Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Jeolojik miras Meke Gölü yok oluyor ..  (Okunma Sayısı 6323 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Cahit ERAYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2063
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4836


Cahit Eraydın coğ.öğrt.


« : 27 Mayıs 2007, 12:00:11 »




Konya’nın Karapınar İlçesi’nde bulunan ve dünya coğrafyasında bir eşi benzeri olmayan 'jeolojik miras' Meke Gölü, göz göre göre kuruyor.
Konya Havzası’nda tarımda aşırı su kullanımı ve bu yıl yaşanan kuraklık nedeniyle son 2 ayda gölün suları yeniden hızla çekilmeye başladı.
Yaklaşık 5 milyon yıl önce volkanik patlamalar sonucu oluşan ve taban suyuyla beslenen Meke Gölü’nun su seviyesinin 1 metreye düştüğü belirtildi. Özellikle kıyı kesimleri tamamen kurudu. Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Mugayıtoğlu, gölün en derin seviyesinin 1 metreye düştüğünü belirterek özellikle kıyılarının çamur deryası haline geldiğini söyledi. TEMA Karapınar Şube Başkanı Musa Ceylan ise, "Yaz sonuna kadar Meke Gölü’nün tamamen kurumasından endişe ediyoruz" dedi.

Kayıtlı



Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak; eğer uğrunda ölen varsa vatandır
DeDe
Ahmet Aydoğmuş
Genel Moderator
******

Performans: 1411
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1505


« Yanıtla #1 : 27 Mayıs 2007, 12:14:56 »

  Teşekkürler Sercan Hocam.İç Anadolu'nun su sorunu  büyük sıkıntılara gebe.Bunda yağış düzensizliği yanında artan nüfus ve sulanan arazilerin çoğalması yanında  tarımsal sulamayı müsrifçe yapmamız etkili.Günün en sıcak saatlerinde yağmurlama ile havaya su püskürtüldüğünü görmek çok acı.Kuyu sularının seviyesi yıldan yıla aşağılara  iniyor.Göksu'dan Konya ovasına su aktarımı söz konusu.Bu sorunu çözmese de geciktirir.
  Suyu tasarruflu kullanan damlama sulama sistemi devlet destekli yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.
  Suyun aziz bir madde olduğunu artık anlamalıyız.
Kayıtlı

Emekli Coğrafya Öğretmeni Batıkent / ANKARA
selahattin
VIP Üye
******

Performans: 99
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 553


dj.selo


« Yanıtla #2 : 27 Mayıs 2007, 12:16:16 »

 tesekkürlr
Kayıtlı
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #3 : 27 Mayıs 2007, 12:37:22 »

teşekkürler hocam, Meke Tuzlası seminer konumdu. bu vesile ile görme imkanı oldu. o dönem itibarı ile su seviyesi sıkıntısı yoktu, ancak gölde araba lastikleri, alkollü içki şişeleri vb. ne ararsanız vardı. bu ülke insanının doğal ve tarihi zenginliklerini kaybetmeden önce koruma davranışını ne zaman öğrenecek çok merak ediyorum çook.



Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #4 : 27 Mayıs 2007, 12:39:30 »

Acıgöl ve Meke Tuzlası'nın uydu görüntüsü


Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
Karakoç
Deneyimli Üye
****

Performans: 19
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 155


« Yanıtla #5 : 27 Mayıs 2007, 12:39:50 »

Bir dönem Konya da çalıştım.Bilinçsiz sulama gerçekten hat safhaya ulaşmış durumda.200 metreye kadar kuyu açıldığına şahit oldum.Sayın Dede nin söylediklerine katılıyorum ve devletin elini daha hızlı tutması lazım..
Başka Meke Tuzlası yok..
Kayıtlı
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #6 : 27 Mayıs 2007, 12:40:05 »




Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #7 : 27 Mayıs 2007, 12:41:17 »




Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #8 : 27 Mayıs 2007, 12:42:43 »




Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #9 : 27 Mayıs 2007, 12:44:37 »



Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
İBRAHİM ŞİMŞEK
VIP Üye
******

Performans: 100
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 602


***her an keşfetmek için bak***


« Yanıtla #10 : 27 Mayıs 2007, 13:50:34 »

Kurak geçen kış mevsiminin ardından herkesin aklında aynı sorular oluşmaya başladı “İklime neler oluyor? Bu durum küresel ısınmadan mı kaynaklanıyor? Bunu engellemek için neler yapabiliriz?”...
İnsan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniliyor.

Toplumların, “enerji kullanımı, endüstrileşme, ormansızlaşma ve ziraat” başta olmak üzere çeşitli faaliyetleri küresel ısınmaya katkı olduğu ifade ediliyor.

DSİ’nin yayın organı Su Dünyası Dergisi’nden derlenen bilgilere göre, sera gazı salınımını kontrol etmek için bireysel bazda yapılan küçük davranış şekilleri ile küresel ısınmaya karşı etkili önlemler alınabiliyor.

Sera gazı salımına kontrol edecek günlük hayattaki bazı önlemler şöyle sıralanıyor:
 Standart ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kilogram (kg) karbondioksit tasarrufu sağlayın.
 Daha az araba kullanın. Daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanın. Araba kullanmadığınız her 2 kilometre için 0,75 kg. karbondioksit tasarruf edeceksiniz.
 Otomobilinizin hava ve yakıt filtrelerinin her zaman temiz olmasına dikkat edin. Çok tozlu ortamlara yaptığınız yolculuklardan sonra mutlaka filtrelerinizi temizletin. Kirli filtreler fazla yakıt harcanmasına yol açar.
 Geri dönüşüme katkıda bulunun. Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda 1200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
 Lastiklerinizi kontrol edin. Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol yüzde 3 oranında artacak. Her 4 litre benzin tasarrufu 10 kg. karbondioksiti atmosferden uzak tutar.
 Daha az sıcak su kullanın. Suyu ısıtmak için çok fazla enerji kullanmak gerekiyor. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg, giysilerinizi soğuk su ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.
 Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının. Çöpünüzü yüzde 10 oranında azaltarak 600 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.
 Su ısıtıcınızı ayarlayın. Isıtıcınızı kışın 2 derece aşağı, yazın 2 derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda 1000 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
 Elektronik cihazları tamamen kapatın. Evde ortalama 8 saat stand by konumunda bırakılan TV, DVD, müzik seti gibi elektronik cihazlar, yılda 450 kg karbon gazının atmosfere yayılması anlamına geliyor.
 Her yıl en azından bir ağaç dikin. Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emiyor.

internetten alıp sizlerle paylaşmak istedim-yukarıdakilerine dikkat etmezsek daha bir çok yeryüzü şekillerimiz değişebilir...
Kayıtlı

***Rivayet odur ki,
     Şahrud vardığı denizlerde hala
     Seyduna türküleriyle uyanmakta,
     Seyduna, Şahrud’un gözlerinden kalan
     Masalla yaşlanmakta.***seydune02***
onur aksakal
Genel Moderator
******

Performans: 161
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 213



« Yanıtla #11 : 27 Mayıs 2007, 14:33:42 »

Sercan Hocam, teşekkürler aktardığınız bilgiler için. Yalnız küçük bir düzeltme yapmak gerekiyor sanırım. Meke Gölü Jeolojik miras listesinde değil. Türkiye,  Unesco Doğal Miras Listesine 7 kültürel miras alanı, 2 doğal ve Kültürel Miras alanı ile (Pamukkale ve Ürgup-Göreme) ile katılmış durumda. Meke Maarı ve Çevresi JEMİRKO ( Jeolojik Mirası Koruma Derneği ) tarafından 'Karapınar Bölgesi Jeoparkı' olarak 2002 yılında  önerildi. bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığının elini çabuk tutması gerekiyor. Çin'de 25 ,Almanya, fransa ve İngiltere'de 3'er tane Jeopark bulunurken  Türkiye'de bildiğim kadarıyla jeopark kavramı kanunlarımıza daha geçmedi. bu alanın Düna miras listesine girmesi sağlanırsa, Türkiye burayı korumak için yükümlülükler altına girmek zorunda.
 
Kayıtlı
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #12 : 27 Mayıs 2007, 14:48:43 »

iç anadulu gölerinin tümünde bir azalma var
Kayıtlı
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #13 : 27 Mayıs 2007, 20:42:25 »

Herkese teşekkürler
Yalnız Meke mi sorusunu sormadan edemiyorum. Bu bölgede çok gezmiş bir arkadaşınız olarak şunu net koymak lazım obruklar, meke ve acıgöl, akgöl düdeni, traverten konileri, yer obrukları (ki bizim literatürümüze çok az girmiştir), kara cehennem ve felengi mağaraları ile daha sayamayacağım inanılmaz bir karst-volkan-alüvyal sistemle dünyanın en güzel yöresini gün be gün kaybetmekteyiz.
Elimizden geleni yapmak bence boynumuzun borcu.

Çok üzgünüm yarattığımız tahribattan dolayı...
Kayıtlı

azem70
VIP Üye
******

Performans: 41
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 669



« Yanıtla #14 : 28 Mayıs 2007, 17:08:20 »

Göllerimizin sularının çekilmesi Yeraltısularının azalmasına (alt akiferlere düşmesine) uyum sağlamakta. Yağış yetersizliği, sıcaklık artışına bağlı olarak buharlaşmanın artması taban suyunu azaltmaktadır. Bu durumun yanında kapalı havzalardaki akarsuların barajlarla kesilmesi yeraltı su dengesini bozmakta.
Göllerin beslenme damarları kesildiği için su seviyesi düşmekte. İnsan müdahalesi ekolejik dengeyi etkilemekte. Yapılacak çalışmaların kısa süreyi kurtarmaya değil ileriye dönük olması gerekir. "Damlaya damlaya göl olur" korkarım damlayacak su bulmakta zor olacak.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic