albedo
« Yanıtla #8 : 02 Şubat 2010, 16:47:14 »
Merhabalar.. Arkadaşımıza bu konuyu gündeme getirdiği için teşekkür ederim. Ben de bu günlerde buna benzer bir konu ile Türk Coğrafya Kurumu hakkında sizlerle bir şeyler paylaşmak istiyordum. Değerli hocamız, bu yazıyı sanırım 2006 yılında kaleme almış. Son yıllarda Türk Coğrafya Kurumu hakkında bu ve buna benzer pek çok eleştiri duydum ve okudum. Sayın hocamızın yazısında üyelerin ve coğrafyacıların ilgisizliğinden bahsediliyor olsa da, kurum ve kurumun başındakilerin eleştirisini ( diğer yorumlara bakarak ta) görüyoruz. Bir kere bu tür kurumları eleştirirken, kurumun salt kurum olarak bir anlamı olmadığını, kurumların yönetimleri, üyeleri, faaliyetleri, çevre ilişkileri, devlet yada kamu ile ilişkileri gibi pek çok unsura bağlı olarak belirdiğini ve faaliyetlerini sürdürdüğünü bilmemiz gerekiyor. Yapılan eleştirilerden bir tanesi, devlet desteğinin kesilmesi ve kurumun merkezinin Ankara’dan İstanbul’a taşınmasıdır. Sayın arkadaşlarım, bu günlerde sendika üyelerinin aidatlarının devlet tarafından ödenmesi - ödenmemesi konusunda olduğu gibi, sivil toplum örgütlerinin devlet tarafından desteklenmesinin doğru olup olmadığının tartışılması gerekiyor. Türk Coğrafya Kurumu bir sivil toplum örgütüdür ve kamu yararına çalışan dernek statüsündedir. Tüzüğünde : “”””II - Kurumun Amacı Ve Bunu Gerçekleştirmek İçin Ne Surette Faaliyette Bulunacağı : Madde 3 : Kurumun Amacı : Türkiye'de Coğrafyanın Ve Diğer Yer Ve Beşeri Bilimlerin Gelişmesine Ve İlerlemesine Çalışmak, Türkiye'nin İlmi Metotlarla Coğrafyasını İncelemek, Coğrafya İle İlgili Milletlerarası Bilimsel Çalışma Ve Yayımları İzlemek Ve Türk Yurdunun Coğrafi Değerlerini Tespit, Koruma Ve Geliştirme Çalışmalarına, Kendi İmkanlarıyla Yardımda Bulunmaktır.”””” olarak amacı ve izleyeceği yollar belirlenmiştir. TTK ve TDK nun devletin himayesi ve korunması altında bu kadar olması, bu kurumların devletin ve hatta hükümetlerin politikalarını yürütmelerini kolaylaştırmak için olduğunu düşünüyorum. Buradan, devlet kavramının dışında olunması gibi bir anlam çıkartılmasın lütfen. Söylemek istediğim, sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin de sivil toplum kavramı içerisinde gerçekleştirmelerinin doğru olacağıdır. Bu anlamda kurumun üzerinde devlet desteğinin olmamasının doğru olduğunu düşünüyorum. Türk Coğrafya Kurumu’nun sıkıntı içinde olduğu, faaliyetlerini genişletemediği ve üyelerinin duyarsız olduğu doğrudur. Kurumun bugün toplam üye sayısı 300( üçyüz) civarındadır. 10 Ocak 2010 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurula oy kullanmak üzere katılan üye sayısı 26 ( yirmi altı) dır. Kurum üyelerinin aidat borçları 40.000 TL civarındadır. Bu rakamların altını doldurursanız, kurumdan neden şikayet edildiğini anlarsınız. Kurumun neden dergi basmadığı konusuna gelince, sadece şunu sormam yeter sanırım: Kaç coğrafyacı Türk Coğrafya Dergisi’nden aldı bu güne kadar? Kaç coğrafyacıda TCD var. Kurum artık basılı dergi yapmanın zor ve zahmetli olduğunu düşünerek 53. sayıdan itibaren sadece internet baskısının yapılmasını kararlaştırdı. Bunun sadece maliyet açısından değil ulaşılabilirlik açısından da yerinde olduğunu düşünüyorum. İhsan Çiçek hocamın söylediklerine katılıyorum. Biraz daha açmak istiyorum. Ne yazık ki bugün ortaöğretimde Matematik ve Fen derslerinden başka hiçbir ders, öğrencileri yönlendirmede kriter olarak alınmıyor. Hatırlarsanız birkaç yıl önce üniversite sınav sorularının son sınıf konularından çıkmadığı şeklinde tartışmalar olmuştu. En iyi siz biliyorsunuz ki, o dönemde son sınıf coğrafya müfredatından ( Türkiye’nin Beşeri ve Ekonomik Coğrafyacı) 9 tane soru çıkıyordu. Tarih, Felsefe gibi derslerde de durum buna benzerdi. Ama hiçbir tartışmada bunlar konuşulmadı. Varsa yoksa Matematik dersi. Sorarım size, okullarınızda velilerinizin, okul idarecilerinin bizim dersimize yaklaşımı nasıl, fen ve matematik derslerine yaklaşımları nasıl. Buradan, bu dersleri kıskandığım gibi bir sonuç çıkmasın, ben coğrafyacıların okullarında nasıl çalıştıklarını, neler yaptıklarını biliyorum ama ne yazık ki bu bir tespit. Ortaöğretimdeki coğrafya müfredatındaki değişiklik, bana göre coğrafyanın önünü açabilecek adımlardan biri idi. Ama erken doğum ve yetersiz beslenme nedeniyle güdük kalmış bebekler gibi, olgunlaşamadan, tartışılmadan, denenmeden, tüm okullarda hazırlıksız, altyapısını hazırlamadan, kitapsız uygulamaya konması, programı daha çıkarken savunulacak hale getirmiştir. Yoksa bana göre 4 (yazıyla dört ) net ÖSS sorusu cevaplama başarısı !!! gösteren eski program yerine bir şeylerin konması gerekliydi ve doğruydu. Yine İhsan hocamın söyleminden devam ediyorum; burada üniversitelerin coğrafya bölümlerine çok iş düşmektedir. Coğrafyanın önündeki yolları doğru şekilde öğrencilerine açmaları ve burada doğru şekilde kılavuzluk etmeleri gerekmektedir. Ortaöğretimde müfredat değişikliğinin gerçekleşmesinden bu yana 5 yıl geçti. Hangi Eğitim Fakültesi, programlarını, öğretmen adaylarını buna uygun eğitim verecek şekilde düzenledi? Tüm eleştirilere karşın, Türk Coğrafya Kurumu son yıllarda önemli çalışmalar da gerçekleştirmiştir. Kurumun internet sayfasına girildiğinde görüleceği gibi, • Yeni programın tanıtılmasına yönelik Coğrafya Öğretmenleri Çalıştayları • Ortaöğretim öğrencilerine yönelik proje yarışmaları • IGU ile geliştirilen ilişkiler ve 2020 Uluslar arası Coğrafya Kongresi adaylığı • 2009 Coğrafya Öğretmenleri İÇ-BATI ANADOLU Arazi Çalışması • Doğu Afrika ve Güney Amerika Overlandi • Ulusal Coğrafya Kongresi • Ulusal Sosyal Bilimler Sempozyumu • Ulusal Coğrafya Öğrenci Sempozyumu • GEOMED Uluslararası Coğrafya Sempozyumu Kemer (Antalya)(düzenlenecek) • 2010 Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü-Coğrafya Lisansüstü Öğrencileri Semineri (yapılacak) • Çeşitli projelere destekler gerçekleştirilmiştir. Bunların yeterli olduğunu söylemiyorum. Daha fazlası, daha etkilisi yapılması için çalışmak gerekiyor. Bütün bunların ötesinde, derneğin tüzüğünde üyelik şartları şu şekilde belirlenmiştir: Madde 6: Türk Coğrafya Kurumuna üye olabilmenin şartları aşağıda belirtilmiştir. a) Üniversitelerin Coğrafya bölümlerinin lisans programlarından mezun olanlar. b) Üniversitelerin Coğrafya Bölümlerinde yüksek lisans ve doktora programlarında eğitim görenler ve mezun olanlar. c) Yönetim Kurulunun uygun gördüğü ve kabul ettiği kişilerden coğrafya bilimine akademik düzeyde, yayınlarıyla, bilimsel çalışmalarıyla katkıda bulunarak, kurum amacına hizmet edebilecek olanlar. Değerli coğrafya öğretmenlerimden, kuruma üye olmalarını ve üye olarak kurum için, kurumun geleceğini şekillendirmeleri için çalışmalarını talep ediyorum. Bu tür kurumlara sadece üye olmak değil, üye olduktan sonra da etkin çalışmak gerekiyor. Üyelik için Türk Coğrafya Kurumu tüzüğüne göre gerekli şartlara sahipseniz, üyelik başvurusu için; 1- Üyelik Formu'nu eksiksiz doldurunuz 2- Size referans olacak, mevcut kurum üyelerinden iki tanesinin isim ve imzalarını alınız. ( Bu kişilere ulaşmada zorluk çekiyorsanız imza konusunda sizlere yardımcı olabiliriz.) 3- İki vesikalık fotoğrafınızı ve nüfus cüzdanı fotokopisini ekleyiniz. 4- Hazırladığınız formu posta yoluyla aşağıdaki adrese gönderiniz. Başvurunuz Kurum Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilecektir. Üyeliğinizin gerçekleşip gerçekleşmediğini web sayfamızdaki listemizden yada telefonla öğrenebilirsiniz. Adres: Ahmet Ertek Yönetim Kurulu Başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü 34111 LALELİ / İST. Tel: (0212) 520 75 20 ( 6 HAT / 15759 ) Faks: (0212) 512 79 11 TÜM COĞRAFYACILARI KURUMLARINA ÜYE OLMAYA ve KURUMLARI İÇİN ÇALIŞMAYA DAVET EDİYORUM. Kemal AKALIN Coğrafya Öğretmeni TCK Denetleme Kurulu Başkanı