Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dünya ve Evren  (Okunma Sayısı 2913 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
granit
Yeni üye
*

Performans: 4
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 37



« : 24 Eylül 2007, 20:14:06 »


DÜNYA VE EVREN

Dünyamız Samanyolu Galaksisi'ndeki yıldız sistemlerinden güneş sisteminde yer alır.

Bütün gezegenler elips şeklinde bir yörüngede hareket ederler.

ONUNCU GEZEGENİMİZ "SEDNA"

16 Mart 2004 —  Adını Eskimo kültüründe okyanus tanrıçası Sedna’dan alan göktaşı, 10 bin 500 Dünya yılı ile Güneş Sistem’nin en uzun yörüngesine sahip.

Gezegenin keşfi ile astronomlar arasında yeni bir tartışma başladı. Sedna’nın bir gezegen olup olmadığı üzerine kafa yürüten bilim adamları, bu şekilde gezegen kavramını ve Güneş Sistemi’nin de yapısal özelliklerini gözden geçiriyorlar.

Güneş Sisteminin 10. Gezegeni 'Buz ve Kaya Krallığı' mı?

Kısa adı NASA olan Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi tarafından fırlatılan Sedna 4 teleskobu, Güneş Sistemi'nde yeni bir gezegen keşfetti.

Eğer bulgular doğruysa, 74 yıllık '9 gezegen' bilgisi tarihe karışacak. BBC'de yayınlanan habere göre, NASA tarafından uzaya fırlatılan Sedna 4 teleskobu tarafından gönderilen bilgilerle, Plüton gezegeninden daha büyük olduğu sanılan yeni uzay cismi, ispat edilmesi halinde Güneş Sistemi'nin 10. gezegeni olacak. Ancak astronomlar, bu cismin halen Güneş Sistemi'nin bir üyesi olup olmadığını araştırıyorlar. Daha önce de Hubble Teleskobu tarafından tespit edilen cisimle ilgili detaylı bilginin bu hafta içinde NASA tarafından dünya kamuoyurna açıklanacağı kaydedildi. En son 1930 yılında varlığı ispatlanan Plüton gezegeninden bu yana Güneş Sistemi'nde 9 gezegen olduğuna dair bilim öğretisini alt üst edecek olan 'yeni gezegen', bilim adamları tarafından 'Buz ve Kaya Krallığı' olarak ifade ediliyor.

GÜNEŞ SİSTEMİ’NİN SINIRINDA


Sedna, 10 bin 500 Dünya yılı süren Güneş’in etrafında bir tam dönüşü esnasında, yıldıza sadece çok kısa bir süre için yaklaşıyor, ancak bi gezegenin ısınmasına yetmiyor.


Gözlem adı 2003 VB12 olan Sedna kızıl parlak bir renge sahip; bilim adamları parlak kızıl rengin, gezegenin bulunduğu Güneş Sistemi’nin dış bölgeleri için oldukça olağandışı bir durum olduğunu belirtiyorlar. Dr. Brown, Sedna gibi Güneş Sistemi’nin sonu sayılacak bir mesafeden Güneş’in hissedilmediğini belirtti. Dr. Brown, Sedna gezegeninde bulunan bir kişinin Güneş’i toplu iğne ucu büyüklüğünde göreceğini ifade ediyor. Bilim adamları Sedna’nın yüzey ısısının -240 derece olduğunu ve bu değerin son 4.5 milyar yıldır değişmediğini belirlediler.

GEZEGEN ‘MADEN’İ


Sedna 1930’da Plüton’nun keşfinden sonra bulunmuş en büyük gök cismi. Kimi astronomlar Sedna’nın Plüton’dan da daha büyük olabileceğini tahmin ediyorlar. California Institute of Technology astronomlarından Prof. Michael Brown liderliğinde yürütülen bir araştırma projesi kapsamında keşfedilen Sedna, Dünya’dan 10 milyar kilometre uzaklıkta Kuiper Kuşağı olarak bilinen bölgede yeralıyor. Kuşakta bulunan binlerce göktaşından şimdiye dek yaklaşık 400 tanesi tam olarak keşfedildi.

Sedna’nın da içinde bulunduğu Kuiper Kuşağı, astronomlar tarafından bir “maden” olarak nitenlendiriliyor. Yüzlerce buzdan göktaşı içeren Kiuper Kuşağı’nda, 2000’de Varuna (900 km), 2001’de Ixion (1.065 km) ve 2002’de Kuaoar (1.200 km) gezegensileri tespit edilmişti. Şubat ayında ise 1.800 km çapında, 2004 DW gözlem adı ile bir başka gezegensi keşfedilmişti.
Bünyesinde binlerce benzer büyüklükte gök cisminin bulunduğu Kuiper Kuşağı Sedna veya daha büyük yeni keşiflere gebe bir bölge. Sedna’nın daha önce bulunan benzer göktaşlarından farkı kendi başına bir yörünge tutturmuş olması. Arizona’da bulunan Tenagra Gözlemevi gezegenin yörüngesini belirlemek üzere çalışmalara başladı.

GEZEGEN’LİK TARTIŞMASI


Sedna’nın keşfi gezegen kavramının sorgulandığı ve belki de yeniden tanımlanacağı tartışmaları da alevlendirdi. Bir grup astronom Plüton’nun dahi bir gezegen olmadığını düşünüyor. Yapılacak gözlemler sonunda, Plüton’u gezegen sayılması için yeterli koşulların Sedna için de geçerli olduğuna dair fikir birliği oluşursa, Güneş Sistemi’nin on gezegeni olacak. Bilim çevreleri, göktaşının bir gezegen olarak değer kazanmasının daha geniş gözlemler gerektirdiğinin altını çiziyorlar.
Bunların başında da göktaşının bağımsız Güneş merkezli bir yörüngesi olması kuramı geliyor. Sedna’nın eliptik yörüngesinde Güneş’in etrafında tam dönüşünü 10.500 yılda tamamladığı belirtildi. Uzun çapı 135 milyar kilometre ile Sedna’nın yörüngesi Güneş Sistemi’ndeki en uzun yörünge.
Gezegeni keşfeden Dr. Micheal Brown, göktaşını gezegen yerine, kaya ve buzdan oluşan ve hacmen daha ufak olan “gezegensi” (planetoid) olarak nitelemeyi tercih ediyor. Brown Sedna’nın yeterince yüksek bir yoğunluğa sahip olmadığını düşünüyor.
Keşfi Havaii’deki Gemini Observatory’den Michael Brown ve Chad Trujillo ve San Diego’daki Palomar Gözlemevi’nden Yale Üniversitesi astronomu David Rabinowitz birlikte yaptılar. Ekip Sedna’nın etrafında dönen bir de uydusu olduğunu keşfetti.

AY VE ÖZELLİKLERİ

Ay dünyamızın 1/50’si kadardır. Bu sebeple Ay’da yerçekimi azdır(dünyadakinin 1/6’sı kadardır).
 

Ayda atmosfer yoktur. Bunun sonucunda ;
Hava ve su yoktur.

Meteorolojik olay (iklim) görülmez.

Meteorlar doğrudan ay yüzeyine düşer.  Sonuçta büyük krater çukurlukları oluşmuştur.
Günlük sıcaklık farkı fazladır. Bu sebeple mekanik çözülme fazladır.

Canlı hayatı yoktur.
İç ısısını kaybetmiştir. Bundan dolayı volkanik olay görülmez.
Ay günü:   Dünyadaki herhangi bir meridyenin  ard arda  iki kez  Ay’ın karşısından  geçinceye kadar geçen süredir. Bu süre 24 saat 50 dakikadır.

Güneş günü: 24 saattir.

***Ay günü ile güneş günü arasındaki zaman farkından dolayı bir yerde Ay her gün bir önceki güne göre daha geç gözlenir ve gel-git olayı daha geç oluşur.

AY’IN EVRELERİ

Ay’ın aydınlık yüzünün dünyadan görünüşünde bir ay boyunca meydana gelen değişikliklerdir.
 Yeniay ve dolunay evrelerinde büyük gel-git yaşanır. Sebebi dünya , ay  ve güneşin aynı doğrultuda olmasıdır. İlk ve son dördünde ise küçük gel-git yaşanır.

Güneş tutulması, Ay’ın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel  koşulların sağlanması neticesinde meydana gelir. Tutulmanın olabilmesi için, Ay'ın, Dünya etrafındaki yörüngesiyle Dünyanın Güneş etrafındaki yörüngesinin kesişim yerlerini belirleyen düğüm noktalarında veya bu noktalar civarında (Yeniay safhasında) bulunması gerekir.

Bilindiği üzere bir yıl içerisinde Ay, Dünya etrafında 12 kez dolanır. Dolayısıyla, eğer Ay’ın yörünge düzlemi Dünya’nınkiyle çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması meydana gelebilirdi. Fakat durum böyle değildir. Ay'ın ve Dünya'nın yörüngeleri arasında 5°'lik bir açı vardır. Yörüngelerdeki bu konum nedeniyle Güneş, Ay ve Dünya'ın aynı çizgi üzerinde olmaları çok sık karşılaşılan bir durum değildir. Böylece her ay bir Güneş tutulması oluşması engellenmiş olur. Nitekim bir yılda en az iki, en çok beş Güneş tutulması meydana gelebilir.
 Bu tutulmaların da az bir bölümü Tam Güneş Tutulması'dır. Ayrıca Tam Güneş Tutulması, Dünya üzerinde tam gölgenin düştüğü çok dar bir bölgeden izlenebilir. Bu da Tam Güneş Tutulması'nın belli bir bölgeden görülme sıklığını çok azaltır. Örneğin 11 Ağustos 1999'dakinden sonra ilk Tam Güneş Tutulması 21 Haziran 2001 tarihinde oldu ve Türkiye'den izlenemedi. Yurdumuzdan izlenebilecek bir sonraki Tam Güneş Tutulması, ancak 29 Mart 2006'da gerçekleşecek .

 Ay dünya etrafındaki yörüngesini tamamlarken, dünyanın güneş ve ay arasında kalmasına neden olabilir. Bu durumda ay yüzeyine düşen güneş ışınları dünya tarafından engellenmiş olur. Karanlıkta kalan ay kısa süreli de olsa dünyadan gözlenemez bu olaya ay tutulması adı verilir. Bulutsuz bir gecede çıplak gözle rahatlıkla fark edilebilen bu olay, güneş tutulmasına göre, dünya yüzeyinde daha geniş bir alandan gözlenebilir. Ay tutulmasının dünya yüzeyinden gözlenebildiği alan dünyanın yarısından 24º kadar fazladır.

DÜNYANIN ŞEKLİ VE SONUÇLARI

Dünyamızın Ekvatorda şişkin, Kutuplarda basık olan kendine has şekline GEOİD denir.

DÜNYANIN BOYUTLARI 
 

Ekvator çevresi: 40.076 km

Kutuplar çevresi: 40.009 km

Ekvator yarıçapı: 6378 km

Kutuplar yarıçapı: 6357 km

Karalar yüzölçümü:149 milyon km2(%29)

Denizler yüzölçümü: 361 milyon km2(%71)
 

KYK’de karalar %39 denizler %61

GYK’de ise karalar %19 denizler %81 dir.

DÜNYANIN ŞEKLİNİN SONUÇLARI

Ekvatorun uzunluğu tam dairelik bir meridyenin uzunluğundan fazladır.

Paralellerin uzunluğu kutuplara doğru azalır.

İki meridyen arasındaki uzaklık kutuplara doğru azalır.

Güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru azalır.

Yer şekilleri haritaya gerçeğe tam uygun olarak aktarılamaz.

Aynı anda Dünyanın yarısı aydınlık (gündüz) yarısı karanlık (gece) olur.

Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.

Yer çekimi kutuplara doğru artar.                                                                             DÜNYANIN HAREKETLERİ VE SONUÇLARI                                                      DÜNYANIN GÜNLÜK HAREKETİ VE SONUÇLARI

Gece gündüz olayı ardalanır (birbirini takip eder).

Güneş ışınlarının düşme açısı günün her saatine göre değişir.

Yerel saat farkları oluşur.

Günlük sıcaklık farkları oluşur. Buna bağlı olarak;

Meltem rüzgarları oluşur .

Mekanik çözülme olur (özellikle çöllerde ve karasal iklimlerde)

Sürekli rüzgarların esme yönünde sapmalar olur.

Okyanus akıntılarında sapmalar ve halkalar olur.

Dinamik basınç merkezleri oluşur.

Yönler belirlenir.

Fotosentez meydana gelir.                                                                              DÜNYANIN EKSENİ ÇEVRESİNDE DÖNÜŞÜNDE DOĞAN HIZLAR                       ÇİZGİSEL HIZ VE SONUÇLARI (Enleme bağlı)

Çizgisel hız en fazla Ekvator üzerindedir (1670 km/h) . Bu hız kutuplara doğru azalır. Bunun sonucunda;
Güneşin doğuş ve batış süresi kutuplara doğru uzar.
Atmosferin kalınlığı Ekvator'da fazla , Kutup'larda azdır.
Ekvator'da yerçekimi az , Kutup'larda fazladır.
AÇISAL HIZ VE SONUÇLARI (Boylama bağlı)

Dünyanın açısal hızı ;

24 saatte: 360°

1 saatte :  15°

4 dakikada :1° dir.

*** Açısal hız her enlemde aynıdır. Açısal hız sonucunda yerel saat farkları oluşur.

DÜNYANIN YILLIK HAREKETİ VE SONUÇLARI

Dünyanın güneş çevresinde dönerken izlediği yola yörünge , meydana getirdiği düzleme de yörünge düzlemi (ekliptik düzlem) denir. Dünyamızın yörüngesi elips biçimindedir.

ELİPS BİÇİMİNDEKİ YÖRÜNGENİN SONUÇLARI

Dünyamız güneşe bazen yaklaşır, bazen güneşten uzaklaşır. Dünyanın güneşe en yakın olduğu tarih 3 ocaktır. En uzakta olduğu tarih ise 4 temmuzdur.
Dünya güneşe yaklaşınca güneşin çekim kuvveti artar. Böylece dünya güneş çevresinde daha hızlı dönmeye başlar. Sonuçta şubat ayı 28 gündür. Yani K.Y.K ‘de kış mevsimi iki gün kısa olmaktadır.
Dünya güneşten uzaklaşınca çekim kuvveti ve hız  azalır. Sonuçta yaz mevsimi K.Y.K.’de iki gün daha uzun olmaktadır.
 

***Kısacası elips biçimindeki (elipsoid) yörünge mevsim sürelerinin farklı olmasında etkilidir. Dünyamızın yörüngesi daire biçiminde olsaydı;  mevsim süreleri birbirine eşit olacaktı.

EKSEN EĞİKLİĞİ VE SONUÇLARI

(Ekvator düzlemi ile ekliptik arasında 23°27' , yer ekseni ile ekliptik arasında 66°33' açı olması)

Dönenceler meydana gelir. Dönence: kuzey ve güney yarım kürelerde güneş ışınlarının en son dik geldiği noktalara denir.
Matematik iklim kuşakları oluşur.
Güneş ışınlarının düşme açısı yıl boyunca değişir. Güneş ışınları yıl içinde dönencelere birer kez, dönenceler arasına da ikişer kez dik açıyla düşerler. Dönenceler dışında hiçbir yere güneş ışınları dik olarak düşmez.
Mevsimler oluşur. Dört mevsimin tek  yaşandığı kuşak ılıman kuşaktır. Sebebi : güneş ışınlarının düşme açısında yıl boyunca değişikliğin fazla olmasıdır.
Aynı tarihlerde kuzey ve güney yarımkürelerde farklı mevsim yaşanması.
Gece gündüz uzunluğunun sürekli değişir.Bu değişim en az Ekvator'dadır. 
Kutuplara doğru gidildikçe gece gündüz değişimi artar.

Güneşin doğuş ve batış konumu ile saatinin değişmesi.
Muson rüzgarlarının oluşması.
Aydınlanma dairesinin sürekli değişmesi.
Kutup bölgelerinde 24 saatten uzun gece ve gündüzlerin oluşması. Örnek: Kutup noktalarında 6 ay gündüz, 6 ay gece yaşanması.
***Dönence ve matematik iklim kuşaklarının oluşmasında sadece eksen eğikliği etkilidir. Diğerlerinin oluşmasında eksen eğikliği ile birlikte yıllık hareketin de etkisi vardır.

EKSEN EĞİKLİĞİ OLMASAYDI; (Ekvator düzlemi ile ekliptik üst üste çakışsaydı veya yer ekseni ekliptiği dik olarak kesseydi)

Dönenceler oluşmazdı.
Mevsim değişmesi olmazdı.
Güneş ışınları sadece Ekvatora dik gelirdi.
Aydınlanma dairesi sürekli kutup noktalarına teğet geçerdi.
Gece gündüz süreleri birbirine eşit olurdu.
Güneşin doğuş-batış konumu ve saati değişmezdi.
EKSEN EĞİKLİĞİ 20°OLSAYDI:
Güneş ışınlarının dik geldiği alan daralırdı.
Kutup kuşağı ve tropikal kuşağın alanları daralırken , ılıman kuşak genişlerdi.
Yurdumuzda yazlar daha serin, kışlar daha ılık olurdu.
Kutup ve ılıman kuşakta sıcaklık ortalaması azalırken tropikal kuşakta sıcaklık  ortalaması artardı.
 

Gece-gündüz arasındaki zaman farkı azalırdı.
 

*** Eksen eğikliğinin 23°27' dan daha büyük olması durumunda yukarıdakilerin tam tersi bir durum yaşanırdı.

MEVSİMLER 
 

23 EYLÜL (EKİNOKS TARİHİ)

Güneş ışınları ekvatora dik düşer.

K.Y.K.’de sonbahar , G.Y.K.’de ilkbahar başlar.

Aydınlanma dairesi kutup noktalarına teğet geçer.

Gece –gündüz eşitliği yaşanır.

Güneş tam doğudan doğup, tam batıdan batar.

Aynı meridyen üzerindeki bütün merkezlerde güneş aynı anda doğar, aynı anda batar.

Bu tarihten sonra K.Y.K.’de 12 saatten daha uzun gece yaşanmaya başlar. Bu durum 21 mart tarihine kadar devam eder.

Kuzey kutup noktasında güneş batar.

21 ARALIK (SOLSTİS: GÜNDÖNÜMÜ

Güneş ışınları  oğlak dönencesine dik düşer.

K.Y.K. ‘de kış, G.Y.K.’de yaz mevsimi başlar.

Aydınlanma dairesi kutup dairelerine teğet geçer.

K.Y.K.’de en uzun gece, G.Y.K.’de en uzun gündüz yaşanır.

Aynı meridyen üzerindeki noktalardan güney kutup noktasına yakın olanda güneş daha erken doğar,  daha geç batar.

Kuzeye doğru geceler, güneye doğru gündüzler uzar.

Bu tarihten sonra yurdumuzda geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya başlar. Bu durum 21 haziran tarihine kadar devam eder.

21 MART (EKİNOKS : GECE –GÜNDÜZ EŞİTLİĞİ)

K.Y.K.’de ilkbahar, G.Y.K.’de sonbahar başlar.

Bu tarihten sonra yurdumuzda gündüzler  12 saatten daha  uzun olmaya başlar. Bu durum  23 eylül tarihine kadar devam eder.

Diğer bütün özellikler 23 eylül ile aynıdır.

21 HAZİRAN (SOLSTİS:GÜNDÖNÜMÜ)

Güneş ışınları yengeç dönencesine dik düşer.

K.Y.K.’de yaz , G.Y.K.’de kış mevsimi başlar.

Aydınlanma dairesi kutup dairelerine teğet geçer.

K.Y.K.’de en uzun gündüz, G.Y.K.’de en uzun gece yaşanır.

Aynı meridyen üzerinde kuzeye doğru gidildiğinde gündüzler, güneye doğru gidildiğinde geceler uzar.

Aynı meridyen üzerindeki merkezlerden kuzey kutup nokrasına yakın olanda güneş daha erken doğar, daha geç batar.

Bu tarihten sonra yurdumuzda gündüzler kısalmaya başlar. Bu durum 21 aralık tarihine kadar devam eder.

GÖLGE YÖNÜ

Bir cismin gölgesi K.Y.K.’de dönenceler dışında sürekli olarak kuzeye düşer. G.Y.K.’de ise dönenceler dışında sürekli güneye düşer

Dönenceler arasında bulunan bir cismin gölgesi yıl içinde bazen kuzeye, bazen güneye düşer. Bazen hiç gölge oluşmaz.

GÖLGE BOYU

Güneş ışınları 45° açıyla düştüğünde cismin boyu gölge boyuna eşittir. Güneş ışınları bu değerden daha büyük açı ile düştüğünde cismin boyu gölge boyundan daha büyük olur. Güneş ışınları daha küçük açı ile düştüğünde gölge boyu daha büyük olur.

CİSİMLERİN GÖLGE YÖNÜ VE BOYUNA BAKARAK;

Bulunduğumuz yarım küreyi tespit edebiliriz.

Yerel saati bulabiliriz.

Yön tayini yapabiliriz.

Enlem ve boylam derecesini tespit edebiliriz.



Alıntıdır...
Kayıtlı

Tanrı affeder, bazen insanlar da, fakat doğa hiçbir şeyi affetmez
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic