Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Akrepler - Radyasyon bile vız geliyor - Zırhlı zehir depoları!  (Okunma Sayısı 1852 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« : 14 Kasım 2008, 13:15:26 »


Zırhlı gövdesi, her an vurmaya hazır iğnesiyle, akrep yaklaşık 400 milyon yıl boyunca her türlü tehlikeye ve elverişsiz koşula direnerek bugüne kadar geldi. Üstelik bu eklembacaklı, bilim adamlarına göre, olası bir nükleer kıyametten sağ kurtulacak birkaç canlıdan biri...
Tüm çağların değişmez yaratığı...
Bugün, 1300ü aşkın türüyle Grönland ve Antarktika dışında dünyanın her bölgesinde raslanan akrep, anatomik olarak425 milyon yıl önce yaşayan atalarından hiç farklı değil... Bu nedenle, bütün çağlar boyunca tüm toplumlar akrebin görünüşünden etkilendiler ve korktular... Ünlü Fransız şair Mallarme de, akrebi, "ezelden gelen ve ebediyete kadar hiç değişmeyecek bir yaratık" olarak niteledi...
Atalarının boyu üç metreyi geçiyordu
Akrep büyük bir olasılıkla yeryüzünü ilk ele geçiren hayvanlardan bir tanesiydi. Önceleri kumlu ve yosunlu topraklarda boy gösterdi. Ardından sık ormanların içine sığındı. Bütün bu olaylar tam 350 milyon yıl önce "Karbon Çağı"nın en elverişsiz koşullarında gerçekleşti. O tarihlerde yaşayan atalarının boyu üç metreyi geçiyordu. Ne var ki, "Eurypterides" türü bu dev su akreplerinin ömrü o kadar uzun olmadı. Bir süre sonra sudan çıkıp karada yaşamaya mahkum oldukları için biçim değiştirmek zorunda kaldılar. Bu sırada şans onlara gerçekten yardım etti; organizmalarının en üst tabakası giderek daha kaygan ve cilalı bir biçim alınca, vücutlarının su kaybı da azalmaya başladı.
Defter yaprakları biçimindeki solunum organları bu evrimin sonunda gerçek birer akciğere dönüştü. Böylece hayvan, atmosferdeki oksijeni çok daha kolaylıkla solur hale geldi. Sonuçta ortaya her türlü koşula ve iklime dayanıklı, muhteşem bir "kara hayvanı" çıktı.
Britanya Adaları'nda ve Yeni Zelanda'da rastlanmıyordu
Gerçekten de bugün akrep, 1300'ü aşkın türüyle Grönland ve Antarktika hariç, dünyanın tüm yüzeyine yayılmış bulunuyor. Yakın çağlara kadar bu hayvana Büyük Britanya Adaları'nda ve Yeni Zelanda'da rastlanmıyordu. Ancak, gemilerle taşınan meyve ve sebzelerin arasına karışarak sonunda bu topraklan da ele geçirdiler.
"Ebediyetten gelen ve ezele kadar değişmeyecek bir yaratık..."
Tarih boyunca akrep tüm ulusların dikkatini çekmişti. Eski Yunanlılar, karmaşık ve ölüm getiren bu yaratık karşısında büyülenmişlerdi. Fransız şair Mallarme akrebi şöyle tanımlıyordu: "Ebediyetten gelen ve ezele kadar değişmeyecek bir yaratık..." Gerçekten de bugünkü akrepler, bundan tam 425 milyon yıl önce sudan çıkan atalarından anatomik olarak pek büyük farklılıklar göstermiyorlar. Zoologlara göre, bugünkü akreplerin büyük bir çoğunluğu, Paleozoik Dönem'deki atalarının sanki bir fotokopisi...
350 milyon yıl önce çok daha tüylüydü
Belki anatomik çizgilerde büyük bir farklılık söz konusu değil, ama cüsse konusunda ciddi bir değişimin varlığı da bir gerçek... Bundan yaklaşık 350 milyon yıl önce yaşayan akrepler 3 metre boyunda dev yaratıklardı ve vücutları bugünkü akreplere oranla çok daha tüylüydü. Nitekim zoologlar, bu özelliklerinden dolayı akrepleri, örümcekgiller ailesinin içinde sınıflandırmışlardı.



Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic