Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 21 martta gece-gündüz eşit süreleri eşit değil miydi?  (Okunma Sayısı 10727 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
emre007
Yeni üye
*

Performans: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 36


« : 21 Mart 2012, 13:58:10 »


merhabalar ben sosyal bilgiler öğretmeniyim.bugün tenefüste öğrencim yıllardır basılan ülkü takvimini getirip,  hocam siz 21 mart-23 eylül de gece-gündüz eşit olduğunu 12 saat-12 saat gece yaşandığını söylemiştiniz dedi. 21 mart tarihini gösterip burada
gece:11 saat,33 dk;
gündüz: 12 saat,27 dk. yazıyor diye gösterdi. sebebini sordu. ben de simdi ders zili çaldığını söyleyerek, cuma günü derste anlatırım dedim ve öğrenciyi yolladım. ama sebebi konusunda hiç bir fikrim yok.
sebebini bilen arkadaşlar varsa söylerlerse çok sevinirim. veya buradan tartışarak bir sonuca varabilir miyiz.
Kayıtlı
MLM
Uzman Üye
*****

Performans: 42
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 408


« Yanıtla #1 : 21 Mart 2012, 14:55:24 »

gece-gündüz sürelerinin birbirine eşit olması ve bu durumun 21 mart-23 eylülde olması mümkün değildir.

gece gündüz uzunlukları, 12 saat gece-12 saat gündüz şeklinde olamaz! kuvvetle muhtemel küsüratı vardır, ancak pi sayısının 3.14 ten sonsuza kadar uzanmasına rağmen, matematiksel işlemlerde 3.00 alınması gibi bir durum da coğrafyada var işte...yani küsüratları silip, filan tarihte gece gündüz eşittir diyoruz...

buradaki bir durumu gözden kaçırıyoruz: takvim beşeri bir unsurdur ve bir takım insanlar tarafından düzenlenmiştir...takvim düzenlenirken, dünya-güneş-ay hareketleri ile senkronize edilmiş midir?
mesela biz diyoruz ki: efenim dünya güneşten uzaklaşır ve yörüngedeki hızı yavaşlar ve eylül ekinoksu 2 gün gecikir! şubat ayının 29 gün olmasına da diyoruz ki: dünya güneşe uzaklaşır ve hızı yavaşlar vs...halbuki: dünya, güneşe yaklaşırken hızı kademe kademe artacağından bazı ayların süresinin kademe kademe artması lazım, uzaklaşırken de kademe kademe azalması lazım...mesela yörüngeden uzak olduğu dönemlerdeki ay süreleri neden  31 gün?

tuhaftır, kyk da 21 mart 23 eylül arasındaki süre: gyk dakinden fazladır..bu şu anlama gelir: kyk yaz-bahar süresi daha uzundur!

benzer tuhaflık şubat ayının 29 çekmesi mevzusunda vardır. 365 gün 6 saatin dakika saniye ve salise olarak küsüratları vardır ve bu küsüratla, 100 veya 2000 yılda 1 gün eder.(detaylı bikmiyorum) ama pratikte 1000 yıl atladık diye şubat ayının 30 gün çektiğini görmedik!

yine, paraleller arası mesafe mevzusunda da benzer tuhaflıklar var: ardışık iki paralel arası mesafede sorun yok ancak paraleller arası mesafenin 111 km olması mümkün değildir...

neyse benim kafam karışık bu konularda sanırım cevap verirken, iyice kafa karıştırdım...

ustalarım beni de bilgilendiriler umarım..
Kayıtlı
Feyzullah Demir
Uzman Üye
*****

Performans: 82
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #2 : 21 Mart 2012, 19:51:59 »

Bu sorunun cevabını baya aramıştım zamanında..
Ne yazık bu tür soruların cevabını Türkçe kaynaklarda bulmanız zor.
Yanlış hatırlamıyorsam Amerikan deniz kuvvetleri oşinografya dairesinin bir yayınında bu konuda bir makale okumuştum..Çok zaman geçti aradan..
Hatırlayabildiklerimi  aktarmaya çalışayım.
Ekinokslarda gece gündüz asla eşit olamaz..
Bu mantıken de yanlış..
Şöyle söyleyeyim.
Birincisi   gün kavramı.
Bir gün ,bulunduğumuz meridyende güneşin ard arda geçme süresidir.
Ancak güneşin hareketi sabit değildir. Mevsimden mevsime değişir.
Güneş etrafındaki  yörüngesi üzerinde sabit bir hızla hareket etmez.
İkincisi,güneş’in yıllık görünen hareketini, zamanın ölçüldüğü gök ekvatoru üzerinde değil de ekliptik üzerinde yapmasıdır.
Birinci sebepte belirtildiği gibi Güneşin yörünge üzerindeki hareketi düzenli değildir.
İşte güneşin bu düzensiz hareketleri ve zamanın ekvator üzerinde ölçülmesi astronomları gerçekte var olmayan bir Güneş tanımlamaya yöneltmiştir. Buna göre;
21 martta güneş ekvator  üzerinde tanımlanmıştır.
İkincisi güneşin gök ekvatoru üzerinde düzenli hareket ettiği varsayılmıştır.
Üçüncüsü ortalama güneş kavramı belirtilmiştir.
(Değişken güneş hızının ortalaması..)
  


 Güneş’in bir yerin meridyeninden ard arda iki geçişi arasında kalan zaman bir ortalama Güneş günüdür.
Günlük işlerimizde kullandığımız saat ortalama güneş zamanını ölçer.
Yani türkçesi her gün  24 saat değidir..
İkincisi ;
Güneş ışınları yaklaşık 8 dk’da dünyaya ulaşır  ve güneş    ufuk çizgisinin altına   indikten  16 derece ye kadar hava hala aydınlıktır.
(Güneş ışınlarının atmosferde kırılması)
Güneş ışınları yoldadır biz onu hala batıyormuş gibi görürüz..
Yani biz güneşin her zaman baktığımız andan  8 dk önceki görüntüsünü görürüz.
(Bu kozmologların zamanda yolculuk yapılabileceği tezinin dayanaklardan biridir.)
Esasında güneş ufuk altına inmiştir ve bulunduğunuz yerin düzleminin altındadır ancak 8 dakikalık yol mesafesi nedeniyle batmamış gibi görürüz.
Bu durum güneş ışınlarının atmosferdeki kırılma olayıyla daha da değişir.
Bulutluk nemlilik hatta bulundunuz enlemin derecesi bile güneş ışınlarının  ulaşma süresini ve kırılmasını etkiler.
Eğer geceyi güneşin batması olarak adlandırıyorsak  bunu ;
Güneşin ufuk çizgisinin altına inmesi olarak mı havanın karanlık olması olarak mı ifade edeceğiz.
Biline durum havanın karanlık  olması durumudur ki bu durumda güneş ufuk altına indiği halde havanın hala tam kararmaması nedeniyle zaman gecikmesi oluşur ve gece gündüz süreleri astronomik hesaplamalara uymaz.
Astronomik mevsimlerin meteorolojik mevsimlere uymaması gibi..

Zaten saatlerimiz kesin olan değil değişken olduğu için ortalama güneş zamanını gösterir.
Bu yüzden 21 mart ve 23 eylül değişken zamanın ortalamasına bakıldığında tam anlamıyla 12 saat gündüz ve geceyi yaşatmaz ve sapmalar oluşur.
Yanlış hatırlamıyorsam  Örneğin Türkiyede  bilinen tarihlerden farklıdır ekinokslar.
Bahar  ekinoksu Türkiye de  4 gün önce  sonbahar ekinoksu bilinen tarihten 3 gün sonra gerçekleşir ve bu eşitlik her enlemde farklılık gösterir.
Yani
21 mart ve 23 eylül de dünyanın her tarafında gece gündüz süresi eşittir
Bilgisi tamamen safsatadır.
Bir günün net ve her zaman 24 saat veya  dünyanın  yörüngesinin elips olduğu safsataları gibi.. (Helezonik elips)
Ancak her yer  için ayrı bir ekinoks belirleme karışıklığa yol açacağından sapmalar gözardı edilmiş ve zamanın ölçüldüğü gök ekvatoru esas alınarak 21 mart 23 eylül gece gündüz eşitliği olarak kabul edilmiştir.

Biraz uzun oldu kusura bakmayın ama coştum galiba.
Kozmolojiyi, astronomiyi çok severim.
Çok kozmoloji kitabı okumuştum zamanında..
Hatta abartmış ist.ünv astronomi bölümünde kitaplar almış çalışmıştım..
Başlığı görünce dayanamadım…
Bilgilerde eksiklik olabilir…İlk anda hatırladıklarım bunlar..



Kayıtlı
fatma cetiner
Yeni üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


« Yanıtla #3 : 21 Mart 2012, 20:26:26 »

bu tarz bilgileri paylaştığınız için teşekürler biraz kafam karıştı ama
Kayıtlı
Feyzullah Demir
Uzman Üye
*****

Performans: 82
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #4 : 21 Mart 2012, 20:39:11 »

Smiley hiç bir problem yok sayın hocam bir gün net 24 saattir ve ekinoks tarihleri 21 mart ve 23 eylüldür.
Bunun dışındaki bilgilerin bana hiç bir faydası olmadı.
Asla öğrencilere bunu anlatmam.
Ama hocamın öğrenciye cevap verebilmesi için hatırladıklarımı yazdım..

Kayıtlı
MLM
Uzman Üye
*****

Performans: 42
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 408


« Yanıtla #5 : 21 Mart 2012, 20:53:18 »

feyzullah hocamıza, verdiği detaylı bilgilerden ve emeği için teşekkür ediyoruz.
Kayıtlı
MLM
Uzman Üye
*****

Performans: 42
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 408


« Yanıtla #6 : 21 Mart 2012, 20:57:30 »

feyzullah hocama bir sorum olacak, umarım malümatınız vardır.

ben detaylı olarak karıştırmadım, bilgim kulaktan dolamadır, şöyle bir durum var: erzurumlu ibrahim hakkı hz., marifetname isimli kitabında, dünyanın dönmediğini iddia ediyor ve iddiasını da eğer dünya dönseydi sabah yuvasından çıkan bir kuşun geri döndüğünde yuvasını bulamazdı şeklinde temellendiriyormuş.

bu duruma ilişkin malümatı bilgisi olan var mı? araştıran-karıştıran var mı?
Kayıtlı
Feyzullah Demir
Uzman Üye
*****

Performans: 82
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #7 : 21 Mart 2012, 21:23:09 »

Sayın hocam sorduğunuz soruyu hemen cevaplayayım ama kaynağınıda söyleyeceğim..
Dünyada ilk defa eksen hareketi sarkaç deneyiyle ispatlanmıştır.Tarihi 1800'lü yıllar tam anımsamıyorum.
Bir katedralde yapılan deney şöyle.
Bir zincire ucunda çivi olan gülle bağlanarak katedralin ortasından aşağıya doğru sarkıtılıyor.

kuzey ve güney yönünde  iki kum havuzu hazırlanıyor.
Sarkaç çekilip bırakılıyor.
Mesafelerini falan hatırlamıyorum..
Gülle çekilip kuzey güney yönünde hareket veriliyor.
Gülle kuzeye doğru hereketinde kum havuzunun üstüne bir çizik atıyor.
bir süre sonra güney yönündeki havuza gelip kumun üzerine bir çizik atıyor..
Şimde merakla beklenen ikinci çizgiler..
Baya bir kalabalık toplanmış..
Gülle ikinci çizgiyi önceki çizginin biraz soluna çiziyor.
Eğer eksen hareketi olmasaydı ki - rüzgar gürültü gibi dış etkenlerin etkisi sıfırlanmış - ikinci çizgininde ilk çizginin üstüne çizilmesi gerkirdi..
Bu deney eksen hareketinin ilk ispatıdır.

Bu konularla ilgili merakınızı anlıyorum..
Size bir kitap tavsiye etmek isterim.
Hayatımda iki defa okuduğum tek kitap..

bu deneyi ve daha fazlası mükemmel bir türkçe ile anlatılmış..
Taşkın tuna-uzayın sırları..
Kozmolojiyle ilgili..
Mutlaka okuyun..Harika bilgiler var içinde..
 
Bu konuyla ilgili öğrecilerimede  tavsiye ediyorum..

Kayıtlı
Feyzullah Demir
Uzman Üye
*****

Performans: 82
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #8 : 21 Mart 2012, 21:29:52 »

Bu arada  buldum..

Foucault sarkacı..

Baya zaman geçmişti..

Foucault Sarkacı, adını Fransız fizikçi Léon Foucault'dan alan, ilk defa deneysel olarak Dünya'nın kendi ekseni çevresinde döndüğünü kanıtlayan sarkaç düzeneğidir.

Bir sarkacın asılma noktası değiştiği halde salınımı değişmediğini gözleyen Foucault, yeterince büyük bir sarkaç harekete geçirildiğinde, bunun salınım düzeninin değişmeyeceğini, fakat yerin, yani Dünya'nın hareket edeceği kuramını geliştirmiştir. Eğer Dünya dönüyorsa, Dünya ile birlikte sarkacı izleyen gözlemciler de dönecekler, buna karşın sarkacın salınım düzlemi hareketsiz kalacaktı. Bu nedenle sarkacın salınım düzlemi gözlemcilere göre yavaşça hareket ediyor gibi görünecekti. Gerçekte ise, gözlemcilerin dolaysız bir yolla izlemiş oldukları olay, Dünya'nın kendi etrafında dönmesinin bir sonucuydu.

Düşünceleri ile toplumda büyük bir ilgi uyandıran Foucault'ya imparator III. Napolyon, deneyini Paris'teki büyük kubbeli Panthéon binasında yapmasına izin vermiştir. Foucault, kubbenin ortasına 67 metrelik çelik telle 28 kg ağırlığında bir demir top asmıştır. Topun alt tarafına sivri bir uç takılarak, yere serili ince kum tabakasında, bu ucun bıraktığı izlerden yararlanarak, sarkacın salınım düzlemindeki değişimin gözlemciler tarafından izlenebilmesi sağlanmıştır.

Bu tarihi deneyi izlemek için Pantheon'a büyük bir kalabalık toplanmıştır. Foucault'nun sarkacı hareket ettirmesinden bir saat önce, titreşim ve hava akımlarına engel olmak üzere, gözlemcilerin hareketsiz ve sessiz olmaları temin edilmiştir. Sessizce salınımına başlayan sarkacın salınım düzleminde, bir süre her hangi bir değişim gözlenmemiştir. Bu sessiz bekleyişin ardından gözlemciler, kumun üzerindeki izlerin yavaşça değiştiğini görmüşlerdir. Sarkacın salınım düzlemi gözle görünür biçimde dönmektedir. Bu topluluk, tarihte ilk kez Dünya'nın kendi ekseni etrafında döndüğüne tanık olmuştur. Foucault'nun 1851'de, bu deney sırasında Pantheon'a yerleştirdiği bu sarkaç hala aynı yerde asılı durmaktadır.

Kuzey Kutbu ya da Güney Kutbu'nda, bir sarkacın salınım düzlemi, altındaki Dünya dönmeye devam ederken, yıldızlara göre değişmeden sabit kalacaktır. Tam turunu tamamlaması bir gün sürecektir.

Foucault sarkacına benzeyen bir düzenekle benzeri bir deney, Foucault'dan iki yüzyıl önce 1661'de Vincenzo Viviani tarafından gerçekleştirilmiştir.

Dünya'daki pek çok kurum, müze ve laboratuarlarda, Foucault sarkacına benzeyen sarkaçlar bulunmaktadır. Hatta Güney Kutbu'nda da bir Foucault sarkacı bulunur. Türkiye'de Bilkent Üniversitesi Fen Fakültesi binasında ve Ege Üniversitesi Rasathanesi ve Ankara'da MTA'ya bağlı müzede de Foucault sarkacı bulunmaktadır.




Kayıtlı
Feyzullah Demir
Uzman Üye
*****

Performans: 82
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #9 : 21 Mart 2012, 21:46:34 »

Bu konuyla ilgili ingilizce bir makale buldum...
Google traslatten  çeviriside koydum..
Tam çevirmiyor ama ne olduğunu az çok anlarsınız..



Day and night are not exactly of equal length at the time of the March and September equinoxes. The dates on which day and night are each 12 hours occur a few days before and after the equinoxes. The specific dates of this occurrence are different for different latitudes.

On the day of an equinox, the geometric center of the Sun's disk crosses the equator, and this point is above the horizon for 12 hours everywhere on the Earth. However, the Sun is not simply a geometric point. Sunrise is defined as the instant when the leading edge of the Sun's disk becomes visible on the horizon, whereas sunset is the instant when the trailing edge of the disk disappears below the horizon. These are the moments of first and last direct sunlight. At these times the center of the disk is below the horizon. Furthermore, atmospheric refraction causes the Sun's disk to appear higher in the sky than it would if the Earth had no atmosphere. Thus, in the morning the upper edge of the disk is visible for several minutes before the geometric edge of the disk reaches the horizon. Similarly, in the evening the upper edge of the disk disappears several minutes after the geometric disk has passed below the horizon. The times of sunrise and sunset in almanacs are calculated for the normal atmospheric refraction of 34 minutes of arc and a semidiameter of 16 minutes of arc for the disk. Therefore, at the tabulated time the geometric center of the Sun is actually 50 minutes of arc below a regular and unobstructed horizon for an observer on the surface of the Earth in a level region.

For observers within a couple of degrees of the equator, the period from sunrise to sunset is always several minutes longer than the night. At higher latitudes in the northern hemisphere, the date of equal day and night occurs before the March equinox. Daytime continues to be longer than nighttime until after the September equinox. In the southern hemisphere, the dates of equal day and night occur before the September equinox and after the March equinox.

In the northern hemisphere, at latitude 5 degrees the dates of equal day and night occur about February 25 and October 15; at latitude 40 degrees they occur about March 17 and September 26. On the dates of the equinoxes, the day is about 7 minutes longer than the night at latitudes up to about 25 degrees, increasing to 10 minutes or more at latitude 50 degrees.
------

google translate çevirisi:


Gündüz ve gece Mart ve Eylül ekinoksların zamanda eşit uzunlukta tam değildir. Hangi gün ve gece tarihleri ​​her 12 saat ekinoks öncesi ve sonrası birkaç gün meydana vardır. Bu oluşum, belirli bir tarih farklı enlemlerde için farklıdır.

Bir gündönümü gününde, Güneş diskinin geometrik merkezi ekvator geçer, ve bu noktada dünya üzerinde her yerde 12 saat için ufuk üzerindedir. Ancak, Güneş basit geometrik bir nokta değildir. Günbatımı disk firar kenarının altına ufukta kaybolur anlık iken Sunrise, Güneş diskinin kenarında ufukta görünür hale anlık olarak tanımlanır. Bu ilk ve son doğrudan güneş ışığı anlar. Bu zamanlarda disk merkezine ufkun altında. Ayrıca, atmosferik kırılma ve yeryüzünün herhangi bir atmosfer vardı olsaydı daha gökyüzünde daha görünmesini Sun'ın disk neden olur. Diskin geometrik kenarı ufka ulaşmadan önce Böylece, sabah diskin üst kenarı birkaç dakika boyunca görülebilir. Geometrik diski ufkun geçtikten sonra Benzer şekilde, akşam diskin üst kenarı, birkaç dakika kaybolur. Gündoğumu ve almanaklar göre gurûb kez 34 yay dakika ve disk yay 16 dakika semidiameter normal atmosferik kırılma için hesaplanır. Bu nedenle, tablo zamanda Güneş'in geometrik merkezi düzeyde bölgede Dünya'nın yüzeyindeki bir gözlemci için düzenli ve engelsiz ufkun altında aslında yay 50 dakikadır.

Ekvatorun derecelik bir çift içinde gözlemciler için, gün doğumundan batımına kadar olan süre birkaç dakika daha uzun gece daha her zaman. Kuzey yarıkürede yüksek enlemlerde, eşit gündüz ve gece tarihini Mart ekinoksu önce oluşur. Gündüz Eylül ekinoks sonrasına kadar uzun gece daha olmaya devam ediyor. Güney yarımkürede, eşit gece ve gündüz tarihleri ​​Eylül ekinoks öncesi ve Mart ekinoksu sonra ortaya çıkar.

Kuzey yarımkürede, enlem 5 derece eşit gece ve gündüz tarihleri ​​25 Şubat ve 15 Ekim, gerçekleşmek; enlem 40 derece de 17 Mart ve 26 Eylül ile ilgili ortaya çıkar. Ekinoksların tarihlerde, günlük enlem 50 derece 10 dakika veya daha fazla artan, yaklaşık 25 dereceye kadar enlemlerde gece daha uzun 7 dakikadır.

Kayıtlı
kmrngns
Uzman Üye
*****

Performans: 19
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 221


Türk'çe düşün...


« Yanıtla #10 : 22 Mart 2012, 19:38:41 »

21 mart izmir ezan vakitlerine bakarsak:

İmsak04:43 Güneş06:06 Öğle12:26 İkindi15:50 Akşam18:33 Yatsı19:49

güneşin doğuş ve batış vakitleri için ortalama olarak güneş'e 10 dk. ekler, akşamdan da 10 dk. çıkarırsak 06.16 ile 18.23 ü buluruz. yani hemen hemen 12 saat gündüz ü elde ederiz.
Kayıtlı

Öz yurdunda garipsin, Öz vatanında parya..
ilyasd79
Yeni üye
*

Performans: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #11 : 22 Mart 2012, 20:15:57 »

merhabalar ben sosyal bilgiler öğretmeniyim.bugün tenefüste öğrencim yıllardır basılan ülkü takvimini getirip,  hocam siz 21 mart-23 eylül de gece-gündüz eşit olduğunu 12 saat-12 saat gece yaşandığını söylemiştiniz dedi. 21 mart tarihini gösterip burada
gece:11 saat,33 dk;
gündüz: 12 saat,27 dk. yazıyor diye gösterdi. sebebini sordu. ben de simdi ders zili çaldığını söyleyerek, cuma günü derste anlatırım dedim ve öğrenciyi yolladım. ama sebebi konusunda hiç bir fikrim yok.
sebebini bilen arkadaşlar varsa söylerlerse çok sevinirim. veya buradan tartışarak bir sonuca varabilir miyiz.
Kısaca ışığın kırılması. Güneş ufuk çizgisinden 18 derece aşağıda iken ışığın kırılmasından dolayı görülür yani gerçekte doğmadan gündüz başlar. Ufukta gerçekte kaybolduktan sonra da 18 derece  ininceye kadar yine görülür. (ihsan hocamın dersinden hatırladığım)
Kayıtlı
emre007
Yeni üye
*

Performans: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 36


« Yanıtla #12 : 24 Mart 2012, 10:58:02 »

bilgiler için çok sağolun, ama 6. sınıf çoçuğuna(12 yaşında) bunları nasıl anlatcam bakalım. soyut düşünme konusunda hala sıkıntıları var.
Kayıtlı
Feyzullah Demir
Uzman Üye
*****

Performans: 82
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #13 : 24 Mart 2012, 21:30:29 »

Sayın hocam niçin soyut anlatıyorsunuz ki..
Ders anlattığınız anda
-umarım güneş ışığı sınıfa tam girmiyordur-
güneş ışınlarının sınıfa direk ulaşmadığı halde sınıfın aydınlık olduğunu bununda güneş ışınlarının atmosfer tarafından kırılıp dağıtılıp yansıtılmasından kaynaklandığını anlatabilirsiniz.
Hatta güneşi gözlemletip ufukta battıktan sonra ne kadar daha havanın çevremizi görebilecek kadar aydınlık olduğunu zaman tutarak tespit etmeleri ödevini verip sonuçları öğrencilerin kendi gözlemleriyle   anlatarak somut bir ders yapabilirsiniz..
Kayıtlı
marzuba
VIP Üye
******

Performans: 385
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 992



« Yanıtla #14 : 24 Mart 2012, 22:41:23 »

feyzullah hocama bir sorum olacak, umarım malümatınız vardır.

ben detaylı olarak karıştırmadım, bilgim kulaktan dolamadır, şöyle bir durum var: erzurumlu ibrahim hakkı hz., marifetname isimli kitabında, dünyanın dönmediğini iddia ediyor ve iddiasını da eğer dünya dönseydi sabah yuvasından çıkan bir kuşun geri döndüğünde yuvasını bulamazdı şeklinde temellendiriyormuş.

bu duruma ilişkin malümatı bilgisi olan var mı? araştıran-karıştıran var mı?



Her halde şaka yapıyorsunuzdur diye düşünüyorum.Çok bilimsel bir tespıtolduğundan anlayamadım."Yukarıdaki o kadar bilimsel ızahın yanına gitti mi şimdi?"
Kayıtlı

Eyyy devlet çık artık,şişemizin kadehimizin içinden!!!!
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic