Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye Kyoto protokolünü İmzalıyor- Mu?  (Okunma Sayısı 3685 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
gunban
VIP Üye
******

Performans: 1535
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2505


Güzel günler göreceğiz; güneşli günler, .....


« : 31 Mayıs 2008, 07:45:31 »


                           Türkiye Kyoto'yu imzalıyor
Kyoto'ya ilk somut adım

Türkiye'nin Kyoto rotokolü'ne taraf olması için ilk somut adım atıldı. Çevre Bakanı Eroğlu, protokole taraf olunması görüşünü içeren yazıyı Dışişleri Bakanlığı'ra gönderdi. Küresel iklim değişikliğiyle mücadele için hazırlanan protokolle Türkiye'de çok şey değişecek.
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, "bu konuda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bilgisi olduğunu, konuyu ayrıca pazartesi günü kendisine arz edeceklerini" vurguladı.

Basın

Kyoto Protokolü nedir?

Kyoto Protokolü, küresel iklim değişikliğiyle mücadele etmek için, Birleşmiş Milletler'in 1997'de Japonya'nın Kyoto şehrinde düzenlediği çevre toplantısında katılımcı hükümetler tarafından kabul edilen bir anlaşmadır. Protokole göre gelişmiş ülkelerin sera etkisi yaratan gazların salınımını 2008 - 2012 yılları arasında yüzde 5.2 düşürmelerini öngörüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2001'den itibaren 84 ülke anlaşmayı imzaladı, 34 ülke onayladı. En son Rusya'nın 18 Kasım 2004'te katılmasıyla 90 gün sonra 16 Şubat 2005 tarihinde protokol yürürlüğe girdi. Ancak bağlayıcılığı olmadığı için bu anlaşma sonrasında gaz salınımlarında küresel bir düşüş gözlenmedi. Dünya'da tek başına sera gazı salınımının yüzde 25'inden sorumlu olan Amerika, ve yüzde 1,5'undan sorumlu olan Avustralya Kyoto Protokolü'nü imzalamayacağını duyurdu. Böylece prokotal işlemeye başlamadan büyük yara aldı. Çevreci Örgütler, başta Amerika olmak üzere gelişmiş ülkelerin Kyoto Anlaşması'na imza atmasını ve kurallarına uyması gerektiğini savunuyor.

 Kyoto ilk değil

Hükümetler, 1992 yılında Rio’daki “Dünya Zirvesi”nde iklim değişimiyle mücadele etme kararı almışlardı. Bu zirvede, Birleşmiş Milletler İklim Değişimi Çerçeve Anlaşması hazırlanmıştı. Çerçeve Anlaşması, gaz salınımlarını sabit hale getirmeyi öngörüyordu fakat bağlayıcılığı yoktu. Bu anlaşma sonrasında gaz salınımlarında küresel bir düşüş gözlenmedi. Kyoto Anlaşması, BM İklim Değişimi Çerçeve Anlaşması’nın devamı niteliğinde. Anlaşmanın şimdilik bir bağlayıcılığı yok. Fakat Kyoto Protokolü'nü imzalayan ülkelerin yüzde 55’inin parlamentoları, anlaşmayı onaylarsa protokolün bağlayıcılığı olacak. Bağlayıcılığın boyotları ise henüz netlik kazanmadı. Anlaşmanın bazı esnek mekanizmaları da bulunuyor. Örneğin belirli oranda salınım ticareti yapılabilecek. Yani, bir ülke para karşılığında, az gaz salınımı olan bir ülkeden gaz salınımı yapma hakkı satın alabilecek. Bir diğer yöntem de, ülkeler, başka ülkelerin karbondioksit gazını yutan bir takıl projelere imza atmasıyla da salınım ticaretinden faydalanabilecek. (Ağaçlandırma, yenilenebilir enerji santralları gibi)

 Koyoto ile neler değişecek?

Kyoto Sözleşmesi ile devreye girecek önlemler son derece pahalı yatırımlar gerektiriyor;

* Endüstriden, motorlu taşıtlardan, ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yeniden düzenlenecek.

* Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçlarla uzun yol alma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirme, ulaşımda, çöp depolamada çevrecilik, temel ilke olacak.

* Atmosfere bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelinecek.

* Atmosfere salınan sera gazı miktarı yüzde 5'e çekilecek.

* Fosil yakıtlar yerine örneğin, bio dizel yakıt kullanılacak.

* Çimento, demir çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde atık işlemleri yeniden düzenlenecek.

* Termik santrallerde daha az karbon çıkartan sistemler, teknolojiler devreye sokacak.

* Güneş enerjisinin önü açılacak. Nükleer enerjide karbon oranı sıfır olduğu için dünyada bu enerji ön plana çıkarılacak.

* Fazla yakıt tüketen ve fazla karbon üretenden daha fazla vergi alınacak.

 Yine de dünya hükümetlerinin acil önlemler almakta bu kadar geciktikleri bir ortamda tek uluslararası müzakere zemini Kyoto Protokolü’dür. Protokolü ABD ve Avustralya’nın yaptığı gibi reddetmek, ağır bir inkar politikasının göstergesidir. Kyoto’yu imzalayan bir ülke olmak, en azından küresel ısınmadaki payını kabul etmenin ve önlem almaya başlamanın ilk adımı olabilir.

 Türkiye'nin durumu

Türkiye çerçeve sözleşmenin imzaya açıldığı Rio zirvesinde Başbakan Süleyman Demirel tarafından üst düzeyde temsil edildiği halde sözleşmeye imza atmadı. Bir OECD ülkesi olduğu için çerçeve sözleşmenin Ek-1 listesinde yer alan Türkiye, sözleşmeyi imzalamak yerine listeden çıkmak için lobi yapmayı tercih etti, ne var ki Ek-1 listesinden çıkarılmadı, ancak 2001 yılında Ek-2 listesinden çıkarıldı (Halbuki yükümlülük altına girmek için ek-1’de olmak yeterlidir). Sözleşmeye imza atmadığı için Kyoto görüşmelerinde aktif olarak müzakerelere katılmayan, bu yüzden de otomatik olarak Ek-B’ye girmediği için Protokol dışı kalan Türkiye, bu şekilde Kyoto Protokolü’ne taraf olmadı ve herhangi bir yükümlülük altına girmedi.

Türkiye küresel ısınma konusunda her zaman çok yavaş davranan, uluslararası mekanizmaların çevresinden dolaşmaya ve zaman kazanmaya bir ülke oldu. İmzaya açık olduğu süre içinde çerçeve sözleşmeyi imzalamamış, ancak 2004’de doğrudan doğruya Meclis’ten geçirerek onaylandı. Sözleşmenin getirdiği en önemli yükümlülük olan sera gazı envanterini ancak 2006 yılında, yani sözleşmenin imzalanmasından 14 yıl sonra Birleşmiş Milletler’e sunabilen Türkiye’nin, bu envanterle 1990-2004 yılları arasında sera gazlarını 170 milyon tondan 357 milyon tona çıkardığı, yani yüzde 110 artışla rekor kırdığı ortaya çıktı. Bu rakamlarla yüzde 1,3’lük paya sahip olduğu ve dünyanın en fazla sera gazı üreten 13. ülkesi olduğu ortaya çıkan Türkiye, hala çerçeve sözleşmede Ek-1 ülkesi olduğu halde ABD ve Avustralya’ya birlikte Kyoto Protokolü’nü imzalamaktan kaçan üç ülkeden biri.
Alıntıdır

Kayıtlı


Dört nala gelip uzak Asya\'dan
Akdeniz\'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim........
yusufili
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 31 Mayıs 2008, 12:02:53 »

Bu bu konuda somut adımlar atılmadıktan sonra protokole bütün devletler imza atsalar ne olur ki?
Kayıtlı
adanas
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 31 Mayıs 2008, 17:44:06 »

Abd hükümetinden icazet almışız demek ki..!
Kayıtlı
MUHARREM BUZ
Muharrem BUZ
Moderator
*****

Performans: 1771
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2527


Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi


« Yanıtla #3 : 31 Mayıs 2008, 20:43:20 »

Çok geç bile kalmıştık. Sadece imzalamakla kalmasak en büyük dileğim bu .
Kayıtlı


Yaş kırk dört yolun yarısı +9
Dante gibi ortasını geçtik ömrün.
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #4 : 31 Mayıs 2008, 21:09:39 »

   Koyoto ile neler değişecek?
Bu başlığın altında yazılması unutulmuş  Grin bir maddeyi ekliyorum;

   Bunun bedelini sadece halk ödeyecek.  Angry

   İtirazı olan olan varsa çıksın ortaya !!!  Grin
Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
adanas
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 31 Mayıs 2008, 21:12:09 »

Kt hocam keşke bişeyler yapılsa da gelişmiş ülkeler bu küresel ısınmayı rant olarak görmese de bedelini ödesek ben razıyım..

Bişeyler yapmak için her geçen gün zaman aleyhimize işliyor ve geri dönüşü olmayan sonuçlar ortaya çıkıyor, ülkeler tartışmayı bırakıpta bir an önce imzalasalar da ne olacaksa olsa..!
Kayıtlı
MUHARREM BUZ
Muharrem BUZ
Moderator
*****

Performans: 1771
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2527


Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi


« Yanıtla #6 : 31 Mayıs 2008, 21:15:27 »

   Koyoto ile neler değişecek?
Bu başlığın altında yazılması unutulmuş  Grin bir maddeyi ekliyorum;

   Bunun bedelini sadece halk ödeyecek.  Angry

   İtirazı olan olan varsa çıksın ortaya !!!  Grin
Öğretmenim küresel ısınma süreci bu şekilde devam ederse bunu dünyanın tüm halkları çok daha kötü şartlarda yaşamak zorunda kalarak ödeyecekler. Bunu da düşünmenizi isterdim .
Kayıtlı


Yaş kırk dört yolun yarısı +9
Dante gibi ortasını geçtik ömrün.
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #7 : 31 Mayıs 2008, 21:52:14 »

   Koyoto ile neler değişecek?
Bu başlığın altında yazılması unutulmuş  Grin bir maddeyi ekliyorum;

   Bunun bedelini sadece halk ödeyecek.  Angry

   İtirazı olan olan varsa çıksın ortaya !!!  Grin
Öğretmenim küresel ısınma süreci bu şekilde devam ederse bunu dünyanın tüm halkları çok daha kötü şartlarda yaşamak zorunda kalarak ödeyecekler. Bunu da düşünmenizi isterdim .
  Katılıyorum ve........
  Bu dünyada bu şekildeki ABD var oldukça, bedeli sadece halklar verecek.
Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
GÜNER
VIP Üye
******

Performans: 163
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1202


« Yanıtla #8 : 31 Mayıs 2008, 22:26:34 »

En azından küresel ısınmayı anlatırken Türkiye'nin de bu anlaşmayı imzalamadığını açıklarken zorlanıyorduk.İşimiz biraz kolaylaşabilir.
Kayıtlı
ahmetselim
VIP Üye
******

Performans: 143
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1114


Özcan KULAKSIZ Üsküdar Mithatpaşa M.T.A.L


« Yanıtla #9 : 01 Haziran 2008, 03:56:02 »

Abd hükümetinden icazet almışız demek ki..!
abd hala imzalamamış ama hocam
Kayıtlı

"Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!"
anafartalar
VIP Üye
******

Performans: 339
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3895

Anafartalar Lisesi Coğrafya Öğretmeni Denizli


« Yanıtla #10 : 02 Haziran 2008, 11:16:50 »

Abd hükümetinden icazet almışız demek ki..!
abd hala imzalamamış ama hocam

En altta imza her zaman en üst makamın olur .
Kayıtlı

İnsanlar son ağaç kesilene, son balık tutulana son çiçek koparılana kadar paranın yenmeyeceğini öğrenemeyecektir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic