Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nükleer Güç Dağılımı  (Okunma Sayısı 2804 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« : 12 Temmuz 2011, 04:33:13 »


Nükleer Silahların Konuşlandığı Ülkeler

Amerika Bilim Adamları Federasyonu (FAS)'nun yaptığı açıklamaya göre, 2009 yılı itibariyle 14 ülkede, 111 ayrı bölgede toplam 23,300 nükleer başlık konuşlanmış durumdadır.
Nükleer başlıkların yarısı kısa bir ikaz süresinden sonra kullanılabilecek şekilde atış rampaları ile birlikte hazır halde tertiplenmiştir.

Rusya'nın %50'den fazlası operasyonel birliklerle aynı bölgede bulunan 48 daimi depolama alanı mevcuttur. Ayrıca, önemli miktarda nükleer harp başlığı geçici depolarda konuşlandırılmıştır.

Rusya'da nükleer silahların konuşlandığı yerlerin çoğu kalabalık yerleşim yerleri yakınındadır. Örneğin; 1000'den fazla nükleer harp başlığının bulunduğu Saratov bölgesi bir füze tümeni, stratejik bombardıman uçak üssü ve ulusal-seviyede depolama alanı ile çevrili durumdadır.

ABD ise nükleer silahlarını 7 Avrupa ülkesi ile, 13 eyalette ve toplam 21 ayrı bölgede konuşlandırmıştır. ABD Kıtasındaki nükleer silah depolama alanları ile  Avrupa'dakiler hemen hemen eşittir. Fransa'da 7, İngiltere'de ise 4 depolama alanı vardır. Belçika, Almanya, İtalya, Hollanda ve Türkiye nükleer silah bulundurmayan ülkelerdir. Ancak, bu beş ülkede de Soğuk Savaş döneminden kalma ve ABD'ye ait olan nükleer silahlar bulunmaktadır.




Çin'in nükleer silahlarla ilgili 8-14 nükleer tesisi vardır. Nükleer silahlar, nükleer silahları kullanacak olan birlik ve silah sistemlerine yakın konuşlandırılmıştır.Silahlardan hiç birisi tam olarak operasyonel değildir. Nükleer başlıklar, konuşlandırıldıkları alanlarda atma vasıtalarından ayrı olarak depolanmıştır. Merkezi Askeri Komisyon tarafından kontrol edilmektedir.

Kesin olarak bilinmemekle birlikte, İsrail'in de Hindistan ve Pakistan gibi 4 nükleer silah konuşlanma alanı olduğu değerlendirilmektedir. Her üç ülkenin de atma vasıtaları ile harp başlıklarını ayrı ayrı depolarda muhafaza ettiği sanılmaktadır.

İki nükleer deneme yapmış olmasına rağmen, Kuzey Kore'nin nükleer silah kapasitesini operasyonel hale getirip getirmediği henüz bilinmemektedir.



Nükleer başlık yoğunlukları ülkeden ülkeye değişmektedir. Rusya, 46 yerleşim yerinde 13,000 harp başlığı ile depolamaktadır. Her bir bölgede 270 harp başlığının depolandığı sanılmaktadır.

ABD'nin konuşlanma alanlarındaki nükleer başlık yoğunluğu Rusya'dan daha fazladır. Her bir konuşlanma alanında ortalama olarak 450 harp başlığının bulunduğuna inanılmaktadır.

Nükleer silahlar, sahip olan ülkelerin güvenlik stratejisinin önemli bir unsurudur. Nükleer silahlara sahip olan ülkeler, konvansiyonel silah kapasitelerini genişletirken,  nükleer güçlere karşı mevcut nükleer silah kapasitelerini koruma ve bu suretle "caydırıcı gücü" devam ettirmeye çalışmaktadır. ABD ise bununla kalmayıp, terör örgütleri ve teröre destek sağlayan devletlerin nükleer silah edinmesini önleme amacını gütmektedir.

Türkiye'nin Durumu:

ABD'nin Türkiye'deki ABD üslerinde/depolarında nükleer harp başlığı olduğu bilinmektedir. Ancak, silahların sayısı hakkında bilgi yoktur.

Soğuk Savaş Dönemi'nden beri Türkiye kendi kontrolünde olmayan nükleer silahlar yüzünden, nükleer silahlara sahip Rusya, Çin, İran (2-3 yıl içinde) gibi ülkelerin kesin hedefi durumundadır. Açık kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, ABD hükümeti 4,200 adet harp başlığını demonte etmeyi planlamaktadır. Türkiye'deki harp başlıklarının bu rakamın içinde olup olmadığına dair bilgi yoktur.

Soğuk Savaş döneminden kalma ABD nükleer silahlarının Avrupa kıtasından geri çekilmesini talep eden Belçika, Almanya, Hollanda, Norveç ve Lüksemburg bu yönde NATO ve ABD’ye her fırsatta baskı yapmaktadır. Bu grup içerisinde Türkiye'nin olmaması ilginçtir.

Türkiye'nin doğu komşusu olan İran İslam Cumhuriyeti'nin de önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde nükleer silaha sahip olması beklenmektedir. Bu durumda Türkiye coğrafi olarak kuzeyde Rusya, doğuda İran İslam Cumhuriyeti ve güneyde İsrail gibi nükleer harp başlığına sahip ülkeler tarafından çevrilmiş olacaktır.

İsrail, Rusya ve ABD'den sonra en çok nükleer silaha sahip ülkedir. Elindeki her türlü silahı düşmanlarına karşı hiç çekinmeden kullanan İsrail'in neden bu kadar çok nükleer silaha sahip olmak istediği bilinmemektedir.

Son dönemde Orta Doğu bölgesinde yaşanan gelişmelerde Türkiye'nin rolü gündeme geldiğinde, İsrailli basın mensuplarının ve bakanların dolaylı da olsa nükleer silaha atıf yaptıkları gözlemlenmiştir.



Uluslararası ilişkilerde nükleer silah başlı başına önemli "caydırıcı" unsurdur. Türkiye, depo anahtarı başkasında olan ve hiç bir zaman kullanamayacağı nükleer harp başlıklarına ev sahipliği yapmak ve hedef olmak yerine, daha fazla vakit kaybetmeden kendi nükleer silah tesislerini kurmalıdır.  (Kurmalı mıdır arkadaşlar ? )


KAYNAK: http://www.stratejikanaliz.com/
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
lesmer3366
VIP Üye
******

Performans: 51
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 819



« Yanıtla #1 : 12 Temmuz 2011, 06:55:49 »

Şimdi millet nükleer silah yapalım, sağa sola atalım dendiğini  düşünecek. Ama nükleer silahlar genelde kullanılmak için yapılmaz. Caydırıcılık için yapılır. İsrail'in çevresindeki Arap ülkeleri özellikle Suriye ve Mısır en son 1973 Yom Kippur savaşında israil e saldırmışlardı. Tabi sonuç alamadılar. Ama o tarihten sonra İsrail Nükleer güç haline geldi ve Arap ülkeleri bir daha saldırmaya cesaret edemediler. (Bu bilgiler el altında sızdırıldı ve dünya kamuoyunun bilgilenmesi sağlandı)
Ayrıca Sovyetler birliği yıkıldıktan sonra Nükleer mirası elinde bulunduran Rusya nın üzerine fazla gidilemedi. Tabiki sebep eldeki nükleer silahlardı.
Bu gün Hindistan ve Pakistan topyekün bir savaşa girmiyorlarsa sebep her ikisin dede nükleer silah olmasıdır.
İran da nükleer  eşiği aşmak üzeredir. Bir süre daha böyle gider, uranyum zenginleştirme teknolojisine hakim olursa silah için fazla birşey kalmayacak. Bölgede dengeler değişecek. Bu yüzden özellikle ıranlı nükleer fizikciler suikaste uğruyor. Nasıl uğramasın hedef tek nükleer silahla işi bitebilecek İSRAİL. Tabi bu silaha sahip olduktan sonra atması da gerekmiyor, KORKUSU İSRAİLE YETECEKTİR.
Türkiye nin de en azından bu teknolojiye sahip olması, atom gücünü kontrol etmeyi öğremesi, yakıt zenginleştirmeyi deneysel olarak bileolsa öğrenmesi gerekir.....
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic