Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nükleer santraller yasası değişti!  (Okunma Sayısı 1458 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Emre Ütenler
Moderator
*****

Performans: 204
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 668



« : 28 Mayıs 2007, 20:54:48 »


Meclis Sanayi Komisyonu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bazı maddelerini veto ettiği Nükleer Santraller Yasası’nı değiştirerek kabul etti. Komisyon, Sezer'in veto gerekçelerini dikkate alarak yeni düzenlemelere gitti.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun şartlarını karşılayan firmalar, kanun yürürlüğe girdikten sonra, iki ay içinde yapılacak yarışmaya katılabilecek. Bu düzenleme ile nükleer santral yapımına ilişkin süreç hızlandırıldı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan üretim lisansı alma şartı kaldırıldı. Kurul devre dışı bırakıldı.

Hazine'ye yük oluşturacağı gerekçesiyle Sezer'in veto ettiği atık ve söküm maliyetleri için oluşturulan fon da yeniden düzenlendi. Şirketler bu fonlara 40 yıl boyunca katkı payı yatıracak.

Şirket, söküm işinden ve taşınmazın, çevre kuralları kapsamında kabul edilebilir hale getirilerek Hazine’ye iadesinden sorumlu olacak. Bu işlemler için fonun yetersiz kalması halinde, fonda oluşan kaynakların en fazla yüzde 25'i, Hazine tarafından karşılanacak.

Kamu tarafından nükleer santral için kurulacak şirket de, ‘Kamu İktisadi Teşekkülü’ statüsüne alındı. Denetimi, Meclis adına KİT komisyonu yapacak.

“Söküm maliyetleri ucuzluyor"

Komisyon görüşmelerinde farklı görüşler gündeme geldi. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Oktay Çakıroğlu, dünyada santrallerin söküm işlemi maliyetinin giderek ucuzladığını belirtti.

Santrallerin, gelişen teknolojiyle birlikte artık 60 hatta 100 yıl faaliyette kalabildiğini ifade eden Çakıroğlu, "Santral ömrünü tamamladığı zaman, şirketten alınacak katkı payıyla, söküm işlemleri Hazine’ye gerek kalmadan yapılabilecektir. Burada asıl sorun, 15 yıl sonra şirket bırakıp gittiği zaman ne olacaktır, 15 yılda fonda,santralin sökümü için gerekli olan para toplanabilecek midir? Ona bakmak lazım" dedi.

CHP Manisa Milletvekili Nuri Çilingir, kanunla getirilen sistemin belirsiz olduğunu öne sürdü. "Birisi para kazanacak, bunun vebalini millet, devlet ödeyecek" diyen Çilingir, ömrünü tamamlayan nükleer santrallerin söküm işlemlerinin, Hazine’nin sırtına yük olarak kalacağını iddia etti.

Çilingir'e yanıt veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ise, “Burada, herhangi bir kişiye para kazandırmak, Hazine’nin parasını dağıtmak için bu düzenlemeyi yapmıyoruz" dedi.

Güler, şirketin fona aktarması gereken payın, dünya standartlarında 0.10 olmasına rağmen kendilerinin bunu 0.15 olarak belirlediklerini bildirdi.

Coşkun: "Türkiye, 2 yıla kadar karanlıkta kalacak"

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun “Türkiye önlem almazsa, 2 yıla kadar enerji bakımından karanlıkta kalacak, kesintiler başlayacak.O yüzden bu santralleri bir an önce kurmalıyız. Keşke 25 yıl önce bu işe başlayabilseydik” dedi.

Kaynak:
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=244155
Kayıtlı

Emre ÜTENLER                               Eskişehir Atatürk Lisesi Coğrafya Öğretmeni

http://www.esatalise.k12.tr
Kaşif Mustafa
VIP Üye
******

Performans: 187
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 690


Mustafa BAYRAK Erbaa Anadolu İmam Hatip Lisesi


Site
« Yanıtla #1 : 28 Mayıs 2007, 21:19:28 »

kesinlikle alınması gereken bir karardır. şimdiye kadar tehlike tehlike diye diye ertelediler ama asıl yapmazsak bizi tehlikeler bekliyor. o ndenle en kısa zamanda yapılması hayrımıza olacaktır.
Kayıtlı

Coğrafyacı olmak doğaya başka bir gözle bakmaktır.
dincert
Uzman Üye
*****

Performans: 39
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 403



Site
« Yanıtla #2 : 28 Mayıs 2007, 21:47:04 »

"Türkiye, 2 yıla kadar karanlıkta kalacak"

Ne kadar bildik yollar bunlar, insanlara korku sal, korkularını besle. Korkuları derinleştirdikçe meşru kıl zihinlerde! Nükleer santrallerin yapılması taraftarı olan pek çok görüş "Türkiye sınırına çok yakın Ermenistan'da, Rusya'da var, keza İran'da zenginleştirme çalışmaları var. Eğer bir tehlike ise oradaki olumsuzluktan Türkiye'de nasibini alacaktır." şeklinde savunma yapmakta. Karşı görüşün tavrı ise sadece Türkiye ölçeğinde değil tüm Dünyada üretiminin durdurulması olmalıdır.
Başka bir konu ise diğer ülkelerde hiçbir özel sektörün bu işe talip olmamasıdır. Kaldı ki hiç bir ülkede devlet garantisi vermiyor kurulum- imalat- atıkların depolanması vb. faaliyetlere.
Kayıtlı
MUHARREM BUZ
Muharrem BUZ
Moderator
*****

Performans: 1771
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2527


Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi


« Yanıtla #3 : 30 Mayıs 2007, 20:55:13 »

Ben dünyayı ok seviyorum öncelikle daha temiz kaynakların ön planda düşünülmesi gerektiği inancındayım. Daha temiz bir doğa için bunun şart olduğunu sanırsam buradaki herkes kabul eder. Saygılarımla.
Kayıtlı


Yaş kırk dört yolun yarısı +9
Dante gibi ortasını geçtik ömrün.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic