Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İran-ABD-İsrail Üçgeninde Stratejik Duruşumuz  (Okunma Sayısı 2647 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« : 20 Mart 2012, 00:46:15 »


İran'ının "kritik seviye"ye gelmesinden endişelenen İsrail'in Türkiye'yi ABD aracılığı ile ortadoğu stratejileriyle birlikte ikna ettiği çoğu çevrelerce bilinen bir gerçektir. Uzun vadede bu konunun ülkemizi hangi boyutta etkileyeceği sorusunu ise dolaylı ve kısmen de olsa Irak tecrübesi, cevaplamaktadır. Bu konudaki en stratejik nokta ise Arap Baharının enerjiyle olan ilişkisidir. Kabul gören diğer bir olgu Arap Baharının beklenmedik bir şekilde ortaya çıkması ve büyük güçlerin buna hazırlıksız yakalanmasıdır. Bu durumla ilgili bir teori de bu köklü değişimin arkasında bir dizi planın yattığı ve söz konusu planda Türkiye'nin önemli derecede rol aldığıdır.

Aslında petrol denkleminin önemli bir yerinde olan İran gibi özel bir ülkenin dünya dengelerini büyük güçlerin aleyhine değiştirebiliyor olması ve Türkiye'nin bu konuda taraflı davranmak zorunda kalması Türk Halkı için uzun vadede yıkıcı bir durumdur. Ekonomik çıktılar bir tarafa Türkiye'nin İran topraklarıyla olan sosyo-tarihi bağları koparılacaktır. Bu durumun bir örneği Suriye'de yaşanmaktadır. Irak'ta yaşananların kendileri için çok iyi bir işaret olduğunu bilen Suriye halkı ithal edilmiş bir demokrasiye karşı (emperyalizm) Esad'ı tercih etmiştir. Ve ülkede yaşananların arkasında büyük ölçüde Türkiye'nin (ve onu destekleyenlerin) olduğunu düşünmektedir. Bilindiği gibi Irak'ın işgali aşamalı bir şekilde gerçekleştirilmiştir ve bugün aynı aşamalar İran'a uygulanmaktadır. Kimi çevreler İran'ın Irak gibi olmadığını ve bu siyasetin İran'da çökeceğini iddia etse de durum Barak Obama ve İsrail yöneticilerinin tarafında çok farklı değerlendirilmektedir. Irak operasyonunda Türkiye fiziki olarak ABD'nin yanında olamamış ve bunun faturasını ödemiştir. Günümüzde ise özellikle istihbarat ajanlarımızın ortadoğuda dolaylı da olsa ABD adına cirit attığını biliyoruz. Bu bağlamda Türkiye'nin stratejik olarak İsrail ile birlikte hareket ettiği ortadadır. İsrail'in bölgedeki gerginliklerden beslenen siyasi yapısı Türkiye ve ABD açısından oldukça faklı bir rejimi temsil etmektedir. ABD iç siyasetinin savaştan uzak söylemleri halkın hafızalarına kazınmışken Türkiye'nin iç dinamikleri de bölgeye yapılacak olan bir askeri harekatı mümkün kılmamaktadır. Böyle bir harekat hem ABD hem de Türkiye siyasetçisini halk nezdinde oldukça zora sokacağından, şimdiden kamuoyu çalışmaları başlatılmış, hükümetlere yakın basın kuruluşları  ortadoğuda bir insanlık dramının yaşandığını sürekli olarak vurgular olmuştur.

İran, dünya siyasetindeki önemini şu anda batıyı oyalama politikasıyla korumaya çalışmaktadır. Kritik seviyeye ulaştığında kullanmaktan çekinmeyeceği bir askeri gücü olacak ve bu durum özellikle İsrail'i korkutuyor. İsrail'in bu korkusu esasen ortadoğuyla ilgili planlarını da açık etmektedir ve batı devletlerinin üzerinde büyük bir lobi baskısı kurmasına neden olmaktadır. bunda da oldukça başarılı olduğu aşikardır. AB ekonomik buhranlarını ortadoğudaki emperyalist aktiviteleri arttırarak aşacağını düşünmektedir. Türkiye ise uzun vadede oldukça zararlı olan bu siyasete küçük menfaatlerle katılmış bulunmaktadır. Örneğin Libya pastasından aldığımız payın adı: "İnşaat Sektörü"dür. Bana göre Türkiye, bu dönüşümden büyük ölçüde payını alacak ve üzerinde bulunduğu stratejik toprakların önemini satmış olacaktır. Bizim Siyasal Coğrafya'da yoğun olarak kullandığımız Merkezi Anadolu Teorisi, ortadoğudaki hareketlilikle kendini kanıtlamış bulunuyor...
                                                                                                                              Koray KOR.

İran Ordusundan Enstantaneler:





http://www.youtube.com/watch?v=l_3jLuW03L0&feature=player_embedded

http://www.youtube.com/watch?v=ToY-Q7qPh2w&feature=related





Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #1 : 04 Ağustos 2012, 00:44:17 »

Son olarak aşağıdaki örnekler de fikir vericidir...




Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
castle344
VIP Üye
******

Performans: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 732



« Yanıtla #2 : 04 Ağustos 2012, 13:31:29 »

 ABD,İsrail,İngiltere, Fransa şeytan dörtgeninden  pardon ne dörtgeni Suudi Arabistan,ülkemizdeki neo müslümanlardan hep şeytan üçgeni diyorduk bu altıgen oldu tümden hapı yuttuk.  Allah gerçek  müslümanları ve Türkleri korusun
Kayıtlı
castle344
VIP Üye
******

Performans: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 732



« Yanıtla #3 : 04 Ağustos 2012, 13:33:42 »

Suudi arabistan gene yollar bir 20 milyar dolar stratejimiz olur biter. yalak yalama tattikleri
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic