Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ortadoğu ve Komşularımızda Su Sorunu (Raporlar ve Haritalar)  (Okunma Sayısı 7727 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« : 21 Temmuz 2011, 09:40:51 »


MEKONG NEHRİ SULARI ÜZERİNDE İŞBİRLİĞİ VE İHTİLAF:

http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2011715_su%20raporu%2060%20yeni..pdf







TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ: SINIRAŞAN SULARDA ÖRNEK İŞBİRLİĞİ OLARAK ASİ DOSTLUK BARAJI

http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2011518_suuuuuu5sonk.pdf




MERİÇ NEHRİ HAVZASI SU YÖNETİMİNDE “ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ” ZORUNLULUĞU:

http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2011418_orsamwaterreport4.pdf




İKLİM DEĞİŞİMİNİN GÜVENLİK BOYUTU VE ORTADOĞU’YA ETKİLERİ

http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2011518_su2...pdf



AB SU ÇERÇEVE DİREKTİFİ'NİN TÜRKİYE'DE UYGULANMASI ULUSAL UYGULAMA PLANI TASLAĞI

http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/201144_orsamwaterreport1..pdf

NİL NEHRİ HAVZASININ HİDROPOLİTİK TARİHİ VE SON GELİŞMELER

http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2011330_orsam.su.bolumu.rapor.3.pdf



Suriye

Yüzölçümü 18.518.000 ha                          Ekilen Alan 5.742.000 ha

Ekilen Alan % 31                                      Nüfus  21.092.262

Yıllık Ortalama yağış  252 mm/yıl                 Yıllık ortalama yağış hacmi 46,67 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yüzeysuyu  12,63 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yeraltısuyu  6,172 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (doğal)  57,78 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (aktüel)  18,8 milyar m3/yıl
 
2009 yılı verilerine göre nüfusu 21 milyon olan Suriye’nin 18,8 milyar m3/yıl yenilenebilir su kaynağı potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir. Su kıtlığı indeksine göre de kişi başına düşen su miktarı 1000 m3/kişi/yıldan azdır. Suriye’de tahmin edilen toplam su kullanım miktarı 15 milyar m3’tür. Fırat havzası bu kullanımın yüzde 50’sini karşılarken, Asi havzası için geçerli olan bu rakam yüzde 20’dir. (1) Suriye ekonomisi tarıma dayalı olması sebebiyle su en fazla tarımsal amaçlar için kullanılmaktadır. Kullanılan toplam suyun yüzde 87’si tarımsal, yüzde 9’u evsel ve yüzde 4’ü sanayi amacıyla tüketilmektedir. Yıllık yüzde 3,7’lik hızlı nüfus artışı sebebiyle şehir suyu talebi gün geçtikçe artmaktadır. Suriye’de ekilebilir tarım alanı miktarı 5,5 milyon hektardır ve bu rakam toplam ülke alanının yüzde 30’una tekabül etmektedir. Ekilebilir alanın yüzde 20’si yani 1,2 milyon hektarı sulanmaktadır.(2) Sulanan alanlarda en büyük pay yüzde 63’lük oran ile Fırat ve yüzde 17’lik oran ile Asi havzalarındadır. Sulanan alan miktarı 1985 yılında 650 bin hektarken bu rakam 2002 yılında 1,3 milyon hektara ulaşmıştır. Sulanan alan miktarındaki hızlı artış, Suriye hükümetinin ülkenin gıda güvenliğini sağlaması ve artan yer altı suyu kullanımı ile doğrudan ilgilidir. Tahıl ve pamuk üretimi ülkenin “kendi kendine yeterlilik” politikası altında teşvik edilmektedir. Son 20 yılda yeraltısuyu kullanımında gerçekleşen artış dikkat çekicidir. Sulanan alanların yüzde 60’ı için yeraltı suyu kullanılmaktadır. Bu durum ülkenin belirli bölgelerinde yeraltı suyunun aşırı kullanımına sebep olmaktadır. Bunun sonucunda azalan yer altı suyu yüzey sularının beslenmesini etkilemekte ve kıyı şeridinde yeraltı sularında tuzlanma olmasına sebep olmaktadır. Yüzey suları ise birçok havzada geliştirilmiş ve su arzı barajlardan karşılanmaktadır.
 
Suriye yönetimi, Türkiye ve Irak ile kıyıdaş olduğu Fırat nehri üzerinde 1960’larda Fırat Vadisi Projesi çalışmalarına başlamıştır. 1963 yılında Fırat Nehri üzerinde Tabka barajını yapma kararını almıştır. 1973 yılında Sovyetler Birliği’nin yardımıyla yapılan Tabka Barajı işletmeye açılmıştır. Sulama amacıyla yapılmış olan bu baraj aynı zamanda elektrik üretimi ve mevsimsel taşkınlardan korunma işlevlerini de üstlenmiştir. Esad Gölü suları, pamuk tarlalarının sulaması için  kullanılmaktadır. Barajdan aşağıda Belikh ve Habur suları Fırat nehrine katılmaktadır. İki kol üzerine barajlar yapan Suriye, Fırat nehri üzerinde yer alan üçüncü barajı Teşrin barajıdır.
 
Suriye, su geliştirmede arza yönelik bir su politikası izlemektedir. Talep yönetimi ve su modellerinin geliştirilmesi daha az önemsenmektedir. Su yöneticileri ve kullanıcıları yeni su kaynakları geliştirmeye ve yönetmeye yönelmişlerdir. Buradaki amaç ulusal su bütçesine yeni su kaynakları katmaktır. Bunu gerçekleştirmenin en bilinen yolu yeni barajlar ve çok amaçlı rezervuarlar inşa ederek ile yüzey sularını kontrol etmektir. Suriye’de 165 baraj vardır ve bunların toplam kapasitesi 19,7 milyar m3‘tür.
 
Suriye’de 16 ana nehir vardır ve altısı sınıraşan nehir özelliği taşımaktadır. Bu nehirler sırasıyla Fırat nehri, Afrin, Asi, Yarmuk, El-kabir, Dicle’dir. Yarmuk nehri sularının tahsisine ilişkin olarak Suriye ve Ürdün arasında 1955 yılında imzalanan anlaşma 1987’de revize edilmiştir. 1994’te Suriye ile Lübnan arasında Asi nehri sularının tahsisine ilişkin bir anlaşma imzalanmıştır. Anlaşmaya göre Lübnan’a 80 milyon m3/yıl su bırakılacak, Suriye’ye ise 335 milyon m3/yıl su verilecektir.
 
1987 yılında Türkiye, Fırat nehrinde Türkiye-Suriye sınırından 500 m3/sn geçireceğini bir protokol ile taahhüt etmiştir. 1990 yılında da Irak ve Suriye, yaptıkları bir anlaşmayla Fırat’ın sularının yüzde 58’sinin Irak’a bırakılması, yüzde 42’sinin de Suriye’de kalması üzerinde mutabakat sağlamışlardır.
 
2001 yılında Suriye ve Türkiye arasında General Organization for Land Development  (GOLD) ve GAP İdaresi arasında ortak projelerin desteklenmesi ve teknik veri alışverişini kapsayan ortak bir bildirim imzalanmıştır. (Cool
 
2002 yılında Suriye ve Irak arasında Dicle nehri üzerinde Suriye’de sulama amacıyla kullanılacak pompanın inşa anlaşması imzalanmıştır.
 
2008 yılında da, Türkiye, Suriye ve Irak her ülkeden 18 uzmanın yer aldığı su kaynaklı sorunların çözümü için su enstitüsü kurma çalışmaları başlatılmıştır. Ayrıca, Türkiye ve Suriye Asi nehri üzerinde de “Asi Dostluk” barajını yapma kararı almışlardır. Türkiye-Suriye sınırında yapılması planlanan barajdan iki ülkenin “yüzde 50-yüzde 50” modeliyle yararlanması öngörülmüştür. 8 bin hektar tarım alanını sulaması planlanan barajın temeli 6 Şubat 2011'de atılmıştır.




------------------------------------------------------------------

İran

Yüzölçümü  174.515.000 ha                           Ekilen Alan   18.107.000 ha

Ekilen Alan % 10,8

Nüfus  72.903.000                                       Yıllık Ortalama yağış  228 mm/yıl

Yıllık ortalama yağış hacmi  379,9 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yüzeysuyu  106,3 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yeraltısuyu  49,3 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (doğal)  155,6 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (aktüel)  155,6 milyar m3/yıl

İran, yaklaşık 1,75 miyon km2 yüzölçümüne sahiptir ve ülkenin toplam nüfusu 2008 yılı rakamlarına göre 73 milyondur.  İran’ın ekilebilir alanı 18 milyon hektardır ve bu ülkenin toplam yüzölçümünün yüzde 10’una tekabül etmektedir. Yıllık ortalama yağış çöllerde 50 mm’nin altına düşerken Hazar denizi kıyısında 2.275 mm olarak kaydedilmiştir. Toplam yağış hacmi yılık ortalama 376 milyar m3’tür. Tahminlere göre bu miktarın yüzde 66’sı nehirlere ulaşmadan buharlaşmaktadır.
 
İran’da su kaynakları yönetimi 6 ana havza ve 31 alt havzaya bölünerek yapılmaktadır. Bu havzalar sırasıyla; merkezde yer alan Merkez (Markazi) platosu, batıda Oroomich Havzası, doğuda Hamoon gölü, batıda ve güneyde Basra Körfezi havzası ve Umman Körfezi havzası, kuzeydoğuda Kara-Kum havzası ve kuzeyde Hazar havzasıdır. Basra ve Umman havzaları ülkenin dörtte birini kaplamakta ve ülkenin yenilenebilir su kaynağının yarısını ihtiva etmektedir.
 
Birçok nehre sahip olan İran, Şatt-ül Arap’a akan Karun nehri, ulaşım amacıyla kullanılmaktadır. Merkez platoda yer alan birkaç nehir tuzlu bataklıklara karışmaktadır. Nehirler mevsimsel ve değişkendir. Baharda taşkınlar gözlenirken yaz aylarında kurumaktadırlar.
 
İran’da su kaynaklarının kullanımı, gelişimi, kontrolü ve düzenlemesinde barajlar önemli rol oynamaktadır. 2006 yılı itibarıyla, hidroelektrik ve taşkın koruma amaçlı olan 31,6 milyar m3 kapasiteli 94 büyük baraj işletilirken, 85 adet 10 milyar m3 kapasiteli barajın inşası devam etmekteydi. Ayrıca atıksal arıtım tesisleri ve deniz suyu arıtma tesisleri de su kaynaklarının kullanımında önemli bir potansiyele sahiptir.
 
2009 yılı verilerine göre 331 milyar ABD doları gayri safi yurtiçi hasılasına tarım % 9 oranında katılmaktadır. Tarım küçük ölçekli yapılmaktadır.
 
Tarım, evsel ve sanayi amaçlı su çekimi, yüzey sularından 40 milyar m3, yeraltısularından 53,1 milyar m3, arıtılmış deniz suyundan ise 0,2 milyar m3 yapılmaktadır. Toplam çekilen su miktarı 93,3 milyar m3’tür. Bu miktarın yüzde 92.22’si tarımsal amaçla kullanılırken, yüzde 6,6’sı evsel, yüzde 1,2’si sanayi amaçlı kullanılmaktadır.
 
Taliban grubunun Afganistan’da yönetimi ele geçirdiği dönemden (1996) önce Afganistan ile Helmand nehri kullanımına ilişkin saniyede 27 m3 su verilmesini içeren bir anlaşma imzalanmıştı. Fakat Taliban’ın yönetimi ele geçirmesiyle bu uygulama sona erdi. Sistan ve Baluchisatan bölgelerinde hem çevresel hem de ekonomik sıkıntı bu nedenle artmıştır.
 
İran’da su kaynaklarının geliştirilmesinden ve kullanımından üç bakanlık sorumludur. Enerji Bakanlığı enerji sağlanması ve su kaynaklarından sorumludur. Enerji Bakanlığı içinde yer alan su işleri birimi, su kaynaklarının korunmasından, yönetiminden, geliştirilmesinden, planlamasından ve denetlenmesinden sorumludur. Su işleri birimi içersinde su kaynakları yönetimi şirketi, bölgesel su otoriteleri, sulama ve drenaj işletmesi ve bakımı şirketi yer almaktadır. Tarım Bakanlığı ise diren, kanallar, tarım geliştirme, sulama tekniklerinden ve ürün geliştirmeden sorumludur. Kırsal Kalkınma Bakanlığı, havza yönetimi ve kırsal gelişmeden sorumludur. İran Çevre Dairesi ise çevre koruma politikalarından ve kanunların hazırlanmasından sorumludur. Su tedarik edilmesi hükümetin sorumluğunda iken çiftçiler tarafından işletilen ve yönetilen yeraltısu kuyularının açılma yatırımları özel sektörce yapılmaktadır. Son yıllarda ülkede sulama ve drenaj sistemlerinde özel sektörün yatırım payı artmıştır.
 
İran ulusal mevzuatına göre, su kütlelerinin tümü kamu malıdır ve yönetiminden devlet sorumludur. İlk su yasası, 1979 İran İslam Devrimi sonrasında (1982) kabul edilmiştir. Bu yasaya göre, suyun evsel, tarımsal ve sanayi amacıyla kullanımı izinleri ve tahsisi Enerji Bakanlığı’nın sorumluluğundadır. Çiftçilere verilecek suyu tayin etmek ve ücretlerini toplamak Tarım Bakanlığı’nın sorumluluğundadır. Su ve atık su şirketleri de, şehirlere ve kırsala evsel suyun dağıtılmasından ve ücretlerin toplanmasından mesuldür. (Cool



ÇOK YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ İRAN HARİTASI:
http://www.lib.utexas.edu/maps/middle_east_and_asia/iran_country_profile_2004.jpg


------------------------------------------

Irak

Yüzölçümü 43.832.000 ha                               Ekilen Alan 6 005 000 ha

Ekilen Alan % 13,7                                         Nüfus 31 493 287

Yıllık Ortalama yağış 216 mm/yıl

Yıllık ortalama yağış hacmi  94,68 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yüzeysuyu  74,33 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yeraltısuyu  3,28 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (doğal)  98,61 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (aktüel)  77,61 milyar m3/yıl
 
Irak’ın yüzölçümü 438,320 km2’dir. Bu rakamın yüzde 13,7’si yani yaklaşık 6 milyonhektarı ekilebilir alandır. Ekilen alan miktarı ise 6 milyon hektardır. Irak’ta karasal iklim yaygındır. Kuzey ve kuzeydoğu dağlık bölgelerinde Akdeniz iklimi gözlenmektedir. Yağışlar mevsimseldir. Yağışlar özellikle kış aylarında Aralık ve Şubat’ta gözlenmektedir. Yıllık ortalama yağış 216 mm’dir. Bu rakam kuzeyde 1200 mm/yıl iken güneyde 100 mm/yıl’a düşmektedir.
 
Toplam nüfusu 2009 yılında 31 milyon 494 bin olan Irak’ta, gayri safi yurt içi hasıla 2009 yılı rakamlarına göre yaklaşık 66 milyar Amerikan dolarıdır. Tarım faaliyetleri bu rakam içerisinde yüzde 5’lik bir orana sahiptir. 1975 yılında tarım işçisi oranı ekonomi içerisinde aktif olan nüfusun yüzde 31’i iken, bu rakam 2004 yılında yüzde 8’e düşmüştür.
 
Irak’ın toplam su miktarı yılda 75,61 milyar m3 iken toplam su tüketimi ise 66 milyar m3’tür. Bu miktarın yüzde 79’u tarımsal, yüzde 6,5’i evsel ve yüzde 14,5’i sanayi amacıyla kullanılmaktadır. 1991 yılında suya ulaşım şehirlerde yüzde 100 ve kırsalda yüzde 54 idi. Su arzı ve tesisatın durumu savaş nedeniyle kötüleşmiştir. 2006 yılına gelindiğinde ise nüfusun iyi içme suyuna ulaşımının yüzde 77 oranına yükseldiği bildirilmiştir.
 
Türkiye’de doğan Fırat ve Dicle nehirleri Irak’ın sınıraşan sularıdır. İki nehir birleşmeden önce Fırat nehri 1000 km, Dicle nehri ise 1300 km Irak topraklarında akmaktadır. Irak sınırları içerisinde Dicle Nehir havzası büyüklüğü 253 bin km2’dir. Bu rakam toplam Dicle havzasının yüzde 54’üne tekabül etmektedir. FAO’nun rakamlarına göre Dicle’nin Irak’a girdiği noktada akımı 21,33 km3’dir. Dicle’nin kolları sırasıyla şunlardır;
 
- Türkiye’de doğan Büyük Zap, Dicle Nehrine 13,18 milyar m3 katkıda bulunmaktadır. Büyük Zap Havzasının yüzde 62’si Irak sınırları içerisindedir.
 
-İran’da doğan Küçük Zap, 7,17 milyar m3 akışa sahiptir.
 
-Al-Adhaim kolu 13 bin km2'lik alanı ile Irak sınırları içerinde yer alır. Dicle nehrine katkısı 0,79 milyar m3’tür.
 
-İran’da doğan Diyala, Dicle Nehrine 5,74 milyar m3 katkıda bulunmaktadır.
 
-İran sınırları içerisinde doğan Nahr at Tib, Doveyrich ve Shebabi nehirleri, yaklaşık 8 bin km2’den büyük bir drenaj alanına sahiptir. Dicle nehrine 1 milyar m3 tuzlu su ile katılırlar.
 
-Karkheh nehri, Dicle nehrine kurak dönemlerde 6,3 milyar m3 su getirmektedir.
 
Fırat nehri ise Irak’a girdiğinde 30 milyar m3/yıl debiye sahiptir. Dicle’nin aksine Fırat nehrine Irak’tan herhangi bir kol katkı yapmaz. Fırat ve Dicle'nin birleşmesinden oluşan, Sat tül Arap nehri Irak içerisinde Basra Körfezi’ne ulaşana kadar 190 km akar. İran’dan doğan Karun nehri de 24,7 milyar m3/yıl debisi ile Sat tül Arap’a katılmaktadır. (5)
 
Fırat ve Dicle nehirlerinin toplam yıllık akışında değişiklikler söz konusudur. 1938-1980 yılları arası veriler değerlendirildiğinde özellikle 1960’ların kurak dönemlerinde 30 milyar m3’ten az iken, 1960’ların ortalarında iki nehrin toplam akışının 68 milyar m3 olduğu kaydedilmiştir. 1970’lerin ortasında bu rakam 84 milyar m3’tü. Akış değerlerinde yaşanan bu dalgalanmalar zarar verici taşkınların yanında kurak dönemlerde de su sıkıntısına sebep olmaktadır. Özellikle Irak’ın güneyinde taşkınlara maruz kalan bölgelerde evler, köprüler ve yollar yüksek bentler üzerinde inşa edilmektedir. 1950’lerde planlanan Tartar rezervuarı Bağdat’ı taşkınlardan koruma amacı ile inşa edilmiştir. (6)
 
Irak, su transferi verimliliğin arttırmak, su kaçaklarını azaltmak ve sulamadan dönen suyun drenajı için, su kalitesini geliştirmek için yeni suyolları inşa etmiştir. 1992 yılında üçüncü nehir, diğer adıyla Saddam Nehri’nin inşasını tamamlamıştır. 565 km uzunluğunda olan bu nehirde saniyede 210 m3 su akmakta olduğu bildirilmişti. (7)
 
Irak’ta Fırat-Dicle havzasında yer alan ana barajlardan toplam 7 büyük barajın kapasitesi 110,3 milyar m3’tür. Bu barajlar yüksekliklerine göre sıralandıklarında büyükten küçüğe sırasıyla Musul, Derbendi Han, Dokan, Haditha, Hamrin, Dibbis ve Samarra Tharthar’dır.
 
11 ana atıksal arıtma tesisinin yer aldığı Irak’ta bu tesislerin üç tanesi Bağdat’ta yer almaktadır. Tüm atıksu arıtma tesisleri nehir yakın bölgelerde inşa edilmiştir. Bu tesislerin günlük toplam su arıtma kapasitesi 650.000 m3/gün’dür. Arıtılan sular tekrar nehirlere aktarılmaktadır. Ayrıca, deniz suyu arıtma tesislerinde tuzlu su arıtma potansiyeli ise 384.513 m3/gün olduğu bildirilmişti.
 
Irak’ta hükümet değişim sürecindedir. Su kaynakları bakanlığı tüm ülkenin su temininden, ulusal su projelerinden, 25 barajın işletilmesinden ve 275 su pompalama istasyonunun kontrolünden sorumludur. Bakanlığa bağlı 5 komisyon ve 11 şirket bulunmaktadır. Su ile ilgili diğer kurumlar Tarım Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve İnsan ve Ekonomi Kaynakları ile bağlantılı diğer bakanlıklar ve yerel yönetimlerdir. Yüksek eğitim kurumları da su konularında bilimsel destek vermektedir.
 
Su kaynakları yönetim ve planları 1960 ve 1980lerde hazırlanmıştır. İki farklı dönemde yapılan bu çalışmalarda, Irak’ın su kaynaklarının yönetimi ve geliştirilmesi için ihtiyaçlar, fırsatlar ve planların analizleri yapılmıştır.
 
1997 yılında BM’nin hazırladığı Uluslararası Suyollarının Ulaşım Dışı Amaçlı Kullanımına İlişkin Sözleşmesi’ne taraf olan Irak’ın, yüzeysularının her ikisi de sınıraşan su özelliliğindedir. 1946 yılında Irak ve Türkiye, Dostluk ve İyi Komşuluk Andlaşması’nı imzalamıştır. Bu anlaşmanın 1 numaralı ekinde Dicle, Fırat ve kolları sularının düzene konması protokolü imzalanmıştır. Bu protokole ek olarak Türkiye, iki nehri izleyeceğini ve verileri Irak ile paylaşacağını belirtilmiştir. 1980 yılında, Irak ve Türkiye, bölge suları ile ilgili ortak teknik komite kararını varmışlardır. 1982 yılında gerçekleşen bu ikili anlaşmaya daha sonra Suriye de katılmıştır. Türkiye, 1987 yılında yapılan bir protokol ile Suriye sınırında Fırat Nehri’nden 500 m3/sn su bırakacağını taahhüt etmiştir. 1990 yılında Suriye ve Irak arasında yapılan anlaşmaya göre bu suyun yüzde 58’i Irak’a, yüzde 48’i Suriye’ye tahsis edilecekti. 2002 yılında Irak ve Suriye, Dicle nehri üzerinde sulama amaçlı pompa istasyonu kurulmasına ilişkin antlaşmaya imza atmışlardır. 2008 yılında ise Türkiye, Suriye ve Irak  tarafından her ülkeden 18 uzmanın yer aldığı, su kaynaklı sorunların çözümü için su enstitüsü kurma çalışmaları başlatılmıştır.

HARİTA: http://www.theglobaleducationproject.org/mideast/info/maps/irmerhaba-map.gif

------------------------------------------
YARARLANDIĞIM TEMEL KAYNAK : ORSAM (http://www.orsam.org.tr/tr/SuKaynaklari/anasayfa.aspx)
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #1 : 21 Temmuz 2011, 09:42:20 »

Ermenistan

Yüzölçümü 2.980.000 ha                            Ekilen Alan 555.000 ha

Ekilen Alan % 18,6                                    Nüfus 3.016.000

Yıllık Ortalama yağış 592 mm/yıl

Yıllık ortalama yağış hacmi 16,71 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yüzeysuyu 4,858 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yeraltısuyu 4,311 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (doğal) 9,169 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (aktüel) 9,169 milyar m3/yıl

Kafkasya bölgesinde yer alan Ermenistan, 29 bin 800 km2 yüzölçümüne sahiptir. Dağlık bir ülke olan Ermenistan’ın yüzde 77’si deniz seviyesinin 1000-2500 metre değerlerindeki yükseltilerden oluşmaktadır. Topografik yapının etkisiyle tarım alanları da 600-2500 metrelerde bulunmaktadır. Toplam yüzölçümünün yüzde 47’si yani 1,4 milyon hektarı tahmini ekilebilir alan durumundadır. Ekilebilir alanın ise 555 bin hektarı ekilmektedir.
 
Yazları sıcak, kışları soğuk karasal iklimin etkisinde olan Ermenistan’da, yıllık ortalama yağış 592 mm’dir. Ülkenin en kurak bölgeleri yıllık ortalama yağışın 200-250 mm arasında gerçekleştiği Ararat Vadisi ve Meghri bölgesidir. Dağlık bölgelerde gözlenen en yüksek yağış oranı 1000 mm/yıl’dır.
 
Toplam nüfusunun yaklaşık 3 milyon olduğu Ermenistan’da, nüfusun yüzde 36’sı kırsal da yaşamaktadır. 2006 yılında içme suyuna erişim oranı yüzde 96’dır. 2007 yılı verilerinde göre Ermenistan’ın GSYİH’si 8,7 milyar ABD dolarıdır ve tarım bu rakam içerisinde yüzde 18’lik bir orana sahiptir.  Tarım ürünlerinin yüzde 98’i özel sektörde üretilmektedir.
 
7,769 milyar m3/yıllık su bütçesi olan ülkede, kullanılan suyun yüzde 66’sı tarımsal, yüzde 30’u evsel, yüzde 4’ü sanayi amaçlıdır. İçme amacıyla kullanın suların yüzde 95’i yeraltı sularından temin edilmektedir. Sanayi amacıyla kullanılan sularda suyun en çok tüketildiği alan nükleer santrallerdir. 2005 verilerine göre bu rakam 35 milyon m3/yıl’dır.
 
Ermenistan’ın suları, Aras ve Kura sularının kollarından oluşmaktadır. Ermenistan’ın toplam yüzölçümünün yüzde 76’sı Aras havzası içerisinde yer alırken, yüzde 24’ü Kura havzası içindedir. Gürcistan’a akan Defet Nehri ve Azerbaycan’a akan Agstay nehirlerinin her ikisi de Kura havzasında yer almaktadır. Debileri sırayla 0,89 milyar m3/yıl ve 0,35 milyar m3/yıldır. Azerbaycan’a Aras Nehri ve Arpaçay, Vorotan ve Vokchi kolları ile toplam 5,62 milyar m3/yıl su akmaktadır. Türkiye ve Ermenistan sınırını oluşturan Aras nehri, sonra İran ve Azerbaycan’a akmakta, Hazar denizine 150 km kala Kura nehri ile birleşmektedir.
 
14 alt havzaya sahip olan Aras-Kura Nehri havzası, beş havza yönetim alanına bölünmüştür. Bu bölgeler Akhuryan, Kuzey, Seven-Hrazdan, Ararat ve Güney havzalarıdır. Ermenistan içerisinde yaklaşık toplam 230 km uzunluğunda 9500 nehir ve dere akmaktadır. Mevsimsel olarak kuruyan 100 civarında göle sahip olan Ermenistan’da en önemli iki göl Sevan ve Arpi Gölleridir. Hrazdan ve Akhuryan nehirleri bu göllerden doğmaktadır. Ülkenin en büyük gölü olan Sevan gölü, hidrolojik, ekonomik ve ekolojik açıdan önem teşkil etmektedir. Elektrik üretimi ve sulama için kullanılan gölün sularını korumak için havza sularını transfer etmek amacıyla 1960’larda bir proje hayata geçirilmiştir. Böylelikle, 48 km uzunluğunda bir tünel ile Arpaçay’dan Sevan gölüne yıllık 250 milyon m3 su taşınabilmektedir. 2004 yılında benzer bir proje ile 22 km’lik tünel sayesinde Vorotan Nehri'nden Arpaçay’a yılda 165 milyon m3 su taşınmıştır. Diğer önemli bir göl olan Apri ise, sulama amacıyla yapılan baraj ile rezervuar olarak kullanılmaktadır. Birçok baraj SSCB döneminde yapılmıştır. 2004 yılı rakamlarına göre Ermenistan’da tahmini kapasitesi 1,399 milyon m3 olan 83 rezervuar işletilmektedir.
 
Su kaynaklarının geliştirilmesinde ve yönetiminden sorumlu kuruluşların en önemlilerinden birisi Ulusal Su Konseyi’dir. Su sektöründe en önemli tavsiye organı olan bu kurum başbakanın başkanlığındadır. Ulusal su programın, yasal metinleri, su yönetim konuları ve politika önerilerini bu kurum geliştirmektedir. Doğa Koruma Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Vorogun-Jjar Anonim Şirketi, Kamu Hizmetleri Düzenleme Komisyonu, Bölgesel Yönetimler Bakanlığı, Ermenistan Devleti Hidrometorolojik ve İzleme Servisi, Ermenistan Devleti Çevre Etki İzleme Merkezi, Hidrolojik Etki İzleme Merkezi ise tüm yer altı su kütlelerini takip etmektedir.
 
Su ile ilgili reformlar, 1999-2000 yılları arasında Dünya Bankası destekli Entegre Su Kaynakları Yönetim projesinin uygulanması ile başlamıştır. 4 Haziran 2002 tarihinde yeni su yasasının kabul edilmesi ile su yönetimi ile ilgili önemli bir adım atılmıştır. Entegre su havzaları yönetimini benimseyen yasa ile hedefleri, belirli ve merkezileştirilmiş bir yönetimi amaçlamaktadır. 2005 yılında ise su kaynaklarını geliştirilmesi ve su sistemlerin stratejik kullanımı ve korumasını ilişkin Ulusal Su Politikası Temel İlkeler yasası kabul edilmiştir.
 
Birçok nehri sınıraşan olan Ermenistan’da suların kullanımı ikili anlaşmalar ile sağlanmaktadır. Aras ve Arpaçay sularının kullanımına ilişkin Türkiye ile anlaşma yapmış olan Ermenistan, suları eşit olarak kullanmaktadır. Ayrıca, Arpaçay üzerinde bulunan baraj ve suların kullanımı iki ülkenin ortaklığı ile sağlanmaktadır. Aras nehri ile ilgili olarak İran’la anlaşma yapmış olan Ermenistan, suları eşit olarak kullanmaktadır. Bu anlaşmalar, SSCB zamanında imzalanmıştır ve ardıl devlet Ermenistan ile devam etmektedir. Debet nehri ile ilgili olarak Gürcistan ve Ermenistan arasında yine anlaşmalar mevcuttur. Ayrıca, Azerbaycan ile Arpa, Vorotan, Aghstay ve Tavush nehirlerine ilişkin anlaşmalar da imzalamıştır.
 
Ermenistan, 1998 yılında Gürcistan ile sınıraşan ekosistemleri korumak için işbirliği yapmayı taahhüt ettikleri anlaşmayı onaylamıştır. Doğayı Koruma Bakanlığı bir kısmı suyla ilgili olan uluslararası çevre projelerini geliştirmek ve uygulamaktan sorumludur.

Alman İşbirliği ve Geliştirme Bakanlığı’nın geliştirdiği Kafkasya işbirliğinin bir parçası olarak “Güney Kafkasya’da Eko Bölgesel Doğa Koruma Programı” dahilinde üç ülke projeye dahil edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmalar devam etmektedir. 2000-2002 yılları arasında, entegre su kaynakları yönetiminin sağlanması için USAID işbirliği ile Güney Kafkasya Su Yönetimi Projesi hazırlanmıştır. Bu proje dahilinde yerel, ulusal, bölgesel otoritelerin işbirliği yapması hedeflenmiştir. 2000-2006 yılları arasında, AB ve TACIS (Technical Assistance Commonwealth of Indipendent States), sınıraşan kirliliğin azaltılması ve önlenmesi için sınıraşan suların kalitesinin sağlanması, izlenmesi için ortak nehir yönetimi programını geliştirmişlerdir. Bu program Kura havzasını da içinde almaktadır. Ayrıca, USAID Ermenistan’da su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını projesini desteklemektedir.
 
2000-2007 yılları arasında NATO-OECD, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’ı kapsayan sınıraşan suların kalite ve miktarının izlenmesi ve kontrolünü kapsayan Güney Kafkasya Nehir İzleme Projesini geliştirmiştir. Kura ve Aras Nehri havzası için UNDP ve GEF2in ortaklığı ile İsveç tarafından desteklenen “Sınıraşan Bozulmalarının Azaltılması” projesi hayata geçirilmiştir. Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve İran’ı kapsayan bu proje Aras-Kura havzaları sularının kalite ve miktarını izleyen be bölgesel işbirliğinin sağlanmasını amaçlamıştır.



-----------------------------------------

Gürcistan


Yüzölçümü6 970 000 ha                                     Ekilen Alan1 066 000 ha
Ekilen Alan %15,3                                             Nüfus 4,260,333

Yıllık Ortalama yağış 1.026 mm/yıl

Yıllık ortalama yağış hacmi 74,23 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yüzeysuyu 62,1 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yeraltısuyu 17,23 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (doğal) 79,33 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (aktüel) 82,48 milyar m3/yıl
 
Kafkasya bölgesinde yer alan Gürcistan, 69.700 km2 yüzölçümüne sahiptir. Toplam yüzölçümünün yüzde 54’ü dağlarla, yüzde 33’ü dağlık arazi ve yüzde 13’ü vadilerle kaplıdır. 2005 yılı rakamlarına göre ekilebilir alan yaklaşık 1,07 milyon hektardır. Ortalama yıllık 1.026 mm/yıl yağış alan Gürcistan, iki iklimsel bölgeye ayrılmaktadır. Batı Gürcistan’da, ılık kışlar ve çok sıcak olmayan yazları ile nemli iklim hakimdir. Ortalama yağışın 1100 mm-1700 mm arasında değiştiği bölgede sulamadan dönen suların drenajı ana problemi oluşturmaktadır. Doğu Gürcistan’da ise kışları soğuk, sıcak ve kurak yazların görüldüğü kurak iklim hakimdir. Ortalama yıllık yağış oranı 500 mm-1100 mm arasında değişmektedir.
 
Ülkenin toplam nüfusu 4,26 milyondur. Nüfusun yüzde 48,5’i kırsalda yaşamaktadır. 2006 yılı verilerine göre nüfusun yüzde 93’ü geliştirilmiş sanitasyona ulaşmaktadır. Gürcistan’ın GSYİH’si 10,7 milyar ABD dolarıdır. Tarımın bu rakamdaki payı yüzde 11’dir.
 
Gürcistan içerisinde toplam uzunluğu 54 bin 768 km olan büyük ve küçük 25 bin 75 nehir vardır. Bu nehirlerin yüzde 99,4’ünün uzunluğu 20 km’den azdır. Hidrolojik çalışmalar doğrultusunda Gürcistan, Karadeniz ve Hazar denizi havzası olarak iki ana nehir havza grubuna bölünmüştür. Karadeniz havzasında Inguri, Rioni ve Türkiye’den doğup gelen ve tahmini debisi 6,3 milyar m3/yıl olan Çoruh nehirleri yer almaktadır. Hazar Denizi havzasında ise ülkenin kuzeyinde doğup, Rusya Fedarasyonu’na akıp sonra Hazar denizi’ne dökülen Terek ve Andiyskoye nehirleri, Gürsistan’da doğup Azarbaycan’da Adzhinour gölüne dökülen Alazani, Iori ve Kua nehirleri ve Türkiye’de doğan ve Kura Nehri’nin kolları olan Mikvari ve Potskhovi nehirleri yer almaktadır. Ayrıca, Ermenistan’da doğan ve Gürcistan’a akan Debet nehri de bu havzada yer almaktadır. 43 adet barajın bulunduğu Gürcistan’da tahmini rezervuar kapasitesi 3,4 milyar m3’tür. Suyun öncelikle sulama ve elektrik üretimi amacıyla kullanıldığı ülkede en büyük baraj 1,092 milyar m3rezervuar kapasitesi ile Inguri barajıdır. Ülkede üretilen elektriğin yüzde 89’u su gücünden elde edilmektedir. 31 baraj sulama amacıyla yapılmıştır ve 1 milyar m3rezervuar kapasitesine sahiptir. En büyük üç sulama rezervuarı Iori nehri üzerinde 325 milyon m3 kapasite ile Sioni rezervuarı, Kura nehri üzerinde 308 milyon m3 kapasite ile Tiflis rezervuarı ve Iori nehri üzerinde 180 milyon m3 kapasite ile Dalimta rezervuarıdır. Arıtılmış su kullanımın yaygın olmadığı Gürcistan’da 2005 rakamlarına göre 9 milyon m3atık su arıtılmıştır.
 
1985-1990 yıllar arasında çekilen toplam su miktarı 4600 milyon m3’ten 3500 milyon m3 ‘e düşmüştür çünkü SSCB sonrası sanayi amaçlı kullanımda azalma olmuştur. 2005 yılı itibariyle toplam çekilen su miktarı 1,621 milyon m3’tür. Bunun 1,055 milyon m3 ‘ü tarımsal, 358 milyon m3’ü evsel ve 208 milyon m3 ‘ü sanayi amaçlı kullanılmıştır.
 
1985-1990 çekilen toplam su miktarı 4600 milyon m3’ten 3500 milyon m3 ‘e düşmüştür çünkü SSCB sonrası sanayi amaçlı kullanımda azalma olmuştur. 2005 yılı itibariyle toplam çekilen su miktarı 1,621 milyon m3’tür. Bunun 1,055 milyon m3 ‘ü tarımsal, 358 milyon m3’ü evsel ve 208 milyon m3 ‘ü sanayi amaçlı kullanılmıştır.
 
Gürcistan’da su kaynakları yönetimi Gıda ve Tarım Bakanlığı’na bağlı Islah ve Su Kaynakları birimi; planlama, izleme ve sulu tarımı teşvik etmekten sorumludur. Sulama için su ihtiyaçlarının belirlenmesi ve sulama ağlarının yönetimi de bir diğer sorumluluk alanıdır. Yine aynı bakanlığa olan Hidrolik Dizayn birimi sulama, drenaj, taşkın kontrolü, su tahsisi ve hidroelektrik şemalarının tasarımından sorumludur. Diğer birim olan Gürcistan Su Yönetimleri ve Ekolojik Mühendislik Bilimsel Araştırma Enstitüsü, su ile ilgili tüm bilimsel araştırmalardan sorumludur. Çevre Koruma ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve İzleme- Tahmin Merkezi ise yeraltısuyu, Karedeniz ve yüzeysularının miktarının değerlendirilmesinden mesuldür. Sovyet yönetimi süresince mevcut sulama şebekesinden birçok yönetim birimi sorumluyken şimdi ise her şebeke Islah ve Su Kaynakları biriminin 48 alt biriminin yönetimindedir. (5)
 
Gürcistan’da 1997 yılında kabul edilen Hükümet kararnamesine göre ana sulama altyapısı devletin kontrolündedir. Bu altyapının çiftliklere su dağıtımını kapsayan bölümü ise özel sektöre devredilmiştir. Sulama, toprak korunumu, araştırma, bitki koruma, çevresel koruma ve bilgi üretiminde devletin desteğinin artması gerekliliği belirtilmiştir. Gürcistan’da 10’dan fazla yasa su ve çevre yönetimi ve korumasında etkilidir. En kapsamlısı ise az önce bahsedilen 1997 tarihli yasadır. Bu yasa 2000 yılında güncellenmiştir. Su yasası sadece belirli prensiplerin altını çizmektedir. Bu prensipler ise şimdiki ve gelecek yılların ihtiyacı göz önünde bulundurularak suyun ve çevrenin korunmasıyla ilgili genel çerçeveyi belirlemektedir. Tüm kullanıcılar için içme suyu önceliklidir. Yer altısuları ve yüzey suları devlet kontrolü altındadır. Sular hidrolojik önemine göre yönetilmelidir. Kullanan-öder sistemi geçerlidir. Ayrıca, Gürcistan hükümeti AB Su Çerçeve Direktifi ile kendi yasalarını uyumlaştırma çalışmalarına başlamıştır.
 
Sınıraşan sularında ise Çoruh nehri için 1925 yılında Türkiye ile ortalama yüzey suyu akşının yarı yarıya tahsisini içeren bir anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşma sadece nehri akışı ile ilgilidir, nehre taşınan tahmini miktarı 5 milyon m3 olan sediment akımını içermemektedir. Gürcistan’ın Batum şehri sahil çizgisinin korunması için önemli bir kaynaktır. Türkiye Çoruh nehri üzerine yaptığı barajlar ile taşınacak sediment miktarını etkileyecektir. 1997 yılında Gürcistan, Azerbaycan ile çevre korumaya ilişkin bir anlaşma imzalamış ve onaylamıştır. 1998 yılında Ermenistan ile yaptığı benzer bir anlaşmayı onaylamıştır. Bu iki anlaşmaya göre hükümetler sınıraşan ekosistemleri korumak için işbirliği yapacaktır. Almanya İşbirliği ve Geliştirme Bakanlığı'nın geliştirdiği Kafkasya işbirliğinin bir parçası olarak “Güney Kafkasya’da Eko Bölgesel Doğa Koruma Programı” dahilinde üç ülke projeye dahil edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmalar devam etmektedir. 2000-2002 yılları arasında, entegre su kaynakları yönetiminin sağlanması için USAID işbirliği ile Güney Kafkasya Su Yönetimi Projesi hazırlanmıştır. Bu proje dahilinde yerel, ulusal, bölgesel otoritelerin işbirliği yapması hedeflenmiştir. 2000-2006 yılları arasında, AB ve TACIS (Technical Assistance Commonwealth of Indipendent States), sınıraşan kirliliğin azaltılması ve önlenmesi için Sınıraşan suların kalitesinin sağlanması, izlenmesi için ortak nehir yönetimi programını geliştirmişlerdir. Bu program Kura havzasını da içinde almaktadır.
 
2004-2008 yıllarını kapsayan USAID tarafından yürütülen Kafkasya-Gürcistan Stratejik Planı, Güney Kafkasya Bölgesel Su Yönetimi Programını desteklemek ve bölgesel çatışmanın engellenmesi, güven inşa etmek için tasarlanmıştır. 2002-2007 yıllarını kapsayan NATO-OECD Güney Kafkasya Nehir İzleme Projesini geliştirmiştir. Bu proje, sınıraşan suların kalite ve miktar açısından izlenmesi, işbirliği, veri paylaşımı ve havza yönetim sistemlerinin oluşturulmasını kapsamaktadır. Projenin katılımcı ülkeleri Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’dır.
 
Kura ve Aras Nehri havzası için UNDP ve GEF2’in ortaklığı ile İsveç tarafından desteklenen “Sınıraşan Bozulmalarının Azaltılması” projesi hayata geçirilmiştir. Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve İran’ı kapsayan bu proje Aras-Kura Havzaları sularının kalite ve miktarını izleyen bir bölgesel işbirliğinin sağlanmasını amaçlamıştır.

MAP: http://mapsof.net/uploads/static-maps/physical_map_of_georgia.jpg
 

Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #2 : 21 Temmuz 2011, 10:03:04 »

YUNANİSTAN




Yüzölçümü  13.196.000 ha               Ekilen Alan 3.225.000 ha

Ekilen Alan %24,4                           Nüfus 11.283.000

Yıllık Ortalama yağış 652 mm/yıl

Yıllık ortalama yağış hacmi 86,04 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yüzeysuyu 71,75 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yeraltısuyu 10,3 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (doğal) 82,25 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (aktüel) 82,25 milyar m3/yıl

Toplam yüzölçümü 13.196.000 hektar olan Yunanistan’da ekilebilir alan 3.225 ha’dır. Bu rakam toplam yüzölçümünün yüzde 24’üne tekabül eder. Ilık kışların ve sıcak-kuru yazlara sahip ılıman iklim kuşağının hakim olduğu Yunanistan’da su kullanımının sektörel dağılımı incelendiğinde 6,25 milyar m3 suyun tarım amacıyla, 1,27 milyar m3 suyun evsel ve 0,25 milyar m3 suyun sanayi amacıyla kullanıldığı görülmektedir.
 
Toplam nüfusun 11 milyon 137 bin olduğu Yunanistan’da tarımda aktif çalışanların sayısı 668 bindir. Gayri Safi Yurtiçi Hasılası 332.9 milyar ABD doları olan Yunanistan’da, tarımın bu rakama katkısı yüzde 3,8’dir.
 
Su kaynakları yönetiminden sorumlu ana kurumlar bakanlıklardır. Su Çerçeve Direktifinin adım adım, Yunan yasası L.3199/2003 ile uyumlaştırarak uygulanması ile yetki Çevre, Fiziki Planlama ve Kamu İşleri Bakanlığı’dan, geliştirilme sürecinde olan Genel Su Kaynakları Yönetimi Otoritesine aktarılmaktadır. Eşit su bölgelerinin oluşturulabilmesi için 14 bölgesel otorite kurulmuştur. Komşu ülkeler ile yapılacak sınır ötesi işbirlikleri için Dışişleri Bakanlığı önemli bir rol oynamaktadır.
 
Meriç Nehri taşkın problemleri ve işbirliği konusu ulusal boyutu, Dışişleri Bakanlığı, Fiziksel Planlama, Bayındırlık ve Çevre Bakanlığı, Ulusal Savunma Bakanlığı tarafından izlenmektedir. Gıda ve Kırsal Gelişme Bakanlığı, tarım, orman ve sulama politikalarından sorumludur. Doğal afetler ve taşkınlardan halkı korumakla yükümlü bakanlık ise İçişleri Bakanlığı'dır.
 
Yunanistan’ın sınıraşan suları Nestos (Mesta), Strymonas (Struma), Axios, Meriç ve Aooas nehirleridir.
 
Meriç Nehri ile ilgili olarak Lozan Andlaşması’nda Türkiye-Yunanistan arasında sınır oluşturmasına ilişkin bir düzenleme yapılmıştır. Bunun dışında, 20 Haziran 1934 tarihinde faydalanma eylemlerini içeren “Meriç-Ebros Nehri’nin Her İki Kıyısında Yapılacak Hidrolik Tesisatın Tanzimine Müteallik İtilaf” andlaşması Ankara’da imzalanmıştır. Bu andlaşma içine Meriç nehrinin kolları da dahil edilmiş, taşkınla mücadele, balıkçılık, sulama gibi düzenlemelere yer verilmiştir. Fakat Bulgaristan bu düzenlemenin içinde değildir. Anlaşmanın 1. maddesinin b fıkrasında Türkiye’nin, uluslararası nehir özelliği taşıyan Meriç Nehri’nin egemenliği altında bulunan bölümünde tam faydalanma hakkına sahip olduğu belirtilmektedir. Bu andlaşmada yer alan zarar vermeme hükmü, faydalanma hakları bakımından değil, kullanım şartlarınca belirlenmektedir.

Ocak 1963 tarihinde iki ülke arasında tekrar, faydalanma eylemlerini içeren “Türk-Yunan Trakya Hududunun Mühim Kısmını Tayin Eden Meriç Nehri Mecrasının Islahı Dolayısıyla Hudut Tahsisine İlişkin Protokol” imzalanmıştır. Bu protokol ile anlaşmazlıklar söz konusu olduğunda çözüm için “Karma Teknik Komisyon “ kurulması kararı alınmıştır. Faydalanma şartı ile devletlere, karşılıklı bilgi verme, nehir yatağının tanzimi ve kıyıların aşınmasını önleme, masraflara katılma ve yardım, diğer tarafa önemli zarar vermeme sorumluluğu yüklenmiştir.
 
Yunanistan ve Türkiye, 1971 yılında Meriç nehri sınıraşan kara ve deniz alanları ile ilgili ihtilaflı hadiselerin barışçıl yollarla çözümlenmesi ve önlenmesine ilişkin anlaşma imzalamışlardır. 2001 yılında bir ortak teknik komite kurularak, bilimsel, teknik ve hukuki bilgilerin değişimini ve deniz ve toprak kirliliğinin önlenmesini amaçlayan iyi niyet sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmede sınır aşan su kaynakları yönetimi konusuna değinilmemiştir. 2006 yılında ise sınır ötesi işbirlikleri başlığı altında taşkın önlenmesi ve kontrolüne ilişkin bir anlaşma imzalanmıştır.
 
İki ülke sınıraşan suların kullanımına ilişkin işbirliği anlaşması 1964 yılında imzalanmıştır. Bu anlaşmaya ek olarak iki protokol imzalanmıştır. Anlaşma ile iki ülke altyapı inşaalarında birbirlerine zarar vermekten kaçınmayı, taşkınlarla ilgili hidrometerolojik veri ve bilgi alışverişini, altyapı çalışmalarında özellikle barajlarda işbirliğini taahüt etmişlerdir. Bulgaristan, Arda nehri üzerinde bulunan Ivealogrand Barajı’nda, Mayıs-Eylül dönemlerinde 2024 yılına kadar Yunanistan’ın sulama ihtiyaçlarını karşılayacak ( 186×106 m3/yıl ) suyu temin etmeyi taahhüt etmiştir. Bu rakam daha sonra su sıkıntısı nedeniyle yüzde 20 oranında düşürülerek ( 1400×105 m3/yıl ) su tahsisini garanti etmiştir. Ardından, yine iki ülke arasında, 1971 yılında elektrik enerjisi ve sınıraşan sularla ilgili, hidrometerolojik verilerin ve taşkın bilgilerinin alışverişini amaçlayan anlaşma imzalanmıştır.
 
1990 yılında Yunanistan ve Bulgaristan, ortak teknik çalışma ve çevre grubu kurulması için bir protokol imzalamışlardır. Bu protokol ile kurulan komite 1991 yılında Avrupa Birliği’ne sunulmak üzere Meriç, Nestos ve Strymonas sınır aşan sularının kalite ve miktar kontrolü ve izlenmesi ile ilgili bir öneri oluşturulması konusunda protokol imzalamışlardır. 1992 yılında söz konusu komite, 1991 protokolüne ilişkin bir tutanak hazırlamıştır. 2005 yılında iki ülke, çevre koruma ve sınıraşan suların işbirliğine ilişkin yeni bir anlaşma imzalamışlardır.
 
Yunanistan, Bulgaristan ile, Nestos/Mesta nehirlerinde kıyıdaştır. Nestos/Mesta nehirlerinde memba Bulgaristan, mansap ülke Yunanistan’dır. Ege Denizi’ne döküldüğü delta çok önemli bir sulak alandır. Nehir ile ilgili ilk anlaşma 1964 yılında nehir sularının kullanımın işbirliği için imzalanmıştır. 1975 yılında imzalanan anlaşmayla, nehir sularının kullanımı ve enerji sektörü için bir komite kurulmuştur. 1988 yılında Nestos/Mesta nehri için bir komite kurulmasına karar verilmiştir. 1991 yılında imzalanan protokol ile suyun kalite ve miktarının izlenmesi için, Meriç, Struma ve Nestos nehirleri için Bulgaristan topraklarında gözlem ağı kurulması öngörülmüştür. 1994 yılı itibariyle de Yunanistan-Bulgaristan ortak bir program başlatmıştır. Bu program dahilinde Meriç, Struma, Mesta, Arda ve Erithropatamas nehir projeleri kararı çıkmıştır. Her iki ülke de, nehir havzalarına ilişkin uluslararası andlaşmaları onaylamakta fakat bu andlaşmaları pratiğe çevirmede başarısızlık göstermektedir.

------------------------------------------------------

Bulgaristan

Yüzölçümü 11.100.000                            Ekilen Alan 3.281. 000

Ekilen Alan % %29,5                               Nüfus 7.585.000

Yıllık Ortalama yağış 608 mm/yıl

Yıllık ortalama yağış hacmi 67,49 milyar m3

Yenilenebilir Yüzeysuyu 20,4 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yeraltısuyu 6,4 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (doğal) 26,8 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (aktüel) 26,8 milyar m3/yıl
 
Bulgaristan’ın toplam yüzölçümü 11 milyon hektardır. Bu rakamın 3 milyon 245 bin hektarı ekilebilir alandır, bu rakam toplam yüzölçümünün yüzde 29,5’dir. Ülkenin toplam nüfusu 7 milyon 593 bindir. Nüfusun 141 bini tarımsal aktif alanda çalışmaktadır. Soğuk rütübetli kışların, sıcak kuru yazların hüküm sürdüğü Bulgaristan’da 0.143 milyar m3 su tarım amacıyla, 0,32 milyar m3 su evsel amaçla ve 8,21 milyar m3 su sanayi amacıyla kullanılmaktadır. (1)
 
Gayri Safi Yurtiçi Hasılası 49  milyar ABD Doları olan Bulgaristan’da tarımın katkısı yüzde 6’dir.
 
Bulgaristan’da su yönetimi üç ana katagoriye ayrılmaktadır. Birincisi, bakanlıklar ile devlet şirketlerini ve yerel yönetimleri temsil eden kamu sektörüdür. İkincisi, ekonomiye yön veren özel şirketlerdir. Üçüncüsü, bilgi ve politika üretimi ve uygulamasında önemli rol alan ulusal araştırma ve akademik enstitülerdir. Ayrıca, sulama suyunun yerel yönetiminden sorumlu Su Kullanıcıları Birliği’nin 2001 yılında ilgili yasanın ilanı ile kurulma çalışmaları başlamıştır. Bulgar su politikaları düzenlemelerinde ana kurum Çevre ve Su Bakanlığı’dır (MoEW). MoEW dışında bir diğer hükümet kuruluşu ise AB-Phare CDC projelerinin, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Doğal ve İnsan Kaynaklı Afetler Bakanlığı özellikle taşkınlardan sorumlu bakanlıkların yetkili otoritesi olan Bölgesel Gelişim ve Kamu İşleri Başkanlığı’dır (MRDPW).
 
“Irrigation Systems Ltd.” isimli devlete ait şirket, Tarım Bakanlığı bünyesinde, sulamanın yapılandırılmasını ve kullanımını kontrol etmektedir. Kurumsal ve ekonomik problemler nedeniyle, sulanmış alan miktarı, 1990 öncesi sosyalist rejim dönemine göre oldukça azdır.
 
Şehirlerde suyun sağlanması ve atıksu yönetimi özel şirketlerce gerçekleştirilmektedir. Su Çerçeve Direktifi’nin uygulama gereklerinden biri olan eşit su bölgelerinin yönetimi için 4 Bölgesel Çevre ve Su Dairesi kurulmuştur. Bu daireler, su yönetimi politikalarının uygulamalarında, MoEW’in rehberliğinde önemli bir rol oynamaktadır. (5)
 
Bulgaristan Üniversitesi, Ulusal Meteroloji ve Hidroloji Kurumu (NIMH) ve Bulgar Bilimler Akademisi (BAS), çevre ve su konularında bilgi üretici aktörler olarak danışman rolündedirler. Ek olarak Bulgar akademik kuruluşları, özellikle hidrolik laboratuarlar, sivil aktörler olarak diğer enstitülerle birlikte  su kaynakları yönetimine hizmet etmektedirler. (6)
 
Bulgaristan’ın sınıraşan suları, genellikle Bulgaristan’da doğar ve sınır boyunca akar. Sırbıstan ve Karadağ’dan doğan Erma ve Dragovishtitza nehirleri, Makedonya’dan doğan Strumeshnitza ve Türkiye’den doğan Rezovska nehrileri istisnai örneklerdir. Romanya ile Tuna Nehri ve Sırbıstan ve Karadağ ile Timon nehri Bulgaristan sınırının bir kısmını oluşturmaktadır.
 
28 Aralık 1967 tarihinde “Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgaristan Halk Cumhuriyeti Arasında Hudut İşaretlerinin Bakımı Hakkında Anlaşma” imzalanmıştır. 23 Ekim 1968 tarihinde “Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgaristan Halk Cumhuriyeti Arasında İki Memleket Topraklarından Akan Nehirlerin Sularından Faydalanmada İşbirliği Yapılması Konusunda Anlaşma” imzalanmıştır. 13 Eylül 1975 tarihinde de, “Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgaristan Halk Cumhuriyeti Arasında Uzun Vadeli Ekonomik, Teknik, Sinai ve Bilimsel İşbirliği Anlaşması” imza altına alınmıştır.
 
İki ülke içerisinde akan sınır aşan suların kullanımına ilişkin işbirliği anlaşması ile 1964 yılında imzalanan 2 sözleşme ve 1 protokol uyarınca, iki ülke altyapı inşalarında birbirlerine zarar vermekten kaçınmayı, taşkınlarla ilgili hidrometerolojik veri ve bilgi alışverişini, altyapı çalışmalarında özellikle barajlarda işbirliğini taahhüt etmişlerdir.

Bulgaristan, Arda Nehri üzerinde bulunan Ivealogrand Barajında, Mayıs-Eylül dönemlerinde, 2024 yılına kadar Yunanistan’ın sulama ihtiyaçlarını karşılayacak ( 186×106)m3/yıl) suyu temin edeceğini taahhüt etmiştir. Bu rakam daha sonra su sıkıntısı nedeniyle yüzde 20 oranında düşürülmüştür ( 1400×105 m3/yıl ) . Daha sonra, 1971 yılında elektrik enerjisi ve sınıraşan sularla ilgili, hidrometerolojik verilerin ve taşkın bilgilerinin alışverişini amaçlayan anlaşma imzalanmıştır.
 
1990 yılında Yunanistan ve Bulgaristan, ortak teknik çalışma ve çevre grubu kurulması için bir protokol imzalamışlardır. Bu protokol ile kurulan komite, 1991 yılında AB’ye sunulmak üzere Meriç, Nestos ve Strymonas sınır aşan sularının kalite ve miktar kontrolü ve izlenmesi ile ilgili bir öneri sunulmasını öngören protokolü oluşturmuştur. 1992 yılında söz konusu komite, 1991 protokolüne ilişkin bir tutanak hazırlamıştır. 2005 yılında iki ülke, çevre koruma ve sınıraşan suların işbirliğine ilişkin bir anlaşma imzalamıştır.
 
Yunanistan, Bulgaristan ile Meriç Nehri haricinde Nestos/Mesta nehirlerinde kıyıdaştır. Nestos/Mesta nehirlerinde memba Bulgaristan, mansap ülke Yunanistan’dır. Ege Denizi’ne döküldüğü delta çok önemli bir sulak alandır. Nehir ile ilgili ilk anlaşma 1964 yılında nehir sularının kullanımın işbirliği için imzalanmıştır. 1975 yılında; nehir sularının kullanımı ve enerji sektörü için bir komite kuran andlaşma imzalanmıştır. 1981 yılında bırakılacak su miktarının ( 300×106 m3/yıl ) belirlendiği bir anlaşma imzalanmıştır. 1988 yılında Nestos/Mesta nehri için bir komite kurulmasına karar verilmiştir. 1991 yılında imzalanan protokol ile suyun kalite ve miktarının izlenmesi için, Meriç, Struma ve Nestos nehirleri için Bulgaristan topraklarında gözlem ağı kurulmasına karar verilmiştir. 1994 yılı itibariyle Yunanistan-Bulgaristan ortak bir program başlatmıştır. Bu program dahilinde Meriç, Struma, Mesta, Arda ve Erithropatamas nehir projeleri kararı çıkmıştır. Her iki ülke de, nehir havzalarına ilişkin uluslararası anlaşmaları onaylamakta, ancak bu anlaşmaları pratiğe çevirmede başarısızlık yaşamaktadır.

ÇOK ŞİRİN BİR TASFİRİ HARİTA: http://bulgaria-map.info/maps/Bulgaria_Sightseeing_Map.jpg


http://www.travelphotoi.com/wp-content/uploads/2011/04/Bulgaria.png
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #3 : 21 Temmuz 2011, 10:11:39 »

Azerbaycan

Yüzölçümü 8.660.000 ha                            Ekilen Alan 2.064.700 ha

Ekilen Alan %23,8                                      Nüfus 8.781.000

Yıllık Ortalama yağış 447 mm/yıl

Yıllık ortalama yağış hacmi 38,71 milyar m3/yıl

Yenilenebilir Yüzeysuyu
32,52 milyar m3/yıl
Yenilenebilir Yeraltısuyu 6,51 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (doğal) 39,03 milyar m3/yıl

Toplam yenilenebilir su (aktüel) 39,03 milyar m3/yıl

Azerbaycan, Kafkasya dağlarının Güneydoğu eteklerinde 86.600 km2 yüzölçümü ile yer almaktadır. Toplam yüzölçümünün yüzde 43’ı deniz seviyesine göre 1000m’nin üstündedir . Karasal iklimin görüldüğü Azerbaycan’da Hazar Denizi kıyısında nemli tropik iklim hakimdir. 2009 yılı rakamlarına göre nüfusu 8 milyon 781 bin olan Azerbaycan’da nüfusun yüzde 50’si kırsalda yaşamaktadır. 2009 yılı rakamlarına göre GSYİH 44 milyar ABD dolarıdır. 1990’lı yıllarda tarımın katkısı GSYİH’ye yüzde 36 iken bu rakam 1995-2004 arası hızla artan sanayileşme nedeniyle 2007 yılında yüzde 6’ya düşmüştür.
 
Yıllık ortalama yağış miktarı 447 mm/yıl olan Azerbaycan’da toplam yenilenebilir su miktarı 39,03 milyar m3’tür. Azerbaycan’da sular, ikisi uluslararası olmak üzere dört havza olarak incelenmektedir. Ülkenin en büyük havzası olan Kura ve Aras Havzası Türkiye’de doğmakta devamında Gürcistan’a sonrasında da Azerbaycan sınırları içerisinde akar. Toplam 1.515 km olan nehrin, 900 km’si Azerbaycan içerisinde yer alır. Gürcistan’dan yaklaşık 11.91 milyar m3/yıl debi ile Azerbaycan’a akmaktadır. Yine Türkiye’de doğan Aras Nehri, Ermenistan – Türkiye, Türkiye-Azerbaycan, İran-Azerbaycan, İran-Ermenistan ve tekrar İran-Azerbaycan sınırlarını oluşturarak, Kura nehri ile birleşerek Hazar denizine dökülmektedir. Ermenistan ve İran’daki kolları ile birlikte Aras nehrinin yıllık ortalama debisinin 13,417 milyar m3 olarak tahmin edilmektedir.
 
Diğer bir havza ise ülkenin kuzeydoğusunda yer alan ve Rusya Federasyonu’nda doğan Samur nehri havzasıdır. Yaklaşık yıllık ortalama debisi 2,36 milyar m3 olan nehir, Hazar Denizi’ne dökülmektedir. Son iki havza ise Hazar Denizi güneydoğusunda ve Kura havzasının güneyinde yer alan Lankaran bölgesinde yer alır. Diğer havza ise Hazar denizinin kuzeydoğusunda Samur ve Kura havzalarının arasında yer alır.
 
Azerbaycan’da barajların toplam rezervuar kapasitesi, 21,54 milyar m3’tür. 2005 yılı verilerine göre atıksı üretimi 659 milyon m3’dür. Yıllık su tüketiminin 12,21 milyar m3 olduğu Azerbaycan’da bu tüketimin yüzde 76,4 tarımsal, yüzde 4,2 evsel ve yüzde 19,3’ü sanayi amacıyla gerçekleşmiştir.
 
Azerbaycan’da, su kaynakları ile ilgili tüm kuruluşlar devlet kuruluşudur. Su kaynaklarının korunmasından ve kirliliğin önlenmesinden sorumlu Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, ayrıca atık su boşaltım izinlerini sağlar. Tuzlanma ve su kirliliğini izlemekten sorumlu Ekoloji ve Doğa Kullanım Komitesi ve yüzey sularının izlenmesinden, fiyatlandırılmasından ve kullanım izinlerinden sorumlu İmar ve Su Yönetimi Komitesi de su kaynaklarından sorumlu diğer kurumlardır. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Hijyen ve Salgın Merkezi içme suyu kalitesini takip eder. Su sektörü, 1997 yılı Su Kanunu, 1999 yılı Su Temini ve Atık Su, 1996 yılı İmar ve Sulama ve 1999 yılı Çevre Koruma Yasalarına bağlıdır.
 
Sınıraşan sularına ilişkin olarak Azerbaycan, Aras nehri ile ilgili İran’la, Gandar gölü ile ilgili Gürcistan’la, Samur nehri ile ilgili olarak Rusya Federasyonu ile andlaşmalar yapmıştır. Bölgenin en önemli havzalarından biri olan ve Aras nehri ile birleşerek Hazar denizine dökülen Kura nehri ile ilgili herhangi bir andlaşma yoktur. 1997 yılında Gürcistan, Azerbaycan ile sınıraşan ekosistemlerde özel koruma alanlarının yaratılması ve çevre korumak için işbirliğini sağlayan bir anlaşmayı onaylamıştır.
 
Almanya, İşbirliği ve Geliştirme Bakanlığı’nın geliştirdiği Kafkasya işbirliğinin bir parçası olarak “Güney Kafkasya’da Eko Bölgesel Doğa Koruma Programı” dahilinde üç ülke projeye dahil edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmalar devam etmektedir. 2000-2002 yılları arasında, entegre su kaynakları yönetiminin sağlanması için USAID işbirliği ile Güney Kafkasya Su Yönetimi Projesi hazırlanmıştır. Bu proje içerisinde yerel, ulusal, bölgesel otoritelerin işbirliği yapması hedeflenmiştir. 2000-2006 yılları arasında, AB ve TACIS (Technical Assistance Commonwealth of Indipendent States), sınıraşan kirliliğin azaltılması ve önlenmesi için sınıraşan suların kalitesinin sağlanması, izlenmesi için ortak nehir yönetimi programını geliştirmişlerdir. Bu program Kura havzasını da içinde almaktadır.
 
2000-2007 yılları arasında NATO-OECD, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’ı kapsayan sınıraşan suların kalite ve miktarının izlenmesi ve kontrolünü kapsayan Güney Kafkasya Nehir İzleme Projesini geliştirmiştir. Kura ve Aras Nehri havzası için UNDP ve GEF’in ortaklığı ile İsveç tarafından desteklenen “Sınıraşan Bozulmalarının Azaltılması” projesi hayata geçirilmiştir. Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve İran’ı kapsayan bu proje Aras-Kura havzaları sularının kalite ve miktarını izleyen be bölgesel işbirliğinin sağlanmasını amaçlamıştır.

HARİTALAR: http://www.turkcebilgi.com/uploads/media/harita/politik_azerbaycan_2004.jpg

http://www.traveler.az/images/albums/azerbaijan%20map/map_big.jpg

http://www.azerb.com/az-map-detail.jpg

http://www.turkcebilgi.com/uploads/media/harita/azerbaycan_harita.png
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #4 : 02 Mart 2012, 15:28:33 »

Haritalarda biraz güncelleme yaptım arkadaşlar.
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic