Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Arboretumda Bir Gün  (Okunma Sayısı 7413 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
albedo
Genel Moderator
******

Performans: 1558
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1793


Kemal Akalın


« : 05 Mayıs 2008, 23:03:02 »


Arboretum’da Bir Gün

Sanırım pek çoğumuz ARBORETUM adını bir şekilde duymuşuzdur. Belki de pek çoğunuz ziyaret te etmiştir. Benim amacım, ulaşabilme olanağı olanlara, farkında olmadıkları bir güzelliği hatırlatmak, ulaşma olanağı olmayanlara da ülkemizdeki Arboretumları ve Atatürk Arboretumunu tanıtmaktır.
Önce kısaca Arboretum nedir, ondan söz etmekte fayda var sanırım..
Arboretumlar bilimsel araştırma ve gözlem amacıyla orijini ve yaşları belli, her biri doğru ve dikkatli bir şekilde bir araya getirilmiş olan çoğunluğu ağaç ve diğer odunsu bitki taksonlarının uygun seçilmiş alanlarda yetiştirilip sergilendiği tabiat parçalarıdır. Başka bir açıdan bakıldığında arboretumlar eğitim ve bilimsel yanları ağır basan bilgi, emek ve sabırla meydana getirilmiş birer canlı bitki müzeleridir.
Bu tanım sanırım pek çok şeyi açıklıyor.
Birkaç yıl önce ADD üyeleri ile bir gezi sırasında Atatürk Arboretumuna bir ziyaret yapmıştım. Gerçekten çok hoş ve önemli bir mekan olduğunu görmüştüm.
Beşiktaş Anadolu Lisesi Coğrafya Zümresi Arazi Çalışmaları çerçevesinde, Bitkiler konusunu bitirdikten sonra, adı geçen bitkileri canlı olarak görebilmek amacıyla bir Arazi Çalışması planladık.

 
Nisan ayı sonunda, aslında pek te sıcak olmayan bir günde, Bahçeköy yollarına düştük.


Kısa bir yolculuk ve İ.Ü. Orman Fakültesi yakınındaki Atatürk Arboretumuna varış. ( Gidecekler için bir hatırlatma, mutlaka randevu almanız gerekiyor
 arboretum@istanbul.edu.tr tel: 0(212)2261929)
Girişte, Orman Mühendisi Hatice Hanım tarafından oldukça kapsamlı bir açıklama yapıldı, sorular yanıtlandı.

-Çam ağacı olarak genellediğimiz türün 100 ün üzerinde çeşidi olduğunu;
-Türkiye’de en fazla yayılma alanı bulan ağaç türünün MEŞE olduğunu;
Türkiye’de yaklaşık 3000 endemik türün olduğunu;

Anadolu Sığlası

Atatürk Arboretumunda yaklaşık 2000 tür bitki olduğunu;

Amerikan Sığlası

Türkiye’de bitki türleri açısından en zengin bölgelerin KARADENİZ ve TOROSLAR olduğunu ve buna benzer birkaç bilgiyi daha öğrendik.
Kendisinden bulunduğumuz yeri tanımlamasını istedik. Atatürk Arboretumu, Sarıyer ilçesinde bulunan floristik zenginliğiyle birçok yerli ve yabancı botanikçinin ilgisini çekmiş bulunan ünlü Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuştur. Sınırları içinde Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan Kirazlıbent ile 1916 yılında Neşet Hoca tarafından kurulan Türkiye'nin ilk fidanlığını barındıran Atatürk Arboretumu yeryüzündeki diğer arboretum ve botanik bahçeleriyle tohum ve fidan temini konusunda işbirliği içerisindedir.
Belgrad ormanı adının nerden geldiğini sorduk; Kanuni Sultan Süleyman  Belgrad fethinden  sonra orada bulunan bir kısım köylüleri esir etmiş ve şimdi Belgrad ismiyle anılan ormana getirtmiştir.Burada yaşayan köylüler Belgradlı oldukları için adı olmayan ormana Belgrad ismi verilmiş. Bu köylüler, sarayın çamaşırlarını yıkıyorlarmış. Burada çamaşırlardan çıkan kirli suların bentler yoluyla şehre su sağlayan kanallara karışmasıyla ciddi bir salgın hastalık ortaya çıkıyor ve böylece buradaki suların kontrol altına alınması sağlanıyor. Daha sonra köyün bent sularına zarar verdiği anlaşılarak köy buradan topluca alınarak şuan ki yerine taşınmıştır.(1894) Bu köye de Bahçeköy adı verilmiştir.
Ayrıca Hatice hanım, Arboretumda uyulması gereken kuralları anlattı. Kesinlikle, düşmüş te olsa herhangi bir şekilde yaprak, dal, çiçek vs. o doğal ortamda yer alan hiçbir unsurun alınmaması gerektiğini hatırlattı.
Bu arada hatırlatmakta fayda var, giriş için 1 YTL gibi çok küçük bir rakam ödenmesi gerekiyor.


Yeryüzünde kuruluşları yüzyılların ötesine dayanan arboretumların fonksiyonları çok çeşitlilik gösterir. Bunlar; ilk ve orta öğretimden üniversite düzeyine kadar tüm öğrencilere ve çevre halkına otsu ve odunsu bitkiler hakkında bilgi vermek, onları yetişme alanlarında tanıtmak, çevre koruma bilincinin gelişmesine katkıda bulunmaktır. Bunun yanında, dünyanın dört bir tarafındaki eksotik ve endemik bitkileri iklimin müsaade ettiği oranda bir araya toplayarak uzun ve pahalı seyahatlere gerek kalmadan insanlara tanıtmak ve bunların içinden süsleme değeri olanları seçme imkanı sağlamak, nesli kaybolma tehlikesi altında bulunanları koruma altına almak, yabancı orijinli türlerin ülkemize uygunluğu konusunda çalışmalar yapmak da Atatürk Arboretumu'nun görevleri arasındadır.
Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nün Bahçeköy Orman İsletme Müdürlüğü'ne bağlı bir isletme şefliği olan arboretum, bir danışma kurulu tarafından idare edilmektedir. Danışma kurulunda bilimsel otorite I.Ü. Orman Fakültesi'ne, idari otorite Orman Genel Müdürlüğü'ne aittir. Mülkiyet ve finans kaynağı yine Orman Genel Müdürlüğü'dür.
 

ATATÜRK ARBORETUMU'NUN KISA TARİHÇESİ
Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayrettin KAYACIK' ın 1949 yılında Orman Genel Müdürlügü'ne Bahçeköy'de bir arboretum kurma önerisinin uygun karşılanmasıyla, Orman Fakültesi ve Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü'nün ortaklaşa çalışması sonucu Büyükdere-Bahçeköy-Kemerburgaz asfaltı kenarındaki 38 Ha.lık bir alanda arboretum kurma çalışmalarına başlanmıştır. Daha sonra arboretumun projesini hazırlaması için Sorbon Üniversitesi Botanik Bahçesi enspektörlerinden Mösyö Camille GUINET İstanbul'a davet edilmiştir. Mr. GUINET'in çalışmaları 1959-1961 yılları arasında aralıklı olarak devam etmiştir ve Atatürk Arboretumu'nun yol ağını planlamıştır. Gerekli ödenekler sağlanamadığından proje hazırlanması yarım kalmış ve Mr. GUINET'ten geriye yol şebekesini içeren ve yollar ile ayrılmış dünya bitki bölgeleri kalmıştır. Ayrıca bu birimlerde yer alacak ağaç türlerinin latince adlarını içeren listelerini de düzenleyerek bırakmıştır.
1982 yılına kadar alt yapı ve dikim çalışmaları yavaşta olsa devam etmiştir. Bu tarihte Atatürk'ün 100. doğum yılı kutlamaları nedeniyle Atatürk Arboretumu adını almış ve 12.7.1982 tarihinde de Orman Bakanlığının en küçük idari birimi olan İşletme Şefliği statüsü kazanmıştır.
Türkiye’de bir de Yalova’da yer alan ve Türkiye’nin tek özel Arboretumu olan KARACA ARBORETUMU da yer alıyor.


 
Karaca Arboretum'u kurma fikri 1980 yılında çalışma hayatını noktalayıp, özlemiş olduğu doğal yaşama dönüşümle başladı. Yalova'da bulunan 135 dönümlük Karaca Çiftliği'nin eski elma ve armut bahçeleri yavaş yavaş yerini Karaca Arboretum'a bıraktı.


Hikayesini Hayrettin Karaca’nın makalesinden okuyalım: Bugün içinde birçok nadir bitki barındıran Karaca Arboretum, 200'e ulaşan Arboretum ve Botanik bahçeden alınan tohum, çelik, aşı materyali ve bu yoldaki hizmet veren çok geniş dost ve bilim adamlarının katkısı olmuştur. Türkiye ve Dünyayı gezerken Karaca'nın tanıştığı birçok arkadaş ve dostlarının ilgi ve yardımlarını da almıştır. Bugünkü Arboretum faliyetlerinin en önde geleni mevcut kolleksiyonun Türkiye'ye yayılmasıdır. 150.000 bitki (odunsu) çeşitli kurum ve kuruluşlara dağıtılmıştır.
Arboretum faaliyetleri dış kaynaklı ve Arboretum'dan toplanan tohumlarla yapılmaktadır. Yurtdışından 200 'ün üzerinde Arboretum ve Botanik Bahçesi ile tohum alışverişinde bulunulan Arboretum''da Türkiye Doğasından 220 civarında yeni isim almış ve isim alacak birey vardır.Türkiye'nin ilk özel arboretumu olan Karaca Arboretum bu güne kadar şahsi mali desteğimle bir yerlere ulaştı. Ancak 2004 Haziran''dan bu yana topluma mal edilmiş ve nesiller boyu devamlılığının sağlanması amacıyla Karaca Arboretum vakfa dönüştürülmüştür. Bugüne kadar Arboretum ihtiyaçlarını karşılamak için ticari olarak fidanlık faaliyetleri sürdürülmüş ve vakıf için yeni kaynak arayışları başlatılmıştır. Arboretum bugün gerek kendi üretimleriyle gerekse yurtdışından ithal olarak getirdiği fidan çeşitleriyle Türkiye'nin en zengin ve sağlıklı fidanlarının olduğu bir fidanlığa sahiptir. Buna ilaveten ilerideki ihtiyaçlarını karşılayacak gelirin sağlanması içinde yaşlı fidanların bulunacağı fidanlık tesis edilecektir.
Biz yine Atatürk Arboretumuna dönelim.
Hatice Hanımın tanıtımından sonra yaklaşık 3 saat sürecek turumuz başladı. Arboretumda 3 farklı güzergah belirlenmiş. Bu güzergahlar, farklı yönlerde ve farklı bitki türlerini kapsayan alanlara göre düzenlenmiş.

 


Hatice Hanım, buranın aynı zamanda birçok üniversitenin orman fakültelerine laboratuarlık yaptığını belirtti. Bu yer aynı zamanda türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan birçok bitkiyi barındırıyor. Yani bir anlamda doğal dengenin bozulmasında yavaşlatıcı bir görev üstleniyor. Burada her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, bütün bitkiler hakkında detaylı bilgilere sahip olabiliyorsunuz. Örneğin sıradan gibi görünen bir ağacın aslında dünya üzerinde sadece Türkiye’nin belli bir yöresinde yaşayabildiğini ve yaşam alanı yok denilecek kadar daraldığını hemen ağacın önünde bulunan tabeladan öğrenmeniz mümkün.
Göletlerden bahsetmedik galiba. Burada üç ayrı gölet var. Bunlar kurbağa, ördek, balık, nilüfer gibi su canlılarına yaşam olanağı sunuyor. Bunlardan biri yapay diğer ikisi ise modifiye edilmiş.





Etiketlerde bitkilerin isimleri neden Türkçe değil de Latince olarak yazılmıştır?
Dünyadaki tüm arboretum ve botanik bahçelerinde bitki isimleri bilim dili olan Latince ile yazılmaktadır. Dolayısıyla hangi dilde konuşursanız konuşun aynı bitki her ülkede aynı isimle bilinmekte bu da bilgi alışverişini kolaylaştırmaktadır.
 

Bundan başka dünyanın farklı ülkelerinden getirilen bitkilerden birçoğunun Türkçe ismi olmadığı gibi Türkiye'de yetişen bir bitki için farklı yörelerimizde farklı isimler kullanılabilmektedir. Ancak yine de ziyaretçilerimize kolaylık olması için Türkçe ismi olan bitkiler etiketlenirken Latince isimleri yanında Türkçe isimleri de yazılmaya çaba gösterilmiştir.

 
Hava çok sıcak olmasa da yine de orman havasını almamızı engellemiyor. Serin bir ortamda ve her an farklı ve belki de sadece kitaplardan adını okuduğumuz bitkileri görmek heyecanlandırıyor bizi ve öğrencilerimizi.
Küçük keşifler de yapıyoruz. Örneğin ginkgo biloba bitkisini gören öğrencinin “aa ben bunu biliyorummm” çığlığı. Yada asfaltın altından geçen köklerin asfaltı patlatan görüntüsünü keşfeden bir öğrencinin görüntünün başına geçip bitkilerin taşların parçalamasını anlatması.
Yada çevreyi temizleme alışkanlığımızın depreşmesi gibi.

 
Baştan, sıkılırız o kadar saat, ne yapıcaz orada diyen öğrencilerin, dönüş saatini uzatmak için küçük yok olmalar yaratması, ortamdan alınan zevkin de göstergesi bir anlamda.


Salkım Huş

Arboretumun bıraktığı güzellik hissini dönüş trafiği bile bozamıyor. Hava kapalı olmasına rağmen güneş yanığı suratlarımızla okula dönüyoruz.

 
Beşiktaş Anadolu Lisesi Coğrafya ve Biyoloji öğretmenlerinin düzenlediği çalışmamız sona erdiğinde yorulmuş ama mutluyuz.

Bir kez daha coğrafyada arazi çalışmalarının önemini vurgulamak istiyorum. Okuyarak değil görerek, dokunarak eğitim. 


Bazı bilgiler için kaynak: http://orman.istanbul.edu.tr/tr/muzeler/arboretum/index.htm
http://hayrettinkaraca.com/index.php?action=article&article_id=3

Düzenleme desteği: BAL  11 FENA   HAFİZE SEVER ,  FATMA ŞEK
Kayıtlı

Tekirdağ KNG MTAL Coğrafya Öğretmeni                             Lodos, herşeyi titretiyor...
Melik
VIP Üye
******

Performans: 123
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 567


« Yanıtla #1 : 06 Mayıs 2008, 07:17:03 »

Ben de gezmiştim. İstanbul'a gelen her coğrafya öğretmeninin mutlaka gezmesi gerekli yerlerden biri.
Kayıtlı
gunban
VIP Üye
******

Performans: 1535
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2505


Güzel günler göreceğiz; güneşli günler, .....


« Yanıtla #2 : 06 Mayıs 2008, 08:18:01 »

Albedo öğretmenim, sadece adını duyduğum bu canlı müzemizi tanıtığınız, bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.
Kayıtlı


Dört nala gelip uzak Asya\'dan
Akdeniz\'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim........
nirengi
Sürekli Üye
***

Performans: 24
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 116


Maltepe Anadolu İmam Hatip Lisesi


« Yanıtla #3 : 06 Mayıs 2008, 12:37:27 »

5 haziran tarihi için randevu aldık. inşallah öğrencilerle beraber gideceğiz. gitmeden önce çok güzel bir bilgilendirme oldu. teşekkürler.
Kayıtlı

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
:::.AHMET.:::
Moderator
*****

Performans: 2326
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2655



« Yanıtla #4 : 06 Mayıs 2008, 14:02:48 »

bilgi ve paylaşım için teşekkürler sayın hocam. buralarda doğadan o kadar uzak kalmışız ki unutmuşuz bu güzellikleri
Kayıtlı

İnsanları niçin öldürüyorsunuz ki? Biraz bekleyin zaten ölecekler.

[Konfüçyüs]
egemen
Uzman Üye
*****

Performans: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 359


« Yanıtla #5 : 06 Mayıs 2008, 15:33:50 »

Sayın hocam bilgilendirme için çok teşekkürler. Güzel bir arazi çalışması olduğu her fotoda kendini belli ediyor(Öğrencilerin gülen yüzlerinden belli) Coğrafya dersi için, arazi çalışmasının önemini vurgulaması açısından çok güzel bir uygulama olmuş. Tebrikler.
Kayıtlı
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #6 : 07 Mayıs 2008, 11:33:48 »

    İyi ki paylaşmışsınız öğretmenim. Yoksa aşağıdaki yanlışla kalırdık... Atatürk Arboretumundan hiç bahsedilmemiş.

  """Türkiye'de Arboretum
     Türkiye'de ilk arboretumun kurcusu Hayrettin Karaca'dır ve kendi adını taşıyan arboretumu
Yalova'da kurmuştur.       http://tr.wikipedia.org/wiki/Arboretum """

Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
adanas
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 07 Mayıs 2008, 12:00:13 »

Kemal hocam bilgilendirme ve paylaşım için teşekküler..
Kayıtlı
ahmetselim
VIP Üye
******

Performans: 143
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1114


Özcan KULAKSIZ Üsküdar Mithatpaşa M.T.A.L


« Yanıtla #8 : 07 Mayıs 2008, 15:05:20 »

    İyi ki paylaşmışsınız öğretmenim. Yoksa aşağıdaki yanlışla kalırdık... Atatürk Arboretumundan hiç bahsedilmemiş.

  """Türkiye'de Arboretum
     Türkiye'de ilk arboretumun kurcusu Hayrettin Karaca'dır ve kendi adını taşıyan arboretumu
Yalova'da kurmuştur.       http://tr.wikipedia.org/wiki/Arboretum """


evet hocam
Kayıtlı

"Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!"
ugur19
Site Yöneticisi
*******

Performans: 991
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3596


« Yanıtla #9 : 29 Eylül 2008, 07:26:28 »

Geçtiğimiz günlerde Yalovadaki Arboretumun içler acısı hali ve Hayrettin Karaca'nın feryatlarını izleyince çok üzüldüm.Şimdi bugünlerde Arboretum neredeyse Yalova'nın çöplüğü olmuş durumda.Hele bir de Atatürk heykeli vardı ki işte en büyük ayıp burada.Nasıl o halde hala orada tutarlar anlamak mümkün değil.
Kayıtlı

BİLİMLERİN KRALİÇESİ COĞRAFYA...
ÖzleMSabaH
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2738
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1336



« Yanıtla #10 : 29 Eylül 2008, 11:52:08 »

2002 yılında bu güzel mekanı ziyaret etme olanağı bulmuştum.
Gerçekten birçok coğrafyacı ve botanikçi için görülmeye değer bir mekan.
paylaşım için teşekkürler Kemal Hocam...
Kayıtlı

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic