Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tuz Gölü'nü kurtarabiliriz  (Okunma Sayısı 3066 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mustafa NAZ
Genel Moderator
******

Performans: 1921
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2958



« : 05 Eylül 2008, 06:53:18 »




Doğa Derneği, Tuz Gölü’nün yer aldığı Konya Kapalı Havzası’nda Devlet Su İşleri’nin yanlış su politikları nedeniyle her yıl bir Tuz Gölü kadar suyun israf edildiğini söylüyor. Tuz Gölü ve diğer göllerin sanılanın aksine küresel ısınma sonucunda değil, yanlış su politikları nedeniyle kuruduğuna dikkat çekiyor.

Doğa Derneği suyun yanlış kullanımı ile ilgili olarak şunları söylüyor:
Devlet Su İşleri’nin yanlış su politikaları nedeniyle yılda 1 milyar 150 milyon metreküplük emniyetli su rezervine sahip Konya Havzası’nda, 1 milyar 786 milyon metreküp su tüketiliyor. Bu nedenle, her yıl havzada 636 milyon metreküp, yani bir Tuz Gölü’nü dolduracak kadar su kaybediliyor.

CANLILARIN YAŞAMI TEHLİKEDE

Konya Kapalı Havzası’nda DSİ tarafından yapılan baraj ve kanal inşaatları, on binlerce yasadışı kuyu ve aşırı su tüketen tarımsal ürünler son 20 yılda Türkiye’nin en büyük ikinci gölünü kuruttu. Tuz Gölü’ndeki kurumaya bağlı olarak başta flamingolar olmak üzere birçok canlının yaşamı tehlike altında. Tuz Gölü’nün kurumasına neden olarak küresel ısınma gösterilse de, asıl neden DSİ’nin suyun aşırı kullanımıyla sonuçlanan tarımsal su yatırımlarının uygulanmış olması.

KÜRESEL ISINMA DEĞİL, İNSAN ELİ

Konya Ovası’nda suyun küresel ısınma nedeni ile değil büyük ölçüde insan eliyle yok edildiğini belirten Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken şunları söyledi:

“Geçtiğimiz 20 yılda Konya Kapalı Havzası’nda sulu tarım teşvik edildi. Bir yandan Beyşehir’den su taşınırken, diğer yandan suyun göllere gitmesini engelleyen sulama barajları yapıldı. Ekilecek ürün olarak da bölgede yetişen ancak aşırı su tüketen şeker pancarı, mısır, yonca ve kiraz gibi bitkiler seçildi. Bir süre sonra yer üstü suları yetersiz gelmeye başlayınca çiftçiler yasadışı kuyular açarak yeraltı sularını kullanmaya başladı. Kaçak kuyuların sayısı on binleri buldu. On beş yirmi yıl kadar her şey yolunda gibi gözüktü ama sonra çark tersine dönmeye başladı. Suyun barajlarda tutulması, ilkel sulama teknikleri ile oluşan israf ve seçilen ürünlerin aşırı su tutması nedeniyle su kaynakları ulaşması gereken yerlere, yani göllere varamadı. Göllerin diğer ana beslenme kaynağı olan yeraltı suları da kuyulardan çekildiği için Ereğli, Hotamış, Eşmekaya ve hatta Tuz Gölü gibi Konya’nın eşsiz sulak alanları birer ikişer kurudu.”

Daha da ürkücü olan, aynı su politikasının Devlet Su İşleri tarafından bugün de devam ettirilmesi olduğuna dikkat çeken Güven Eken, “DSİ ne yazık ki bu yanlış politikayı kendi uygulamalarının meyvesi olan kuraklığı gerekçe göstererek sürdürüyor. Ancak Orta Anadolu’daki susuzluğun ana nedeni küresel ısınma değil, Türkiye’nin yanlış su politikası” dedi.

TUZ GÖLÜ'NÜ HAYATA DÖNDÜRMEK MÜMKÜN

Her şeye karşın Tuz Gölü’ne yeniden hayat vermenin mümkün olduğunu belirten Eken,
bunun için havzada ürün deseninin değiştirilerek vahşi sulama yöntemlerinin terk edilmesi ve damla sulama başta olmak üzere basınçlı sulama yöntemlerinin uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Eken, “DSİ’nin bu yanlıştan bir an önce dönerek tüm Türkiye sathında suyun havza bazında entegre yönetimini benimsemesi gerekiyor. Bugün harekete geçmezsek, çok geç kalacağız ve Orta Anadolu’da insan yaşamının yok oluşuna seyirci kalacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber:yesil.ntvmsnbc
Kayıtlı

Tarsus Cengiz Topel Anadolu Lisesi
Merih Kayra Zencir
VIP Üye
******

Performans: 1124
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1111



« Yanıtla #1 : 05 Eylül 2008, 07:00:33 »

kesinlikle katılıyorum.yok eden insansa kurtaracakta insandır.su plitikası bu olayın başlıcada çözüm yoludur.
Kayıtlı

Kayracan
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #2 : 05 Eylül 2008, 08:25:53 »

O zman bu olaya küresel felaket değil yerel cinayet desek daha doğru olur.

Bu konuya her zaman katılırım.İnsan faktörü tatlı su kaynaklarının yok edilmesinde ilk sırada.Öncelikle vahşi sulama terk edilmeli.Damla sulama sistemine geçilmelidir.Sanayi tesislerinin sınırsız su tüketimine bir önlem alınmalıdır.Bunlar yapılırsa kurtuluş yakındır.Yoksa bu tür haberleri daha çok duyarız.
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« Yanıtla #3 : 05 Eylül 2008, 08:33:52 »

tuz gölü ve çevresindeki yanlış sulama yöntemi ve yeraltı suyunun bilinçsiz ve kontrolsüz tüketiminin sebebi kuraklıktır.sebep kuraklık,sonucu kuraklığa dayalı bilinçsiz sulama. sonuca bakarsak arazisinde sulu tarım yapan köylünün suyu temin etmek için taban suyunu tüketmesi söz konusudur.bence şu andan sonra kuraklığın geçmediği devam ettiği bir süreçte yeraltı sularını tüketmeseler dahi tuz gölü eski sınırlarını sağlayamaz.D.S.İ bir şeyler yapacaksa hirfanlıdan tuz gölüne sadece 20 km lik bir hatla besleme yapacak ve tuz gölü hiç olmazsa şimdiki sınırlarını koruyacak.sonra bahsedilen kuyuların kontrol altında tutulması da katkı sağlayacaktır.diye düşünüyorum.
Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #4 : 05 Eylül 2008, 08:46:29 »

İç Anadolu zaten Türkiye'nin en az yağış alan bölgesidir.Kuraklıktan dolayı Tuz gölünün bu hale geldiği tezine katılmıyorum.
Konyanın yağış grafiğine de bakacak olursak son yıllarda yağış miktarında kuraklık felaketi denecek oranda bir azalma yoktur.

Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« Yanıtla #5 : 05 Eylül 2008, 09:19:02 »

 ''Ekilecek ürün olarak da bölgede yetişen ancak aşırı su tüketen şeker pancarı, mısır, yonca ve kiraz gibi bitkiler seçildi. Bir süre sonra- yer üstü suları yetersiz gelmeye başlayınca- çiftçiler yasadışı kuyular açarak yeraltı sularını kullanmaya başladı.'' bu iki cümle yukarıdaki metinden...ve aynı düşüncemin kesiştiği yer,bölgede kuraklık şartlarında arazinin sulu tarımdan kuru tarıma yönlendirilmesi gerekir,ama tek başına yeterli olmaz,demek istiyorum.kuraklığı sadece yıllık yağış tutarıyla açıklamanın zorluğu ise bizi küresel ısınma denilen kavramla tanıştırdı.aylardır haberlerini okuyarak üzüntüsünü paylaştığımız haritalarda önemli alanlar kaplayan göllerimizin yok olması da bulundukları lokasyonlarda çoğu zaman yıllık yağış grafiklerine uyumlu sonuçlar vermediler...
Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic