Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Aktüel Bir Tartışma, YENİ MÜFREDAT ÜZERİNE...  (Okunma Sayısı 9291 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« : 26 Ekim 2008, 21:00:45 »


Coğrafya öğretmenleri mail grubunda son günlerde hararetle tartışılan bu konunun ülkemizin en büyük coğrafya platformunda tartışılmasının ve herkesin gözü önünde açıkyüreklilikle cereyan etmesinin yerinde olacağını düşünüyorum.
Meslektaşlarımızdan konuyu kişiselleştirmeden entellektüel bir çizgide tartışmaya davet ediyorum...


Değerli arkadaşlar;
Son günlerde adı geçen tartışmaya dair 10.07.2007 tarihinde gruba gönderdiğim mailin ne kadar haklı olduğunu görmek beni pek de mutlu etmedi. Çünkü o dönemde arkadaşların söylediği pek çok şeyi net biçimde dile getirmiştim. Ancak ne grup üyelerimizden bir destek gelmişti ne de konunun müsebbiplerinden bir cevap alamamıştım.
Aynı maili buraya kopyalamanın doğru olmadığını düşündüğüm için buraya eklemiyorum. Aşağıda konuya dair yeni düşüncelerimi eklemek isterim.

Problem beş temel noktada düğümlenmektedir.

I. İlköğretim sosyal bilgiler müfredatından kaynaklanan hatalar

II. Ortaöğretim programından kaynaklanan hatalar.

III. Kitaplardan kaynaklanan hatalar

IV. Öğretmenlerin isteksizliğinden kaynaklanan hatalar

V. MEB’dan (Okul ve mekanlardaki yetersizliklerden) kaynaklanan hatalar


 

Burada yapılandırmacı yaklaşım nedir ne değildir tartışmasına girmeyeceğim. Ancak her toplum kendi kültürel, sosyal, ekonomik ve etnografik özelliklerini değerlendirerek bir eğitim programı belirler. Asya kültürü ve algısının hakim olduğu bir İslam toplumu ile örneğin İsveç gibi Hıristiyan ülkenin veya Japonya’nın eğitim programları aynı olamaz. Bu noktada MEB Milli Eğitim Temel kanuna bağlı kalarak sosyal gerçekleri göz önünde bulunduran programlar hazırlamalı, çağdaş ekonomi ve teknolojinin gelişmelerine bağlı kalarak zaman zaman programları revize etmelidir. Kanımca en temel hata yapılandırmacı yaklaşımın ne olduğu ve bunun bizim gibi bir ülkede nasıl uygulanabileceğinin hemen hemen hiç değerlendirilmemiş olmasıdır. Değerlendirilmişse bile programların dışarıdan alınış biçiminin özellikle de İlköğretim programında sosyal bilgiler dersinin ele alınış biçiminin bu haliyle uygulaması imkansız olduğu gerçeğini takdirlerinize bırakıyorum.

“Velilerin ödev yaptığı bir eğitim sistemine dönüşmemeliydik.”

Özellikle sosyal bilgiler dersindeki coğrafyanın ciddi anlamda budanması bu yıl 9. Sınıfları felç etmiştir. Arkadaşlar ders saatinin azlığını tartışmakta haklılar. Ama ben çok vahim bir durumdan bahsedeyim. Bu seneye kadar öğrenci temel coğrafya kavramlarına az çok bir bilgi hazinesi ile ortaöğretime başlarken, bu sene öğrencilerin gerçekten felaket durumda olduğunu görmek beni gerçekten isyana sevk ediyor. Tüm meslektaşlarımın dikkatini bu noktaya çekmek isterim. Bundan sonra karşımıza gelecek öğrenci tipi hemen hemen sıfıra yakın bir bilgi yükü ile karşımıza gelecek. Çünkü İlköğretim programında anlaşılmaz biçimde makro klimalar, nüfus kavramları ve dünyanın şekli hareketleri veriliyor (Burada meselenin kazanımlar noktasında açıklamanın daha uygun olduğunu düşünmeme rağmen hem vakit darlığı hem de konu üzerinden açıklamanın daha kolay somutlanacağını düşünerek konulardan söz açtım).  Bu haliyle 9. Sınıfta konuları yetiştiremeyen herkes (bunlardan biri de benim) artık hiç konu yetiştiremeyecek.

Ortaöğretim coğrafya programı üzerine konuşuldu, yazıldı. Hatta çok yakın bir tarihte Kızılcahamam’da bir de toplantı yapıldı (Ankara merkezde olmama rağmen haberdar olmadığım gibi bu konuda okuluma resmi bir yazı da gelmedi, her şeyin paylaşıldığı internet ortamında da üç gün önce haberim oldu. Beni hiçbir konudan haberdar etmeyen bakanlığıma teşekkürü bir borç bilirim.). Bu toplantı ve Türkiye genelinde  yapılan program eleştirisi çalışmalarına aşağıda değineceğim. Öncesinde;

Program iyi niyetle hazırlanmıştır. Bundan hiçbir kuşkum yok. Ancak ilgili mailde de belirttiğim gibi kazanımlar aşırı derecede subjektiftir. Bu haliyle kazanımlar kullanılabilir olmaktan uzaktır.(Aşağıdaki bölüm 10.07.2007 tarihli mailden alıntıdır)

“A.-12 kazanımında "Dünyanın tektonik oluşumundaki değişime kanıtlar gösterir" ifadesi tümüyle bulanıktır. Bu kazanımı konu bakımında şöyle yorumlamak mümkündür.
1.Levha Tektoniği
2. Kıtaların hareketi sonucunda oluşan yerşekilleri
3. Orojenez
4. Epirojenez
5. Volkanizma
6. Depremsellik

Ya da
1. Dünyanın oluşumu
2. Levhalar
3. Levhalardaki değişim
4. Levha hareketlerinin sonuçları.

Ya da MEB yazarlarının yorumladığı gibi
1. Dünyanın merkezine yolculuk
2. Yerin katmanları
3. Kıtaların hareketi”

 

Bu halde programın uygulanabilirliğini tartışmadan önce kazanımları ve bunların sıralamasını tartışmak yerinde olacaktır.
 
İkincisi arkadaşlarında belirttiği gibi yapılandırmacı yaklaşıma bağlı olarak konuların spiral yaklaşımı ile harmanlanması (Ana konular sabit kolaydan zora ayrıntılandırılması biçiminde) hiç de olumlu sonuç vermemiştir. Meseleyi somutlarsak bir önceki programda bütün fazlalıklara rağmen 9. Sınıfta tüm öğrenciler temel coğrafyayı (genel coğrafya) ediniyor. Sonra alanına göre konuda yetkinleşiyordu. Şimdi ise ciddi biçimde bir amaçsızlık ve karmaşa hakim hale geldi. Örneğin 10. Sınıf kitabında Nüfus piramitleri var. 11. Sınıf kitabında kazanım farklı olmasına rağmen konu aynen ele alınmış. 12. Sınıf kitabında değişiklik olmadan devam edilmiş (üstüne üstük bu konu ilköğretimde de var.). Şimdi öğretmen 3 sene boyunca dön dön aynı şeyi anlatmak zorunda kalıyor. Daha da ilginci programda demografik döngü kavramı var . Ama ne MEB kitabı ne de özel yayınevlerinin kitaplarında bu konuyu göremiyoruz (Hazırlamış olduğum 10. Sınıf kitabında bu konuyu ekledim. Ama çok ilginçtir ki bende eski görüşten kurtulamadım. Eğer yalnızca kazanıma bağlı kalsaydım çok eleştirilecekti. Kalamadığım için hem eski müfredattakine benzer şekilde anlattım, hem de demografik döngüyü anlattım. Garip bir eklektik durum ortaya çıktı).  Benzer sıkıntıları tüm kazanımlara uyarlamak mümkündür.

“Başta programın mutlak olduğuna inanıyordum, zamanla mutlak olmadığını anladım, şimdi ise bu haliyle asla uygulanamayacağını düşünüyorum.”


Kitaplardan kaynaklanan hatalara gelince… İlki kitapları hazırlayan arkadaşlara bu güne kadar çok yüklenildi. Hak etmedikleri ithamlara maruz kaldılar. Bunun dışında ilk kitaptan itibaren üretme azimlerini tümüyle kırıldığını düşünüyorum. Bu bakımdan yazarlardan camiamızın özür dilemesi gerektiği kanaatindeyim. Kitap hatalarına girmek istemiyorum. Burada zaten söylenecek her şey söylenmiştir.

“MEB kitaplarındaki temel sorun, zaten sıkıntılı olan program kazanımlarının önemli ölçüde yanlış yorumlanmasıdır.” 

 
Öğretmen kitlesi hakkında…

-Ara not:
Geçenlerde MEB tarafından programla ilgili yapılan anket ve sonrasında yapılan Kızılcahamam toplantısında konuşulanları üzüntü ile karşılıyorum. Özellikle anketin sonuç bölümünün öğretmenlerimizin içinde bulunduğu durumu göstermesi bakımından manidar buluyorum. Programda ve kitaplarda saymakla bitmez eksiklik varken bula bula 11. sınıfın ilk ünitesinin tartışılmasını;

“Bu yaştan sonra hiçbir şey öğrenmek istemiyorum.” Olarak yorumluyorum. Anket sonuç bölümüne bunu yazan meslektaşlarımız bir gerçeği vurgulamıştır. En başta da dedim ya bir programın uygulanabilmesi o ülkenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durumun bir sonucudur. “Öğrenmek ve öğretmek istemi yorum”u anketin sonuna koyduğumuzda program ve kitaplara dair eleştirilerimizin de inandırıcılığı kalmıyor. Meslektaşlarım lütfen bana kızmasınlar, Bu güne kadar çevre ve insan dersi coğrafya öğretmenlerince verilmelidir diyen bir kitle nasıl oldu da bu konulardan böyle uzaklaştı? Doğal çevrimlerin Coğrafyanın konusu olmadığını bu ankete eklemek nasıl bir şeydir anlamak mümkün değil. Bu güne kadar neden biyocoğrafya vermiyoruz diyen kitle bir anda biyocoğrafya müfredattan çıksın noktasına gelmiştir. Bunu dikkatlerinize sunmak isterim.-

MEB kitabına dair olacak ama yazar arkadaşlar 11. Sınıf kitabının ilk bölümü Richard Surgeon’un Ekoloji (Tübitak yayını) isimli çalışmadan almışlar, bunu da hatalı kullanmışlardır. Burada MEB kitabının ele alış biçimindeki hatayı önce programa sonra biyocoğrafyaya mal etmenin ciddi bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. 

“Eğitimciler olarak bizler her zamankinden çok daha fazla çalışmalı üretmeliyiz.”

(aşağıdaki bölüm 2007 yılındaki mailden alıntıdır)

2005 Yılında uygulamaya giren coğrafya müfredatı çok büyük olumlu yanlar içermektedir.
1. Öğretmeni öğrenmek zorunda bırakmıştır (Bu denli faaal bir zümre var mı arkadaşlar).
2. Öğretmeni üretmek zorunda bırakmıştır (Diğer branşları googleye yazın bir de coğrafya yazın aradaki fark bile çok nettir.)
3. Eski koltuk altına kitap ele sünnetçi çantası taşıyan öğretmenden prestijli bir coğrafya öğretmeni yolunda ilerlemekteyiz.

Yukarıdaki metni yazdığımdan bu yana duygularım değişmedi. Türkiye’nin en üretken zümresinin bir parçası olmak bana onur veriyor. Ama ankette konunun bu şekilde ele alınması bizleri zedelemiştir. Şahsen çalışmaktan, öğrenmekten gocunmayan bir zümre olduğumuzu çok iyi biliyorum.

“ Program farklı da olsa, öğretmenlerimizin bir kısmı yine hoşnut olmazdı.”

Çünkü kitlemizin bir kısmında her türlü yeniliğe ayak diremek adet haline gelmiştir. Bazı öğretmenler ısrarla eski düzen uygulamaya devam etmektedir. Bu noktada program başka şekilde değişseydi yine de bu sorunların uzun süre yaşanacağı ortadadır.

“MEB gerekli altyapı hizmetlerinin hiç birini vermeden programı uygulamaya koymuştur.”

Bende dahil hepimiz kabahati program ve kitap yazarlarına atmayı ilke haline getiren meslektaşlarıma sormak isterim; sizce hırsızın hiç mi kabahati yok?

-          Okullarda gerekli donanım olmadan

-          Öğretmenlere hiçbir mesleki eğitim vermeden

-          Meslek içi kurslara sınırlı sayıda tanıdıkları alarak

-          Yeterli kalite kitaplar basmadan

-          İdarecileri, öğretmenlere destek verme noktasında özendirmeden

-          Öğretmene yeterli ölçüde maaş vermeden onun gerekli ihtiyaçlarını karşılamadan

-          En basitinden her okula bilgisayara ve internet bağlantısı götürmeden

-          Öğretmenlere hususi teknik imkanlar oluşturacak bir fon hazırlamadan


Bu programın uygulanmasını ne kadar bekleyebilirsin. Tamam bizler tartışalım eleştirelim… Ama şahsen ben MEB program komisyonunun da MEB kitap komisyonunun da doğru düzgün desteklenmediğini düşünüyor-biliyorum. Öyle olmasa program yazarları en azından dört beş yıl bu işin başında kalırlardı.

Şimdi ne yapılabilir;

 

-          Program tümüyle yeniden ele alınmalıdır.

-          Kazanımlar ve etkinlikler açık net, konuları da içerecek şekilde belirlenmelidir. (Program yazarlarının bu eleştiriye cevabını da vermek yerinde olacak. “Bu sistemde konu değil kazanım var” deniliyor. O halde kazanımların içinde konu sınırları belirginleştirilmelidir.)

-          MEB kitapları bakanlıkça zaten belirlenir o konuda bir şey söylemek istemiyorum. 

-          Ücretsiz ders kitabı dağıtımı işi sağlıksız yürüyor bu iş düzgün kitaplarla sistematik hale getirilmelidir.

-          Son olarak ilköğretim programı da tartışılmalı esasta önce o program düzeltilmelidir.

Saygılarımla

 

Doğu ATEŞ

Ankara (Kız) Lisesi

Coğrafya Öğretmeni
Kayıtlı

fuzuli
Genel Moderator
******

Performans: 1266
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2055


« Yanıtla #1 : 26 Ekim 2008, 21:25:15 »

Doğu hocam benim özellikle “Bu sistemde konu değil kazanım var” deniliyor cümlesi dikkatimi çekti  hatta geçen günlerde 12. sınıf  bölgeler konusunun nasıl işlenmesi gerektiği ile ilgili bir konu başlığında kazanımlardan farklı olarak kısmen de olsa eski sistemde olduğu gibi bölgelerin işlenmesi gerektiği düşüncelerinin yansımalarını görmüştüm halbuki kazanıma baktığımızda sadece bölgelerin oluşturulma gerekçelerinin vurgulandığını görmekteyiz Yani demek istediğim biz coğrafya öğretmenlerinin de eskiden olduğu gibi sadece konuyla değil kazanımlara da dikkat ederek konularımızı işlememiz gerektiğidir
Kayıtlı

Bazıları dünya sadece kendi etrafında dönüyor zanneder...
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #2 : 26 Ekim 2008, 21:28:11 »

Sevgili Doğu;

Müfredatın ilk uygulanmaya konulduğu günden bu yana bişeylerin yanlış gittiğini kendi çapımda ifade etmeye çalıştım. Yukarıda yazdıklarına aynen katılıyorum. Söylenebilecek daha başka pekçok şey var ama malum ben M.Sami KÖROĞLU olarak söyleyemiyorum. Tabi şimdilik. Yeri ve zamanı gelince benim de birilerine karşı söyleyeceklerim çıkacaktır. Bakalım onlar kapalı kapılar ardında söylediklerini ve çevirdikleri dolaplarını açık yüreklilikle ve  cesaretle bu ortamda da ifade etme cesaretini gösterebilecekler mi?

Müfredat değişiklğinin tam bir fiyaskoyla sonuçlandığının göstergeleridir şu ana kadar yapılanlar. Nerdeyse değişiklikten bu yana her yıl bizim bildiğimiz en az 1-2 tane değerlendirme çalışması anket veya çeşitli raporlarla müfredat ele alınıyor ve nerede ne yapılacağıyla ilgili sonuçları işin mutfağındaki eğitimcilerle paylaşılmadan es geçiliyor.

Bekleyelim ve neyin nereye kadar gidebileceğini birlikte görelim.

Kayıtlı

ynugay
VIP Üye
******

Performans: 10
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 672


« Yanıtla #3 : 26 Ekim 2008, 21:32:53 »

   Değerli Hocam görüşlerinize aynen katılıyorum.Özellikle I.ve V. maddeler çok belirleyici.Meslektaşlarımız
''nasıl olsa bizi ciddiye alan yok'' diye,fazla görüş bildirmiyorlar gibime geliyor.Ne dersiniz?
   Emekleriniz için teşekkürler.Selamlar.
  
Problem beş temel noktada düğümlenmektedir:

I. İlköğretim sosyal bilgiler müfredatından kaynaklanan hatalar

II. Ortaöğretim programından kaynaklanan hatalar.

III. Kitaplardan kaynaklanan hatalar

IV. Öğretmenlerin isteksizliğinden kaynaklanan hatalar

V. MEB’dan (Okul ve mekanlardaki yetersizliklerden) kaynaklanan hatalar
Kayıtlı
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #4 : 26 Ekim 2008, 21:37:16 »

İbrahim Hocam
Kesinlikle haklısınız. Yazıda da vurgulandığı gibi yapılandıracı yaklaşımda kitap yazma işi için öncelikle programı hazırlayan akademisyenlerin komisyona bu konuda "Kazanım Yorumlama Kursu" vermeleri gerekirdi. Şahsen bende kendimi bu konuda çok yetkin görmüyoum. Ama üzücü olan nokta kimsenin kazanımlara dikkat etmemesidir. Yukarıda Demografik Döngü (B.10.2 kazanımı) örneğini verdim. Bu kazanım özellikle es geçilmiştir.

Daha da somut bir örnek vereyim. B.11.1 Kazanımı yani Nüfus politikaları da es geçilmiştir. Eğer Dr. Salih ŞAHİn hocamızın kendi kitabı olan Nüfus Gerçeğine veya Alaattin Tandoğanın ilgili makalelerine bakılmış olsa 11. Sınıf kitabında bu kazanım olması gerektiği gibi verilirdi. Ama bu da ciddi anlamda es geçilmiştir.

Daha da kötüsü MEB kitabı es geçince özel yayınevleri de aynı hatada ısrar etmektedir. Çünkü temelde MEB kitabının dışına çıkmama gibi bir eğilim var ama bizim görevimiz yeni sistemde kitap bağımlılığını da terketmek. Bu noktada dikkatleri çekmek isterim...
Kayıtlı

karayel
VIP Üye
******

Performans: 507
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1246



« Yanıtla #5 : 26 Ekim 2008, 21:40:17 »

Sayın hocam yazdıklarınızı okudum ve sonuna kadar size hak veriyorum ben herşeyden evvel yeni bir program hazırlanırken bunu aktif olarak uygulayacak olan öğretmenlere ayrıntılı bir seminer verilmesi konusunda çok muzdarip olduğumuzu düşünüyorum. Özellikle 11 ve 12. sınıflarda her konuyu her arkadaşım kendi bildiğince ve araştırdığınca anlatıyor neyi ne kadar öğreteceğimiz konusunda bir sorun olduğunu düşünüyorum. 9. sınıf kitaplarındaki yarım yamalak bilgileri olduğu gibi mi öğrenciye aktarmalıyız yoksa benim yaptığım gibi kitabı bir kenara bırakıp başka kaynak kullanarak mı dersi anlatmalıyız? 10. sınıfta öğrenci ve öğretmenlerin nüfus, toprak tipleri gibi konuları iki defa işlemeleri de ayrı bir trajedi.
Kayıtlı
ugur19
Site Yöneticisi
*******

Performans: 991
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3596


« Yanıtla #6 : 26 Ekim 2008, 21:46:26 »

Coğrafyanın c sinin olmasığı ilköğretim müfredatı düzeltilmedikçe, Kitap yazarı arkadaşlarımız kitap yazma aşamasında aklına gelen ve kendi düşündüklerini cevap olarak istedikleri etkinlikleri düzeltilmeden, öğretmenin arkasında duran bir MEB olmadan, Coğrafya öğretmenlerine destek olan akademisyenler olmadan, coğrafyanın öneminin kavratılmadan, bizler daha iyisine ulaşmkata daha çok sıkıntı çekeriz.

Teşekkürler Doğu Hocam...
Kayıtlı

BİLİMLERİN KRALİÇESİ COĞRAFYA...
:::.AHMET.:::
Moderator
*****

Performans: 2326
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2655



« Yanıtla #7 : 26 Ekim 2008, 21:49:23 »

aslında yazılması gereken çok sorun var. Doğu hocam güzel bir şekilde özetlemiş. daha önce ilköğretimde çalışan biri olarak müfredatın sıkıntılarını çok çektik.

orta öğretimde müfredattan kaynaklanan sıkıntılardan çok materyal sıkınıtsı çekmekteyiz. okulumuzda bilgisayar laboratuvarımız var fakat bilgisayarlar arızalı. projeksiyon cihazımız da var o da çalışmıyor.
haritalarımız da var ama hala sscb  ve yugoslavya gibi ülkeler var.

mesleki kursların yetersiz olduğu ve sınırlı sayıda kişinin alınması  sorunu kesinlikle çözüme kavuşturulmalıdır.
mali kısmının çok az öğretmeni etkilediğini düşünüyorum ya da öyle düşünmek istiyorum.


Kayıtlı

İnsanları niçin öldürüyorsunuz ki? Biraz bekleyin zaten ölecekler.

[Konfüçyüs]
fuzuli
Genel Moderator
******

Performans: 1266
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2055


« Yanıtla #8 : 26 Ekim 2008, 22:00:09 »

Programın vermek istediği kazanımların biz coğrafya öğretmenleri tarafından doğru ve gerçek bir şekilde algılanması için her ilden bir kaç öğretmenin programın öğretilmesi ile ilgili seminere alınması ve bu arkadaşların kendi illerindeki öğretmenlere yardımcı olmasının bu konuda oldukça önemli ilerlemlerin meydana gelmesine ve programın yanlış anlaşılması ihtimalini önemli ölçüde azaltabileceğini düşünüyorum
Kayıtlı

Bazıları dünya sadece kendi etrafında dönüyor zanneder...
seranser
Uzman Üye
*****

Performans: 57
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 499



« Yanıtla #9 : 27 Ekim 2008, 10:57:10 »

bundan iki yıl önce yani müfredatın yeni uygulanmaya başladığı 2006-2007 eğt.öğrt. yılında aynen dedğişiniz gibi coğrafya yeni müfredatla ilgili sözde seminerler düzenlenmiş, ama biz okuldaki 5 coğrafyacı da bundan habersizdik, sadece bilgilendiğimize dair bir kağıt imzaladık
sonrası da tabi yeni kitaplar ve müfredatla karşılasınca bazı hocalarımız ben bunu uygulamam deyip yine kendi bildiği eski sistemi sürdürdü (haksız da sayılmazlardı bence) ama bi de öss tarafı var tabi.
yani müfredatta biliyoruz ki daha önceden olmayan bir çok konu var, eski konularda farklı bir tarzla verilmeye veya öğretilmeye çalışılıyor
sonuç olarak eskiden daha düzenli gibi görünen müfredatın verilmesinin kolay olması
ama bi çok yeni konunun anlatılmadan geçilmesi
öss'de çıkma olasılığı falan derken herkesin kafası karıştı
hatta yazarken bunları bile kafam karıştı, sonunu nasıl getireceğimi kestiremedim
oysa yazılacak söylenecek o kadar şey varken
sanırım bunda herkesin sorumluluğu var
her şeyin hayırlısı ama bu sene öss ile birlikte sanırım bazı şeyler daha da netleşecektir
ak koyun kara koyun belli olur diyorum hep kendi kendime ve öğrencilere
herkese saygılar
Kayıtlı
bengu
Yeni üye
*

Performans: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 49


« Yanıtla #10 : 27 Ekim 2008, 18:24:26 »

sayın Doğu Ateş ve Sami Köroğlu'nun görüşlerine tamamen katılıyorum ve şunu eklemek istiyorum ki : beni ve öğrencilerimi de en çok tedirgin eden olay öss de hangi konuların geleceği, mesela edebiyat-sosyal hangi müfredattan sosyal2 hangi müfredattan sorumlu, eskiden sosyal sınıfların farklı olarak ülkeler coğrafyası vardı fark oradaydı şimdi müfredat aynı sadece ders saati  farklı o zaman konular nereden itibaren farklılık gösterecek? bu sorulara  cevap verebilecek birisi yok sanırım, geçen yıl gelen bakanlık müfettişine de sordum ama onun yeni müfredattan sanırım benim kadar haberi yoktu politikacılar gib lafı çevirdi ve gitti... umarım sorumuzun cevabını alınca geç kalmış olmayız...
Kayıtlı
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #11 : 27 Ekim 2008, 18:56:34 »

sayın Doğu Ateş ve Sami Köroğlu'nun görüşlerine tamamen katılıyorum ve şunu eklemek istiyorum ki : beni ve öğrencilerimi de en çok tedirgin eden olay öss de hangi konuların geleceği, mesela edebiyat-sosyal hangi müfredattan sosyal2 hangi müfredattan sorumlu, eskiden sosyal sınıfların farklı olarak ülkeler coğrafyası vardı fark oradaydı şimdi müfredat aynı sadece ders saati  farklı o zaman konular nereden itibaren farklılık gösterecek? bu sorulara  cevap verebilecek birisi yok sanırım, geçen yıl gelen bakanlık müfettişine de sordum ama onun yeni müfredattan sanırım benim kadar haberi yoktu politikacılar gib lafı çevirdi ve gitti... umarım sorumuzun cevabını alınca geç kalmış olmayız...

Hocam ağzımdan aldı lafı.Ben de çok merak ediyorum doğrusu.Örneğin 12.sınıflarda işlenen konuların ÖSSde çıkma olasılığı nedir?

Çıkacak mı yoksa çocuklar 11 ve 12.sınıflarda etkinliklerle yatıp etkinliklerle kalktıktan sonra yine tutup en fazla soruyu 9.sınıftan mı soracaklar?(ki ben öyle inanıyorum)

Bu konuda büyük bir belirsizlik var.

Ben şunun olmasını istemiyorum.

Aynı eski yıllarda Edebiyat dersinin lise son sınıflarda düştüğü duruma düşebiliriz.Yani 11 ve 12 Coğrafyadan soru gelmezse çocukların gözünde 11 ve 12. sınıf coğrafya dersleri sadece okuldan kaçılacak dersler konumuna düşer.
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #12 : 27 Ekim 2008, 19:03:03 »

bengu hocam;

İki yıl önce acaba yani müfredata göre ÖSS de gelecek soru tipleri nasıl oalcak diyor ve arkasından da büyük br hayal kırıklığı yaşayacağımızı düşünüyordum. Geçen süreçte sorular konusundaki endişelerim hala devam ediyor.

Şu an piyasadaki ÖSS kaynaklarının neredeyse tamamı yeni müfredata göre hazırlanmış denilse de başlıklar yeni fakat sorular eski müfredattan. Öyle tahmin ediyorum ki gelecek soruların en az 1/3 ü daha önceki sınavlarda çıkmayan soru tipleri olacaktır. Bunu da SBS sınavlarındaki soru tipleriyle en son yapılan OKS sınavındaki soru tipleriyle kıyasladığım zaman böyle olacağını düşünüyorum. Öğrencilerime de soruların belki eskisinden daha basit olacağını fakat yorum, kıyaslama ve güncel bilgielrle bunların çözülebileceğini belirtiyorum. Ve konularla ilgili gelme ihtimali olan soru şekillerini de örneklerle açıklamaya çalışıyorum. Daha doğrusu bilinen soru tiplerini yeni sitemde nasıl sorulabileceğiyle ilgili fikir yürütmeye çalışıyoruz.

Şu ana kadar kimse olayın bu boyutunu irdelemedi. Müfredat değişti fakat sorular eskisi gibi düşünmek sanırım doğru bir yaklaşım olmasa gerek.


Kayıtlı

ahmetselim
VIP Üye
******

Performans: 143
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1114


Özcan KULAKSIZ Üsküdar Mithatpaşa M.T.A.L


« Yanıtla #13 : 27 Ekim 2008, 19:12:09 »

doğu hocama da sami hocamada katılıorum sonuna kadar maalesef yapacaklarını yaptılar sonunda
bence coğrafya öğretimini bitirdiler bu ülkede konu yok kazanım çok herkes herşeyide verebilir hiçbirşeyde vermeyebilir yani herkafadan ayrı ses akort bozuk öğretmenlerimizde ezbercilik bitecek deni,ldi daha çok ezber bilgilerine yönelme oldu dünyada denizler levha isimleri dünyada göller uç değerler daha neler neler ezberle ezberleyebildiğin kadar ortaokuldanda boş gelecek öğrencilerle tam ayağa düştük zaten bizim atasözlerimiz herşeyi özetliyor
gelen gideni aratır
bence az kaldı şurda yeni programlar hazırlanmaya başlamıştır bile
Kayıtlı

"Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!"
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #14 : 27 Ekim 2008, 19:17:00 »

doğu hocama da sami hocamada katılıorum sonuna kadar maalesef yapacaklarını yaptılar sonunda
bence coğrafya öğretimini bitirdiler .....

Hocam öyle bir giriş yapmışsınız ki bütün bunları ben ve Doğu hoca yapmışız gibi. İlk okumaya başlayınca bi hoş oldum Smiley

Kayıtlı

Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic