Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Krom madeni  (Okunma Sayısı 37924 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« : 10 Haziran 2007, 09:40:32 »


KROM 
Genel Bilgiler
Ekonomik olarak işletilen tek krom minerali kromittir. Teorik mineraloji formülü FeCr2O4 olmakla birlikte, doğada bulunduğu haliyle formülü ;
 [ ( Mg, Fe)++ (Cr, Al, Fe)+++] 2 O4 olan spinel grubu bir mineraldir.
Kullanım Alanları :. Metalurjik olarak krom cevherinin en önemli kullanım alanı paslanmaz çelik yapımında kullanılan ferro-krom imalidir. Refrakter alanda ise çok geniş kullanıma sahip olan krom cevheri, kimya endüstrisinde; Renk maddesi, deri tabaklama işleminde ve kuru pil imalinde kullanılır. Sınırlı miktarda da döküm sanayinde kullanılmaktadır. Krom cevherinin kimyasal bileşimi cevherin sanayideki kullanım alanlarını belirlemektedir. Metalurji sanayinde krom; ferrokrom, ferro-siliko-krom, krom bileşikleri, ekzotermik krom katkıları, diğer krom alaşımları ve krom metali şeklinde tüketilir. Son yıllarda metalurji sanayinde kullanılan kromun (krom demir alaşımları ve krom metalinin) yaklaşık % 95'i ferrokrom şeklindedir. Ferrokromun %90’ı başlıca paslanmaz ve ısıya dirençli çelik yapımında kullanılmaktadır. Paslanmaz çelikler %12-40 arasında krom içerir. Krom, çeliğe başlıca yüksek karbonlu ferrokrom şeklinde ilave edilir. Bu özelliği nedeniyle krom, savunma, sanayinin vazgeçilmez hammaddelerinden biridir ve bu açıdan stratejik öneme sahiptir. Konvansiyonel silahların üretimi dışında; Otomotiv, gemi, denizaltı ve uçak sanayi gibi birçok sektörlerde krom alaşımlı çelikler yaygın olarak kullanılmaktadır. Aşağıdaki tabloda kimyasal bileşenlerin oranlarına göre krom cevherinin kullanım alanları verilmiştir
   Dünya krom cevheri tüketiminin %79’u metalurji, %13’ü kimya, %9’u refrakter sanayilerinde kullanılmaktadır. Sanayideki kullanım alanları kimyasal bileşim ve fiziksel özelliklerine göre sınırlı olmakla beraber, teknolojideki gelişmeler kimyasal bileşim ve fiziksel özelliklerden kaynaklanan sınırlamaları daha esnek hale getirmiştir.
Dünya Krom Rezervleri: Dünya toplam kromit kaynakları 7.6 milyar ton düzeyindedir. Bunun 3.6 milyar tonu rezerv sınıfındadır. Dünya krom kaynaklarının büyük bir bölümü stratiform yataklara aittir. Ekonomik olarak işletilebilen krom cevheri yatakları dünyada başlıca; Güney Afrika Cumhuriyeti, Kazakistan, Zimbabve, Finlandiya, Hindistan, Türkiye, İran, Filipinler Küba, ve Brezilya’da bulunmaktadır.
Dünya Üretim miktarları: Yıllık dünya krom rezervi üretimi 13-15 milyon ton düzeyindedir. 2003 yılında 13.5 milyon ton, 2004 yılında da 14 milyon ton krom cevheri üretilmiştir (2004 USGS). Güney Afrika 6.5 milyon ton ile 2004 yılı dünya toplam üretiminin %47’ini gerçekleştirmiştir. Kazakistan 2.4 milyon ton, Hindistan ise 1.9 milyon krom cevheri üretmişlerdir. Yıllık tüketim ortalama % 5 civarında artmaktadır. Dünya krom pazarlarında yeni üretici ülke pek katılmazken; Yunanistan, Sırbistan (Yugoslavya) ve Pakistan gibi ülkelerin krom cevheri rezervlerinin tükenmesi veya azalması sonucu pazardan çekildikleri görülmektedir.
Türkiye Krom Üretimi: Türkiye’de krom madenciliği 1850 li yıllarda başlamıştır. Bugüne kadar Türkiye dünya krom pazarlarında önemli bir paya sahip olagelmiştir. Bazı yıllarda üretim bakımından ilk sırada yer almış, çoğu yıllarda 3. ile 6. sıralar arasında yerini korumuştur. Bugüne kadar Türkiye’de 47 milyon ton kadar krom cevheri ürettiği hesap edilmektedir.
Türkiye krom cevheri üretimi 2.080.043 ton ile, 1995 yılında en üst düzeye ulaşmıştır. 1995 yılını takip eden yıllarda üretim genel bir azalma eğilimine girmiş, bu eğilim 2000 ve 2001 yılında daha da hızlanmış, 2001 yılında 389.759 ton olmuştur. 2003 yılında ise, krom piyasasındaki canlanmalar nedeniyle talep artışına bağlı olarak fiyatlarda yükselmiştir. Bu nedenle, son iki yılda üretim miktarları kısmen artmıştır

Yıllara göre krom cevheri tüvenan üretim değerleri (ton)
1995                  1998             1999      2000        2001        *2002   *2003   **2004
2.080.043   1.440.470      1.019.542   545.725      389.759      527.845   504.803    209.120
Kaynak: DİE  (**2004 yılına ait üretim verileri altı aylıktır)
* 2002 ve 2003 yılarına ait üretim rakamları Maden İşleri Genel Müdürlüğün’den alınmıştır.
Türkiye Krom Yatakları ve Rezervleri  Krom yataklarının içinde bulunduğu peridotit genel ismiyle anılan ultrabazik kayalar, Türkiye’de geniş alanlar kaplarlar. Türkiye’de krom yatakları belirgin bir dağılım düzeni göstermeksizin peridotitler içinde ülke geneline yayılmış durumdadır. Türkiye’de 1000 kadar tek veya grup halinde krom yatağı ve krom cevheri zuhuru bulunmaktadır. Coğrafik yönden krom yataklarının dağılımı 6 bölgede toplanabilir. Bu bölgelerdeki bilinen önemli zuhurlar %Cr2O3 tenör değerleri ile aşağıda verilmiştir.
1-   Guleman (Elazığ Yöresi): Batı Kef (6.8 milyon ton, %33), Doğu Kef (500.000 ton, %40-45), Sori Ocakları(2,5 milyon ton, %42-48),Kapin (700.000 ton, %43-47)
2-   Fethiye-Köyceğiz-Denizli Yöresi: Karaismailler (800.000 ton, %30-38), Üzümlü- Sazlı 100.000 ton, %36), Biticealan (102.000 ton, %44-48), Kazandere (236.000 ton,  %37,5), Kandak (100.000 ton,  %40-46)
3-   Bursa-Kütahya-Eskişehir Yöresi: Harmancık-Başalan (163.000 ton, %20), Ömeraltı-Kınalıbatak (100.000 ton, %23), Miran-Hudut-Koca Ocaklar (120.000 ton, %43), Orhaneli-Karıncalı (40.000 ton, %5-30), Büyükorhan-Kırocak (277.000 ton, %10-18),Kömürlük (53.000 ton, %15-40), Eskişehir-Karacaören (35.000 ton, %15-45), Eskişehir-Karaburhan (1.800.000 ton, %22-26), Kavak Kromları (1 milyon ton, %30-45)
4-   Mersin-Adana-Kayseri Yöresi: Adana- Aladağ (198 milyon ton ,%5,60), Kayseri-Pınarbaşı -Dedeman 9 no’lu Ocak (490.000 ton, %20-30-Tarla Ocak 300.000 ton, %10-20)
5-   Sivas-Erzincan-Kopdağ Yöresi: Sivas- Kangal-Karanlıkdere, (2,3 milyon ton, %5-15),Karadere (55.000 ton, %43-44), Erzincan- Kopdağ (3,6 milyon ton, %38-54)
6-   İskenderun-Kahramanmaraş Yöresi: Hatay- Kızıldağ (117.000 ton, %34-44)
Türkiye Krom Rezerlerinin Bölgelere Göre Dağılım Oranları



MTA Genel Müdürlüğü, Maden Etüt ve Arama Dairesi bünyesinde, 145 krom yatağında yapılan çalışmalar sonucu, gerek kendisinin derlediği veriler ve gerekse işletmeci kuruluşlardan derlenen verilerin değerlendirilmesi sonucu %20 den daha  fazla Cr2O3 içerikli krom rezervi yaklaşık 26 milyon ton olarak verilmektedir. Krom rezervleriyle ilgili bilgilerin yetersizliğine karşın bugüne kadar, dünya krom pazarlarında olumlu gelişmelerin olduğu dönemlerde Türkiye krom madencileri artan talebi karşılamada sıkıntı çekmemişlerdir. Öte yandan, Aladağ (Adana) yöresinde MTA’nın, daha sonra da Etibank’ın arama çalışmaları sonucunda %5.60 Cr2O3 tenörlü 198.100.000 ton düşük tenörlü krom cevheri rezervi ortaya konmuştur. Arama çalışmalarının, Etibank’ın ruhsat sahasının dışına taşırılması durumunda, bu rezerv rakamının daha da artabileceği ve 400.000.000 tona ulaşabileceği düşünülmektedir.
Ülkemizin krom üretimi açısından en önemli bölgesi Guleman (Elazığ) dır. Batı- Doğu Kef, Sori, Tepebaşı, Uzundamar, gibi önemli ocaklardan parça ve konsantre cevher elde edilmektedir. Üretim yönünden ikinci öncelikli bölge Erzincan- Kopdağ yöresidir. Büyük Ezan (Kopdağ) krom yatağından 1981-1993 yılları arasında ortalama 300 bin ton/yıl cevher üretilmiştir. Bununla birlikte, Eskişehir-Kavak Kromları (Çamaşırlık Ocakları) ile Bursa- Orhaneli ve Harmancık yörelerinden de önemli miktarlarda üretimler söz konusudur




Sonuç ve Değerlendirmeler
   Türkiye ham cevher, ferrokrom ve krom kimyasalları dış satımından önemli döviz geliri sağlamaktadır.
   Krom cevherinin krom bileşikleri ve ferrokrom tesisleri dışında yurtiçi tüketimi, refrakter sanayinde 15.000 ton/yıl, döküm sanayinde ise 1000 ton/yıl düzeyindedir. Dünya krom cevheri üretimi ve ferrokrom üretimi ile bunların ihracat ve ithalat verileri incelendiğinde, krom cevheri üreten ülkelerin çoğunluğunun ürettikleri cevheri ferrokroma dönüştürerek ihraç ettikleri görülmektedir. Dolayısıyla, Türkiye ham cevher ihraç etmek yerine katma değeri yüksek olan ferrokrom üreterek ihraç etmesi ve bu sayede, döviz girdisini 3-4 kat arttırması mümkündür. Ancak, üretimin önemli girdilerinden olan enerji fiyatları dünyada çalışmakta olan ferrokrom ve maden işletmelerindeki fiyatlar seviyesine indirilerek bu sektördeki rekabet gücü geliştirilmelidir.
   Türkiye’nin 160.000 ton/yıl ferrokrom üretim kapasitesi mevcuttur. Türkiye’de krom cevheri kullanan tesislerin tam kapasite ile çalışmaları durumunda, yıllık krom cevheri tüketimi 530.000 ton olacaktır. Bugüne kadar bu tesisler tam kapasite ile çalışmamışlardır.
   Türkiye, 1995-1998 yılları arasında krom üretimi açısından dünyada ikinci ve dördüncü sıralarda yer almıştır. Yaklaşık 150 yıldır dünyanın ilk 6 krom üreticisi arasında yer alan ülkemizin bu konumunu daha uzun yıllar koruması zor görünmektedir.
   1960’lardan beri genellikle yer altı işletmeciliği şeklinde sürdürülen krom madenciliğinde işletme derinlikleri artmıştır. Ocakların derinleşmesi sonucu maliyetler artmış, rekabet gücümüz azalmıştır.
   Düşük tenörlü ( ortalama %5,60 Cr2O3 )198 milyon ton rezerviyle Kızılyüksek-Yataardıç Yatağı (Aladağ/Adana) önümüzdeki yıllarda önem kazanacak sahalarımızdandır. Bu yatağın, yörede bir ferrokrom fabrikası kurularak işletilmesi imkanları araştırılmalıdır.
   Eski ocaklar yeniden ele alınmalı; ya bu eski ocaklarda maden jeoloji çalışmaları gerçekleştirilerek, ya da yüksek riskler göze alınarak arama projeleri gerçekleştirilmelidir.

kaynak: http://www.jmo.org.tr
Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
ceem__91
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #1 : 17 Şubat 2008, 08:58:08 »

çok teşekkür ederim Smiley sunum için ihtiyacım vardı...
Kayıtlı
cumhurabay
cumhurabay
VIP Üye
******

Performans: 225
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1043


yaşadığımız her şeyde izi olan bilimciyiz.


Site
« Yanıtla #2 : 17 Şubat 2008, 10:55:55 »

krom hakkında ilk kez bu kadar detaylı bilgi okumuş olmama sebep olan bünyamin hocama çok teşekkür ediyorum güzel bir paylaşım

merak ettiğim bir nokta var acaba bu rezervleri nasıl tespit ediyorlar dünya rezervi şu kadar milyon tondur  bunu kim nasıl hesaplıyor acaba
Kayıtlı

gunban
VIP Üye
******

Performans: 1535
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2505


Güzel günler göreceğiz; güneşli günler, .....


« Yanıtla #3 : 17 Şubat 2008, 11:07:08 »

Arama teknikleri uzaktan, yerüstü ve yeraltı olarak olmak üzere üç ana başlıkta toplanabilir ve bu üçü her bir aşamada bir birlerini tamamlayacı elemanlardır;

Uzaktan Algılama; ile öncelikle hedef alanlar belirlenir.Uydu fotoğrafları kullanılarak, yeryüzündeki cevher içerebilecek kaya birimleri, bunlardaki fiziki değişiklikler ve cevher getirme ve barındırma özelliği olabilecek yapısallıklar özellikle fay hatları ve kuşaklar belirlenir. Burada dikkate alınması gereken nokta şudur, hiç bir uydu fotoğrafı yerin altında ne olduğunu göstermez, adı üstünde bunlar sadece fotoğraftır. Böyle olmamış olsaydı bundan sonraki anlatacağımız hiç bir arama methoduna gerek kalmaz ve doğrudan üretime geçilirdi. Buna ilaveten dünyadaki bilinen maden yataklarının çeşitlilikleri, özellikleri bulundukları ortamlar irdelenerek, olası madenlerin bulundukları hedef kuşaklar belirlenir.
Yerüstü aramaları lokal hedef alanların belirlenmesi için çok önemlidir.Seçilen rejyonal/yöresel alanlarda hedef daraltmak için jeokimyasal örneklemeler yapılır. Bu örneklemeler sırası ile, çoğu zaman dere kumları, toprak, kaya, azınlıkla da su ve bitki örnekleri alınarak yapılır ve bu örnekler laboratuvarlarda kimyasal analizlere tabi tutulurlar. Dereler taşıdıkları kumların içeriği ile bu kumların taşındıkları yolculukları boyuncaki olası madenler hakkında bilgi verebilirler ve hedef alanları iyice daraltırlar. Bu alanlarda kaya ve toprak örneklemesi yapılarak o bölgedeki cevherleşme cinsi tayin edilebilir. Tüm bunların hepsi o yöredeki kaya topluluklarının haritalanması ile hangi kaya topluluğunda ne tür cevherleşme içerme olasılığı olabileceği hakkında bilgi verir. Jeokimyasal metodlar sonucu önemli görülen alanlarda jeofizik uygulamasına gidilir. Jeofizik metodları, yer altındaki kayaçların ve içerdikleri cevherlerin manyetik, elektrik, sismik gibi özelliklerini tahmin etmeye yarar. Halen bu aşamada bile hiç bir şeyin garantisi yoktur ve yer altı, ve jeofizik yöntemleri ile belirlenen yeraltı hedefleri mutlak suretle sondajlar ile kontrol edilerek cevherin yapısı, tenörü ve miktarı belirlenmelidir.
Sondaj çalışmaları yeraltı aramalarının temelini oluşturur;yüzeyde belirlenen jeolojik, jeokimyasal ve jeofiziksel hedefler sondajlar ile test edilirler. Sondajlardan alınan ve yer altından çıkartılan kaya örnekleri, labaratuvarlarda çeşitli kimyasal ve fiziksel testlere tabi tutularak, yer altındaki cevherin özelliklerini ortaya konulur.

(ALINTI)
Kayıtlı


Dört nala gelip uzak Asya\'dan
Akdeniz\'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim........
cumhurabay
cumhurabay
VIP Üye
******

Performans: 225
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1043


yaşadığımız her şeyde izi olan bilimciyiz.


Site
« Yanıtla #4 : 17 Şubat 2008, 11:18:58 »

teşekkürler güngör hocam
o zaman dünya rezervi şu kadardır demek yanlış olur
tahmin edilmektedir doğru bir tanım olur bir sürü yeni yatak ta bulunabilir
Kayıtlı

bagdat62
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


« Yanıtla #5 : 17 Mayıs 2009, 16:50:52 »

tesekkurler cok guzel bir paylaşım olmuş
Kayıtlı
DeDe
Ahmet Aydoğmuş
Genel Moderator
******

Performans: 1411
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1505


« Yanıtla #6 : 17 Mayıs 2009, 17:46:13 »

  Bünyamin Hocama teşekkürler. Yalnız bir konu hakkında ekleme yapmak istiyorum. Rezerv kavramı görünür, muhtemel, mümkün gibi farklı şekillerde ifade edilir. Bunlara ait bir not. Turkçe Bilgi.Net'ten

  Görünür Rezerv
Ana kuyu, tali kuyu, galeri, kılavuz, başyukarı, başaşağı, desandri, yarmalar vasıtasıyla dört yanı; devamlılık arzeden muntazam yataklarda ise üç yanı (diğer bir yanı birkaç sondajla) açılmış bulunan maden kesimlerini belirleyen rezerv kavramı. Görünür...

Jeolojik Rezerv
Daha ziyade “Sosyalist Blok” ülkelerinde kullanılan bir rezerv sınıfı. Varlığı belirlenmiş, fakat ekonomik açıdan hiçbir şekilde sınıflandırılmamış olan maden kütlesi. Başka bir deyişle rezerv ve potansiyel ayırımı yapmaksızın varlığı saptanmış olan tüm maden kütlesi.
MUHTEMEL REZERV
İki boyutu ile belirlenmiş olan ve devamlılığı konusunda görünür rezerve nazaran daha büyük risk taşıyan maden kütlesini belirleyen bir kavram olup, prospeksiyon çalışmaları, jeolojik ve jeofizik etüdleri tamamlanan, madenin muhtemel bulunduğunu gösteren jeolojik etkenler bilinmekle birlikte kuyu, yarma, galeri gibi madencilik faaliyetlerinin veya sondajların çok geniş...

MÜMKÜN REZERV
Boyutları hiçbir şekilde belirlenmemiş olan ve varlığı ancak ümit edilen maden kütlesini ifade eden kavram olup, prospeksiyon çalışmaları, jeolojik ve jeofizik etüdleri kısmen tamamlanmış olup, genel jeolojik yapıya ve varlığı belirlenmiş olan diğer rezerv...
Kayıtlı

Emekli Coğrafya Öğretmeni Batıkent / ANKARA
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic