Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: "Bölgeler Haritası Yanlışlarla Dolu"  (Okunma Sayısı 4911 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
megane
Uzman Üye
*****

Performans: 31
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 288



« : 25 Mart 2010, 20:17:24 »


1996 Yılında Aksiyon dergisinde yayımlanan bir yazı..
İlginizi çeker diye düşündüm..

""Türkiye'nin neden yedi coğrafi bölgeye ayrıldığını hiç düşündünüz mü?""  
  Her akşam TV kanallarıda seyretmeye alıştığımız 'bölgelere rre hava durumu' Türkiye'nin neden sekiz, dokuz değil de yedi bölge olarak ele alındığını ve bu bölgelerin neye göre belirlendiğini aklınıza getirdi mi?

Bugünlerde Türkiye'nin bölgeler haritasının tam anlamıyla gerçekleri yansıtmamakta olduğu ve sınırları itiıriyle yanlışlarla dolu olduğu tartışıyor. Coğrafyacılar kendi aralarında bu yanlışlıkları konuşuyor. Üniversite vrelerinde bu haritadan "formal hata" olarak bahsedilirken daha gerçekçi bölge haritaları üzerinde çalışılası gerektiği üzerinde duruluyor. Dışarıdan soranlara ise bu haritanın eğitim amaçlı olduğu, dolayısıyla da yeterli bulunduğu söylenerek kOD! kamuoyuna getirilmekten kaçınılıyo Bunun en önemli sebebi ülkede yaşanan terör olayları, yani bölücülük km kusu.

Türkiye coğrafyasının önde gele uzmanlarından Prof. Talip Yücel, Tii kiye Bölgeler Haritası'nın yanlışlı! larla dolu olduğunu ortaya koyanla dan biri. Bölgelerin çizildiği kongreye de katılmış olan Prof Yücel, "Harita i celeye gelmiştir, coğrafYacılar biraraya gelerek yeni bir bölgeler haritası çizmelidu diyor.
 
55 SENELIK YANLIŞ

Bütün harita kitaplarında yer ala ve herkesin hafızasına nakşedilen Yı di Bölgeli Türkiye haritası İkinci Cih[ Harbi sırasında,I 941 'de toplam Birinci Coğrafya Kongresi'nde oluş turulan komisyon tarafından çizilmişti. Üzerinden elli yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen bu harita konusu gündeme getirilmekten çekinildi. Başlı başına bir bilim dalı olan coğrafya sahasında meydana gelen gelişmeler, elli yıl içerisinde yapılan tetkikler, araştırmalar nedense harita üzerine yansıtılmaktan kaçınıldı. Yanlışlara dikkat çeken uzmanların sesleri pek duyulmadı. Yıllarca üniversitelerde Türkiye coğrafyası dersleri veren ve aynı isimli kitabı da bulunan Prof. Dr. Talip Yücel, hataların düzeltilmesini isteyen bilim adamlarından biri. Yaıılış haritaya artık son verilmesi ve coğrafyacıların insanlarıyanlış bilgilendirmekten vazgeçmeleri gerektiğini savunuyor.

Bölgeler haritasının bütün coğrafi özellikler dikkate alınarak çizildiğinin iddia edildiğini hatırlatan Prof. Yücel, bunun mümkün olmadığını vurguluyor: "Bir özelliğe göre çizilen sınır, diğer bir özelliğe göre değişecektir. Aynca kongrenin iddiasına rağmen Türkiye Bölgeler H aritası 'nın belirlenmesinde temel alınan özellik yüzey şekilleridir.

-, Bu anlayış ise yanlıştır. Bana göre iklim temel esas alınmalıydı. Çünkü insanı en

fazla etkileyen unsur iklimdir." Prof. Yücel, yeni çizilecek haritanın iklimi esas almasıhalinde ülkemizin bitki örtüsünün de belirlenmiş olacağını kaydederek "Türkiye coğrafyacıları biraraya gelip haritayı yeniden ele almalıdır" diyor.

TÜRK COĞRAFYA KURUMU BAŞKANIı: BENIM DE ŞÜPHELERIM VAR

Konuyla ilgili Aksiyon'a konuşan Türk Coğrafya Kurumu Başkanı Prof. Dr. İsmail Yalçınlar, Prof. Yücel'in iddialarının tartışılabileceğini söylüyor. Bu konuda kendisinin de şüphelerinin bulunduğunu söylemekten çekinmeyen Prof. Yalçınlar, haritaya alışılmış olduğu gerçeğine de dikkat çekiyor ve ekliyor: "Birinci Coğrafya Kongresi'ne Türkiye'nin bütün önemli coğrafya uleması katılmış, hatta Türkiye'de bulunan yabancı mütehassıslar da iştirak etmişlerdi. O zaman kabul edilen Türkiye Bölgeler Haritası'na bazı tenkitler yapılabilir. Aceleye gelmiş olabilir. Harp yıllarıdır. Benim de şüphelerim var ama önemsizdir, esası değiştirecek mahiyette değildir. Eğitim amaçlı yapılan haritaya alışılm!§tır. "

Istanbul Universitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Tuncel ise haritanın kendi hoca sı Prof. Dr. Besim Darkot'un teklif ettiği şekliyle kabul edildiğini ve büyük isabetle çizilmiş olduğunu savunuyor.

Buna rağmen Prof. Tuncel üzerinde küçük değişiklikler yapılabileceğini de ifade ediyor. Prof. Tuneel şöyle konuşuyor: «Son derece isabetli olan haritada bazı rötuşlar da olabilir. Mesela Bayburt'un Karadeniz'e değil de Doğu Anadolu'ya dahil edilmesi gibi, İç Batı Ege'yi Ege Bölgesi'ne dahil etmek yerine ayrı bir bölge olarak isimlendirrnek gibi..

COĞRAFYA SEKTÖRÜ OLUŞMADI

Yıllardır hergün kullanılan harita nın yanlış olduğu iddia edilirken bunun hiçbir tepki bulmaması üTh de henüz bir coğrafya ve harita rünün oluşmamasına bağlanıyor.Coğrafi konulara hassas olan kamuoyunun bulunmayışı mevcu yanlışların devam etmesine sebep oluyor.

Türkiye Coğrafya Kurumu Başkanı Prof. Dr. İsmail Yalçınlar, ö bir noktaya parmak basıyor. Yanlışlığın coğrafyaya ilgisizlikten o gündeme gelmediğini belirten i başkanı şunları söylüyor: «Goı Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı a tereken Coğrafya Meslek Haftası i tında gezici sempozyumlar düzen!! Bütün yurttan coğrafyacılar iştirak ediyordu. Milli Eğitim Bakanlığı, 4n lerin yol masrafinı karşılıyordu. Bu uygulama 1977'de bitti. Artık coğrafya biraraya getiremiyoruz. Milli Eğiıiı kanlığı 'nın yardımı kesilince Türl rafya Kurumu çok zayıf düştü."

ARAŞTIRMALARDA HAKEMLİK

1943'ten itibaren yayınlanı başlanan Türk Coğrafya Dergisi', sene ara verilmesi bilim dalı içn handikap olmuş. Prof. Yalçınlar, coğrafya araştırmalarında hareketlilik kayboldu. Kurumumuz yalnız üyelerinin ai! rı ile ayakta kalabiliyor. Yıllık aidat120 bin TL. Üyemiz 100 kişi. Türkiye', şartlarda elbette Geo, National Geography gibi coğrafya dergileri beklemek mmümkün değil. Bu yayınların arkasında kendi destekleyen varlıklı kuruluşlar var. National Geoğraphy'i Amerikan Coğrafya Cemiyeti destekliyor ve bu cemiyet dışardan bağış alıyor. Biz hiçbir yerden bağış al yoruz. Kaptan Cousto hükümetler tarafından destekleniyor. Bizim kurumumuz ise ilgi bekliyor, varlıklı kamu veya özel kuruluşların yardımı olsa nice araştırmalar yapılabilir" diye konuşuyor.

Coğrafyada böyle bilimsel bir t~ manın başlamasının, yeni şeyler öiı memiz adına oldukça yararlı olaı muhakkak. Prof. Talib Yücel'in ı deme getirdiği ve Türk Coğrafya Kumu Başkanlığı tarafından da destri nen resmi coğrafyanın yanlışlığı dı süre tartışılacağa benziyor. Gerçi, i versitelerimizin coğrafya bölürnleriı hiHa bilgisayarla harita çizilmiyor, kemizin tek planlama teşkil DPT'de coğrafya uzmanları istiM edilmiyor ve daha birçok olurnsuıJ mevcut. Ama, gerçekleri arayan, manların varlığı, resmi coğrafya tartışmasının ülke gündemine girmesi umut veriyor.

Prof. Dr. Talip YÜCEL:Harita aceleye geldi

Mevzi coğrafya fikrini Vidal de la Blache ortaya attı. Fransız coğrafya ekolü etkisiyle Türkiye'de ilk defa Birinci Coğrafya Kongresi'nde ele alındı ve bir komisyon tarafından bugünkü bölgeler haritası yapıldı ve Türkiye yedi coğrafi bölgeye ayrıldı. O kongreye Türkiye'deki mühim coğrafya alimleri katılmıştı. Ben de iştirak etmiştim.

Kongrenin iddiası, bütün coğrafi özellikleri dikkate alarak Türkiye' yi yedi bölgeye ayırdığını söylemekti. Yani bu harita; hem yeryüzü, iklim, bitki örtüsü, ziraat hem de nüfus, ticaret, ulaşım VD. her faktörü hesaba kattığını iddia ediyor. Böyle saçma şeyolamaz. Çünkü herhangi bir coğrafi özelliğe göre çizilecek sınır, diğer sınırları karıştıracaktıf. Prof.

Dr. Herbert Louıs, Ankara Dil Tarih ve Coğ- . rafya Fakültesi hocası iken İç Anadolu Bölgesi'nin sınırlarınıkongreye teklif etmişti. Ancak daha sonra Münih Ünversİtesi'nin de ordinaryüs profesörü olan bu zat kongreye farklı çizimler teklif etmiş, bu çizimlerden ancak bir tanesi kabul edilmişti. Netice olarak bütün coğrafi özelliklere göre tek bir harita çizilemez. Bir özellik esas al., narak bir harita çizilebilir. Ya yüzey şekillerine, ya iklime veya nüfusa göre...

Teklif: Toplanalım, kriter tayin edip anlaşalım ve yeni harita çizelim.

Kongrenin çizdiği harita bütün iddiaların aksine yüzey şekillerini esas alıyor. Türkiye'yi bölgelerine ayırmak için yüzey şekilleri ideal kriter değiL. Bana göre, iklime öncelik verilmeliydi.Dolayısıyla bitki örtüsü de belirlenmiş olur. İnsanı en fazla etkileyen unsur iklim olduğu için iklim esas alınmalı diyorum. Morfolojiye ait, yüzey şekillerine göre bölgelere ayırmak yanılgı olur.

İşte yanılgılar: Ege Bölgesi ikiye ayrılır, İç Batı Ege ve Ege Bölgesi diye. Kula, Orhaneli iklim ve bitki örtüsü itibariyle kıyı Ege'ye dahil edilmesi gerekirken İç Batı Ege'de. Yanlış.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün

Zeytin de yıllardan buyana Akdeniz'in karakteristik bitkisi olarak söylenir. Ama bu doğru değiL. Zeytin az yağış alan Karadeniz'den Şam çölüne kadar genişbir coğrafyada yetişir.. Buna benzer pekçok yanlışlar vardır; ama coğrafya kimin umrunda...

Coğrafya eğitiminin iyi yapılması için coğrafyanın ne olduğunu bilmek lazım. Fransız ve Alman ekolünde coğrafya, jeoloji ağırlıklıdır. Ancak çağdaş coğrafya insanla tabiat arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Taşın yaşı değil cinsi, litolojisi önemli. Coğrafyacı insanı merkeze almalı. İnsan olmazsa ilme ne hacet. Dağların insan hayatındaki rolü anlatılırsa coğrafya olur; ama bunu kaç kişi biliyor."

Nereler tartışılıyor?

Bölge sınırlarının tesbitinde neden farklı kriterler esas alındı? Aynı kriterler alınarak farklı bölgeler haritası yapılamaz mıydı? Neden nüfus, sanayi vb. haritalar yapılmıyor? Yedi bölgede kalmak şart mıdır?

Gümüşhane neden Doğu Anadolu'da değil de Karadeniz Bölgesi'nde? Eskişehir'in Kütahya'dan farkı nedir ki ayrıbölgelerdedir? Tokat ve çorum neden Karadeniz Bölgesi'nde yer almaktadır? Mesudiye, Alucra ilçeleri ile Bayburt Doğu Anadolu'ya katılmalı mı? Ege' nin iç batı bölümü ayrı bir bölgenin özelliklerini taşımakta mıdır? Kula, Orhaneli neden İç Ege Bölgesi'nde gösteriliyor? Bölgelerin bir alt birimi olarak bölümlerin sınırları ne kadar gerçekçi verilere dayanıyor?""
 

 
 
Kayıtlı

Ne olursan ol kendin ol, özgün ol.. MEGANE II HB
yusufcetin
Uzman Üye
*****

Performans: 57
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 320


« Yanıtla #1 : 26 Mart 2010, 13:26:28 »

Artık coğrafyada bu yanlışlardan bıktım. Sırf bu yanlışlar yüzünden coğrafya öğretmenliğini tercih ettiğim için  bazen pişmanlık duyuyorum. Bir bilim bu kadar mı hatalarla dolu olur. Artık coğrafya eğitimi tıkanma noktasına gelmiştir.
Kayıtlı
geography12
VIP Üye
******

Performans: 66
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #2 : 26 Mart 2010, 20:33:32 »

 Evet  haklısınız. Bazen  anlattığım şeylere ben bile inanmıyorum. Öğrenci nasıl inanacak
Kayıtlı

Sen ey yardım sevenim, ruhumu derde saldın
Yalnızlığım ağlarken gülenim, nerde kaldın

Bilmezsin ayrılığın ağı kokan dilini
Hâtıra bırak bana oyalı mendilini

Paslandı buzdağları ortasında çeliğim
Gözlerinden hatıra kaldı kekemeliğim...
zere
Uzman Üye
*****

Performans: 43
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 491


Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar


« Yanıtla #3 : 26 Mart 2010, 21:01:28 »

Sadece iklime yada sadece yerşekillerine bakarak oluşturursak bölgeleri haklı olabilirsiniz.Ancak coğrafyanın beşeri özellikleri de göz önüne alındıgında bölgeler konusunda bence o dönemde yapılan bu bölge çizimleri doğru.
Kayıtlı
DeDe
Ahmet Aydoğmuş
Genel Moderator
******

Performans: 1411
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1505


« Yanıtla #4 : 27 Mart 2010, 16:50:03 »

  Bölgelerin oluşuturulması konusunda farklı görüşlerin olması gayet doğal. Coğrafyacının birine göre önem ve öncelik farklı diğerine göre farklı olabilir. Aslında sosyal bilimlerde,  matematikte olduğu gibi 2x2=4  kesin bir cevap yok. Bu nedenle tenkitleri olağan karşılamak gerekir. Bizim klimatoloji konusundaki bilgilerimiz, meteorologlara göre yanlış ve kötü bilim örnekleri ile dolu. Daha önceleri tartıştığımız bir tanım vardı. Günümüz coğrafya terimlerinden olan kanyon konusunda tam görüş birliği oluşmamıştı.
  Zaman zaman bazı bilim adamları, özellikle deprem konusunda farklı çıkışlar yapabiliyor ve tahmine dayalı olayları, insanları etkileyecek şekilde sunabiliyorlar. Böyle konularda özel Tv kanalları da farklı birşey yakalamış olmanın verdiği heyecanla halkı galeyana getirebiliyorlar. Geçtiğimiz yıllarda falan yerde petrol bulundu, filan yerde doğal gaz bulundu, bir ilimizde şu kadar milyar dolarlık kömür rezervi bulundu Türkiye kurtuldu gibi haberleri izlemiştik. Bu konularda soğukkanlı ve sorgulayıcı olmak bilimselliğe  daha uygun olur.
  Bizim coğrafya kitaplarında pek çok hatanın varlığı pek çok kez dile getirildiği halde yeni baskılarda bunların bir kısmı hala duruyor. Gelecek yıl değişen müfredat nedeniyle kitaplar büyük çapta elden geçecekken bu konudaki eksiklerin giderilmesi hataların düzeltilmesi dileğiyle.
Kayıtlı

Emekli Coğrafya Öğretmeni Batıkent / ANKARA
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic