Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: elveda öss  (Okunma Sayısı 11075 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
geography
Genel Moderator
******

Performans: 24
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 425



« : 30 Ocak 2008, 19:33:04 »


ÖSS'ye elveda!
Milli Eğitim Bakanı Çelik'ten öğrencilere müjde...

30.01.2008 14:52
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, her yıl SBS yapılarak yüksek öğrenime öğrenci alınması müjdesini verdi...

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yakın zamanda Öğrenci Seçme Sınavı'nın (ÖSS) kaldırılması ve ilköğretimde olduğu gibi her yıl Seviye Belirleme Sınavı (SBS) yapılarak yüksek öğrenime öğrenci alınmasıyla ilgili YÖK'le görüşeceklerini belirterek, "Eğer ÖSS sistemini ilköğretimde uyguladığımız SBS'ye benzetirsek, ki hükümetimizin programında bunun böyle olacağı ifade edilmektedir, o zaman 'hayat eşittir 180 dakika' olmayacak" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Çelik, üniversiteye giriş ve eğitim sistemindeki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik, üniversitelere giriş için ÖSS yerine, ilköğretimde olduğu gibi her yıl SBS benzeri bir sistemin getirilmesiyle ilgili tartışmalara da değindi.

SBS'nin yüksek öğrenime adaptasyonuyla ilgili olarak Bakan Çelik, üniversiteye giriş yetkisinin MEB ile birlikte YÖK'e verildiğini hatırlattı. Bugünkü ÖSS sisteminin doğru olmadığını hem öğrenciler hem öğretmenler hem de YÖK'ün kabul ettiğini vurgulayan Çelik, "Ümit ediyorum ki önümüzdeki günlerde YÖK'le oturup bunları konuşacağız. Ama bu sistem bu sene yetişir mi bu konuda açık birşey söyleyemem. Gerçi ÖSS sistemini eğer bu yıl değiştirirseniz, mevcut sisteme göre hazırlanan öğrenciler mağdur olurlar. Yani şoke olurlar. Dolayısıyla bu tür düzenlemeler hemen devreye sokulmamalıdır" dedi.

Ancak katsayıyla ilgili YÖK'ün bir karar alması durumunda ya da yasal bir düzenlemeyle yeni düzenlemenin gerçekleşebileceğini belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Ama bunu daha YÖK'le oturup konuşacağız. Eğer ÖSS sistemini ilköğretimde uyguladığımız SBS'ye benzetirsek, ki hükümetimizin programında bunun böyle olacağı ifade edilmektedir, o zaman 'hayat eşittir 180 dakika' olmayacak. O zaman bu yükü yayacağız. 100 kiloluk bir yükü gencimizin sırtına birden vermeyeceğiz. 'Sen bunu 30-30-40 kaldır' diyeceğiz."

Eğitim sistemine göre 9. sınıfın ortak olduğunu ve bu yüzden sınav olamayacağını söyleyen Çelik, "Ama ilköğretim kurumlarındaki gibi 3 sınav ya da 2 sınav da olabilir. Ve tamamen müfredata bağlı olabilir. Öğrenciyi okula bağlayan bir sistem üzerinde düşünülmesi lazım. Nitekim SBS ile yaptığımız budur" şeklinde konuştu. Gençlerin hayatının 180 dakikaya bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Çelik, mevcut sisteme göre ÖSS'ye hazırlanan öğrencileri de rahatlatarak, "Ama öğrencilerin şunu iyi bilmelerini istiyorum. Bu sene bir düzenleme yapılsa bile ÖSS'nin yapısı değişmez. Soru stili değişmez. Değişirse zaten çocuklar çok büyük haksızlığa uğramış olur. Önümüzdeki yıldan itibaren uygulanmak üzere böyle bir düzenleme yapılabilir" diye konuştu.

Türkiye'nin eğitim teknolojileri konusunda ne aşamada olduğuna ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Çelik, "Milli Eğitim Bakanlığı'nda son 4-5 yılda bir dijital devrim yaşandı. Çünkü eğitimin alt yapısı derken artık eskisi gibi sadece sıralar, derslikler, fiziki alt yapıyı düşünmüyoruz. Şu anda eğitimin çok ciddi bir alt yapısı var" dedi. Artık bilgisayarın, tepegözün, ve datashowların olmadığı okuldan söz edilemeyeceğini ifade eden Çelik, tüm okullarda bilgi teknoloji sınıfları olduğunu ve hükümetleri döneminde 600 bin okula bilgisayar gönderildiğini kaydetti. Çelik, "Şu anda öğrenci kitlemizin yüzde 90'ından fazlası hızlı internet hizmetinden yararlanıyor" dedi.

ABD'deki Brown Üniversitesi'nin her yıl e-Devlet Raporu yayınladığını ve 2007 raporda Türkiye'nin dünya 8.'si olarak Almanya'nın önüne geçtiğine dikkat çeken Bakan Çelik, e-Okul Projesi ile sistemdeki tüm okulların sanal ortama taşındığını söyledi. Bu şekilde öğrenci dosyalarından, devamsızlık ve ders notlarına kadar tüm bilgilere elektronik ortamda ulaşılabildiğini belirten Çelik, "Artık 'benim karnem iyiydi, kötüydü' diye veliyi kandırma dönemi bitmiştir. 'Karne parası verdin mi vermedin mi' bitmiştir" diye konuştu. Milli Eğitim Bakanlığı'nda personel hareketlerinin de elektronik ortamda yapıldığına işaret eden Çelik, artık kimsenin elinde dilekçeyle tayin, nakil istemesinin söz konusu olmadığını ve il içi, il dışı, açıktan ve ilk atama olmak üzere tüm atamaların elektronik ortamda şeffaf şekilde yapıldığını söyledi.

Bakan Çelik, artık sınavlarımızın bütün başvurularının da elektronik ortamda yapılabildiğini kaydederek, "6-7 kere gidiş geliş olması gerekiyor. Bu da 6-7 milyon posta demek. Bunların hepsi tarihe karışmıştır. Hepsi elektronik ortamda yapılmaktadır. Bu sanal karneyle MEB sitesi tıklama rekoru kırdı. Bir günde 1 milyon kişi sisteme girdi ve sistem çökmedi" dedi.
 İHA
Kayıtlı
adanas
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 30 Ocak 2008, 19:38:17 »

Hocam değişen birşey yok ki! Sınav 1 iken 3 olacak. Yani 3x180 dakika olacak. Öğrenciler 3 kez yaşayacaklar stresi. Artı bu sistem resmen dersaneciliği teşviktir. Dersaneye gitmeyi zorunlu kılan bir sınav sistemi olacak yani.
Kayıtlı
strabon_05
Deneyimli Üye
****

Performans: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 177



« Yanıtla #2 : 30 Ocak 2008, 19:53:40 »

artık bu haberin üzerine bir dershane açmam lazım Smiley
Kayıtlı
Mustafa NAZ
Genel Moderator
******

Performans: 1921
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2958



« Yanıtla #3 : 30 Ocak 2008, 19:56:50 »

Hocam değişen birşey yok ki! Sınav 1 iken 3 olacak. Yani 3x180 dakika olacak. Öğrenciler 3 kez yaşayacaklar stresi. Artı bu sistem resmen dersaneciliği teşviktir. Dersaneye gitmeyi zorunlu kılan bir sınav sistemi olacak yani.
Hocam şu anki ülkemizdeki eğitim sistemi içerisinde ne yaparsan yap dersaneye bir yer ayırmak zorundasın.Şimdi dersaneye teşviği kaldırma çözümleri felan uzun iş.Yani bu sistem kendi dinamiği içinde dersanesiz yapamaz.Eğer yukarıdaki düşünceler uygulanırsa  bu defa da dersaneler lise başarısına yönelik hazırlayacak öğrencileri.O anlaşılıyor.Dersaneler artık kurumsallaşmış bir görünüm arzediyor ülkemizde.
Kayıtlı

Tarsus Cengiz Topel Anadolu Lisesi
adanas
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 30 Ocak 2008, 20:05:37 »

Hocam şuan dersaneler zaten kendini ara sınıflar için yetiştiriyor, hazırlıklarını onlara yönelik yapıyorlar. Ara sınıflara daha bir özen gösteriliyor, deneyimli tecrübeli öğretmenleri derse sokuyorlar. Daha önceleri ara sınıflardan çok az sınıflar olurdu şuan ara sınıflardan öss sınıfları kadar sınıflar var. Bana göre yatırım düşünenler varsa öss'ye yönelik değilde ara sınıflara yönelik yapmalılar. Bir düşünün ara sınıflar için doğru dürüst tavsiye edebileceğimiz kaç tane kaynak var? Yani bu sistem dersaneleri ayağa kaldıracak..
Kayıtlı
alperenler8
VIP Üye
******

Performans: 117
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 661


« Yanıtla #5 : 30 Ocak 2008, 20:49:04 »

Sistemde köklü değişiklikler devam ettiği sürece mecburen dershaneler yerini koruyacaktır.
Kayıtlı

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR,
TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.
ahmetselim
VIP Üye
******

Performans: 143
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1114


Özcan KULAKSIZ Üsküdar Mithatpaşa M.T.A.L


« Yanıtla #6 : 30 Ocak 2008, 21:04:49 »

dersaneler bizim hayatımızın bir parçası olmuş durumda olmazsa olmaz
Kayıtlı

"Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!"
gunban
VIP Üye
******

Performans: 1535
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2505


Güzel günler göreceğiz; güneşli günler, .....


« Yanıtla #7 : 30 Ocak 2008, 21:47:18 »

Artık bazı vatandaşımız bir ineğini değil de, üç ineğini satarak evladını dersaneye gönderecek.
Herhalde bu yöntemlerle eğitimin sorunlarını çözeceklerini zannediyorlar. Sen bu sorunları çözmeden, istersen dünyanın en iyi sistemini getir. Sonuç yine fasa fiso olacak, yüzbinlerce düz lise öğrencisi boşta kalacaktır. Bundan faydalananlar(nemalananlar) ise dershaneler olacaktır.
Kayıtlı


Dört nala gelip uzak Asya\'dan
Akdeniz\'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim........
adanas
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 30 Ocak 2008, 21:50:31 »

Güngör hocam geçenlerde ismini hatırlamıyorum meb'den bir yetkili bu ülkede dersaneciliğin önüne geçecez, bu sistemi bitirecez dedi ama bunlar dediklerinin tam tersini yapıyorlar dersaneciliği teşvik ediyorlar. Bir sınav = 180 dakika oldu 3 sınav=3x180 dakika..
Kayıtlı
ardanuç
VIP Üye
******

Performans: 78
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 883


« Yanıtla #9 : 30 Ocak 2008, 22:23:01 »

İyi ki OKS'yi kaldırdılar!! SBS'lerle dersaneler 5. sınıflara dek indi.

Günban öğretmenim, 3 değil 6 inek lazım!!

Son sınıfta 2 sınav daha iyi olabilir mi?
6 -7 ile 10 -11. sınıflardaki sınavın etki derecesi iyice düşük tutulabilir?
Kayıtlı
zozcan
VIP Üye
******

Performans: 266
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1181



« Yanıtla #10 : 30 Ocak 2008, 22:29:58 »

Semeri değiştirerek, içindekinin değiştiğini söylemek ne kadar doğru?

Şu an için ülkemizin nüfus yapısı, Üniversite kapsılarındaki yığılmalar, Üniversiteye öğrenci yerleştirmede, ister istemez bir elemeyi zorunlu kılıyor.
Belki çok kişi tepki gösterdi ama bana göre Üniversiteye öğrenci yerleştirmede gelmiş geçmiş en güzel sistem, geçmiş yıllarda yapılan iki basamaklı ve ayrı ayrı yapılan sınav sistemi idi. İki basamaklı sistemde ilk eleme genel amaçlıydı ve genel kültüre, okuduğunu anlamaya yönelikti. İkinci basamakta ise tamamen bilgi ve yorum içermekteydi.
 
Birileri, tıkır tıkır işleyen bu sistemi beğenmedi ve sistem 1998 yılında değiştirilip tek basamağa düşürüldü. Aynı zamanda eğitimde kalite giderek kayboldu. Üstelik bilgi yerine tamamen okuduğunu anlama becerisi ağırlıklı bir sınav sistemi getirildi.
Hal böyle olunca dershanelerde tecrübeli, bilgili, deneyimli öğretmenler yerine öğrenciye şirin görünen, (tabirimi mazur görün) manken gibi, tecrübe ve birikim bakımından yetersiz herşeyden önemlisi de az ücretle çalışan gençleşmiş kadrolar çalıştırılmaya başlandı.
2006 yılında sistem yeniden değişti ve eskiden yapılan iki basamaklı sınav tek oturumlu hale getirilmeye çalışıldı. Ayrı ayrı iki basamak şeklinde yapılan ilk haline benzetilmeye çalışılsa da bu sistemin de aslı gibi olmadığı ortaya çıktı.
Şimdilerde, ortaöğretime girişte uygulanan sisteme benzer bir sistemle Üniversitelere öğrenci yerleştirme gündemde. Bunun da ne kadar sağlıklı olacağı hepimizde kuşkular uyandırıyor. Yıllardır hepimiz; "eğitimde okul ön plana çıksın, dershanelerin etkisi ortadan kaldırılamasa da azalsın" derken, getirilmek istenen bu sistemle, dershanelere adeta prim sağlanmış olacağı hepimizin malumu. Son yıllarda dershanelerin içerisinde bulunduğu darboğaz ve dershane enflasyonu göz önüne alınırsa ilerleyen zamanlarda dershane sayısının daha da artacağını düşünüyorum. Dershane sayısının artması ilk etapta rekabeti getirirerek kaliteyi artıracağı gibi bir düşünceye sebep olsa da geçmiş dönemdeki yaşananlar bunun pek mümkün olmadığını ortaya koymaktadır.

Eğitim bir ülkenin geleceğinin bugünden inşa edilmesi demektir. Bir ülkede eğitim sistemi sık sık değiştiriliyorsa o ülkede geleceğin sağlıklı şekillenmesinden bahsedilemez. Her iktidarın, her yeni gelen bakanın, bürokratın eğitim sisteminde oynaması, ülkenin geleceği ile oynanması demektir.

Gelişmiş ülkelerde eğitim sistemlerinin yıllar öncesinden ilke, amaç ve planlaması yapılırken bizde sık sık sistem değişikliklerine gidilmesini manidar buluyorum. Kaldı ki bugün bir sistem kabul edilse bile bunun bir iki yıl sonra değiştirilmeyeceğinin garantisi yok. Türk Milli Eğitimi başıboş bir gemi gibi ordan oraya sürüklenmeye çalışılıyor. Her gelen kaptan kendince bir rota çiziyor ülkeyi ve geleceğimizi bir yöne doğru götürüyor. Ardından kaptan değişiyor, rotamız da aynen değiştiriliyor.

Sonumuz hayrola!
Kayıtlı

Coğrafya, bütün bilimlerin bileşkesidir.
karakaya291
Sürekli Üye
***

Performans: 53
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 143


« Yanıtla #11 : 31 Ocak 2008, 09:23:55 »

özcan hocam düşüncelerinize katılıyorum.1998 yılında sistemi bozdular ,eğitime çok büyük darbeler vuruldu.dersaneciliğe gelince;veliler dersanelere para yatırdığı doğrudur fakat bunun karşılığınıda alıyorlar.ezber bilgi verilerek değil EĞİTİM ve öğretimle.Eğitim diyorum çünkü dersanede çalışan öğretmenlerimizde 40 dk.ders anlatmıyor.vatan sevgisini,insan sevgisini,güzel ahlakı,çalışmayı,mümkün olduğunca güzel konuşmayı anlatıyor ve uygulamaya çalışıyor.öğretmen her yerde öğretmendir.Fedakarlık heryerde yapılabilir.Dersaneciliğin kaldırılmasına gelince;bence tek çözüm,özel okulları teşvik etmek yani dersane açmak yerine  standartlara uygun kolejler açılmasını sağlamaktır.
Kayıtlı
Melik
VIP Üye
******

Performans: 123
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 567


« Yanıtla #12 : 31 Ocak 2008, 13:03:36 »

ÖSS'ye elveda etmek zor gibi geliyor. Mezun lise öğrencileri üniversiteye nasıl girecek acaba. Bakanım konuşuyor ama belirsizlik sürüyor. 2009 ÖSS'ye girecekler yeni coğrafya müfredatından sorumlu olacak mı? Önce bunu açıklasınlar.
Kayıtlı
arsimela
Uzman Üye
*****

Performans: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 395



« Yanıtla #13 : 31 Ocak 2008, 19:20:09 »

okulları kapatalım öğrenciler dershaneye kaydolup sbslerle istedikleri yüksek öğretim kurumlarına gitsinler hatta yüksek öğretimdede dershanelerden yararlansak milli eğitim bakanı nasıl rahat bir nefes alır.
allah ailelere maddi güç versin çoçuklarını dershaneye göndermeleri için
Kayıtlı
strabon_05
Deneyimli Üye
****

Performans: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 177



« Yanıtla #14 : 31 Ocak 2008, 21:20:14 »

dershaneler Türkiye'nin vazgeçilmez bir gerçeği. isterse sınavları kaldırsınlar, diploma notuna göre alsınlar, o zaman da ders notlarını yüksek tutmak için yine dershane gerekli olacak...
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic