Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yeni bir eğitim faciası(yürütme+YÖK+İdare=Eğitim rezaleti)  (Okunma Sayısı 2538 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
marzuba
VIP Üye
******

Performans: 385
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 992



« : 24 Aralık 2008, 14:55:07 »


  Arkadaşlar geçenlerde bir arkadaşımız"Türkiye de artık neden büyük coğrafyacılar yetişmiyor" diye çok anlamlı ve manidar başlık atmıştı ve hepimiz kendimizce yorum  yazmıştık.
  İşte bu soruya en açık cevap Yürütme organımız,İdare ve meşhur başkanı ile YÖK ün ortak içraatı.
  Hukuksuzluk, adam kayırma ve taraf olma nın sonucu olarak da yalakalığın grıla gittiği ülkemizde bu değersizleştiren tabirlerin hiç girmemesi gereken yer olan üniversitelerdeki son hamle.
  Evet anlamışınızdır 9 Eylül üniversitesi rektör seçimi rezaleti.Ve işin garip tarafı buna uyan bir cumhurbaşkanı.
  Daha önce rektörlük seçimlerinde üniversitedeki seçimde birinci olan aday değilde birilerine daha yakın ve adamı olan Prof. Dr. Mehmet Füzün(dikkat bu insan prof)Yök tarafından cumhurbaşkanına sunulmuştu.Sayın cumhurbaşkanımızda bu şahsı rektör olarak atamıştı.
  Asıl rezalet bundan sonra başlamış.Normalde Prof. Dr. Füzün’ün aday olması YÖK Yasası’na göre mümkün değildi.Nedeni ise yine 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda, "kısmi statüde görev yapan profesör ve doçentlerin rektör, dekan, enstitü, yüksekokul müdürü ve bölüm başkanı olamayacakları ve bunların yardımcılıklarına seçilemeyeceklerinin" belirtildiği kanunda ifade edilmesi idi.
  Yani Prof. Dr. Mehmet Füzün kısmi statüde çalışıyordu.Bu durumu ne yök ne de cumhurbaşkanı dikkate aldı.(Nedenini ben yazmıyayım)
   Devamındaki rezalet daha da içler acısı.Aynı YÖK durumu normalleştirmek yerine yaptığı hukuksuzluğu yeni bir hukuk skandalı ile örtmeye çalışması.Rektörlüğe atandıktan sonra daimi statüye geçme konusundaki 6 Ağustos tarihli başvurusu üzerine, Anabilim dalında boş kadro bulunması ve üniversite tarafından olumlu veya olumsuz görüş verilmesi hususları gözetilmeksizin Dokuz Eylül Üniversitesinin üst yazı niteliğindeki 6 Ağustos 2008 günlü yazısı esas alınmak suretiyle Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun 3 Eylül 2008 günlü toplantısında alınan kararla Füzün’ün geriye yönelik olarak 6 Ağustos 2008’den itibaren kısmi statüden daimi statüye geçirilmiş olmasıdır.
   
    İşte size eğitim manzarası YÖK VE Cumhurbaşkanlığının ortak hukuk skandalı.Ki Cumhurbaşkanlığının  görevleri arasında idareyi idare ederken yanlış yapmamasını gözetmek ve Milleti temsil yetkisi (bkz Cumhurbaşkanını görev ve yetkileri anayasanın ilgili maddeleri) varken yapılan yanlışları onaylaması manidardır.

 Türkiye de işte bunun için bilim adamı yetişmiyor.Çünkü sistem başından en ucuna kadar insanları kadrolaşmaya yöneltiyor.Ve liyakat yerine yalakalık  kriter olarak alınıyor.
 Sonuç işte eğitimimiz.
Kayıtlı

Eyyy devlet çık artık,şişemizin kadehimizin içinden!!!!
:::.AHMET.:::
Moderator
*****

Performans: 2326
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2655



« Yanıtla #1 : 24 Aralık 2008, 15:05:35 »

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 3 üniversiteye, seçimlerde ikinci olan adayları atadı.

Üç üniversiteye ise eski rektörünü tekrar atayan Sezer, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Baki Komsuoğlu'nun yerine eşi Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu'nu atadı.

Üniversitedeki seçimlerde en çok oyu alan Komsuoğlu'nun adaylığı “Hanedanlık” tartışmalarına nenen olmuştu.

Cumhurbaşkanı mevcut rektörlerden atama yapma ısrarı sonucu, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'nde en çok oy alan Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey'i atamadı.

Bu üniversitede yapılan rektörlük seçimlerinde en fazla oyu Rektör Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz tarafından bir süre önce üniversiteden uzaklaştırılan Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey almıştı. Kendisine görev süresini uzatmayacağını son gün bildiren Rektör Açıkgöz'e daha önce kırıldığını açıklayan Prof. Kuzey, oylama sonucu 164 oy alırken rektör 161 oyla ikinci oldu. Açıkgöz'e YÖK ve Çankaya sahip çıktı ve ataması yeniden gerçekleşti.

Hatay'daki Mustafa Kemal Üniversitesi'nde yapılan rektörlük seçiminde en yüksek oyu alan mevcut Metin Gürkanlar da Cumhurbaşkanı tarafından atanmadı. 4 yıllık görev süresi sona eren Rektör Metin Gürkanlar 119, Şerafettin Candan 48 oy almıştı. Sezer ikinci sıradaki Prof. Candan'ı tercih etti.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi'ndeki rektörlük seçimlerinde de Rektör Prof. Dr. Cemil Özcan 395 Oyun 270'ini alarak birinci geldi. Ancak Sezer, Özcan'ın yerine Prof. Dr. Semra Öncü'yü atamayı tercih etti. Bu arada, 2002 yılında Prof. Dr. Semra Öncü 182 oy alarak birinci olmuş, Prof. Dr. Cemil Özcan ise 109 oy alabilmişti. Cumhurbaşkanı ise bir süpriz yaparak Özcan'ı Rektör olarak atamıştı. Daha önce ikinci sıradan atanan mevcut rektör bu defa birinci sırada yer alamsına rağmen atanmadı

28 Kasım 2006
BASIN


bu olaylar Türkiye 'de ne ilk oldu ne de son olacak.
Kayıtlı

İnsanları niçin öldürüyorsunuz ki? Biraz bekleyin zaten ölecekler.

[Konfüçyüs]
:::.AHMET.:::
Moderator
*****

Performans: 2326
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2655



« Yanıtla #2 : 24 Aralık 2008, 15:14:16 »

Rektör ataması AİHM'de

Sezer'in, en çok oyu aldığı halde atamadığı Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayhan, AİHM'e başvuracağını söyledi.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan, üniversitede yapılan seçimde en yüksek oyu almasına karşın, rektörlük görevine yeniden atanmamasını eleştirdi. Ayhan, konuyu, İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacağını söyledi.
GÜ Üniversite Senatosu Kararı'nda da Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, kararı geri çekmesi gerektiği savunuldu. Rektörlük binası önünde toplanan bir grup öğrenci ve öğretim üyesi de, "Nerede seçim nasıl demokrasi'', "Hukuk adamından hukuk ihaneti'' yazılı pankartlar açtı. Bina önündeki kürsüye, uzun süren alkışların ardından gelen Rektör Prof. Dr. Ayhan, "Her zaman olduğu gibi yine desteğinizi gösteriyorsunuz. Sizlere şükranlarımı sunuyorum. Hoşgeldiniz'' dedi.
"Gazi Üniversitesi öğrencilerinin birliğini, beraberliğini bozmaya, huzurunu bozmaya, başarısı ortadan kaldırmaya kimsenin gücü yetmez'' diyen Ayhan, daha sonra Üniversite Senatosu'nun konuya ilişkin kararını açıkladı. Konuşması, sık sık "Sezer istifa'' sloganlarıyla kesilen Ayhan'ın dile getirdiği senato açıklamasında, "Cumhurbaşkanının, kendi ifadeleriyle üniversite öğretim üyelerinin iradesine, hukuka ve demokrasiye saygı göstermediği sonucuna varılacaktır'' denildi ve şu görüşlere yer verildi:

MEŞRULUK TARTIŞMASI
"Kanuna, hukuka aykırı olan ve kendi açıklamaları ile açık bir çelişki arz eden Cumhurbaşkanının bu tasarrufu, aynı zamanda doğal olarak meşruluktan da yoksundur. Sözde şekli anlamda kanuna uygun davranmak, adalet, hakkaniyet, hukukun temel ilkeleri ve anayasanın lafzı ve ruhu ile uyum içinde olmayan işlemin meşru olmadığı sonucunu doğurmaktadır. Meşru olmayan işlemler de, işlemi yapan makamın meşruluğunu tartışmaya açar ve o makamı güveni ortadan kaldırır.'' "Yanlıştan dönmek, fazilettir, erdemdir'' diyerek üniversitede yeniden seçim yapılmasını isteyen Ayhan, aday olmayacağını belirterek "Neden atanmadığımı soracağım, İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğim'' diye konuştu.

SABAH(07.07.2004)
Kayıtlı

İnsanları niçin öldürüyorsunuz ki? Biraz bekleyin zaten ölecekler.

[Konfüçyüs]
AbuzerKadayıf
Deneyimli Üye
****

Performans: 223
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 170



« Yanıtla #3 : 24 Aralık 2008, 15:25:23 »

İşte Eğitimimizdeki Gerçeği Yansıtan Bir Örnek Daha.

Dünyaca ünlü jeologlarımızdan Prof. Celal Şengör`ün, Cumhuriyet Bilim Teknoloji ekindeki köşesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında nitelik açısından bir fark olmadığını yazması kıyamet kopardı.
Derginin Yayın Yönetmeni Orhan Bursalı, aynı sayıda Prof. Celál Şengör`ü Cumhuriyet okurlarına şikáyet ederek, `Bu ayıptır! Yazarımızı bu ifadesinden dolayı kınıyorum!` dedi.
`(Ahmet Necdet) Sezer`in yükseköğretimdeki icraatının Abdullah Gül`ünkünden tek farkı, Sezer`in solcuları, Gül`ün ise dincileri tercih etmesiydi. Benim gözümde hiçbir bilimsel kıstasa dayanmayan her iki grup atamanın verdiği zarar aynıdır. Ben bunu çeşitli gazetelerde en açık dille Sezer zamanında da tenkid etmiştim.`
Hem Türkiye`nin hem de dünyanın en ünlü jeologlarından birisi olan İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Celal Şengör`ün Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi`nde yayımlanan bu sözleri ortalığı karıştırdı. Prof. Şengör`ün tavrı son derece netti: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün rektör atamaları ile eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer`in rektör atamaları arasında nitelik açısından hiçbir fark yoktur. Sezer solcuları, Gül ise dincileri atıyordu. Oysa, ister solcu, ister dinci, her iki zihniyette üniversiteye ve bilime zarar veriyordu.
Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi`nin Yayın Yönetmeni Orhan Bursalı, bu sözleri dolayısıyla Prof. Celál Şengör`ü, üstelik aynı sayıda, Cumhuriyet okurlarına şikáyet etti. Bursalı, Prof Şengör`ü kınadığını belirterek şunları yazdı:
`Celál Şengör diyor ki bugünkü yazısında, Sezer ve Gül`ün yaptıkları birbirinden farklı değil! Bu ayıptır! Sezer en azından, laik, aydınlanmacı ve demokrat geleneğin temsilcisidir (Kendisini hiç ilgilendirmese de!) Gürüz ve Şengör`ün Sezer`e karşı tutumlarında daha ince başka nedenler vardır, bunlar bu köşenin konusu değil... Ama ikisini de, birini YÖK zamanındaki tutumundan, yazarımızı da bu ifadesinden dolayı kınıyorum! Kendimizi aşan bu tür yorumlarda bulunmaktan kaçınmalıyız!`
Kemal Gürüz tartışması
Aslında, Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi`ndeki tartışmanın kökeninde, Prof. Celál Şengör`ün, eski YÖK Başkanı Prof. Kemal Gürüz`le eski Milli Eğitim Bakanı Hasan-Áli Yücel`i kıyıslaması yatıyor. Prof. Şengör`ün, Prof. Gürüz için, `Hasan-Áli Yücel`den sonra ülkemizin yetiştirdiği en büyük araştırma ve yüksek öğretim yöneticisi` sıfatını kullanması tepki çekmişti. Bursalı da, kendisinin o yazıyı yayımlarken editörlüğünü eksik yaptığını söyleyerek, `Hasan-Áli Yücel yanında Kemal Gürüz`ü görse, belki sopayla kovalardı` diyecekti. Bursalı`ya göre, Prof. Şengör`ün yaptığı, arkadaşı Prof. Gürüz`ün sırtını gereksiz yere okşamaktı ve `YÖK, Gürüz için koca bir başarısızlıktı.`
Prof. Şengör: Teziç`le Özcan`ın ne farkı var
Ben daha önce de Ahmet Necdet Sezer`in YÖK`e yaptığı atamaları eleştirdim ve hiçbir bilimsel kıstasa dayanmadığını söyledim. Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer`in YÖK`e başkan olarak atadığı Prof. Erdoğan Teziç ile mevcut Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün başkan olarak atadığı Prof. Yusuf Ziya Özcan arasında bilimsel yeterlilik açısından ne fark var? Uluslararası standartlarda kaç makale yazmışlar ve bu makaleler kaç atıf almış? Teziç öyleydi de yine Ahmet Necdet Sezer tarafından atanan Prof. Burhan Şenatalar, Prof. Aysel Çelikel veya Prof. Alparslan Işıklı farklı mıydı? Bilimsel kıstas değil de politik kıstas temel alınınca, Sezer`in yaptığı ile Abdullah Gül`ün yaptığı atamalar arasında hiçbir fark yok. Ben bir bilim adamı sıfatıyla bunu söyleyince bana kızıyorlar

Kaynak: tumgazeteler.com

2008-08-25
Kayıtlı

Öküzün dünyası gördüğü otlar kadardır...
marzuba
VIP Üye
******

Performans: 385
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 992



« Yanıtla #4 : 24 Aralık 2008, 15:26:39 »

     Sayın hocam(Ahmet bey) anlatılmak isteneni karıştırmışınız gibi bir durum sezinledim.Benim anlatmak istediğim hukuksuzluktu.Yani anayasaya -yasaya-tüzüğe-yönetmeliğe aykırılık.
     Anladığım kadarı ile siz de bir taraf olarak olaya başka açıdan bakmışınız.Halbu ki ben 1. sıra ya da 2. sıra olayını anlatmamıştım.Sadece bilgi olarak vermiştim yer noktasında.
     Yoksa ben de demokrasi gereği öğretim üyelerinin birinci olarak tercih ettiği kişilerin rektör seçilmesinden yanayım ve tarafım ama sizin düşündüğünüz gibi değil.
     Hukuğun tarafındayım...Saygılarımla.
Kayıtlı

Eyyy devlet çık artık,şişemizin kadehimizin içinden!!!!
:::.AHMET.:::
Moderator
*****

Performans: 2326
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2655



« Yanıtla #5 : 24 Aralık 2008, 15:32:45 »

yazdıklarım taraf tutumayla hiçbir ilgisi yok. ilk haberin en sonunda yazdığımı okumamışsınız sanırım. bunlar geçmişte  oldu ve korkarım gelecekte yine olacak.


saygılar

Kayıtlı

İnsanları niçin öldürüyorsunuz ki? Biraz bekleyin zaten ölecekler.

[Konfüçyüs]
marzuba
VIP Üye
******

Performans: 385
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 992



« Yanıtla #6 : 25 Aralık 2008, 11:45:20 »



Bu günkü basın yayın organlarını(taraflı tarafsız) takip eden ne kadar haklı olduğumu zaten görecektir.
Kayıtlı

Eyyy devlet çık artık,şişemizin kadehimizin içinden!!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic