Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Tartışma Başlatmak İstiyorum...  (Okunma Sayısı 20389 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« : 04 Ocak 2008, 21:36:19 »


Değerli meslektaşlar,
Sitemizi takip eden pek çok üyemiz son dönemde sitemizde artan bilgi ve belge paylaşımın yapılmasının yanı sıra, mesleki deneyim ve pratikteki sorunların çözümüne dair tartışmaların süregittiğini bilmektedir. Her ne kadar bu tartışmalar bazen (dün akşam olduğu gibi) mecrasından uzaklaşsa da kendimizi geliştirmemiz bakımından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

Tartışılan konuşarın büyük bölümü dersanelerde ve piyasada bulunan materyallerdeki hatalardan kaynaklanmaktadır. Çünkü ekonomik kaygıar ve satış baskısı ile hazırlanan materyallerde meslektaşlarımız istemeden de olsa pek çok şeyi amiyane ifadeyle yuvarlamakta, doğal olarak bizlerde sonuca yazanın niyetini düşünerek ulaşmaktayız.

Bu durumun temelinde ÖSYM nin son yıllarda coğrafya soru kalitesini dibe vurdurmasının da etkili olduğunu düşünüyorum. Klişelerden kopamayan eğitim anlayışımızda yeni programla bir devrim yapılmaya çalışılmışsa da istenenler olmamış yeni program macerası yeni kitaplarla tam bir fiyaskoya dönüşmüştür.

Neyse asıl konudan uzaklaşmadan sizlere bir soru yöneltmek istiyorum.

Soru: Ege'de turunçgil tarımı için uygun koşullar bulunmasına rağmen yetiştirilmemesinin temel nedeni?
Cevap: Ekonomik getirisi yüksek ürünler yetiştirilmesi

Soru: Akdeniz Bölgesinde zeytin tarımı için uygun koşullar bulunmasına rağmen yetiştirilmemesinin temel nedeni?
Cevap: Ekonomik getirisi yüksek ürünler yetiştirilmesi

Sizlerin hem bu konuda hem de varsa aklınıza gelen diğer saçma sorulardaki görüşlerinizi birbirimizi kırmadan ve inatlaşmadan ifade etmenizi istiyorum. Saygılarımla...
Kayıtlı

MUHARREM BUZ
Muharrem BUZ
Site Yöneticisi
*******

Performans: 1771
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2527


Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi


« Yanıtla #1 : 04 Ocak 2008, 21:44:54 »

Sevgili Doğu tespitlerinin hepsin katıldığımı bilmeni isterim. Ancak böyle paylaşım sitelerinde özellikle burada sıkı paylaşımların olması ama bunun tartışma boyutunda değilde bilgi alışverişi şeklinde gerçekleşmesi  en büyük dileğim. Saygılar.
Kayıtlı


Yaş kırk dört yolun yarısı +9
Dante gibi ortasını geçtik ömrün.
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #2 : 04 Ocak 2008, 21:47:38 »

Muharrem hocam dediğiniz doğru ama ben soruyu gerçekten samimi olarak sordum. Bana en mantıksız gelen soru ve cevap bu... Ve bu tip sorular bizleri öğrencinin gözünden düşürebilecek nitelikteki sorulardır. Özellikle dersanede çoğu şeyde ikinci kez bu soruda mantık hatası vardır diyemiyoruz. Ama var ve hemen hemen bütün soru bankalarında aynı soru mevcut...
Kayıtlı

Göksel DOĞANAY
VIP Üye
******

Performans: 1027
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 891


« Yanıtla #3 : 04 Ocak 2008, 21:49:39 »

bu sorduğunuz iki sorunun tam anlamıyla cevaplarının bilimsel bir temelde olmadığını düşünüyorum. malum ülkemizde ciddi anlamda bir tarım politikası yok. bazı şeyler tamamen çiftçilerin insiyatifindedir. ayrıca egede turunçgillerin az olması enlemle ilişkilidir. yani izmirde turinçgil tarımı yapmak antalyadaki kadar mümkün değildir. kış sıcaklılıkları akdenize göre 5-6 derece daha düşüktür.
bir başka noktada bu iki tarım faaliyeti ağaçlarda yetişmesi yani yıllık ekime bağlı olmayıp uzun yıllar boyunca oluşan ağaçlarla ilgilidir. bir anda zeytinve turunçgil ağaçları oluşturmak kısa süreçte yapılacak birşey değildir.
mesela aynı durum taa mezepotomya bölgesinde rumlardan kalma üzüm bağlarındada vardır.
Kayıtlı
fuzuli
Genel Moderator
******

Performans: 1266
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2055


« Yanıtla #4 : 04 Ocak 2008, 21:51:23 »

Sevgili Doğu tespitlerinin hepsin katıldığımı bilmeni isterim. Ancak böyle paylaşım sitelerinde özellikle burada sıkı paylaşımların olması ama bunun tartışma boyutunda değilde bilgi alışverişi şeklinde gerçekleşmesi  en büyük dileğim. Saygılar.
Muharrem hocam tartışma seviyeli olduğu takdirde yararlıdır Ancak seviyenin düşmesi durumunda bir takım olumsuzluklar çıkar Bu yüzden bizim gibi toplumun rehber insanlarına da düzeyli tartışma yakışır
Kayıtlı

Bazıları dünya sadece kendi etrafında dönüyor zanneder...
gunban
VIP Üye
******

Performans: 1535
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2505


Güzel günler göreceğiz; güneşli günler, .....


« Yanıtla #5 : 04 Ocak 2008, 21:51:42 »

öğretmenim;Herhalde kimse Türkiye'nin bir tarım politikası (Politkasızlığını) olmadığını kabul etmek istemiyor diye düşünüyorum.Gerçi son yıllarda uygulanan bir tarım politikası var.Nedir? Tarımın tasviyesi. Bu gidişle şurda burda yetiştirilmesi ekonomik değil denilen birçok ürünü yüksek paralarla ithal etmek zorunda kalacağız.
Saygılarımla...
Kayıtlı


Dört nala gelip uzak Asya\'dan
Akdeniz\'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim........
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #6 : 04 Ocak 2008, 21:55:17 »

Göksel hocam söylediklerinize katılmakla beraber burada enleme bağlı sıcaklık değişiminin 5-6 dan ziyade 2 derece civarında olduğunu belirtmekte fayda var. Ancak Toros Dağları ve bunun batı uzantısı olan Menteşe Dağları kış aylarında soğuk hava kütlesinin önünde bir set oluşturur. Bu nedenle de turunçgiller Akdeniz kıyı kuşağında daha yoğundur. Bu set İAB-SYB birleştiğinde güneye doğru aşılır ki bu dönemlerde akdenizde de ayaz olaylarına rastlanır.

Sorudaki mantık hatasına vurgu yapmak için bu örneği verdim. Bu ve bunun gibi soruların önüne geçmesi gerekenler bizleriz aslında... Başta ÖSYM ve MEb yazarları ile büyük yayın gruplarının yazarları bu konularda daha dikkatli olmalı diye düşünüyorum. Dünkü izohips sorusuda buna benzer çok açık bir örnektir...
Kayıtlı

geomaster
Uzman Üye
*****

Performans: 69
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 416



Site
« Yanıtla #7 : 04 Ocak 2008, 21:58:25 »

Yanlız hocalarım benim bildiğimde birşey var egenin zeytini antalyanın da turunçgili meşhurdur ve bunu pazarcılarda çok iyi bilir. Bu bilgiyi duyduğum için doğu hocamın bahsettiği saçmalık bana saçmalık gibi gelmedi. Ortada saçmalıklar olduğunu kabul ediyorum tabiki ama gerçekten tartışmamız gerekecek, paylaşmamız gereken çok şey var. Aslında siteyi paylaşım dışında bu tür amaçlar içinde etkin biçimde kullanmalıyız.

Not: Egede ancak sıkmalık portakal çıkıyor ama Antalya portakalı bal dök ye misali. Smiley Zeytin de kuzeye gittikçe daha çok tutuluyor (gemlik  gibi), ancak miktar olarak az oluyor ve daha yukarı enleme de çıkmıyor tabii.
Kayıtlı

Fahrettin ASPİRİN
Göksel DOĞANAY
VIP Üye
******

Performans: 1027
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 891


« Yanıtla #8 : 04 Ocak 2008, 22:00:54 »

Haklısınız doğu hocam. benimde belirtmek istediğim coğrafya ilmi bugüne kadar klişeleşmiş cevaplarla araştırılmadan bilimsel sorgulama yapmadan yapılıyor olması. bu durumunda en önemli sebebi ülkemizde coğrafya ilmiyle ilgili bilimsel çalışmaların yapılmaması. bu mantık dersane öğretiminde daha çok görülüyor. hep derim ben doğrular bile sorgulanırsa doğruların ötesinde en doğru bulunur.
Kayıtlı
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #9 : 04 Ocak 2008, 22:05:23 »

Fahrettin hocam
Ancak türkiye'de turunçgillerin çok çok büyük bir bölümü ki bu oran yaklaşık güncel bilgilerde % 90 dır. Çukurova havzasında yetiştirilir. Özellikle Mersin turunçgillerin iller bazında %50 den fazlasını üretir. Ama bende derste Adana bölümünde daha çok sanayi bitkileri yetiştirilir diye anlatıyorum.

Burada saçma olan Ege'deki sanayi ürünlerinin varlığını anlatmak değil. Asıl sorun kitaplarda bu sorunun kendini defalarca tekrar etmesi ve her seferinde farklı bölgenin ele alınmasıdır. Gerçekte Ege'de bu ürünler yüksek ekonomik getirisinden dolayı yetiştirilir. Akdeniz'de ise Göksel hocamın da dediği gibi doğal koşullar baskındır.
Kayıtlı

zozcan
VIP Üye
******

Performans: 266
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1181



« Yanıtla #10 : 04 Ocak 2008, 22:06:19 »

Sevgili Doğu ATEŞ öğretmenim;
Her insan bir dünya... Her dünyada farklılıklar, farklı bakış açıları, farklı algılamalar, ... olacaktır elbette. Ama hepimizin ortak noktası "İNSAN OLMAK"tır.
Burada pek çok konuyu birbirimizle paylaşıyoruz. Bildiklerimizi aktarıyor, bilmediklerimizi öğreniyoruz. Mensubu olduğumuz Coğrafya Bilimi ise bir derya. Bizim bildiklerimiz ise bir katre.
İnsan olmamızın farklılıkları yanında bilgi ve yorum farklılıkları içerisinde zaman zaman bu platformda bazen tatlı sert bazen de üzücü tartışmalar olmuyor değil. Üye sayısı 30 binleri geçmiş bir forum sitesinde bunların olması da normal. Yani tartışılır, yazışılır, farklı görüşler, fikirler, bakış açıları ortaya konur. Dediğim gibi insanız ve sinir sistemine de sahibiz. Yeri gelir sinirlerimiz gerilebilir, yeri gelir birbirimizi kalkıp kucaklayası gelir. (tebrik etmek anlamında) Bunlar yaşanması muhtemel olaylar ve yaşanacaktır da. Ancak her ne yaşanırsa yaşasın şunu unutmamamız gerekiyor.
1. Hepimiz İnsanız
2. Sinir sistemimiz var
3. Yorucu ve yoğun bir işe sahibiz
4. Herkes bizim gibi düşünmek zorunda değil
5. Bir insana yapılan iyilik, bütün insanlığa, bir insana yapılan yanlış, bütün insanlığa yapılmış gibidir.
6. Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir ama SAYGILI OLMAK zorunluluğumuz var.
 Bütün bunları alt alta koyduğumuzda ortaya çıkan sonuç şu;
Tartışma, farklılıklar ve farklı yorumlar gayet normaldir. Önemli olan birbirimizi kırmadan, incitmeden burada varlığımızı hissettirebilmektir. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemide, aynı rotada, aynı kılavuzla gitmek zorunda olan insanlarız. SAYGI BEKLEYEN, SAYGI GÖSTERMEK ZORUNDADIR!

Sorunuza gelince; 2. soruda herhangi bir yanlış yoktur. İlk soruda bir hata olmalı diye düşünüyorum. Ege Bölgesinde turunçgil üretimi için gereken doğal şartların yerinde olmadığını herkes bilir. Belki soruda sorulmak istenen turunçgil değil de buğday, şekerpancarı vs. olabilir.

Cografya.Biz ailesi fertlerine selam ve sevgilerimle....
Kayıtlı

Coğrafya, bütün bilimlerin bileşkesidir.
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #11 : 04 Ocak 2008, 22:10:27 »

Zekeriya hocam
yazınızın ilk kısmında söylediklerinizin tümüne canıgönülden katılıyorum. Diğer taraftan soruyu değiştirdiğimizi düşünelim. Yani şekerpancarı yada dediğiniz gibi buğday olsun... Bu listeyi uzatmak hemde çok uzatmak mümkündür. Soru bankaları bu işi bizim için yapmışlar zaten. Ama o halde de bir sorun çıkmıyor mu ortaya... Yani ölçme kuralları bakımından verilerin sağlıklı, geçerli ve bilimsel olması gerekmez mi? Kastettiğim temelde bu.

Piyasa materyalleri ölçme kuralları ile uyumlu mudur ki bizler birbirimize bu kadar sert yaklaşabiliyoruz? Asıl sorun da bu zaten...
Kayıtlı

geomaster
Uzman Üye
*****

Performans: 69
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 416



Site
« Yanıtla #12 : 04 Ocak 2008, 22:10:50 »

Anlıyorum sizi doğu hocam makineleşmenin marabaları işsiz bıraktığını ve göçe zorladığını hala söylüyoruz ama bu olay artık bitti marabalar kandil dağına çoktan çıktı bu konuda kemal sunal filmlerinde kaldı.

Bunun dışında Konya'da bir arkadaşım Karapınar artık çöl falan değil boşuna yanlış bilgi verme çocuklara dedi bana, ama ben doğrusunu söylesem de ösym pat diye sorarsa 2008 öss de ne olacak? garantisi yok..
Kayıtlı

Fahrettin ASPİRİN
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #13 : 04 Ocak 2008, 22:12:56 »

Fahrettin hocam arkadaşınız kesinlikle haklı. O bölgede aylarca çalışmış bir arkadaşınız olarak bende bu konuda size hak veriyorum. Diğer taraftan asıl çölleşme alanları olan Selendi Ovası, Aralık Ovası ve Güneydoğu Anadolu ovaları hakkında güncel bilgiler vermiyoruz.
Kayıtlı

geomaster
Uzman Üye
*****

Performans: 69
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 416



Site
« Yanıtla #14 : 04 Ocak 2008, 22:17:33 »

Size şunuda hatırlatmak isterim yeni coğrafya müfredatı bizi 4-5 yıl sonra daha da çıkmaza sokacak çünkü bilgiler daha da güncellik gerektiriyor. Şimdiden bile eskimiş bilgiler var yeni kitaplarda. Yani bu durumda coğrafya kitapları her yıl bir atlas dergisi gibi yeniden basılmalıdır. Hatta bir öğrencim bunu proje haline getirmek ve maliyet hesaplaması yapmak istedi, girişimlerde bulundu talim terbiyeye danıştığında '' çok gereksiz bir şeyle uğraşıyorsun zaten kitaplar her yıl güncellenecek'' demişler. Cevaba bakar mısınız? (Öğrenci projeyi bıraktı)
Kayıtlı

Fahrettin ASPİRİN
Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic