Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çevre Eğitiminde Evi Kullanmak  (Okunma Sayısı 3169 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bülent AVCIOĞLU
Genel Moderator
******

Performans: 1057
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 952



« : 31 Mart 2007, 21:28:21 »


Çocuğun dünyası somuttur, yani şu an yaşanılan gerçek dünyadır. Çocuklar için fikirleri küçükten büyüğe, içinde yaşadıkları bildikleri dünyadan, bilmedikleri soyut geniş dünyaya genişletmeleri zor bir olaydır. Bu nedenle bir çocuğa bir şey öğretmek için yakın, tanıdık bildik dünyadan somut örnekler verilerek ve bilinenlere atıf yapılarak yapılacak öğretim, uzak bilinmedik mekanlar veya yabancı olunan fikirler temel alınarak yapılan öğretimden daha etkili olacaktır. Hatta yetişkinler bile bilmedikleri bir olgu ya da bir olayı gözlerinde canlandırmak için eski öğrendiklerini ve eski deneyimlerini kullanırlar. Dolayısıyla, çocukların çevre eğitiminin küresel kavramlarını ve ekolojinin temel kavramlarını anlamaları ve çevresel sorumluluk duygusu kazanmaları çocuğun içinde yaşadığı somut dünyasından verilen örneklerle yapılacak bir eğitimle sağlanabilir.

“Ev” Nedir?

Ekoloji kelimesi Yunanca “oikos” kelimesinden türetilmiştir. Anlamı “ev” demektir; ve “logos” kelimesi de “bilim ya da çalışma alanı” anlamındadır. Yani ekoloji ev ya da ev ortamının incelenmesi anlamındadır. Tabii ki burada kastedilen ev, yaşam ortamı, ekosistem veya canlı küre (biyosfer) gibi daha geniş bir mana içerir. Bizim burada bahsettiğimiz açıdan yaklaşacak olursak, yani günlük dilde ev, içinde yaşanılan bina, apartman dairesi konut veya insanların içinde yaşayabilecekleri diğer alanlardır. Içinde yaşadığımız evler, yapılmış ya da inşa edilmiş çevrelerdir. Gelişen teknoloji bize enerji açısından verimli kullanımlara imkan sağlayan evler bina etme kolaylığını sağlamış durumdadır. Günümüzde ev inşasında daha çok sentetik materyal kullanılmakta, evler ısıtılmakta veya soğutulmakta veya mekanik olarak hava dolaşımı sağlanmakta, yani doğal olmayan yenilikler artan bir oranda evlerimizde kullanılmaktadır. Modern evler çoğunlukla potansiyel olarak zararlı maddeler içermekte ya da zararlı maddelerden yapılmaktadır. Ev içerisinde insan sağlığı açısından risk faktörü olan bu tip kirletici materyallerden kaynaklanan tehlikeleri ölçüp ortaya çıkarmak çok güçtür. Konuyla ilgilenen bilim adamları ev içi kirleticilere maruz kalma ve bu kirleticilerin zehirlilik oranları hakkında daha çok ve detaylı çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtmektedirler.

Ekolojinin temel prensiplerinden biri “bütün aktiviteler ürüne göre değerlendirilir” ilkesidir. Çevre eğitiminde bu prensip doğal ya da insanların neden olduğu bütün aktiviteler için geçerlidir. Bu ürünlerden biri de “kirlilik”tir. Çevre felsefecisi Ivan Illich, insanların ve onları kuşatan çevrelerinde ortaya çıkan pek çok problemin kaynağının, insanı çevresinden gelecek zararlara karşı koruma, maddi durumlarını geliştirme ve özgürlüklerini arttırma için toplum tarafından yapılan düzenlemelerin bir sonucu olduğunu ileri sürmektedir. Bu arada insanları kuşatan çevre, insanların değişmeyen ihtiyaçlarını karşılamak için uyum sağlamalıdır. Çünkü insanlar biyolojik olarak çevreye uyum sağlayabilecek durumda değildirler. O nedenle biz yakın çevremizi değiştirmek zorundayızdır. Ekolojinin bir diğer prensibi de, doğanın bir parçası olarak insan diğer canlılarla besin, su, hava ve yaşama alanı gibi temel gereksinimleri paylaşır. Insan ırkı hayatiyetini devam ettirebilmek için insan hayatını destekleyecek bir yaşama alanına ihtiyaç duyar. Hayat da kendi başına zaten tüketim ve koruma arasında gidip gelen hassas bir dengededir.

‘Ev’ i Kullanarak Çevreyi Öğretmek

Evi ve içindekileri kullanarak insanın hayatiyetini devam ettirmek için doğaya nasıl bağlı olduğu öğretilebilir. Evde bu gibi konuları keşfetmeye başlamak için, küresel anlamda çevresel konulara bir göz atmak ve bunları içinde yaşadığımız ev ile ilişkilendirmek yeterli olacaktır. Bunlardan en önemlilerinden bazıları aşağıda irdelenecektir.

Enerji: Enerjiyle ilgili olarak küresel anlamda ve ev ortamında ilk göze çarpan konular arasında enerjinin ne olduğu ve modern insan hayatının enerjiye ne derece bağımlı olduğunun gösterilmesi; daha sonra da ihtiyacımız olan bu enerjinin nasıl elde edildiği ve enerji tasarrufu sayılabilir. Enerji elde etmek için kullanılan kaynaklar arasında çevreye zarar veren fosil yakıtlar ve güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi alternatif kaynaklar üzerinde durulabilir.

Evde ebeveynler olarak çocuklarımıza hayatımızda enerjinin yerini ve önemini anlamaları için bazı uygulamalar yaptırabiliriz. Örneğin “Evimizde nerelerde enerji kullanılıyor?” diye bir soruyla başlayıp, onların bu konu üzerinde konuşmalarını sağlama, onları bu konuyu düşünmeye yönlendirecektir. Tam bu aşamada, enerjinin doğadan elde edilip evlerimize gelinceye kadar geçirdiği evreler ve nelere mal olduğu, alternatif enerji kaynakları gibi konularda bilgilendirmeler yapabilir ve onların enerjinin kıymetini anlamalarını sağlamak için yardımcı olabiliriz. Bu bilgileri pekiştirip çevre için faydalı hale dönüştürmek için de; “pil dahil hiçbir enerji kaynağı kullanılmadan bir gece geçirme” fikrini ortaya atabilir ve hazırlıklar yapıldıktan sonra bunu bir geceliğine uygulayabiliriz. Bu uygulama bizim enerjiye ne kadar bağımlı olduğumuzu çocuklara anlatmak ya da göstermek için güzel bir başlangıç olabilir. Bundan sonra da gönül rahatlığı içinde evde enerji tasarrufu aktivitelerine başlayabiliriz.

Su: Evde ve toplumda su ile ilgili çaba sarf edilen, üzerinde yoğun çalışmalar yapılan ve çok büyük emek ve masraf gerektiren konuların başında içilebilecek nitelikte su bulunması ve bu suyun evlere yeterli miktarlarda getirilmesi gelmektedir.

Çocuklara hayatımızda suyun yerini ve önemini anlatmak için evlerimizde yapılabilecek uygulamaların başında mutfak ve banyoda kullanılan suyun ölçülmesi gelebilir. Her gün ne kadar çok su tükettiğimizi gören çocuklara, şehrimizde, kasabamızda ya da köyümüzde musluklarımızdan akan suyun ne kadar zor şartlar altında ve ne güçlüklerle temin edildiğinin anlatılması, onları bu konuda yeni aktivitelere zihinsel olarak hazırlayacaktır. Bundan sonra da evimizde kullandığımız su miktarının azaltılmasının mümkün olup-olmadığını sorarak, onlardan gelecek cevapları da uygun bir biçimde yönlendirerek su tasarrufu mümkün olabilecektir. Eminim ki artık bu evde boşa akan musluk olmayacaktır.

Hava: Dünyanın bir çok yöresinde başta radon olmak üzere pek çok gazın evlerin içine dolması büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bina içi hava kirliliği (ki bunlara neden olan gazlar arasında sigara dumanı, parfümlerden açığa çıkan gazlar ve evlerde bulunan deri ve kıl gibi artıkları yiyerek beslenen mikro varlıklar mite’den kaynaklanan gazlar sayılabilir) son dönemde çevrecilerin ve sağlık konusunda araştırma yapan uzmanların dikkatlerini çekmektedir. Çocuğun dünyasında bulunan diğer hava kirliliği kaynakları arasında karbon, kükürt ve asit yağmurlarına neden olan diğer gazlar bulunmaktadır. Bunlar da evlerimizi ısıtmak veya soğutmak için veya motorlu taşıtların çalışması için kullanılan fosil yakıtlardan açığa çıkmaktadır. Diğer gazlar arasında da sera gazları ve bunların neden olduğu küresel iklim değişimleri gelmektedir. Çocukları geleceğin yetişkinleri olarak görerek, bugünden başlayarak evlerin içinde bulunabilecek ve bizim tarafımızdan engellenebilecek gazlardan (ki bunlar arasında sigara dumanı, parfümlerden açığa çıkan gazlar başta gelir) kirleticileri eve sokmayarak uzak tutmak ve neden böyle davranıldığı konusunda çocuğun bilgilendirilmesi, onların da ileride kendi çocuklarına böyle davranmalarında etkili olacaktır. Evlerin mitelara karşı doğru temizliğinin yapılması, mümkün olduğunca radondan uzak doğal malzemenin ev inşasında kullanılması, buralardan kaynaklanan gazların evlerden uzaklaştırılması için önemli olduğunun, uygulanarak çocuklara gösterilmesi de yine hem bugün hem de gelecekte sağlıklı nesiller yetiştirmek için önemli bir gelişme olacaktır. Evlerde yalıtımın arttırılması, hem ekonomik olarak bize hem de daha az fosil yakıt tüketilerek çevremize ve sağlığımıza olan katkılarını çocuklarımıza göstermek açısından önemlidir. Bir de enerji tasarrufu bölümünde anlatılan uygulamaların daha az enerji üretimine ve dolayısıyla da daha az masraf ve daha az hava kirliliği anlamına geldiğini de burada vurgulamak zannederim daha etkili olacaktır. Mümkün oldukça ve zorunluluk dışında özel araçlarımızın kullanılmaması ve bunun ekonomik olarak bize ve sağlığımız açısından soluduğumuz havaya olan katkılarından bahsetmek de hem etkili hem de kalıcı olacaktır.

Evde Kullanılan Kimyasal Maddeler: Evlerde kullanılan kimyasal maddelerle ilgili takıntıları olan insanların “kemofobi” denilen bir hastalığından bahsedilir. Ne var ki hayatımızı kolaylaştırmak için bu kimyasal maddelere çok bağımlı olarak yaşarız. Çoğu zaman bu maddelerin nasıl işe yaradıklarını ve birbirlerine karışırlarsa ne olacağını hesaba katmadan. Bu kimyasal maddeler hakkında dikkate almadığımız diğer bir nokta da, bunları nasıl uygun kullanabiliriz ve nasıl çevreye zarar vermeden uygun bir şekilde ortamdan uzaklaştırabiliriz, konusudur. Burada yine ev ortamıda yapabileceğimiz çalışmaların başlangıcı olarak evde kullanılan kimyasal maddelerin ne olduklarının tespit edilmesi gelebilir. Bunların içine evde kullanılan deterjandan çamaşır suyuna kadar her türlü temizlik maddeleri, ilaçlar, otomobil için kullanılan maddeler, resim yapmada kullanılan boyalar ve kişisel ihtiyaçlarımız için kullandığımız diğer kimyasal maddeler girebilir.

Çocuklar ve ebeveynler için en ilginç aktivitelerin başında, bu kimyasalları zararlı kılan özelliklerin neler olduklarının bulunması (zehirli, reaktif, aşındırıcı= korozif, tutuşan) gelebilir. Her birisinin de etkliliğine göre nerede ve nasıl kullanılması konusunda beraber bir çalışma yapılabilir. Her defasında da bunların çevreye olacak/olabilecek zararlarından bahsedilerek kullanımının en aza indirilmesi konusunda bir seferberlik yapılabilir.

Doğa ve Insan: Ev aynı zamanda bizim doğaya bağımlılığımızı ve doğayla ilişkimizi göstermek için kullanılabilecek muhteşem bir ortamdır. Çocuklardan, evde ya da okulda doğaya bağımlı olmayan, ya da kaynağı doğaya dayanmayan maddelerden yapılmış nesnelerin bir listesini oluşturmalarını isteyin. Listenin uzunluğu ne kadar oldu? Sonra çocuklara doğa insan etkileşimini göstermek için evde insan yapımı ve doğal olan maddelerin bir listesini oluşturmalarını isteyin. Daha sonra da bunların hammaddelerinin kaynaklarının neler olduklarını sorun (bunu belki küçük çocuklar ayırt edemeyebilirler). Bunun yanında başka bir aktivite olarak evde bulunan çiçekler, evcil hayvanlar ve hatta böcekler bile doğa hakkında inceleme ve gözlem yapmak, bunlarla ilgili hipotezler kurmak için çok zengin bir kaynak olabilir. Bunlardan yola çıkarak bu gözlemlerin insan davranışlarıyla karşılaştırılması mümkün olabilir. Işin ironik tarafı biz evlerimizi, yani inşa edilmiş çevremizi, doğayı kullanarak insanları doğadan korumak için bina ederiz. Bu noktada bu bilgiye dayanarak çocuklardan gözlemlerini tekrar gözden geçirmelerini isteyin. Geri besleme olarak çocuklardan gelecek bilgiler ışığında, içinde yaşadıkları evlerinden küresel çevre konularıyla ilgili ne muhteşem keşiflerde bulunduklarını tespit edin.

Yaşam ve Yaşam Standardında Tüketim Toplumu: Günümüzde yaşadığımız çevre problemlerinin kökeni araştırıldığında, bitmek tükenmek bilmez ve çoğu da zorunlu olmayan kişisel ihtiyaçlardan, toplumsal olarak sürekli daha fazlasını istemeden kültürel yapı ya da geleneklerden veya kişisel alışkanlıklardan kaynaklandıkları görülmektedir.

Çevresel problemleri anlamak ve onlara uygun karşılıklar vermek için ilk şart doğal hayat konusunda kişinin çok iyi organize edilmiş bir değer ya da fikir yapısına inanması ve ondan sonra da o yapıya uygun olarak hareket etmesi, kendisi, toplumu ve çevresi için sağlıklı davranışlarda bulunması gerekmektedir.

Çevrenin değişimini savunan pek çok kişi, toplumsal yapılarımızda meydana gelen tüketim alışkanlıklarının bizi felakete sürükleyen temel yapı olduğunu savunmaktadırlar. Son dönemde ürünleri sadece tüketmek için tüketiyoruz. Ne aldığımıza, neden aldığımıza, nasıl paketlendiğine, nelerden imal edildiğine, nelere mal olduğuna dikkat etmeden, ihtiyacımız bile olmayan bir çok şeyi alıyoruz. Insanların tüketim alışkanlıklarındaki değişimi görmenin ilk adımı olarak günümüzdeki insanların neler aldıklarına bakmak yeterli olur. Görünen o ki, günümüzde insanlar aslında almak istediklerini almıyorlar. Biraz da pazarlama tekniğinin ve reklamların etkisiyle insanlar, ihtiyacı olmayan pek çok şeyi satın alıyorlar.

Bunları düzeltmenin ilk yolu olarak insanlara, aldıkları şeyleri neden satın aldıklarını yeniden gözden geçirme alışkanlığını kazandırmak lazımdır. Örneğin, insanlar araba alırken toplumda bulundukları konum ya da işlerine göre ulaşmak istedikleri yere kolayca ve rahat olarak ulaşmak için ihtiyaçlarına uygun bir araba alırlar. Sadece araba almış olmak için araba almazlar. Bunun gibi insanlar temizlik ürünlerini evlerini temizlemede yardımcı olsun diye alırlar. Birkaç kutu fazla temizlik maddesi daha olsun evimde diye almazlar. Neden tükettiğimiz yeniden gözden geçirirsek eğer, çevre için uyumlu ve dost alternatifler her zaman bulunabilir. Yakın çevremizi korumak ve iyileştirmek için davranış ve düşüncelerimizde biraz daha dikkatli olabiliriz. Bunu için de ev ya da okuldan, yani geleceğimizin insanlarının yaşadığı, çalıştığı ya da oynadığı mekanlardan başlamak daha doğru ve etkili bir başlangıç olacaktır.

Not: Yazıya ilham kaynağı olarak Joe E. Heimlich’in 1994 yılında yazıp 2003’te güncellediği “Using the Child’s Environment to Teach at Home and School” başlıklı makalesi alınmış ve geliştirilip uyarlanarak bu yazı hazırlanmıştır.
Yar. Doç. Dr. Halil AYDIN   
Kaynak

ERIC DIGEST Clearinghouse for Science, Mathematics, and Environmental Education.
   
 
 
Kayıtlı

Dedem koynunda yattıkça benimsin ey güzel toprak
Neler yapmış bu millet, en yakın tarihe bir sor bak.
izmirbuca
Uzman Üye
*****

Performans: 160
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 407



« Yanıtla #1 : 31 Mart 2007, 21:44:48 »

bilgi için teşekkürler
Kayıtlı

AVŞAR BEYİ
Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi
Fatma Saygın Anadolu Lisesi
sting
Uzman Üye
*****

Performans: 131
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 467



Site
« Yanıtla #2 : 31 Mart 2007, 22:17:05 »

Paylaşım için Tşk...
Kayıtlı

Bizi yanlış yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, sâf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz... Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harabeden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. 1923 (Atatürk\'ün S.D. II, S. 127)
K.A.L.
Cahit ERAYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2063
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4836


Cahit Eraydın coğ.öğrt.


« Yanıtla #3 : 31 Mart 2007, 22:21:05 »

Teşekkürler bilgi için ...
Kayıtlı



Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak; eğer uğrunda ölen varsa vatandır
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #4 : 31 Mart 2007, 22:23:25 »

Evet hocam. Teşekkürler paylaşım için.
Kayıtlı

baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #5 : 31 Mart 2007, 22:37:00 »

teşekkürler hocam
Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
Emre Ütenler
Moderator
*****

Performans: 204
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 668



« Yanıtla #6 : 31 Mart 2007, 23:41:44 »

Teşekkürler!
Kayıtlı

Emre ÜTENLER                               Eskişehir Atatürk Lisesi Coğrafya Öğretmeni

http://www.esatalise.k12.tr
aligulersoy
VIP Üye
******

Performans: 46
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 904


« Yanıtla #7 : 01 Nisan 2007, 11:39:18 »

Teşekkürler! Sağol hocam!
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic