Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bayramlık gezi güzergâhları  (Okunma Sayısı 1751 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yusufdukkel
Uzman Üye
*****

Performans: 85
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 436



« : 18 Eylül 2009, 21:51:28 »


 Bayram için planlar yapıldı büyük ihtimalle.Ama kararsızlar için bir kaç alternetif.Tabi önce büyükleri ziyaret, çocukları sevindirme!
 



"Bayram ile tatil artık birlikte anılıyor. Kimi zaman tatil anlayışı, bayramların dinî ve sosyal yönünün önüne geçiyor. Aslında hepimiz bayramı bayram gibi yaşamaktan yanayız.   
 
Ancak yaz boyunca çalışıp dinlenemeyenleri, büyükşehirde yaşayanları da unutmamak gerekiyor. Bu yüzden huzurlu birkaç gün geçirmek isteyenlere bazı tekliflerimiz olacak. Ülkemizin farklı yerlerinden gezip görebileceğiniz yerleri derledik. İşte bayramın ikinci ve üçüncü günü için bayram seyahatleri. İyi bayramlar... 

Yedigöller'de sonbahar manzarası

Bayram, bu topraklarda yaşayan hemen herkes için ayrı bir yere sahip. Bayram namazından hemen sonra anne ve babaların elini öpmek, ardından mükellef bir kahvaltı sonra da akraba ziyaretleri... Sanırım, bu saydığım ritüeller hepimiz için bayramın vazgeçilmezi. Bayram ile birlikte son yıllarda hayatımıza giren bir başka kavram ise tatil. Ancak kimi zaman bu tatil anlayışı, bayramların dini ve sosyal yönünün önüne geçebiliyor. Kampanyalar, reklamlar sayesinde bayramları tatile kurban edebiliyoruz. Tabii yaz boyunca çalışıp dinlenemeyenleri, büyükşehirlerde yaşayanları unutmamak gerekiyor. İşte bu yüzden dinlenmek, keyifli birkaç gün geçirmek isteyenlere bazı tekliflerimiz olacak. Güzergahları, hafta sonu eklerinde çalışan muhabir arkadaşlarımız hazırladı. Onlar da 'bayramların bayram gibi' yaşanmasından yana. Ancak soruyu "Çalışmasaydınız bayramda ne yapardınız?" şeklinde sorunca (bütün ekip bayramda da çalışıyor bu arada) bayramın ikinci ve üçüncü günü minik bayram kaçamakları ortaya çıktı. İşte bayramlık kaçamaklar, iyi bayramlar...

Doğa sizi çağırıyor

Şehrin karmaşasından kurtulup doğayla baş başa kalabileceğiniz bir yer mi arıyorsunuz? Ormana doğru ilerleyen patika yollarda yürüyüş yapmak, kurumuş yaprakların ayaklarınızın altında ezilirkenki çıtırtısını duymak, tertemiz orman havasını doyasıya teneffüs etmek ve renk cümbüşüne dönüşen tabiatı izlemek ister misiniz? O zaman İstanbul'dan 4,5 saat uzaklıktaki Yedigöller sizi çağırıyor. Yedigöller eşsiz güzelliği ve keşfedilmeyi bekleyen ormanlarıyla sizi bekliyor.

Yedigöller, Bolu'da saklı cennetlerden biri. Yedigöller havzası, kayan kütlelerin, vadilerin önünü kapatması sonucu oluşan kuzeyden güneye doğru sıralanmış 7 adet gölden oluşuyor. Bunlar Sazlıgöl, İncegöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl, Kurugöl ve Seringöl. Sonbaharla birlikte kızıla ve turuncuya boyanan yapraklar göllerin üzerine yansıdığında büyüleyici bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Yaklaşık 238 adet farklı bitki türünü içerisinde barındıran Yedigöller parkı, ülkemizdeki en güzel karışık doğal ormanlardan biri.

Sessiz ve sakin tabiatı, güzel manzaraları, farklı arazi şekilleri, şelaleleri, yürüyüş yolları, mükemmel bir piknik alanı olan Yedigöller fotoğraf çekmek için de cazibe mekanı. Yedigöller'e gitmek için eylül ve ekim aylarını kaçırmayın. Zira tabiat bu bölgede güzelliğini bu aylarda sergiliyor.

Tabii çadır kurmak isteyenler de rotalarını bu bölgeye kaydırabilir. Ama ben çadır kuramam diyenler için de Orman Bakanlığı'na ait 40 yatak kapasiteli bungalov evler hazır bir şekilde beklemekte. Fakat yoğun talebi göz önünde bulundurup gitmeden rezervasyon yaptırmayı ihmal etmeyin.
 

Kapadokya

Bir masal kentini andıran Kapadokya ülkemizin gözde tatil mekanlarından. Peribacaları, Derinkuyu ve Kaymaklı yer altı şehirleri, Ihlara Vadisi, Narlıgöl Krater Gölü, Avanos, Göreme Açık Hava Müzesi gibi gezilecek ve fotoğraflanacak pek çok tarihî ve ilgi çekici mekanı bir arada bulmak mümkün. Pek çok yerli filmin mekanı olan Kapadokya'da konaklamak hiç zor değil, hemen her yerde bölgenin tarihî yapısına uygun bir taş otel mevcut. Ayrıca seher vaktinde balon turu nostalji ve macera sevenlerin vazgeçilmez eğlencesi olabiliyor. Bölgeye ulaşım çok kolay, THY'nin her gün İstanbul'dan Nevşehir'e uçuşu var. 

Şile-Ağva

İstanbul'da sahil ve orman keyfi sürmek isteyenlerin son yıllardaki en büyük adresleri Şile ve Ağva. Marmara'nın Karadeniz'e en yakın kıyısı olan Şile İstanbul'a 70 km, Ağva ise 100 km'lik bir uzaklıkta. Her iki mekanın da sahili yüzmek isteyenler için ideal. Şile'de Ağlayan Kaya ve Kumbaba Tepesi, Ağva'da ise başta Göksu nehri olmak üzere Gelin Kayası, Kilimli Koyu, Saklı Göl ve Yeşilçay görülmeye değer tarihî güzellikler olarak karşımıza çıkıyor. Her iki yerde konaklama ihtiyacını yerel halkın açtığı çok sayıdaki pansiyonlar karşılıyor. Ayrıca Şile ve Ağva'ya gitmişken köylerine uğramayı ihmal etmeyin ki taze sebze ve meyveleri yiyebilesiniz. Şile ve Ağva'ya her gün Üsküdar'dan 139 No'lu halk otobüsü seferleri düzenleniyor. 

'Beyazsu' çöldeki bir vaha gibi

Beyazsu'sun aşağıdaki fotoğrafına bakıp da 'ne güzel bir Karadeniz manzarası' diye düşünmemek elde değil. Ama Beyazsu Çayı ve etrafındaki yemyeşil mesire yeri, pek çoğumuzun aklının ucundan bile geçmeyeceği bir bölgede; Güneydoğu Anadolu'da... Hem de Mardin'in Nusaybin ilçesinde. Bir zamanlar teröristlerin kamp kurduğu bu vadi, şimdi bölge halkının gözbebeği. Hafta sonu dinlenmek, serinlemek ve ferahlamak için aşiret boyu herkes buraya akın ediyor. Sadece Mardinlilerin değil, Batmanlıların, Şırnaklıların, Anteplilerin de sıcaktan kaçıp sığındığı serin mi serin bir bölge. Çocuklar suya giriyor, nineler, amcalar, teyzeler de çaktırmadan paçalarını kıvırıyor. Bayram tatilinizi Mardin ve civarında geçirmeyi planlıyorsanız mutlaka Beyazsu'ya uğrayın. İsterseniz yiyeceğinizi yanınızda getirebilirsiniz, isterseniz vadideki kebapçılara sipariş verebilirsiniz. Ama hatırlatalım, amatör bir hizmet ve biraz da hijyen problemi var. 

Bayramda Çeşm-i Cihan'a

Bartın'dan yola çıkınca ağaçlarla kaplı dağların arasından geçerek ulaşırsınız Amasra'ya. Ormanın arasından ilk görenlerin Fatih Sultan Mehmet gibi hayranlığını gizleyemediği Çeşm-i Cihan diye bilinen bu tabiat harikası hem Ankara hem de İstanbul civarında oturanlar için 5-6 saatlik bir yolculukla kolay ulaşılabilir nadir yerlerden biri. Ankara'ya altı saat uzaklıktaki Amasra özellikle bir iki günlük tatillerde başkentlilerin en çok rağbet ettiği yer olarak bilinir.

Karadeniz'in kıyısı olmasına rağmen Akdeniz kentlerinden Alanya'yı hatırlatan atmosferi ile dikkat çeken bu yöreye gidenlerin sahilde bulunan balık lokantalarından yararlanabileceğini belirtelim. Gecelemek isteyenler içinse Amasra'nın dört bir yanında birçok butik otel ve ev pansiyonu bulunduğunu da hatırlatmak gerekiyor. Hem tarihî doku hem de doğal yanlarıyla Amasra, bu bayramda kaçamak yapmak için hoş bir tercih olabilir.

Amasra; İstanbul'a 435 km, Ankara'ya 300 km, Bartın'a 17 km mesafede bulunuyor. 

Mangalını alan Tekir'in yolunu tutuyor

Yaz aylarında bütün bir Adana, Toros dağlarının eteklerindeki Tekir Yaylası'na taşınıyor. Adanalıların bir ayağı burada adeta. Ramazan ve Kurban bayramlarında da yayla dolup taşıyor. Temiz suyu, havası, rahat ulaşımı ve çam ağaçları arasındaki uzun yürüyüş alanlarıyla şehir hayatından kurtulmak için iyi bir alternatif sunuyor. Ramazan Bayramı'nda da arabasının bagajına mangal malzemelerini koyanlar soluğu yaylada alıyor. Ramazan Bayramı'nın karlı kış günlerine denk gelmesi bile Çukurova sakinlerini etkilemiyor. Yarım metre karın üzerinde mangallar yakılıyor. Bu yıl Ramazan Bayramı'nı Tekir'de geçirmek isteyenleri farklı bir sürpriz bekliyor. Sonbaharın büyüleyici doğal güzellikleri, kahverenginin onlarca farklı tonu bütün bir yılın yorgunluğunu üzerinizden atabilir. Adana-Ankara E5 Karayolu'nu takip ederek ortalama bir saat içinde yaylaya ulaşıyorsunuz. Herkesin yaylada küçük de olsa bir evi var. Bölgede pansiyonlarda hizmet veriyor. Tekir'e yarım saatlik uzaklıktaki Şeker Pınarı görülmeye değer yerler arasında geliyor. Yaylada, çevre köylerden getirilip pazarlarda satılan meyve ve sebzeler büyük rağbet görüyor.

Büyükada'da bu mevsim bir başka güzel

Bayramı İstanbul'da geçiriyor ve şehri bir günlüğüne de olsa terk etmek istiyorsanız çok uzaklara gitmeye gerek yok. Sizin için en iyi tercihlerden biri Adalar olacaktır, özellikle de Büyükada. Denizi, yeşili, tarihî dokusu, mimarisi ve çam kokulu havasıyla aradığınız huzuru, sükuneti Büyükada'da bulabilirsiniz. Bisikletle ya da faytonla adayı turlayabilirsiniz. Fotoğraf makinenizi de yanınızdan eksik etmeyin. Çok güzel sonbahar fotoğrafı çekebilirsiniz. 

Fethiye Ölüdeniz...

Bayramda sakin bir kaç gün için Fethiye Ölüdeniz iyi bir seçenek olabilir. Ölüdeniz mavi ile yeşili, tarihle bugünü buluşturan dokusuyla beklentileri fazlasıyla karşılayabilecek bir yer. Muhteşem koylar, masmavi kıyılar ve tertemiz bir hava... İstanbul'daki havaya bakarak Ölüdeniz'de de puslu bir havanın sizi beklediğini sanmayın, orada denize girmek için en uygun mevsim şimdi. Ölüdeniz çevresinde gezilebilecek epeyce tarihî yer, görülebilecek epeyce tabiat harikası var. Bunların bir kısmına denizden, düzenli seferler yapan teknelerle ulaşmak mümkün. Yakın tarihin önemli olaylarından nüfus mübadelesinin tanığı Kayaköy, Kelebekler Vadisi dikkat çekici yerlerden. Ayrıca Ölüdeniz'den gemilerle gidilen St. Nicholas adası, Xanthos çayının çıktığı kaynak etrafına kurulmuş antik Araxa kenti, ev tipi mezarların bulunduğu Tlos, Likya Krallığı'nın dinî merkezi olan ve içinde 3 tapınak bulunan Latoon kenti, Telmessos Antik Tiyatrosu, Likya Kaya Mezarları ve Fethiye Kalesi gezilebilecek yerler arasında. Dalaman Havaalanı'na 45 km. Ölüdeniz-Fethiye arası 13 km. "

Alıntıdır.
ZAMAN -ÖZGE YALIN
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=893439&title=bayramlik-gezi-guzergâhlari
Kayıtlı

İskenderun Demirçelik Anadolu Lİsesi
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic