ'nin kapısı tarihinde görülmemiş bir şekilde türbeye dönmüş durumdadır. Kapının önü 7.45 BMW'lerle dolu, kapıları açık, makam şoförleri ayaktadır. Şirket yöneticileri, Land Roverlar'la, ellerinde GPS ve harita, ayaklarında çizme, bot, Karadeniz dağlarında akarsu bakmaktadırlar.

Tüm bunlara rağmen, projelerle ilgili olarak birtakım endişeler de yok değildir. Projeler üzerinde, özellikle Grup 3'teki santraller üzerinde piyasada halen inanılmaz ölçüde bir proje geliştirme ve devretme faaliyeti yürütüldüğü bir gerçektir. İşin daha da ciddi olan yönü, özellikle bu gruptaki projelerin, ne suyunun, ne akarsu rejiminin, ne de öngörülen kurulu gücünün bu suya uygun olmadığının tam olarak belirlenmiş olmadığıdır. Doğalgaza dayalı üretim yapan şirketlerin inanılmaz bir şekilde "ikinci el" akarsu projelerinin üzerine gitmesi ve parayı bastırarak projeleri alması sonucunda devir bedelleri inanılmaz düzeylere yükselmiştir. Daha çivisi bile çakılmamış, ön fizibilitesi yapılmamış santraller için devir bedeli olarak bir yıllık üretilen elektriğin bedeli kadar fahiş devir bedelleri talep edilebilmektedir.

İşin daha da endişe verici yönü, ihalelerde adeta bir çılgınlık halinde yükselen su kullanım bedelleridir. Toptan elektrik fiyatlarının halen 9.8 YKr/kWh civarında seyrettiği bir piyasada, daha temeli bile atılmamış, projesi bile ortada olmayan yıllık üretimi 366 milyon kWh olan 105 MW'lik bir santral için "Su Kullanım Hakkı Bedeli" olarak 6.32 YKr'lik çılgın bir bedel teklif edilebilmiştir. Projenin olabilirliğini, geleceğini ve Türkiye'nin arztalep açığının kapatılması yönündeki çabaları tehlikeye sokan bu tür çılgınlıkların nedenlerinin ve muhtemel sonuçlarının ilgililer tarafından ciddi bir şekilde incelenmesinin gerektiği ortadadır.

38,9 milyar kWh üretim kapasitesi ile Türkiye'nin arz talep açığına ciddi ve acil bir çözüm olabilecek bu akarsu projelerinin daha detaylı, planlı ve programlı bir şekilde incelenmesi, bu tür çılgınlıkların önlenmesi yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması ve ülke için son derece hayati bir görev üstlenmiş olan DSİ'ye yardımcı olunması "siyasi irade"nin görevi dir.






Kayıtlı

Tarsus Cengiz Topel Anadolu Lisesi
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic