Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 50 yıllık nükleer enerji sevdamız  (Okunma Sayısı 2570 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
:::.AHMET.:::
Moderator
*****

Performans: 2326
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2655



« : 28 Ekim 2008, 22:50:25 »


Türkiye'nin nükleer enerji rüyası 1960'ta başladı. ABD, Soğuk Savaş döneminde jüpiter balistik füzelerinin Türkiye'de konuşlanması karşılığında Küçükçekmece'de nükleer araştırma reaktörünün kuruluşuna yardım etti. İlk nükleer enerji santrali projesi ise 1967-70 yıllarında gündeme geldi. Yedi yıl sonrası için 300 megavatlık kurulu güçte bir santral düşünüldü. Ancak proje rafa kaldırıldı. 1974'te Akkuyu'da bir nükleer santral kurulması planlandı, bu da hayata geçirilemedi. TAEK, 1978'de Akkuyu için BM Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan yer lisansı aldı. 1983'te dönemin başbakanı Turgut Özal tarafından Akkuyu'ya 600 megavatlık kurulu güçte bir nükleer santral projesi gündeme getirildi. Ancak Özal'ın 'yap-işlet-devret' modelini öne sürmesi, Türkiye'nin nükleer ile yollarını bir kez daha ayırdı. O dönemde Sinop'a da santral yapılması gündeme getirilmişti. Zaten Süleyman Demirel'in 16 barajlı başbakanlığına nispet etmek Özal'a daha büyük keyif verecekti. O da 16 baraj inşa ettirdi. Bugün AK Parti'nin özel sektör eliyle yatırım yapılması stratejisini Özal, liberal olmayan enerji pazarında açıkladığı için gerçekleştiremedi.

Çernobil kazasının ardından (1987) TAEK'in Nükleer Enerji Dairesi kapatıldı. Ancak nükleer macerası bitmedi. 1992'de yedi firmadan yeniden teklif istendi. 1994'te danışmanlık ihalesi açıldı, Kore kazandı. 1998'de Akkuyu Nükleer Santral ihalesi tekrar açıldı. ABD-Japonya ortaklı Westinghouse-Mitsubishi konsorsiyumu, Kanada'nın AECL (CANDU) ve Almanya-Fransa ortaklı NPI firmaları ihaleye teklif verdi. 25 Temmuz 2000'de dönemin başbakanı Bülent Ecevit, nükleer enerji planlarından çok pahalı olduğu için vazgeçildiğini açıkladı. Bakanlar Kurulu kararıyla ihale ertelendi.

AK Parti hükümeti 2012'ye kadar devreye almayı planladığı nükleer santraller ile ilgili ilk somut adımı 3 nükleer santral için 2005 yatırım bütçesine 7 milyon YTL (7 trilyon lira) ödenek ayırarak attı. Enerji Bakanlığı'nın 2020-2030 tahminleri alternatifi bulunmaması halinde doğalgaz, petrol başta olmak üzere Türkiye'nin enerji kaynakları açısından yüzde 80 dışa bağımlı hale geleceğini ortaya koyuyor.


PROF. DR. ŞARMAN GENÇAY:
NÜKLEERDE YENİ NESİL REAKTÖRLERE YÖNELELİM

Nükleer santral yatırımında teknoloji çok önemli. Üçüncü nesil reaktörler seçilmeli. Ancak, Türkiye emniyetli davranmak, yatırımının güvenliğini sağlamak için kurallar koymuştur ve bu kurallara uygun olan reaktörler ikinci nesil reaktörler. Üçüncü nesle geçerken çok dikkatli olunması gerekir. Finlandiya'nın seçimi incelenmeli ve izlenmeli. Teknoloji transferi PWR, CANDU gibi ikinci nesil reaktörlerin üzerine oturtulmalı. Siyasi irade ve ciddiyet olduktan sonra nükleerde geç kalınmıştır denemez. Doğru olan teknolojisini geliştirmeye yönelik adım atılması. Akkuyu etütleri tamamlanmış 2-3 reaktörü kaldıracak kapasitede bir yer. Yatırım buraya yapılmalı, yeni arayışa gerek yok.
İTÜ Enerji Enstitüsü


PROF. DR. AHMET BAYÜLKEN:
İŞLETİMİ KOLAY KÜÇÜK REAKTÖRLER SEÇİLSİN

Son ihalede yapılan hata belki de enerji alanının tamamı özel sektöre açılırken, nükleer yatırımların hariç tutulmasıydı. NPI'ın teminat yetersizliği, şartları yerine getirmemiş olması, dünyadaki referans işleriyle ilgili eksikliği tespit edilmişti. Belki de 2000'de ihalenin iptal edilmesi hayırlı oldu. Zaten ekonomik bir krize ilerleyen ülkede, bir de bu borç yükü çıksa çok farklı bir tablo yaşanabilirdi. İşletim kolaylığı açısından küçük reaktörler tercih edilmeli. Büyük reaktörler devre dışı kaldığında şebekedeki açığı kapatamazsınız. Reaktörün yeri soğutma suyu ve depremselliğine göre Karadeniz ya da Akdeniz bölgesinde olmalı. Konya'da yapılırsa büyük bacalar inşa edilir. Bu da bölgesel mikro klima oluşturur.
Akkuyu Nükleer Santral İhalesi Enerji Bakanı Danışmanı

HANGİ YAKITTAN NE KADAR ENERJİ ELDE EDİLİYOR?

Nükleer yakıtın, çok yüksek olan enerji yoğunluğu avantajlı bir fiziksel özelliktir. Katı yakıtlar ve nükleer için birim yakıt miktarı başına elde edilen elektrik enerjisi değerleri aşağıdaki gibidir.

1 kg odun 1 kwsaat,
1 kg kömür 3 kwsaat,
1 kg petrol 4 kwsaat,
1 kg Uranyum 50.0000 kwsaat,
1 kg Plütonyum 6.000.000 kwsaat enerji çıkarır.


TÜRKİYE'NİN NÜKLEER HAMMADDE REZERVLERİ


Türkiye radyoaktif hammadde aramalarını 1953'te MTA başlattı. Yaklaşık 10 bin ton civarında uranyum rezervimiz var. Bu rezerv 3 bin megavatlık bir santralin 25 yıllık yakıtını karşılayabilecek kapasite demek. Hammadde konusunda Türkiye dışa bağımlı değil. Güney Kore ve Romanya rezervlerini kullanıp kendi yakıtını yapıyor. Uranyum uluslararası piyasada nükleer enerji hammadesi olarak sarı pasta halinde kilogramı 80-130 dolardan işlem görüyor. Zenginleştirilmiş Uranyum satıcıları ABD, Rusya, Fransa ve Japonya. Eskişehir-Sivrihisar-Kızılcaören'deki toryum yatağının kapasitesi 383 bin ton.


(ALINTI)
Kayıtlı

İnsanları niçin öldürüyorsunuz ki? Biraz bekleyin zaten ölecekler.

[Konfüçyüs]
Köksal AYDIN
Moderator
*****

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #1 : 29 Ekim 2008, 10:24:13 »

Hocam bilgilendirme için teşekkür ederim+

Yakın vadede tükenmeyen enerji kaynaklarına yönelik kapsamlı bir çalışma gözükmüyor.Bu nedenle nükleer enerji, enerji açığımız dikkate alındığında elzem oldu neredeyse.

Şimdi burada işi tartışmaya çekecek şeyler de demek istemiyorum ama keşke diğer kaynaklar değerlendirilse.Ama görünen o ki yakın dönemde böyle bir atılım gözükmüyor.
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic